İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/236 K.2023/276

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda;

Esas2022/236Karar2023/276Tarih5 Nisan 2023Okuma7 dk · 1.417 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
5 Nisan 2023
Esas no
2022/236 Esas
Karar no
2023/276
Dava
Kefalet Sözleşmesinin Feshi
Dava tarihi
05/04/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.417 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın 2008 yılında ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ...ve Tic. A.Ş. ve Esin Dayanaklı Tüketim Mal. Tic. Ltd. Şti.'nin davalı banka'nın ... Şubesi'nden kullandığı kredilerin teminatı için kefalet sözleşmesi imzalandığını, bu kefalet sözleşmesinden dolayı müvekkilinin ticari yaşamının adeta ipotek alıdığının, anılan (TBK md 598) yasa maddesi gereğince 10 yıllık sürenin geçtiğini, davalı ile yapılan kefalet sözleşmesinin feshi için işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu belirterek, davalı banka ile yapılan kefalet sözleşmesinin feshine, harç, masraf ve avukatlık ücretlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf hakkında, yasal süresi içerisimde .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 3 adet 1.055.074,29 TL bedelli genel kredi sözleşmeleri ve 12/08/2008 tarihli protokol ile ...

3. Noterliği'nin 05/02/2009 tarihli ... yevmiye numaraları ihtarnamesine konu ilamsız takip başlatıldığını, TTK 5/A maddesine 06/12/2018 maddesi ile ticari davalarda arabuluculuğun zorunlu hale geldiğini, arabuluculuğa başvurmadan açılan davanın reddi gerektiğini, hak düşürücü ve zamanaşımı defi ve itirazları bulunduğunu, 12/03/2018 tarihli protokolle yeni bir kefalet sözleşmesi imzalandığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını, BK md 154 uyarınca 12/03/2018 tarihinde imzalanan protokol ile on yıllık sürenin kesildiğini, davacı tarafın müşterek ve müteselsil kefil olduğu dosya ile ilgili ....

ATM'nin .... sayılı itirazın iptali davası açıldığını ve müvekkilinin lehine sonuçlandığını, icra dosyasında bir çok hukuk ve ceza davasının söz konusu olduğunu, takip ve davalar ile de zamanaşımının kesildiğini belirterek, davacının davasının reddi ile masraf ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Eldeki dava, kefalet sözleşmesinin feshi talebine ilişkindir.

Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 16/11/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ...ve Tic AŞ. ve ... Mal.Tic.Ltd.Şti'nin Banka'nın ... Şubesi'nden kullandığı kredilerine kefil olduğunu, kefaletinin TBK md 598 uyarınca sona erdiğini, davalı bankanın ise, on yıllık sürenin 12.03.2018 tarihli protokol (protokolün 12.03.2008 olduğu, beyanın maddi yanılgıya dayandığı anlaşıldığı) ve ....ATM'nin ...

E. sayılı itirazın iptali davası ile ....İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı takip dosyasında çok sayıda ceza ve hukuk davasının söz konusu olması nedeniyle zamanaşımının kesildiğini ifade ettiğini, davacı, banka tarafından dava dışı kredi borçlusu ...ve Tic A.Ş. tarafından kullanılan krediler nedeniyle imzalanan 3 adet GKS'yi ve 12.03.2008 tarihli protokolü, müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını ve kefaleti nedeniyle hakkında takip yapıldığığını, müteselsil kefaletin, TBK m. 586'ya göre, kefilin, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiği kefalet' türü olduğu,

teselsülün öğretide tam teselsül ve “eksik teselsül” olmak üzere ikiye ayrıldığını, bu ayrıma esas olan fikre göre, müteselsil borcun aynı sebepten doğması halinde tam teselsül, ayrı ayrı sebeplerden doğması halinde ise eksik teselsülün söz konusu ve eksik teselsülde alacak, dolayısıyla talep ve dava haklarının yarışması kabul edildiğini, tam teselsül ile eksik teselsül arasındaki en önemli farkın kendisini zamanaşımının kesilmesinde gösterdiği,

tam teselsülde, borçlulardan birine karşı kesilen zamanaşımının, diğerlerine karşı da kesilmiş olacağı, zamanaşımının kesilmesi ile ilgili bu hükmün esasen TBK m 155/1'de açıkça hükme bağlandığını, buna karşılık eksik teselsülde zamanaşımın her borçlu hakkında diğerlerinden bağımsız olduğu ve biri hakkında kesilen zamanaşımının diğerlerini etkilemeyeceğini, zamanın haklar üzerinde hakkı düşüren ve engelleyen iki tür etkisinin bulunduğu kabulüne göre, zamanın, hakkın kullanılmasını zayıflatan, engelleyen etkisinin zamanaşımı olarak kabul edildiğini, zamanaşımında hakkın yok olmadığı ancak,

hak sahibinin zamanaşımını ileri sürmesi ile engellendiğini. 6098 sayılı kanun'nun 146.maddesine göre, “kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça , her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir” denildiğini, 818 sayılı kanun'nun 125.maddesinin benzer bir düzenleme içermesi nedeniyle değişikliğin dilin sadeleştirilmesi dışında farklı bir sonucu bulunmadığını, TBK'nun 154.

(818 sayılı kanun'nun 133.) maddesinde, zamanaşımının bazı hallerde kesileceğinin kabul edildiğini, maddenin ikinci fıkrasına göre, " alacaklı tarafından dava açılmışsa, icraya başvurulmuş ise” zamanaşımının kesileceği, kesilen zamanaşımının, kesildiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlayacağını, 6098 sayılı kanun'un yürürlüğüne ilişkin 6101 sK'nun 5.maddesine göre, kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder ” hükmünden hareketle,

uyuşmazlık konusu kefaletin 818 sayılı kanun'un yürürlükte olduğu dönemde imzalanmış olmasına bağlı olarak 818 sayılı borçlar kanunu'na tabi olacağı ve kefaletin, 818 sayılı kanun'un 125 maddesi uyarınca genel zamanaşımına göre değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu, 6098 sayılı kanun'nun 598/3. fıkrası ile gerçek kişiler yönünden getirilen düzenlemenin (Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile,

uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.) , mülga 818 sayılı kanun'da yer almadığını, sürenin zamanaşımı süresi olmadığını, kesilmesinin ve durmasının söz konusu bulunmadığını, kefilliğin sona ermesinin ile: etkili olduğunu, fıkrada açıklık olmamakla birlikte; on yılın dolmasından önce kefil hakkında takibe geçilirse ve dava açılır ise, on yıllık süre dolmuş olsa dahi hukuki sürecin sonuna kadar kefaletin geçerli olduğundan takibe devam edilebileceği kabul edileceğini, davalı banka'nın, davacı kefilin, hakkında yapılan ....İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyasına itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın .... ATM'nin 01.11.2010 tarihli (... sayılı) kararı ile kaldırılmasından sonra takip işlemlerine yönelik sağlıklı bilgi görülememiş olmakla birlikte, takibin devamına ilişkin işlemlerin, takip sürecinde uygulanacak zamanaşımını keseceğini, zamanaşımının değerlendirilebilmesi açısından ....İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyada yapılan son işlemin tarihinin tespitine göre zamanaşımının mahkemenin takdirinde olduğunu, davacının talebinin 'takipten sonra işleyen 'zamanaşımı' gerekçesiyle kefalete konu sorumluluğunun kalmadığı' şeklinde değerlendirilmesi halinde bunun İİK md 71'e göre İcra Hukuk Mahkemesi'ne yapılacak şikayet sonucu 'takibin geri bırakılmasına' karar verilmesi niteliğinde değil, 6098 sK'nun 598/3 uyarınca 'kefaletin üzerinden on yıl geçmesi nedeniyle sorumluluğunun kalmadığı' iddiasına dayandığının kabul edilmesi halinde,

davacının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmeleri ve protokolün mülga 818 sayılı kanun döneminde düzenlenmiş olması ve yasal takip işlemlerine 6098 sayılı kanun yürürlüğe girmeden önce başlanması nedeniyle 6098 sayılı ile getirilen 598/3. fıkranın uygulanmayacağını, takibe konu borcun bitmemiş bu olması ve takibin düşürülmüş olması halinde son işlem üzerinde on yılı aşan bir süre geçmemiş bulunmasına göre kefalet sorumluluğunun sona ermeyeceğinin mahkememizin takdirinde olduğunu belirterek, davacının delil olarak dayandığı ....

İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyada yapılan son işlemin tarihi üzerinden 10 yıllık süre geçtiği veya takibe konu borcun ödendiğini gösterir delilin tespit edilmediğini, buna göre davacının kefaletten kaynaklanan yükümlülüğünün devam ettiğini mütalaa etmiştir.

6098 sayılı TBK'nın 598. maddesinde "Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur.

Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır.

Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.

Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir.

Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir." hükmü düzenlenmiştir.

Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Dolayısı ile sona ermeye ilişkin hükümlerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun uygulanması söz konusu olacaktır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu icra takibinin dayanağı kefalet sözleşmelerinin ve protokolün 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde imzalandığı, ancak Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca sona ermeye ilişkin hükümlerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun uygulanacağı, 6098 sayılı Kanun'un 598/3 hükmünde düzenlenen sürenin hak düşürücü süre olduğu, TBK 598/4 maddesinde kefilin on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebileceğinin düzenlendiği,

takip tarihi itibarı ile on yıllık sürenin dolmadığı ve açılan itirazın iptali davası ile davacı yönünden takibin devamına karar verildiği, kredi sözleşmelerine ve protokole kefil sıfatıyla imza atan davacı için hak düşürücü süre içinde icra takibi yapılması, takibin mahkeme ilamı ile devamına karar verilmesi ve icra takibinde son işlem tarihi üzerinden on yıllık sürenin geçmemiş bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacının kefaletten kaynaklı sorumluluğunun devam ettiği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın reddine,

2-Alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 9.200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,

Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize sunulacak veya gönderilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/04/2023

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/236, K. 2023/276, 5 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Cevap
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/236
Karar No
2023/276
Tarih
5 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/238 K.2023/338
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/238 K.2023/272
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/238 K.2023/240
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/239 K.2023/435
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/239 K.2023/249
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/240 K.2023/391

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.