KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/341 Esas
- Karar no
- 2024/855
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 03/06/2024
Karar Metni
1.073 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
... adresinde 22.08.2022 tarihinde davalı ... tarafından yürütelen iş kapsamında, ...'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait tesisler hasara uğratıldığını, hasar tespitine ilişkin olarak müvekkili şirketin yetkililerince tutulan tutanaklar altında kayıt olduğunu, bu zarara ilişkin olarak tarafımızca .... İcra Müdürlüğü’ nün ...
E. sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderildiğini ve ödeme emri borçluya tebliğ olduğunu, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmiş olup takip durduğunu, davalı taraf her ne kadar haksız fiilinden, zarardan, borçtan ve kusurundan haberdar olsa da borcunu ödemeye yanaşmamış hem de icra takibine itiraz ederek kötü niyetini sürdürdüğünü, müvekkili altyapı ağında meydana gelen zararın yapılan kazı çalışması dışında bir sebepten kaynaklanması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
davalının ekiplerinin ve işçilerinin yürüttüğü kazı çalışması yapılırken kullanılan kepçenin dışarıdan bir müdahale ile müvekkilinin kablo ve sair yapıya zarar verdiği açık olduğunu, tüm bu nedenlerle itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı vekili tarafından müvekkili aleyhine açılan davada 1.694,27-TL hasar bedelinin faizi ile birlikte tazmini talep edildiğini, müvekkilinin ne olayın sorumlusu ne de kanun gereği tazminatın borçlusu olduğundan, aleyhimize açılan davanın reddini talep ettiklerini, açılan dava bir tazminat davası olduğunu, Borçlar Kanunu ilgili maddesine göre tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kasıt, ihmal, teseyyüp ya da kusurunun olması fakat hepsinden önce tazminat talep edilen ile hasar arasında bir illiyet bağının bulunması gerektiğini,
müvekkili idarenin ise iddia olunan hasar ile hiçbir illiyet bağı bulunmadığını, müvekkilinin BK 66. maddesi anlamında bir denetim ve gözetim yetkisinden bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin bir kamu kuruluşu olup inşaat isleri ile uğraşmadığı için bu isi ihale yönetmeliğine uygun olarak gerekli yeterlilik belgelerini ibraz ederek ihaleyi alan firmaya verdiğini, bu işi yapacak kişiler müvekkili gözetim ve denetiminde olmadığını, müvekkilinin sadece isin teknik şartlara uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyebildiğini, bunun dışında bir denetim ve gözetim söz konusu olmadığını,
bu sebeplerle söz konusu oluşan zarar ve ziyandan yüklenici firma sorumlu olduğunu, davanın husumet bakımından reddini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile davanın reddini talep ettikleri anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, tutanak mümzi beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava; haksız fiilden kaynaklı zararın tahsili için açılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Uyap üzerinden entegre edilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine;1.474,23 TL hasar bedeli, 220,04 TL faiz olmak üzere toplam 1.694,27 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğu ve işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafından uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğu ileri sürülmüş ise de davalının özel hukuk hükümlerine tabi olduğu ve adli yargının ve mahkememizin bu nedenle görevli olduğu değerlendirilmiştir.
Davalı taraf zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunmuş ise de haksız fiil tarihinin 22.08.2022 tarihi olduğu, icra takibinin ise14.09.2023 tarihinde açıldığı dolaysıyla 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki ihtilaf davalının hasardan sorumlu olup olmadığı, yapılan kazı çalışmasında sorumululuğunun olup olmadığı, hasar kalemleri ve miktarı noktalarında toplanmakta olup tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda mahkememizce bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak; Dosya kapsamında bulunan Hasar Tespit Tutanağında; 22.08.2022 tarihi saat 10:00’da ... adresindeki ...’a ait kablolara ... çalışması esnasında hasar verildiği bilgileri bulunduğu, Kazı yapılacak alanda kazı yapılmadan önce altyapı tespit cihazları ile alanda herhangi bir tesis olup olmadığının belirlenmesi ile kazı esnasında ortaya çıkabilecek olan hasarın engellenebileceği, Dosya kapsamına sunulan hasar fotoğrafları ve tanık beyanının hasarın varlığını destekler nitelikte olduğu, hasar onarımında kullanılan malzemeler için malzeme satıcılarında, internet siteleri üzerinde yapılan araştırma, incelemelerde toplam hasar bedeli 1.474,23 TL’nin tutarlı, uygun olduğu mütalaa edildiği anlaşıldı.
Dosya kasamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde. Davalının kazı çalışması yaptığı alanda bulunan davacının yeraltı tesis ve kabloların zarar verildiği, hasara sebebiyet verenin ... olarak tutanakla tespit edildiği, mahkememizce dinlenen tutanak mümzi ...
22.08.2022 tarihli hasar tespit tutanağını kendisinin tuttuğunu ve 20.09.2022 tarihli şantiye defterindeki imzanın kendisine ait olduğunu, zarar verenin ... olduğunu çalışanlar üzerindeki ... yazısından ve çok büyük kanalizasyon borularının döşendiğini gördüğünden anladığını beyan etmiştir.
Tanık ifadesine göre kazı çalışması yapanın ... olarak tespit edildiği, davalı aleyhine tespit yapılmasını gerektirir bir kanıtın davalı tarafından ileri sürülmediği, tutanağa ve tanık beyanlarına itibar edildiği, kazının davalı tarafından yapıldığı ve davacı yeraltı tesislerine zarar verildiğinin anlaşıldığı, olay sonrası bir tespitin yaptırılmadığı ve onarımın yapıldığı, dolaysıyla sonradan olaya ilişkin bir tespitinde mümkün olmadığı, ancak sunulan olay yeri fotoğraflara göre değerlendirme yapılabileceği, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli denetime elverişli olduğu,
davalının alt yapı işini 3. şahıs firmalar aracılığıyla yaptırmasının gözetim ve denetim yükümlüğünü ortadan kaldırmayacağı, dolaysıyla bizzat görevli ve sorumlu olduğu işlerin yapılması sırasında oluşan zararlardan sorumlu olacağı, davacının bilirkişi raporu ile tespit edilen 1.474,23 TL tutarda alacaklı olduğu, haksız fiil tarihi ile takip tarihi arasında mahkememizce resen yapılan hesaplamaya göre faiz miktarının 220,04 TL olduğu, davacının talep ettiği faiz miktarı ile aynı olduğu, alacağın likit olmadığı yargılamaya muhtaç olduğu, anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile; davalının ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, arabuluculuk başvurusunun 32 adet icra dosyası için olduğu ve 3.600 TL ücret ödendiğinden arabuluculuk ücreti 1/32 oranında hesaplanarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
31/12/2024 Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/341, K. 2024/855, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama