KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/57 E - 2016/284 K Sayılı Dosyası
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/198 Esas
- Karar no
- 2024/838
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 27/03/2015
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 20/01/2016
Karar Metni
3.296 kelime·16 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen asıl ve birleşen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; davalı şirket yetkililerinin hazırlayıp davacıya sundukları 28/11/2007 tarihli tek nüshalık Protokolün mevcut olduğunu, bu protokole göre ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı taşınmaz üzerine ... amblemli akaryakıt istasyonu işletileceğinin kararlaştırıldığını, ... Petrol Turz. İnş. San. ve Tic. Ltd.
Şti. ile ... şirketinin kardeş firmalar olduğunu, taşınmaz ... şirketi adına olmasına rağmen işletmesini davacı şirketin yapacağını tarafların kararlaştırıldığını, protokole göre ....nin 1.750.000 USD kira bedelini aşama aşama ödemeyi taahhüt ettiğini, protokolün a,b,c maddelerine göre ödemenin şartlarının belirlendiğini, bu şartlar yerine getirildiğinde ödeme tarihleri ile miktarlarının tek tek belirlendiğini, ancak her ne kadar akaryakıt istasyonu ... şirketi adına ise de 750.000 USD'nin ... şirketine, geriye kalan 1.000.000 USD'nin ... şirketine aktarıldığını, bu bedelin her ne kadar kira bedeli olarak düzenlenmiş ise de,
gerçekte peşin ödenen intifa bedeli olduğunu, hesaba aktarılan paraların ise TL olarak yapıldığını, kuru da davalı kurumun belirlediğini, sözleşmenin malike ait akaryakıt istasyonunun bayi tarafından 15 yıl süre ile işletilmesine karşılık 1.750.000 USD karşılığı olan TL hesaplara aktarıldığını ancak gerek Danıştay içtihatları, gerekse Rekabet Kurulu kararları bu sürenin 5 yıl olması gerektiğine karar verildiğini, Danıştay 13. Dairesinin 13/05/2008 tarihli kararında dağıtıcı ve bayi arasında imzalanan intifa sözleşmesiyle bayilik sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin de vurgulandığını,
Rekabet Kurulunun 12/03/2009 tarihli duyurusunda belirtildiği üzere, 18/09/2005 öncesi yapılan sözleşmelerin 5 yıllık süresinin 18/09/2010 tarihinde son bulduğunu, sonraki tarihli sözleşmelerin ise imza tarihinden itibaren beş yılın eklenmesiyle bulunacak tarihte sona erdirdiğini, davalı firmanın Rekabet Kurulunun 12/03/2009 tarihli duyurusuna uymamak için davacının da zor durumda olduğunu bilerek çeşitli ek sözleşmeler yapıldığını, ek sözleşmelerde davacı beş yıl içinde 25.000 metreküp beyaz yakıt satma taahhüdünde bulunması halinde 1.000.000 USD borç vereceğini,
borçları da metreküp başına yapılacak satışlar karşılığında 60 USD prim ödeyeceğini, bu primin 40 USD 'sinin borca mahsup edeceğini, geriye kalan 20 USD'yi aylık takvimlere göre yapılacak kesin hesaplara göre peşin ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, davalının daha önce ödemiş olduğu 1.750.000 USD intifa bedelinin 1.000.000 USD 'sini borç vermiş gibi hesaplara işletildiğini, buna karşılık metreküp başına ödeyeceği 60 USD'lik kısmını bu borca mahsup ettiğini, satılan beyaz ürün yakıtın toptan satışlar için prim hesabı yapıldığını ancak perakende satışlar için ise yapılmadığını, toplam satışın 19.107,767 metreküp yakıt satıldığını,
bunun 8.244,455 metreküpü toptan geriye kalan 10.863,512 metreküpü ise perakende satışlarla yapıldığını, ödenmeyen prim tutarının 651.798,72 USD olduğunu, bu tutarın KDV'siz olup ödeme sırasında KDV'nin de ilave edilmesi gerektiğini, intifa bedeli olarak yapılan ödemenin ayrıca borç olarak davacı hanesine kayıt edilmesi ve tahsili hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şimdiye kadar intifa bedeli olarak davacıya yapılan ödeme hem borç olarak verilerek gösterilmiş, hem de intifa bedeli olarak gösterildiğini, bunun yanında da ayrıca 600.000 USD davacının davalıdan prim bedeli ve nakit olarak haksız yere aldığını, davalıya ....
Noterliğinin 17/01/2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, bu ihtarnameye göre haksız olarak kesilen primler ile ödenmeyen primler için iş bu davayı açtıklarını belirterek. 640.000 USD alacağın hakediş tarihi üzerinden hesaplanacak en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; müvekkili ile davacı arasında 01/08/2006 tarihinde 5 yıl süreli olarak toptan satışlara ilişkin "istasyonsuz bayilik sözleşmesi" imzalandığını, söz konusu sözleşmenin 1. maddesine göre bu sözleşmenin konusunun, "...
Petrolün gerek kendi ihtiyacı olan ve gerekse şantiyeler, kooperatifler, nakliye firmaları, toplu tüketim merkezleri, sanayi kuruluşları ve bu kabil müşterilerine satacağı beyaz ürünü, siyah ürünü ve madeni yağı münhasıran ...'ten satın alması ve ...'in de işbu sözleşmedeki şartlar dairesinde talep edilen ürünü temin etmesidir." taraflar arasında toplu satışlara ilişkin olarak yapılan bu istasyonsuz bayilik sözleşmesi devam ettiği sırada bu sözleşmeye ek olarak 27/11/2007 tarihinde "Ek Sözleşme" imzalandığını,
bu ek sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından 14/12/2007 tarihinde davacı şirkete 1.376.352 TL (13/12/2017 tarihli Merkez Bankası kuru esas alınarak) ödeme yapıldığını, aynı sözleşmenin 4. maddesine uygun olarak da dava dışı ... 'a ait ...
Parsel sayılı taşınmaz üzerinde ...'nın ...'ten aldığı ve alacağı petrol ürünlerinin bedelleri, kredi ve her ne sebep ve suretli olursa olsun borçlu bulunduğu ve ileride borçlanacağı meblağlara karşılık olarak ... lehine 2.715.000 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, yine aynı ek sözleşmenin "Dönem Sonu Satış Primi" başlıklı 5. maddesinde; ...
Petrolün yıllık satın alım taahhütlerini gerçekleştirmesi halinde ...'in davacı bayiye satış primi vereceği, bu primlerin bayinin keseceği satış destek primi faturaları karşılığı ödeneceği, söz konusu prim alacaklarının gerçekleşmesi halinde, sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenmiş borcun taksitlerinden takas- mahsup edilmesine davacı bayinin muvafakatı olduğu belirlendiğini, sonrasında bayinin taahhütlerini yerine getirmemesi üzerine taraflar arasında 01/08/2006 tarihli istasyonsuz bayilik sözleşmesi ve eki olan 27/11/2007 tarihli ek sözleşme ve eklerinin taraflara yüklediği edimlere ve yükümlülüklere halel gelmemek kaydı ile,
20/01/2010 tarihinde ek sözleşme-2 başlıklı sözleşme yapıldığını, bu sözleşme ile davacı bayinin satın alma taahhüdü, muaccel borçları, satış şartları ve bu hususlarda yapılacak işlemlerin düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre davacı bayinin taahhüt etmiş olduğu yıllık 5.000 tonluk siyah ürün alma taahhüdünün gerçekleştirilmeyeceği anlaşıldığından,
bu taahhüdün iptal edildiğinin kararlaştırıldığını, davacı bayinin ek sözleşmenin 1. ve 2. yılında ...'ten satın almayı taahhüt ettiği 10.000 metreküp beyaz ürünün 5.167 metreküplük kısmının satın alınmadığını, bu nedenle bu bayinin ...'e olan 400.000 USD lik borcunun 206.672 USD'lik kısmının muaccel hale geldiğini, ayrıca davacı bayinin ek sözleşmenin 3. 4. ve 5. yıllarında alması gereken yıllık 5000 metreküplük satın alma taahhütlerini yerine getirmesi için borç erteleme talebinin kabulüne ve borcun ek sözleşmenin 5. yılı sonuna ertelenmesi hususunun kararlaştırıldığını,
bayinin söz konusu yükümlülüklerini ifada yine temerrüde düşmesi üzerine taraflar arasında toptan satışlara ilişkin ticari ilişkinin tasfiyesi amacıyla 01/01/2012 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin 3. maddesinde 27/11/2007 ve 20/01/2020 tarihli ek sözleşmelerin sona erdirildiğini ve bu sözleşmelerin ihlalinden kaynaklanan muaccel borçların sözleşmede belirlenen şekilde tasfiye edileceğinin belirlendiğini, aynı maddenin b. bendinde davacının ...'e ek sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan 400.000 USD+KDV borcu bulunduğunu kabul ve ikrar ettiğini, bu borcun 5 eşit taksitle verilecek çekler ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını,
ancak davacının yine yükümlülüklerini yerine getirmediğini, 2.000 metreküplük asgari alım taahüdüne uymadığını, borcun tasfiyesi için verilen çeklerin ödenmediğini, taraflar arasında iki ayrı istasyona ilişkin iki ayrı istasyonlu bayilik sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında yapılan protokollerin, sözleşmelerin ve ödemelerin son derece açık olduğunu, davacının iddia ettiği gibi bir alacağının bulunmadığını, tam tersine müvekkili şirkete borçlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen Davada. Davacı vekili verdiği dava dilekçesi ile; davalının intifa bedeli olarak önce müvekkili firmaya ödediği parayı dolara çevirerek dolar kuru üzerinden hesaplama yaparak, kendilerinde bulunan 650.000 TL 'lik teminat mektubunu bozdurma talebinde bulunarak,
sebepsiz yere alacak tahsil etmek istediğini, bu tahsilatın yapılması halinde sebepsiz yere zenginleşme olacağını, davalı firmanın ticari defterlerindeki cari hesaplarına göre müvekkili şirketin borcunun 5.840,01 TL olduğunu, davalı şirket nezdinde 11/03/2014 tarih ve ... nolu 650.000 TL bedelli ile 18/02/2013 tarih ve ... nolu 100.000 TL'lik teminat mektuplarının ticari ilişki nedeni ile davalının uhdesinde bulunduğunu, davalı şirkete müvekkilinin herhangi bir borçlarının olmadığı gibi, hali hazırda prim alacak bedellerine ilişkin 640.000 $ 'lık alacak davasının derdest olduğunu belirterek,
müvekkilinin davalıya 650.000 TL borcu olmadığının tespitine, yargılama süresi içinde teminat mektuplarının bedeli tahsil edilmesi halinde davanın istirdat davasına dönüştürülerek alacağın teminatın karşılığı tahsil tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili verdiği cevap dilekçesi ile; davacının iddialarının haksız olduğunu, davanın gerek zamanaşımı, gerekse hukuki yarar bulunmaması nedeniyle reddi gerekeceğini, davacı şirketin dava dilekçesinde alınan paranın intifa bedeli olduğunu belirtiğini ancak ödemenin intifa değil, toptan satış taahhüdüne karşılık için verilen peşin prim olduğunu, bu primin dolar olarak hesap edileceği ve bayinin 5 yıl boyunca alımlarına karşılık olarak mahsup edilerek kapatılacağı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin taraflarca karara bağlanarak imzalandığını, sözleşmede belirlenen dolar tutarın ödeme tarihindeki T.C.
Merkez Bankası kurunun birebir karşılığı olduğunu, davacıya ödenen tarihteki kur karşılığı olarak ödenmesine bir itiraz gelmediğini, teminat mektupları toplamının 650.000 TL olduğunu, davacının taahhüt ettiği miktar akaryakıt alımlarını yapmadığını ve belirlenen tarihteki ödemeleri gerçekleştirmediğini ve temerrüde düştüğünü, sözleşme hükümleri çerçevesinde alınan teminat mektuplarının nakde dönüştürüldüğünü, davacı şirketin 27/11/2007 ve 20/01/2010 tarihli ek sözleşmeler ile kabul etmiş olduğu 400.000 USD'lik borcunun 15/01/2015 tarihli,
80.000 USD bedelli 3.taksit ödemesini gerçekleştirmemesi üzerine bakiye 238.298,29 USD'lik borcun tamamının muaccel hale geldiğini, davacı yanın 240.000 USD lik borcu 31/12/2015 tarihi itibariyle yapılan hesaplamada kur farkı ile birlikte 692.876,10 TL'ye ulaştığını, dolayısıyla müvekkili şirket uhdesinde bulunan 650.000 TL'lik teminat mektubunun nakde çevrilerek 692.876,10 TL'lik borçtan mahsup edildiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava Alacak davası, Birleşen dava ise Menfi Tespit davasıdır. Taraflar arasındaki sözleşmeler, ihtarnameler incelenmiş, bilirkişilerden raporlar ve ek raporlar alınmıştır.
Mahkememizde yapılan yargılama sonucunda Mahkememizin 02.07.2020 tarih ve 2015/... E., 2020/...
K. sayılı kararı ile; "...Mahkememizce tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında bayilik sözleşmeleri ve ek sözleşmeler bulunduğu, asıl davada, davacı şirketin prim alacağı tahsilini talep ettiği, birleşen davada davacı şirketin davalı şirkete verdiği, banka teminat mektuplarından dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, taraflar arasında 01/08/2006 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığı,
bu sözleşmenin 1. maddesine göre davacı şirketin sözleşme süresince müşterilerine satacağı beyaz ürün (benzin, motorin), siyah ürün (fuel, oil, kalorifer yakıtı) ve madeni yağı, münhasıran davalı ... şirketinden satın almayı ve davalı ... şirketinin de bu sözleşme şartları dahilinde ürünleri temin etmeyi taahhüt ettiği, sözleşmenin 5 yıllık süreyi kapsadığı, 28/11/2007 tarihli kira sözleşmesi ile ... Otomotiv şirketinin davalı ... şirketine ... ilçesi, ...
Mahallesinde bulunan yeri 15 yıllık süre karşılığı ve 750.000 USD bedelli kiraladığı, taraflar arasında 27/11/2007 ve 20/01/2010 tarihli ek sözleşmeler yapıldığı ve en son 01/01/2012 tarihinde yapılan sözleşme ile taraflar arasındaki 27/11/2007 ve 20/01/2010 tarihli ek sözleşmelerin tarafların serbest iradeleriyle sona erdirildiği, anılan sözleşmelerin ihlalinden kaynaklanan muaccel borçların tasfiyesinin ne şekilde yapılacağının bu sözleşme ile düzenlendiği,
sözleşmenin 3/b maddesine göre davacı şirketin davalı şirkete 27/11/2007 ve 20/01/2010 tarihli ek sözleşmelerin ihlalinden kaynaklanan 400.000 USD+ KDV borcu bulunduğunu kabul ve ikrar ettiği ve bu borcun 5 eşit taksitle yapılacağının ve ödemelerin çek ile gerçekleşeceği, bu çekleri ... ve ... tarafından avalist sıfatıyla imzalanacağını, sözü edilen ödemelerin yapılmaması halinde 400.000 USD+ KDV borcun muacceliyet kesbedeceği ve aylık %1,5 vade farkı tahakkuk ettirileceği, sözleşmenin b bendinde belirtilen toptan satışlar için davacı şirketin satın alacağı m3 beyaz ürün başına 60 USD prim ödemesi yapılacağı,
prim hesaplarının davalı ... tarafından yapılacağı ve ...'in defter ve kayıtlarının geçerli olacağı, 60 USD/m3 tutarının 20 USD/m3 'lük kısmının ay sonunda hesaplanacağı, davacıya 10 iş günü içinde ödeneceği, kalan 40 USD/ m3 kısmının ise davacıya nakden ödenmeyeceği, bu kısmın davacının davalıya olan borcundan mahsup edileceğinin düzenlendiği, bu sözleşme hükümlerine göre davacı şirketin davalı şirkete 400.000 USD+KDV borcu bulunduğunu ikrar ve beyan ettiği, tarafların ticari defter belgeleriyle tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, davacı şirketin davalı şirketten prim alacağının bulunmadığı,
1.000.000 USD+KDV'nin 27/11/2007 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde belirtildiği üzere davacının bu sözleşmedeki satış taahhüdünü teşvik amacıyla borç verildiği, bu ödemenin intifa bedeli olarak ödenmediği, intifa/kira bedeli olarak dava dışı ... Otomotiv Turz. İnş. San. ve Tic.
Ltd. şirketine 750.000 USD ödendiği, davacı şirketin dayanağı olan 28/11/2007 tarihli protokolün imzasız olduğu, tüm bu sebeplere göre 01/01/2012 tarihli tasfiye konulu sözleşme, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacı şirketin davalı şirketten prim alacağı bulunmadığı ve 650.000 TL'lik teminat mektuplarının davalı şirketin alacağına karşılık nakde çevirme hakkının bulunduğu anlaşıldığından davacı şirketin asıl ve birleşen davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz kararının davacı tarafından istinaf edilmesi sonucunda istinaf incelemesini yapan İstanbul BAM 43.HD.nin 15.02.2024 tarih ve 2020/2127 E., 2024/209 K. sayılı ilamı ile; "... Taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmeleri ve ek sözleşmeler ile bayilik akdi ilişkisi kurulmuş ve davam etmiştir. Bu akdi İlişkinin 01/08/2006 tarihinde akdedilen ilk sözleşme ile kurulduğu ve sonrasında akdedilen bayilik sözleşmeleri ve ek sözleşmeler ile bu akdi ilişkinin devam ettiği görülmektedir.
Davacı taraf dosyaya imzasız ve taraflar arasında geçerli olduğunu iddia ettiği 28/11/2007 tarihli protokolü sunmuş olup protokole göre ....nin 1.750.000 USD kira bedelini aşama aşama ödemeyi taahhüt ettiğini, protokolün a,b,c maddelerine göre ödemenin şartlarının belirlendiğini, bu şartlar yerine getirildiğinde ödeme tarihleri ile miktarlarının tek tek belirlendiğini, ancak her ne kadar akaryakıt istasyonu ... şirketi adına ise de 750.000 USD'nin ... şirketine, geriye kalan 1.000.000 USD'nin ... şirketine aktarıldığını, bu bedelin her ne kadar kira bedeli olarak düzenlenmiş ise de, gerçekte peşin ödenen intifa bedeli olduğunu beyan etmiştir.
Ancak bu protokol imzasız olduğu gibi intifa tesis edildiğine dair belge de dosya kapsamında bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı tarafça sunulan kira protokolünde davalı şirketin 15 yıllık kira karşılığında 750.000 USD ödeyeceği kararlaştırılmış ve kira şerhi tapuya işlenmiştir.
Davacının bu iddiasına karşılık davalı taraf 1.000.000 USD ödemesini 27.11.2007 tarihli sözleşmenin 3 nolu maddesi hükmüne istinaden, davacının bu sözleşmedeki satış taahhüdünü yerine getirmesini teşvik için borç verilmek amacıyla yapıldığı savunulmuştur. İntifa/kira bedeli olarak sadece dava dışı malik ... şirketine 750.000 USD ödendiği anlaşılmaktadır. Bu husus, 28/11/2007 tarihli ve imzalı kira sözleşmesinden anlaşılmaktadır. Davacı vekili kira bedeli yönünden emsal araştırması yapılmaksızın rapor oluşturulduğu iddiasında bulunmuş ise de taraflar tacir olup sözleşme serbestisi içerisinde düzenleme yapabileceklerinden dosya kapsamında değerlendirme yapılmasının uygun olduğu anlaşılmıştır.
Davacının, 1.000.000 USD + KDV'nin intifa bedeli olarak kendisine ödendiğinin delili olarak sunduğu 28/11/2007 tarihli protokolde ise imza bulunmamaktadır. Dolayısıyla davalının davacıya yaptığı 1.000.000,00 USD ödemesinin 27/11/2007 tarihli sözleşmenin 3 nolu maddesi hükmüne istinaden, sözleşmede de açıkça yazdığı üzere davacının bu sözleşmedeki satış taahhüdünü yerine getirmesini teşvik için şarta bağlı olarak borç verilmek suretiyle yapıldığı, satış destek primi olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin bu tutarın intifa bedeli olarak verildiği, şayet borç olarak verilmiş olsaydı borcun KDV si olmayacağına dair iddiaları yönünden ödemenin teşvik primi olduğu, sözleşme serbesti içerisinde yapılan anlaşmanın geçerli olacağı değerlendirilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 01/01/2012 tarihli sözleşmede, bu sözleşmenin akdedilmesiyle birlikte, taraftar arasında akdedilmiş olan 27/11/2007 ve 20/01/2010 tarihli ek sözleşmelerin sona ereceği; ancak davacının anılan sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal etmesinden kaynaklanan muaccel borçlarının mevcut olduğu; bu borçların tasfiyesinin işbu sözleşmeyle belirlenen şekilde yapılacağı; hesaplamalarda davalının defter ve kayıtlarının geçerli olacağı” kararlaştırılmıştır.
Alınan raporlardaki mali bilirkişi değerlendirmesinde taraflar arasındaki akdi ilişkiden dolayı davacının davalıdan bu davada iddia ettiği gibi prim alacağının olup olmadığı; taraflar arasında akdedilmiş olan 01/01/2012 tarihli sözleşme ile davalının lehine delil olma şartlarına haiz ticari dafter kayıtları esas alınmak suretiyle yapılmış, hesaplamalar neticesinde, birbiri ile uyumlu bilirkişi raporları ile davacının davalıdan iddia ettiği gibi prim alacağının olmadığı,
hatta dava tarihi itibariyle davalının aynı sözleşme ile davacı yıllık 2.000 m3 beyaz ürün satış taahhüdünde bulunmuş ise de bu hususu yerine getirememesi sebebiyle cezai şart alacağı olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesince asıl davanın reddi yönünde verilen hüküm isabetli olup, aksi yöndeki davacı vekili istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Birleşen dava bakımından ise uyuşmazlık davalının davacıdan akdi ilişkiden kaynaklanan davacı şirketten aldığı toplam 650.000 TL tutarlı teminat mektuplarının ne kadarlık tutarını paraya çevirmeye hak kazanacak miktarda bakiye alacağı olduğu noktasındadır.
Yapılan bilirkişi incelemesinde 20/01/2016 birleşen dava tarihi itibariyle taraflar arasında akdedilen 01/01/2012 tarihli sözleşme ile davalının delli gücüne sahip ticari defter kayıtları esas alınarak yapılan hesaplamada davacının davalıya çek, cari hesap, kur farkı kaynaklı borçlu olduğu, davalının da alacağına karşılık davacıdan aldığı teminat mektuplarını nakde çevirme hakkına sahip olduğu tespiti yapılmış ise de; bu tespitin denetlemeye açık olmadığı zira hesaplama yönteminin ayrıntılı gösterilmediği değerlendirilmiştir.
Bu durumda ilk derece mahkemesince birleşen dava yönünden dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdi ile davalının davacıdan aldığı teminat mektuplarının ne kadarlık kısmının ve hangi borca karşılık nakde çevrildiği açıkça tespit edilip belirtilerek ve her bir borç yönünden ayrıntılı hesaplama ve değerlendirme yapılmak suretiyle rapor düzenlenmesi istenilmeli ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya davalı hüküm kurulması isabetli değildir." gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
Mahkememiz kararının kaldırılmasından sonra dosya yukarıda belirtilen esasa kaydedilerek BAM kararında belirtilen hususta bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişiler ... Mahkememize sundukları 22/11/2024 bilirkişi raporunda. İstinaf Karar ilamında belirtilen; birleşen dava yönünden dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdii ile davalının davacıdan aldığı teminat mektuplarının ne kadarlık kısmının ve hangi borca karşılık nakde çevrildiği açıkça tespit edilip belirtilerek ve her bir borç yönünden ayrıntılı hesaplama ve değerlendirme yapılmak suretiyle, inceleme yapılması görevlendirmesi kapsamında.
Davalının kayıtları uyarınca, 650.000 TL tutarındaki iki adet teminat senedinin, şirketin hesaplarında mevcut 753,38 TL tutarındaki cari hesap borç bakiyesine, davacının vermiş olduğu 186.3760 TL.lik çekin karşılıksız çıkması nedeniyle karşılıksız çıkan çekin 141.516,60 TL'lik kısmının ödemesine, 5.840,01 TL'lik kısmımı kredi hesabındaki borca ve davalının 2014 ve 2015 yılı için tanzim ettiği toplam 500.660,09 TL kur farkı faturalarına mahsup edilmiş olduğunu belirtmişlerdir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında bayilik sözleşmeleri ve ek sözleşmeler bulunduğu, asıl davada, davacı şirketin prim alacağı tahsilini talep ettiği, birleşen davada davacı şirketin davalı şirkete verdiği, banka teminat mektuplarından dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, taraflar arasında 01/08/2006 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığı,
bu sözleşmenin 1. maddesine göre davacı şirketin sözleşme süresince müşterilerine satacağı beyaz ürün (benzin, motorin), siyah ürün (fuel, oil, kalorifer yakıtı) ve madeni yağı, münhasıran davalı ... şirketinden satın almayı ve davalı ... şirketinin de bu sözleşme şartları dahilinde ürünleri temin etmeyi taahhüt ettiği, sözleşmenin 5 yıllık süreyi kapsadığı, 28/11/2007 tarihli kira sözleşmesi ile ... Otomotiv şirketinin davalı ... şirketine ...
Mahallesinde bulunan yeri 15 yıllık süre karşılığı ve 750.000 USD bedelli kiraladığı, taraflar arasında 27/11/2007 ve 20/01/2010 tarihli ek sözleşmeler yapıldığı ve en son 01/01/2012 tarihinde yapılan sözleşme ile taraflar arasındaki 27/11/2007 ve 20/01/2010 tarihli ek sözleşmelerin tarafların serbest iradeleriyle sona erdirildiği, anılan sözleşmelerin ihlalinden kaynaklanan muaccel borçların tasfiyesinin ne şekilde yapılacağının bu sözleşme ile düzenlendiği,
sözleşmenin 3/b maddesine göre davacı şirketin davalı şirkete 27/11/2007 ve 20/01/2010 tarihli ek sözleşmelerin ihlalinden kaynaklanan 400.000 USD+ KDV borcu bulunduğunu kabul ve ikrar ettiği ve bu borcun 5 eşit taksitle yapılacağının ve ödemelerin çek ile gerçekleşeceği, bu çekleri ... ve ... tarafından avalist sıfatıyla imzalanacağını, sözü edilen ödemelerin yapılmaması halinde 400.000 USD+ KDV borcun muacceliyet kesbedeceği ve aylık %1,5 vade farkı tahakkuk ettirileceği, sözleşmenin b bendinde belirtilen toptan satışlar için davacı şirketin satın alacağı m3 beyaz ürün başına 60 USD prim ödemesi yapılacağı,
prim hesaplarının davalı ... tarafından yapılacağı ve ...'in defter ve kayıtlarının geçerli olacağı, 60 USD/m3 tutarının 20 USD/m3 'lük kısmının ay sonunda hesaplanacağı, davacıya 10 iş günü içinde ödeneceği, kalan 40 USD/ m3 kısmının ise davacıya nakden ödenmeyeceği, bu kısmın davacının davalıya olan borcundan mahsup edileceğinin düzenlendiği, bu sözleşme hükümlerine göre davacı şirketin davalı şirkete 400.000 USD+KDV borcu bulunduğunu ikrar ve beyan ettiği, tarafların ticari defter belgeleriyle tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere, davacı şirketin davalı şirketten prim alacağının bulunmadığı,
1.000.000 USD+KDV'nin 27/11/2007 tarihli sözleşmenin 3. maddesinde belirtildiği üzere davacının bu sözleşmedeki satış taahhüdünü teşvik amacıyla borç verildiği, bu ödemenin intifa bedeli olarak ödenmediği, intifa/kira bedeli olarak dava dışı ... Otomotiv Turz. İnş. San. ve Tic.
Ltd. şirketine 750.000 USD ödendiği, davacı şirketin dayanağı olan 28/11/2007 tarihli protokolün imzasız olduğu, tüm bu sebeplere göre 01/01/2012 tarihli tasfiye konulu sözleşme, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davacı şirketin davalı şirketten prim alacağı bulunmadığı, Mahkememizce asıl dava yönünden verilen ret kararına ilişkin istinaf taleplerinin İstanbul BAM 43. HD. tarafından yerinde görülmediği,
birleşen dava yönünden İstanbul BAM 43. HD. tarafından belirtilen bilirkişi incelemesinin yaptırıldığı ve bilirkişilerce davalı tarafından 650.000 TL tutarındaki teminat mektuplarının davacının hangi borçlarına mahsup edildiğinin tek tek belirlendiği ve 650.000 TL'lik teminat mektuplarının davalı şirketin alacağına karşılık nakde çevirme hakkının bulunduğu anlaşıldığından davacı şirketin asıl ve birleşen davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/198, K. 2024/838, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama