KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/808 Esas
- Karar no
- 2025/231
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/12/2023
Karar Metni
2.151 kelime·11 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı Motorlu Kara Taşıtları Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bulunan ... plakalı aracın 19/09/2023 günü sebep olduğu kaza sonucunda müvekkili adına kayıtlı ... plakalı aracın hasarlandığını, meydana gelen kazada ... plakalı aracın % 100 oranında kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin aracının onarım aşamasında anahtar teslimine zorlanmış ve müvekkilinin aracının hakkı ve layığı ile onarılmamış, değişmesi gereken parçalarının değiştirilmediği gibi daha önce orijinal olan parçalarının yan sanayi parça ile değiştirilmiş olduğunu,
davalı sigorta şirketinin edimini eksik ifa etmiş, müvekkilinin aracının ayıplı olarak onarılmış olduğunu, davalı sigorta şirketinin, müvekkilinin aracını hakkı ve layığı ile onarmadığından sigorta şirketi açısından sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermekte olduğunu, sigorta şirketinin aracı her ne kadar onarmış ise de müvekkilinin aracı kazadan bir önceki gibi olmadığını, sigorta şirketinin müvekkilinin aracında değişmesi gereken parçaları değiştirmemiş, değiştirmiş olan parçaları da orijinali ile onarmamış olduğunu,
sigorta şirketinin göndermiş olduğu eksper taraflı ve yanlı davranarak bağımsızca hareket etmeyerek hazırlamış olduğu raporda müvekkilinin gerçek zararını ortaya çıkarmamış olduğunu, yaşanan trafik kazasından dolayı müvekkiline ait aracın hasarlanmış, aracın tramer kaydına hasar işlenmiş ve müvekkiline ait aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde bir kayba sebep olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmuş olmalarına rağmen davalı sigorta şirketinin taleplerini zımni olarak reddetmiş olduğunu, yukarıda açıklana nedenlerle;
davanın kabulü ile müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak maddi hasar bedeline mahsuben talep edilebilir tazminat bedelinin Mahkememizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, ( HMK m.107 gereği belirsiz alacak davasında) fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10-TL. maddi hasar alacağının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, talep edilebilir tazminat bedelinin Mahkememizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davamızı) şimdilik 10-TL. değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımı yönünden itirazlarının değerlendirilmesini talep ettiklerini ve husumet itirazlarının da bulunduğunu, husumet yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca işbu davada dava değeri belirli olmasına rağmen dava değeri üzerinden harç yatırılmadığını, işbu sebeple Mahkememizce eksik harcın davacı tarafa ikmal ettirilmesi gerektiğini, aksi takdirde ise dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini,
davacı tarafın usule aykırı olarak ikame ettiği işbu maddi tazminat davasında şimdilik maddi zararını talep ve dava ettiğini, bu halde hasar değeri belli olduğundan toplam hasar bedeli üzerinden harcın yatırılması gerektiğini, dava konusu 19.09.2023 tarihli trafik kazasına karıştığı belirtilen ...plakalı aracın trafik sigorta poliçesinin müvekkili şirketçe temin edildiğini, işbu trafik sigorta poliçe muhteviyatına göre şahıs başına daimi sakatlık ve ölüm teminatı ve maddi hasara yönelik karşı tarafa ödenebilecek tazminat tutarının sınırlandırılmakta olduğunu,
müvekkili sigorta şirketinden sigorta poliçesi ve diğer evraklar celbedildiğinde bu tutarın görüleceğini, ayrıca poliçede azami teminat limitinin yazılı olmasının bu miktarın mutlak surette ödeneceği anlamına gelmediğini, davacı tarafından dosyaya sunulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında her ne kadar karşı tarafın %100 kusurlu olduğunu iddia etmişse de trafik kazalarında kusur değerlendirmesi için görevlendirilen teknik bilirkişiler, polisler veya eksperlerin hukuk bilgileri olmadığı için, yalnızca trafik kurallarına uyulup uyulmadığı yönünden değerlendirme yapmakta, eylem ile zararlı sonuç arasındaki nedensellik bağını,
zararın hangi eylem ve davranıştan doğduğunu dikkate almamakta olduklarını, öncelikle kusur değerlendirilmesi için görevlendirilecek bilirkişi veya bilirkişilerin belirtmeye çalıştıkları çerçevede somut olayı değerlendirmeleri gerekmekte olduğunu, dolayısıyla davacının kusur oranına ilişkin bu iddiaları gerçeğe uygun olmadığından taraflarınca kabul edilmemekte olduğunu, her ne kadar davacı karşı tarafın Karayolları Trafik Kanunu’ndan doğan yükümlülüklerin ihlali nedeniyle tam kusuru bulunduğu iddia edilmiş olsa da;
davacıların bu iddiasının yalnızca olay yerine düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağına dayanmakta olduğunu, kaza tespit tutanağının ise mahkeme tarafından karar verilmesi için yeterli delil niteliğini arz etmemekte olduğunu, zira kaza tespit tutanağının geçerliliğinin aksi ispat oluncaya kadar söz konusu olup Mahkememizce aldırılacak bilirkişi raporu tespitleri ile sona ereceğini, bu nedenle davacılar tarafından kaza tespit tutanağına dayanarak kusur izafe edilmesinin ve bu kusur oranları doğrultusunda talep edilen tazminatların kabulünün mümkün olmadığını,
araçta meydana gelen değer kaybına ilişkin taleplerin ise hangi şartlarda doğacağının belirlenmiş olup hasar gören bölgenin daha önce hasara uğramamış ya da yenileme işlemine tabi tutulmamış olmasının, basit onarımla giderilebilecek hasarların dışarıda tutulması gibi sebepler gözetilerek kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir maddi değer kaybı oluştuysa da gerekli incelemelerin yapılarak uygun olup olmadığı noktasında hukuki uzman görüşü gerektiğini,
2918 Sayılı Kanunun 90. Maddesi ile zararın bu kanun kapsamında ve ilgili trafik sigortası genel şartlarına göre tazmin edileceği belirlenmek sureti ile sigorta şirketinin sorumluluğunun da Trafik Sigortası Genel Şartları dahilinde sınırlandırılmış olduğunu, hak sahibi aracının, bu madde uyarınca Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebileceğini, bu durumda sigortacının, araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme yapabileceğini,
sigortacının söz konusu bedel uygulaması hakkında hak sahibini hasar ihbarından itibaren 2 iş günü içinde bilgilendirdiğini, sigortacının bu süre içinde anılan bildirimi yapmadığı takdirde bildirim konusu bedeli hak sahibine karşı ileri süremeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirket uhdesinde bulunan poliçe tek ve limitli bir poliçe olduğunu, yine kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili sigorta şirketine yapılmış bulunan tam ve eksiksiz bir başvurudan söz edilemeyeceğini, trafik kazası tespit tutanağı, sürücülerin ve görgü tanıklarının ilk ifadeleri, karakol yazısı,
alkol raporları araçların sahip ve işletenlerinin adları ve adresleri, sigorta poliçelerinin fotokopileri, zarar gören kişiler hakkında bilgiler, C. Savcılığı iddianamesi, fezleke veya takipsizlik kararı, ceza davası açılmışsa dosya nosu ve dosyadaki belgelerin fotokopileri, C.
Savcılığı hazırlık aşamasında veya ceza mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmışsa, tutanak ve bilirkişi raporlarının birer suretinin olması gerektiğini, yukarıdaki anlatımların yanında ayrıca adli tabip raporu (geçici veya kesin rapor), kaza geçiren kişinin kimlik bilgileri, işi, iş yeri, mesleği, kazancı, öğrenim durumu hakkında belgeler ve bilgiler, hastane kayıtları ve tedavi belgeleri, tedavi sürmekte ve yeni bir ameliyat gerekmekte ise de buna ilişkin bilgiler, geleceğe yönelik tedavi ve ameliyat söz konusu ise buna ilişkin hekim raporu olmak zorunda olduğunu,
müvekkili sigorta şirketinin huzurda açılmış bulunan davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, kaldı ki Mahkeme tarafından dava dosyası kusur yönünden inceleme yapmaya elverişli bilirkişiye tevdi edildiğinde iddia edilen zarar tazminleri ile arasında nedenselliğin olup olmadığının da tespitinin yapılacağını, işbu nedenle nedenselliğin olmamasından dolayı açılmış bulunan davanın reddi gerektiğini, bu hususta yapılacak incelemelerde kabul anlamına gelmemekle beraber karşı tarafın emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespitinin de yapılmasını talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu,
şayet emniyet kemerinin takılı olmaması halinde %20'den az olmamak kaydıyla kusur indiriminin de yapılması gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle davanın reddini, müvekkili şirketçe ilgili poliçe ve şartlar uyarınca şayet tazmini gerçekleştirilmiş bir tutar söz konusu ise buna ilişkin tutarların mahsubu ile herhangi bir sorumlulukları bulunmadığından davanın reddini, davada temerrütleri bulunmadığından faiz talebinin reddini, belgeler dosyaya intikal ettikten sonra olabilecek talep, itiraz ve dava haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı araçtaki değer kaybı zararına ve onarım bedeline ilişkin tazminat davasıdır.
Davacı adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ile davalının sigortalısına ait ... plaka sayılı araç arasında, 19.09.2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde, ... plakalı aracında değer kaybına ilişkin zararın meydana geldiğini, onarım bedelinin davalı sigortalının ödemesinden fazla olduğunu, ... plakalı aracın işletilmesinden kaynaklanan sorumluluğun davalı sigorta şirketi tarafından da ZMMS (Trafik Sigorta Poliçesi) ile sigorta güvencesine alınmış olması nedeniyle, aracında meydana gelen değer kaybının ve onarım bedeli zararının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, trafik kayıtları, eksper raporu, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, fotoğraflar, Tramer kaydı, ödeme dekontları ve dayanılan diğer deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile yaptırılan inceleme sonucu rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.
Trafik kazalarından kaynaklanan sorumluluk davaları, 2918 sayılı KTK'nın 85 v.d. maddelerinde düzenlenen tehlike sorumluluğu ve 6098 sayılı TBK'nun 49 v.d. maddelerinde düzenlenen haksız fiilden kaynaklı kusur sorumluluğu olup, işleten ile davalı sigortalının sorumluluğu paraleldir ve işleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
2918 sayılı yasanın 86. maddesi kapsamında işleten ve davalı sigortacı, zarara sebep kazanın ''mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri gelmiş'' olduğunu ispat etmediği sürece meydana gelen zarardan sorumludurlar.
Bu nedenle zarara sebep kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat yükü davalıda olmasına karşılık TBK m.50 kapsamında meydana gelen zararın miktarını ispat külfeti zarar görenin kendisindedir.
İhtilaf, tarafların vaki kazadaki tazminata esas kusur oranı ile davacının aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin ve onarım bedelinin tespiti noktalarında toplanmakta olup, kusur oranı ve tazminat miktarının tespiti konuları hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirilmesi gerekmektedir.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, makine mühendisi bilirkişi ... tarafından hazırlanan 19.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...-Davalı tarafa sigortalı aracın sürücüsü ...'in 100% oranında tam kusurlu olduğu, davacı aracı sürücüsü ...'nin kusursuz olduğu,
-Araçtaki hasarın düzeltme işçiliği ile giderilebilir nitelikte olduğu, onarım tutarının KDV hariç 14.027,49-TL (KDV dahil 16.552,44-TL) olarak belirlendiği, söz konusu bedelin davalı taraf poliçe limitleri içinde olduğu,
-Davalı sigorta şirketince 18.10.2023 tarihinde 16.027,49-TL hasar ödemesini gösterir banka h avale dekontunun dosyada mevcut olduğu,
-Davacı taraf bir fatura ibrazında bulunmamış olması, onarım merkezinin basit usül vergi mükellefi olup olmadığı ve davacı ile arasındaki onarım bedeline yönelik ibraz edilmiş bir belgenin de bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, KDV hususundaki hukuki değerlendirme ve bakiye tazminat değerlendirmesinin Sayın Hakimliğe ait olacağı,
-Gördüğü onarım nedeniyle araçta oluşacak değer kaybı miktarının olay tarihinde ortalama 8.500-TL olacağı, davalı sigorta şirketinin değer kaybı bedeli olarak 8.774-TL ödemede bulunmuş olduğu dikkate alındığında talep edilebilecek bakiye değer kaybı tazminatı olmadığı,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Davacı, 24/01/2025 tarihinde sunduğu talep artırım dilekçesi ile , 10-TL. olan onarım bedeli tazminat talebini 16.027,49TL ödeme ve teminat limitleri göz önüne alınarak 514,95TL artırarak 524,95 TL tutarının 30/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği ve tamamlama harcını yatırdığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sigortanın, sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti dahilinde değer kaybına ilişkin maddi zarardan işleten ile birlikte sorumlu olduğu,
davalı sigortanın, 18/10/2023 tarihinde 16.027,49TL ödemesinin tenzili ile davacının, meydana gelen trafik kazası nedeniyle aracında oluşan, bilirkişi tarafından hesaplanan, hasar ve araçla doğrudan ilişkili ve zarar görenin gerçek zararını ifade eden, 524,95 TL -TL. bakiye onarım bedeli tazminatını, davalıdan tahsilini talep edebileceği, tazminatın haksız fiilden kaynaklandığı ve davacının, KTK’nın 99’ncu maddesi ve Yargıtay uygulamasına göre, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gereğince ödenmesi gereken maddi tazminatına, sigorta şirketinin ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceği,
davacının aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin 20/11/2023 tarihinde 8.774TL olarak yapılan ödeme ile tazmin edildiği bakiye değer kaybı alacağı kalmadığı kanaati oluştuğundan, davacının davasının kısmen kabulü ile 524,95TL araç onarım bedelinin kısmi ödeme tarihi olan 18.10.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, değer kaybı tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/808, K. 2025/231, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama