KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Esas no
- 2023/487 Esas
- Karar no
- 2025/836
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/07/2023
Karar Metni
1.536 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... plakalı sayılı ... marka aracın maliki olduğunu, 21.06.2022 tarihinde davalı ...
A.Ş'ye ait olan ve olay esnasında davalı ..'nın sevk ve idaresinde bulunan ...plakalı kamyonet tipi aracın müvekkili şirkete ait ... plakalı araca park halindeyken ön tampondan çarpması suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı ...'nın sevk ve idaresinde bulunan aracın meydana getirdiği kaza sonucu tutulan tutanakta da ... "Park halinde duran ... plakalı araca frenimin tutmaması sonucu çarptım.
Suçumu kabul ediyorum." şeklinde kendi el yazısıyla yazarak tutanağı imzaladığını, davalı ...'nın meydana gelen kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin sigorta tarafından karşılanmayan zararının davalılardan tahsili gerekmekte olduğunu, müvekkiline ait aracın herhangi bir kasko sigortası bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin yaşanan kaza sonrası aracın onarım süresi boyunca aracını kullanamamış olduğunu, ikame araç bedeline ilişkin taleplerinin belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle;
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, araçtan mahrum kalınan günlere ilişkin ikame araç bedeli olarak HMK 107. md. uyarınca şimdilik 1.000,00-TL ile araçta meydana gelen hasarın onarımına ilişkin HMK 109. md. gereğince 6.000-TL tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından her ne kadar kendilerinin kaza tarihi itibariyle hiçbir kaskolarının bulunmadığı, işbu sebeple kaza nedeniyle meydana gelen hasar bedelini kendilerinin ödemek durumunda kaldıkları belirtilmişse de, kaza tarihi itibariyle müvekkili şirkete ait araç ZMSS poliçesi ile sigortalanmış durumda olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın talep etmiş olduğu bedellere karşı müvekkilinin sigorta şirketine de başvuru yapma imkanı bulunmakta olduğunu,
buna rağmen davacı tarafça sigorta şirketine başvuru yapılmaması ve taraflarınca işbu taleplerin yöneltilmesi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işbu sebeple; öncelikle davanın ilgili sigorta şirketine ihbarını ve müvekkili yönünden ise husumet eksikliği sebebiyle reddini talep ettiklerini, davacı tarafından her ne kadar meydana gelen kaza nedeniyle aracında hasar oluştuğu, bu hasarın müvekkilinden tazminini talep ettiği belirtilmişse de dosya kapsamında kusur dağılımlarına ilişkin hiçbir bilgi veya belgeye rastlanmamış olduğunu,
ancak kaza nedeniyle meydana gelen zararların tazmininin talep edilebilmesi için öncelikle karşı tarafın kusurlu olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, somut olayda ise meydana gelen kazada müvekkili şirket araç sürücüsünün bir kusur ya da ihmali bulunmamakta olup işbu sebeple davacı tarafından talep edilen alacak kalem ve miktarlarının da haksız olduğunu, müvekkili şirkete davada husumetin işleten sıfatıyla yöneltildiği görülmekteyse de belirtildiği üzere;
sürücünün ilgili kaza açısından kusuru bulunmadığından müvekkilinin de kazaya ilişkin sorumluluğunun kalkmış olduğunu, buna göre müvekkilinin kaza ve meydana gelen zararlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber mahkemeniz aksi kanaatte olur ve müvekkili şirketin de meydana gelen kazada sorumluluğu bulunduğu yönünde karar kurulursa ise; kazanın meydana gelmesinde davacı taraf sürücüsünün kusur oranı ve etki ile müdahaleleri de göz önünde tutulmalı, buna göre hüküm tesis edilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle;
müvekkiline herhangi bir kusur yükletilmesinin mümkün olmamakla beraber, ayrıca belirtildiği üzere müvekkili şirketin poliçesinin bulunduğu şirkete başvuru ile hasarını giderebilecekken bu yolu tercih etmeyen davacı tarafın bu kapsamda uğramış olduğu zararlara kendi kusuru ile sebebiyet vermesi söz konusu olduğundan davacı tarafın kendi kusuru ile sebebiyet verdiği zarara da katlanması gerekmekte olduğunu, ayrıca yine davacı tarafça ikame araç bedeli talep edilmişse de davacı tarafın aracında meydana gelen hasarın "tampon" gibi basit bir hasar olduğu anlaşılmakla bu hasarın onarım süresinin 10 gün kabul edilmesinin de mümkün olmadığını,
yine davacı tarafça ikame araç kullanıldığı ispat edilmediğinden bu yönde bir talepte bulunulmasının mümkün olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle huzurdaki işbu haksız ve dayanaksız davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu sebebiyle usulden reddini, Mahkememiz aksi kanaatte olur ve işin esasına girilirse ise öncelikle davanın ...
Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesini, işbu haksız ve dayanaksız davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Davalı asile usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen hasar nedeniyle hasar onarım bedeli ile ikame araç bedelinin kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan aracın maliki ve sürücüsünden tahsili istemine ilişkindir. Hasar dosyası, dava konusu araçların sicil kaydı, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiştir.
Mahkememizin 24/04/2024 tarihli duruşmasında davalı tanığı...; "...ben kaza olduğu tarihte kazaya karışan davalı ...'nın kullandığı kamyonetin içinde yolcu olarak bulunmaktaydım, kaza bir sitenin içerisinde oldu, tam tarihini hatırlamıyorum, ancak 1 seneye yakın tarihin geçmiş olduğunu hatırlıyorum, biz malzeme dağıtmak üzere sitenin içerisindeydik ve hareket halindeyken bir anda davalı ... frene basmasına rağmen hareket halindeki araç durmadı ve duramayarak karşı tarafın aracına çarptı, karşı tarafın aracı park halindeydi, karşı tarafın aracının ön kaputuna önden çarptık, ön kaputta hasar vardı ayrıca plakada da hasar vardı,
tamponda hasar olduğunu görmedim, boyanın üzerinde koruma olduğunu hatırlıyorum, koruma sıyrılmıştı, plaka kısmında eziklik vardı, kaputta sadece boya çiziği vardı herhangi bir ezilme yoktu, Dedi. Beyanı okundu imzası alındı. Tanıklık ücreti hatırlatıldı. Tanıklık ücreti istemiyorum,..." beyanında bulunduğu görüldü.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, makine mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 10/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...Takdiri tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, yukarıda açıklanan gerekçelerle meydana gelen olayda;
-Davalı sürücü ...'nın olayda 100% oranında tam kusurlu olduğu,
-Sürücü ...'nun kusursuz olduğu,
-Aracın onarımı için davacı şirketin herhangi bir ödemede bulunmadığı, onarımın kasko şirketince karşılanmış ve ihbar olunan şirketten rücu edilmiş olduğu sabit olduğundan davacı şirketin hasar bedeli olarak talep edebileceği bir bedel bulunmadığı,
-Dava konusu araçtaki hasar ayrıntısı dikkate alındığında, eksper incelemesi dahil makul onarım süresinin 3 (üç) gün olduğu,
-Dava konusu aracın kasko poliçesi teminatı içerisinde üst segment dahil 15/48 ikame araç teminatı bulunduğu, davacı tarafın ikame araç hizmetinden yararlanılıp yararlanılmadığının, bu suretle araç mahrumiyet zararı olup oluşmadığının aydınlatılması gerektiği,
-İkame araç tahsis edilmemiş olunması durumunda, makul onarım süresince talep edilebilecek mahrumiyet bedelinin ortalama 4.500-TL olacağı..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 vd. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğudur. İşleten ile davalı sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten ve teşebbüs sahibi sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
2918 sayılı yasanın işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması başlıklı 86. maddesi ''İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.'' hükmünü içerir.
Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalıda olmasına karşın, meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görendedir.
İhbar olunan ... Sigorta A.Ş.'nin davalı şirketin maliki olduğu ... plakalı kamyonetin trafik sigortası poliçesini sunduğu ve davacının aracının kasko sigortasını yapan ... Sigorta A.Ş.!'ye kaza nedeniyle 28/09/2022 tarihinde 5.887,00TL ödeme yaptığını beyan ettiği, ... Sigorta A.Ş.'nin 10.06.2024 tarihli müzekkere yanıtında ... Sigorta A.Ş.'den 01/10/2022 tarihinde tahsil edilen 5.887,00TL ödemenin sigortalısına yapıldığını beyan ettiği görülmüştür.
Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup, araç maliki ve işleten sigortalı ile sigortacının sorumluluğu paraleldir ve işleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, tüm dosya kapsamına göre alınan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu ile; meydana gelen trafik kazası nedeniyle, davalı şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın davalı sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının aracında oluşan hasara ilişkin onarım bedelinin dava dışı kasko şirketince karşılandığı, ihbar olunan sigorta şirketinden rücu edildiği, davacının hasar bedeli olarak talep edebileceği bedel bulunmadığı, makul onarım süresinde talep edilecek ikame araç bedelinin 4.500TL olduğu tespit edildiği görülmekle davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/487, K. 2025/836, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama