KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2023
- Esas no
- 2022/140 Esas
- Karar no
- 2023/632
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 28/02/2022
Karar Metni
755 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin restoran işletmeciliği yapmakta olduğunu, Müvekkil şirketin ticari faaliyeti ... ticari ünvanı ile devam etmektedir.
Şirketin ... tarafından ...'a devrinden sonra 31.10.2019 tarihinde ... sigortalı olarak işe girişi yapılmış ve 05.10.2021 tarihinde işten ayrılışı SGK'ya bildirilmiştir. ..., şirketin hem ...'e ait olduğu dönemde hem de ...'e ait olduğu dönemde işletmenin sahibi ve yetkilisi gibi hareket ettiğini, her iki davalının müvekkil şirkette fiili çalışması bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin hisse devrinin 07.10.2021 tarihinde ...'a gerçekleştirildiğini, şu an müvekkili şirketin sahibi ve yetkili müdürünün ... olduğunu, ...'ın, müvekkili şirket yetkilisi ve hisse sahibi ...'ın kız kardeşi olduğunu, davalıların,
müvekkili şirketin sahibi ve yetkililerinin akrabaları olduğunu, şirket hisselerinin Şahin tarafından ...'e devredilmesinden sonra davalılar şirket aleyhine kötüniyetli tavır ve davranışlar içerisine girdiklerini, davalıların birlikte hareket ederek şirket aleyhine sahte bono düzenleyip tahsil etmeye çalıştıkları pek çok olay bulunduğunu, davalı ... tarafından, müvekkili şirkete icra takipleri başlatıldığını, müvekkili şirketin, davalılar tarafından sistemli bir şekilde dolandırılmaya çalışıldığını, davalıların kötüniyetli olmaları, sürekli sahte belge üretmeleri ve müvekkilini borçlandırmaları nedeniyle,
müvekkilinnin icra takibinden önce menfi tespit davası açarak takibin durdurulmasını talep etme imkanının fiilen bulunmadığını, müvekkilinin icra takibi başlatıldıktan sonra ancak böyle bir bononun varlığından haberdar olabilmekte ve yasal yollara müracaat etme imkanına sahip olduğunu, öncelikle, müvekkilinin icra takip alacaklısına borcu bulunmadığına ilişkin kuvvetli emareler bulunduğu da gözetilerek, ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında bulunan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde, öncelikle teminatsız olarak, uygun bulunmadığı takdirde Mahkememizce belirlenecek teminat karşılığında dava sonuna kadar tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin icra takip alacaklısı davalı ..., davalı ... ve keşideci imzasını atan davalı ...'a borcunun bulunmadığının tespitine, davalıların haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlatmış olmaları nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; takibe konu senetin TTK'da belirtilen tüm şartları taşıyan ve usulüne uygun olarak hazırlanmış kambiyo evrağı olduğunu, davacı borçlunun iddialarında yer vermiş olduğu davacı ile davalının arasındaki ticari ilişkiler senedin geçerliliğini ve müvekkilinin yetkili hamil olmasını etkilemediğini, her ne kadar davacı tarafından alacaklı müvekkili ... ile borçlu ...'ın birlikte hareket ettiğini, borçlu ...'den haksız kazanç sağlamaya çalıştığı iddia edilmiş olsa da dava dilekçesinde görüleceği üzere borçlular arasında akrabalık ve işbirliği söz konusu olduğunu,
davacının bu iddialarının asılsız olduğunu, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine müvekkilinin ...'dan alacaklı olduğunu ve devam etmekte olan başka dosyaların da bulunduğunu, borçlu ...'a kasıtlı olarak haciz yapılmadığına dair davacının iddialarının tamamen asılsız olduğunu, davacı tarafın imzaya yaptığı itirazın hukuken kabul edilebilir olmadığını, senedin tanzim tarihi değerlendirilerek yetkililerin imza örnekleri getirilerek imza incelemesi yapılması ve bu nedenle yetkisiz olarak yapılan itirazın reddedilmesi gerektiğini,
04.03.2022 tarihinde oluşturulan ara karar ile davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin karardan rücu edilerek ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesine, davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ve ...'a yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraflar davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak davayı reddetmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, menfi tespit davasıdır.
Davacı vekili 25/09/2023 tarihli dilekçesinde; davadan feragat ettiklerini ve karşı vekalet ücreti talebi bulunmayan taraftan vekalet ücreti yargılama gideri vs. taleplerinin bulunmadığını, dosyaya konulan tedbirlerin kaldırılmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili 26/09/2023 tarihli dilekçesinde; davacı tarafın sunmuş olduğu feragat beyanını kabul ettiklerini, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, taraflar lehine yargılama giderine hükmedilmemesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
HMK. 307. maddesi feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup davaya son veren taraf işlemleridir.
Davacı yanın davasından feragat ettiği ve davacı vekilinin vekaletnamesinde de bu konuda yetkili olduğu anlaşılmakla vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/140, K. 2023/632, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama