KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Mart 2022
- Esas no
- 2021/203 Esas
- Karar no
- 2022/170
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/03/2021
Karar Metni
970 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yasal süresi içerisinde İstanbul ... İcra Hukuk mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyası üzerinden takibe, borca ve takibin tüm ferilerine itiraz edilmiş ise de yapılan yargılama neticesinde itirazlarının sınırlı yetkisi bulunan merci tarafından değerlendirilmeden itirazlarının reddi ile takibin devamına karar verildiğini, takip konusu senet incelendiğinde, senet üzerinde 250 Bin Türk Lirası değerinde imzalı pulun olduğunun görüldüğünü, bu hususun açıkça müvekkilinin 2005 yılı öncesinde zilyetinden çıkan senedin davalı tarafından doldurulmuş ve devamla haksız ve kötüniyetli olarak icraya konduğunu, müvekkilinin Alanya'da ikamet ettiğini, senet üzerinde yazılan 01/12/2019 tanzim tarihinde tarafların,
kredi kartı ekstrelerini, HTS ve GPS kayıtlarının istenerek nerede olduklarının tespit edilmesi ile müvekkilinin takibe konu senedi doldurmadığının ispatlanmış olacağını, müvekkilinin zilyetliğinden çıkan senette yer alan, ödeme günü, senet bedeli, alacaklı hanesi, düzenleme tarihi, düzenleme yeri davalı tarafından doldurulmuş olup işbu hususların adli tıp incelemesi neticesinde ispatlanmış olacağını, ayrıca müvekkilinin adının ne zaman yazıldığınığ ve diğer boşlukların ne zaman doldurulduğunun da işbu inceleme sonucunda belirleneceğini,
müvekkilinin takibe konu senetten dolayı davalı yana herhangi bir borcu bulunmadığını beyan ile İstanbul ... İcra müdürlüğü'nün...
Esas sayılı dosya üzerinden başlatılan haksız ve kötü niyetli takibin öncelikle teminatsız, Mahkeme aksi kanaatte olur ise uygun bir teminat karşılığında tedbiren durdurulmasına, müvekkili aleyhine başlatılan haksız ve kötüniyetli takibe karı yaptıkları itirazların kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin tamamen iptaline, davalı yanın haksız ve kötü niyetli takibi nedeni ile takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği dilekçesinde özetle; davacı borçlu tarafın, takibe dayanak senetteki imzaya inkar etmemekle birlikte borç ilişkisi sona erdiğinden müvekkiline borçlu olmadığını iddia ettiğini, davacı borçlu tarafın dosyaya borcun ödendiği iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil sunmadığını, senedin üzerinde yazılı tanzim tarihinden de anlaşılacağı üzere senedin zamanaşımına uğramadığını, senet üzerinde pul olmasının senedin zamanaşımına uğradığını ispat etmediğini, pulun, kambiyo senetlerinin esaslı unsurlarından olmayıp senet üzerinde bulunup bulunmamasının kambiyo senedin geçerliliğini etkilemediğini,
açık bono düzenlenmesinin hukuka ve yasaya uygun olup senet üzerinde yazılı tanzim tarihinin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasında olan davacının, işbu iddiasını yazılı delil ile ispatlamak zorunda olduğunu, davacının açık bono verdiğini ikrar ettiğinden aksi yöndeki çelişkili delil toplanması talepleri kötüniyetli olup davayı uzatmaya yönelik olduğunu, davacı borçlunun kendi rızasıyla takip konusu senedi daha sonra doldurulmak üzere karşı tarafa verdiğini beyan etmiş ve sonuç olarak, davanın reddine, davacının alacağının %20'sinden az olmamak kaydı ile tazminata mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, senede dayalı yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş ve incelenmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/7965 E., 2016/11337 K.sayılı ilamında "6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 776-(1)- f maddesi hükmüne göre bonoda düzenleme tarihinin bulunması zorunludur. Ancak bu tarihin gerçeğe uygun olması gerekmez (Prof. Dr. Hayri Domaniç TTK. Şerhi- Kıymetli Evrak Hukuku ve Uygulaması, Sayfa 413). Önemli olan düzenleme tarihinin bulunması olup, düzenlendiği tarihten önce veya sonraki bir tarihi taşıyan bono geçerlidir. Düzenleme tarihi, ister bononun düzenlendiği sırada ileri bir tarihi göstermiş olsun ister alacaklı tarafından sonradan yazılmış bulunsun bononun niteliklerini etkilemeyip kambiyo senetlerine özgü yolla takip yapılmasına engel teşkil etmez.
TTK'nun 780/2-f maddesinin göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanan aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Alacaklı bonoyu tedavüle çıkarırken düzenleme tarihini doldurabilir. Bu kısmın anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası, İİK'nun 169/a-1.maddesinde belirtilen nitelikte yazılı bir belge ile ispatlanmalıdır.
Somut olayda takip dayanağı bonoda düzenleme tarihinin 12.09.2013 olarak yazılı olduğu görülmüştür. Bu hali ile dayanak senet 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 776. maddesinde düzenlenen unsurları içermekte olup, bono vasfındadır. Bu durumda, borçlunun düzenleme tarihinin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna ilişkin iddiası bulunmadığı gibi, takip dayanağı bonoya açıkça atıf yapılan İİK'nun 169/a-1. maddesinde belirtilen nitelikte yazılı bir belgeye de dayanmadığından, mahkemece, şikayetin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir." gerekçesi ile açık bononun düzenlenebileceği ve bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispat edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının icra takibine dayanak bononun sonradan doldurulduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalının ise bononun daha sonra doldurulmak üzere davalıya verildiğini ve bononun açık bono olduğunu savunduğu, TTK m.680 uyarınca açık bononun düzenlenmesinin mümkün olduğu, bononun açık bono olduğunun her iki tarafın da kabulünde olduğu, davalı alacaklının bonoyu tedavüle çıkarken düzenleme tarihini doldurabileceği, bonoda düzenleme tarihi olarak 01/12/2019 tarihinin yazılı olduğu ve bu haliyle bononun zamanaşımına uğramadığı,
davacının bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yazılı delillerle ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiş, mahkememizce verilen icra dosyasına yatacak paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı uygulanmadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/203, K. 2022/170, 9 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama