KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/221 Esas
- Karar no
- 2024/502
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/04/2024
Karar Metni
750 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkili ile davalı şirket arasında tedarikçi sözleşmesi kurulduğunu ve bu tedarikçi sözleşmesi uyarınca müvekkili tarafından davalı şirkete ait e-ticaret platformunda ürün satışları gerçekleştiğini, müvekkili şirketin davalı şirket adına üçüncü kişi müşterilere ürün tedarik ve teslim ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirket adına tedarik ve teslim edilen dilekçeleri ekinde faturaları ve sevk irsaliyeleri sunulu ürünlerin muaccel ödemeleri davalı şirket tarafından ifa edilmeyerek ödeme temerrüdüne düşüldüğünü, müvekkili davacı şirket lehine taraflarınca ....
İcra Dairesi ... E. Nolu dosyası ile icra takibi başlatıldığını, taraflarınca başlatılan icra takibi dayanak belgelerinde müvekkili tarafından davalı şirket adına temin ve teslim edilen ürünlere ilişkin sevk irsaliyeleri ve faturaların sunulduğunu, söz konusu takibe davalı şirket tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğuğunu, .... İcra Dairesi ...
E. nolu dosya takip talebi uyarınca esas alacak miktarı olan 609.792,00 TL yönünden davalı şirketin kötüniyetli itirazı ile mal kaçırma girişimleri içerisinde bulunabilecek olması; kendisine yönelen icra takiplerine kötüniyetle itiraz ediyor olması ile davalı şirketin hukuka aykırı bir tasfiye yoluna gitmesi halinde müvekkilinin alacağının tahsil edilebilmesi mümkün olmayacağı gibi müvekkili şirketin oldukça ağır bir ekonomik zorluğa düşecek olması nedeniyle; takip talebinde yer alan alacak kalemlerinin fatura ve sevk irsaliyeleriyle ispat edilmiş olması,
davalı şirket tarafından söz konusu icra dosyasına ilgili borcun ödendiğine dair bir ödeme belgesi sunulmadığı gibi menfi tespit davası da açılmamış olması nedenleriyle müvekkili şirketin hukuki alacaklarını temin amacıyla davalı şirketin banka banka hesaplarında takip çıktısı miktarı teminat altına almaya yarayacak kadar miktar olan 609.792,00 TL yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ile dava ettiği anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı şirket tarafından .... İcra Müdürlüğü ...
E. sayılı dosyası ile toplam 609.792,00 TL asıl alacak miktarı üzerinden takip başlatıldığını fakat davacı tarafın dava dilekçesinin incelenmesinde harca esas değerin belirtilmediği görüldüğünü, müvekkillerinin dava dilekçesinin içeriğinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde ve miktarda borçları bulunmadığını, takibe konu faturalar içeriğinden/dayanağından dolayı müvekkillerinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı tarafa hiçbir borcu mevcut olmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine alacağın %20’ si oranında icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını, böylece,
borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması/borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerektiğini, bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemeyeceğini, alacağın tayini taraf defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak inceleme ve alınacak uzman bilirkişi raporu doğrultusunda mahkemenin takdirinde bulunmakta olduğunu dava konusu alacak bu itibarla likit ve belirlenebilir olmadığını, ayrıca ispat yükü davacı tarafta olup takip dayanağı faturalardan vs. dolayı alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini,
öte yandan müvekkili şirketin ve diğer müvekkillerinin takibe konu edilen alacağa ilişkin cari ilişkiden, vs. dolayı herhangi bir borcu da mevcut olmadığını, davacı şirket tarafından icra takibine konu edildiği belirtilen sözleşme ve faturalar üzerinde müvekkili şirket yetkilisine ait geçerli bir imza bulunmadığını, bu sebeple imzayada itiraz ettiklerini, tüm bu nedenlerle karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİL VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağı nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili 12/09/2024 tarihli ve 09.09.2024 tarihli dilekçeleri ile; davadan feragat ettiklerini, yargılama gideri, arabuluculuk ücreti, icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekili 10/09/2024 tarihli dilekçesi ile; yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.
Feragat; HMK'nın 307. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen "vazgeçmesi" şeklinde tanımlanmış davaya son veren taraf işlemlerindendir. Davacı yanın davasından feragat ettiği ve davacı vekilinin vekaletnamesinde de bu konuda yetkili olduğu anlaşılmakla vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, alınan bilirkişi raporuna göre davalının davacıya borcunun bulunması, davalının ödeme yapması nedeniyle icra dosyasının haricen kapatıldığı gözetilerek arabuluculuk ücretinden davalı sorumlu tutularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/221, K. 2024/502, 13 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama