KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/877 Esas
- Karar no
- 2024/777
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/12/2022
Karar Metni
1.703 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı aracına, dava dışı eşi ...'ın sevk ve idaresinde park halinde iken, 01/07/2022 tarihinde, İstanbul ili ... ilçesi ... mahallesi 31. Sk.'ta ... plakalı davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araç arkadan çarptığını, diğer davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracı ... nolu poliçe ile sigortaladığını, davalı ... ... San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin ... plakalı aracın maliki olup ilgili mevzuat hükümleri gereğince meydana gelen zarardan diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, işbu kaza sonucu müvekkilinin ... plakalı aracında hasar meydana geldiğini, hasar nedeniyle araçta oluşan değer kaybı ve onarım süresince araçtan mahrum kalma bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın asli/tam kusurlu olduğunu, müvekkiline ait aracın 2017 model .../master marka/tip bir araç olup daha önce herhangi bir kazaya karışmamış olduğunu, kaza nedeniyle araçta değer kaybı meydana geldiğini,
oluşan değer kaybından kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olan davalı araç sürücüsünün, araç sahibi ve sigorta şirketi müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine 14/10/2022 tarihinde yapılan müracaatlarına cevap verilmediğini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın onarımının 10 gün sürdüğünü, bu süre boyunca müvekkilinin aracından mahrum kaldığını, aracın kullanılmamasından doğan zarardan ise araç sürücüsü ve araç malikinin sorumlu olduğunu,
meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini için taraflarınca arabuluculuğa başvuru yapılmış olup görüşmeler sonucu anlaşma sağlanamadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile müvekkilinin ... plakalı aracında mezkur kaza nedeni ile oluşan zarar miktarının tam ve belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere şimdilik 750-TL değer kaybının davalı sigorta şirketi, davalı araç sürücüsü ve davalı araç malikinden müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile tazminini,
mezkur kaza nedeni ile oluşan zarar miktarının tam ve belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere şimdilik 750-TL araç mahrumiyetinden doğan zararın davalı araç sahibinden ve davalı araç sürücüsünden müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile tazminini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı sigorta şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def’ileri bulunduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olup yapılmış ödemelerin mahsubu gerektiğini, başvuranın kısmi dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, alacak miktarı belirli olduğu halde alacağın kısmi dava ile talebinde kötü niyet söz konusu olup davanın reddi gerektiğini, başvuran tarafın kendisine yapılan ödemeyi kabul ederken ihtirazi kayıt ileri sürmemiş olduğundan kendisine yapılan ödemelerin talebinin tamamen karşıladığını kabul etmiş sayılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte;
müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz etmekte olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere,
davacı tarafça sunulmuş olan hasara ilişkin belgelerde belirtilen araç hasarına ilişkin tutarların son derece fahiş olup davacı tarafça araç hasarına ilişkin ekspertiz raporunun dahi dosyaya sunulmamış olduğunu, dava dilekçesinde talep edilen faizin fahiş ve hukuka aykırı olmakla beraber, faiz istenilmesinin de son derece hatalı olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle;
öncelikle zamanaşımı def’i ve gerekçeli itirazları dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, kazaya karışan araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınmasını; varsa derdest ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasını, öncelikle davacı tarafça taraflarına tebliğ edilmeyen delillerin taraflarına tebliğe çıkartılması için davacı tarafa kesin süre verilmesine,
araç hasarına ve var ise sovtaj bedeline ilişkin olarak uzman sigorta eksperinden rapor alınmasını, taraflarınca huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Davalılar ...Ambalaj şirketi ile ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın kötü niyetle açıldığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkiline ait aracın davacıya ait araca arka sağ taraftan çarpmış ve direksiyonu derhal sağ tarafa çevirdikten sonra komşu iş yerine hafif hasar vererek durmuş olduğunu, hasar ve gerekli parçaların listesinin tamamen gerçeğe aykırı, meydana gelen kazayla ilgisiz, danışıklı yapılan işlemlerden ibaret olduğunu, arkadan hafif bir çarpmadan ibaret bir kaza sonrasında aracın ön tarafında,
ortasında kapılarında hasar olduğunun iddia edilebilmesinin hem akla hem de gerçeğe adeta hakaret niteliğinde olduğunu, öne sürülen listenin olayla uzaktan yakından ilgisi bulunmadığını, bir diğer deyişle gerçek zararla talep edilen bedel arasında olağanüstü fark olduğunu, ayrıca mahkemeye sunulan listeyi yapanların kim olduklarının, böyle bir kazada nasıl olup da müvekkili şirkete ait araçtan daha da büyük olan davacının aracının bütün yönlerden hasar aldığının taraflarınca anlaşılamamış olduğunu,
müvekkilinin kaza sonrası hasar gören iş yerinin sahibi ile derhal anlaşıp zararını ödediğini ancak davacı tarafla anlaşıp gerekli onarımı yaptırmanın ya da birlikte yetkili servise gidip tamirat giderlerini ödemek istediyse de her nedense reddedildiğini, söz konusu davanın müvekkilinin gereğini yapma konusundaki önerisinin neden kabul görmediğini açıkça ortaya koyduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle;
muvazaalı oluşturulduğu çok açık parça ve tamirat gider listesi ile gerçekle hiçbir bağı olmayan, durumdan ticari kazanç devşirme amaçlı davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer kaybı ile tamir süresinde oluşan mahrumiyet kazancı istemine ilişkindir.
Celbedilen tescil kayıtlarına göre ... plakalı aracın, 2020 model ... (...) kamyonet olduğu, kaza tarihinde davalı ... ...Ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
Celbedilen tescil kayıtlarına göre ... plakalı aracın,2017 model ... (...) Kamyonet olduğu, davacı adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
Davacıya ait aracın tamir edildiği servisten kayıtları ve fatura celbedilmiştir.
SBGM'den dava konusu aracın kaza kayıtları celbedilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından zamanamı itirazında bulunmuşsa da davaya konu trafik kazasının 01.07.2022 tarihinde meydana geldiği, davanın ise 22.12.2022 tarihinde açıldığı, dolayısıyla 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı anlaşılmış olup zamanaşımı itirazının Mahkememizin 23.05.2023 tarihli duruşmasının 5 numaralı ara kararı ile reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 26/09/2023 tarihli celsesinde davalı tanığı ...; "...kaza 2022 yılının 7. Ayında ... ilçesinde meydana gelmiştir, kaza; davalı ...'ın kullandığı panelvan cinsi araç sürücüsü tarafından davacının aracına araç çarparak davacının aracı binanın girişindeki çukura düştü, ben kazayı gördüm, kaza olduktan sonra aracın çıkarılmasına yardım ettim, Dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu, davacının aracında plastiğinde küçük bir hasar vardı, başka da bir hasar görmedim,..." beyanında bulunduğu görüldü.
Mahkememizin 26/09/2023 tarihli celsesinde Davalı tanığı ...; "...kaza 2022 yılının 7. Ayında ... bölgesinde meydana geldi, kazayı ben gördüm, davacının minibüsü park halinde dururken davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araç davacının aracına sağ arkadan plastik kısmından çarptı, davacının aracı veya davalının aracı herhangi bir yere düşmemiştir, sadece davacının aracında arkasında küçük bir hasar olduğunu gördüm, başka bir hasar görmedim, çarptığı bina duvarında daha çok hasar vardı,
Davalı vekilinin sorusu üzerine tanıktan soruldu; davacının aracında benim gördüğüm kadarı ile sağ arka tarafında küçük bir ezik vardı, başkaca bir zarar görmedim..." beyanında bulunduğu görüldü.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, makine mühendisi bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 04/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...
-Davalı şirkete sigortalı aracın sürücüsü ...’ın olayda 100% oranında tam kusurlu olduğu,
-Sürücüsü ...’ın kusursuz olduğu,
-Davaya konu araçtaki onarım dikkate alındığında piyasa şartlarında oluşabilecek değer kaybı miktarının olay tarihinde ortalama 21.000-TL olduğu,
-Dava konusu araçtaki hasar ayrıntısı dikkate alındığında, parça tedariki ve eksper incelemesi dahil makul onarım süresinin 4(dört) gün olduğu, bu süre zarfında talep edilebilecek araç mahrumiyet bedelinin ortalama 2.080-TL olacağı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Mahkememizce alınan 04/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda kök rapordaki görüşün devam ettiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından sunulan 23.09.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile mahrumiyet bedelinin 2.080,00 TL'ye değer kaybı ise 21.000,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, servis kayıtları, SBGM kayıtları, kaza tespit tutanağına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli görülmüştür. Davalı ...'ın yönetiminde bulunan aracın harekete başlama esnasında kontrollü ve tedbirli bir şekilde harekete geçirmesi ve kaydırmaması gerekirken park halindeki davacının aracına çaptırmak suretiyle meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu mahkememizce de kabul edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu ile aracı değer kaybının 21.000,00 TL olduğu, mahrumiyet bedelinin 2.080,00 TL' olacağının hesaplandığı, raporun dosya kapsamına göre yeterli ve denetime açık olduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'ın haksız fiil nedeniyle sorumlu olduğu, davalı ... ...Ve Tic. Ltd.
Şti. 'nin araç işleten olarak sorumlu olduğu, ... plakalı aracın zorunlu sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin da sigorta poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu anlaşıldığından davacının, değer kaybı tazminatını tüm davalılardan, mahrumiyet bedelini ise davalı ... ve ... ...Ve Tic. Ltd. Şti. 'den isteyebileceği kanaati ile sunulan talep artırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .. · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/877, K. 2024/777, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama