KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Esas no
- 2024/439 Esas
- Karar no
- 2025/630
- Dava
- Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı
- Dava tarihi
- 17/05/2019
Karar Metni
1.790 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;davacının davalı bankadan 25.4.2016 başlangıç tarihli aylık 7.215,34 TL taksitle 36 ay vadeli ödenmek üzere 200.000,00TL kredi çektiğini taksitlerin ödenmesi halinde toplam 259.752,28 TL ödeyeceğini, ancak 5 taksit ödendikten sonra kredi geri ödemelerinin aksaması üzerine bankanın yeniden bir taksitlendirme yaparak 250.000 TL anapara aylık 13.100,45 TL taksitle ve 24 aylık vade ile 250.000,00TL kredi tahsis edip taksitler sonunda toplam 314.410,69 TL ödediğini, davalı bankaca davacının zor durumu sebebiyle taksit sayısı azaltılıp ödeme miktarı artırılarak mağdur edildiğini,
davacıdan kredi limit tahsis ücreti adı altında 26.250,00 TL alındığını, yapılan kesintilerin taraflar arasında müzakere edilmeden tek yanlı ve keyfi olarak davacıya dayatıldığını, banka tarafından tahsil edilen 26.250 TL'nin mesnetsiz, mükerrer ve haksız olduğunu, işlem tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi üzerinden faiz talep ettiklerini, dava şartı arabuluculuk koşulunun yerine getirildiğini belirterek davanın kabulüne yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin 8.1 maddesi gereğince tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunduğunu, TTK, Bankacılık Kanunu ve ilgili Tebliğler ile bankaların faiz ve faiz dışında sağlayacağı diğer menfaatler ile tahsil olunacak masrafların niteliklerinin ve sınırlarının serbestçe belirleneceğinin düzenlendiğini, imzalanan genel kredi sözleşmesinin TBK hükümlerine tabi bir sözleşme olup sözleşme serbestliği ve ahde vefa kurallarına tâbi olduğunu,
davacının tacir olmakla imzaladığı sözleşmenin muhteviyatını bilebilen ve tartışabilen durumda olduğunu ve dava konusu sözleşmeye TBK'nm genel işlem koşulları denetimi yapılamayacağını, sözleşme tarihinden önce davacı yana sözleşme öncesi bilgi formu verildiğini okunarak teslim alındığını belirterek davanın reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
Mahkememizin ...Esas sayılı dosyasından alınan 14/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; "...1)Davalı bankanın, davacıya 24.03.2016 tarihinde %1,39 faizle 7.215,34 TL'lik 36 ay eşit taksitler halinde geri ödenmek üzere 200.000,00 TL İşletme Sermayesi Kredisi kullandırdığı, yaklaşık altı ay geçtikten sonra, önceki kredi borcunu kapatarak davacıya 09.09.2016 tarihinde bu defa %1,8 faizle aylık 13.100,45 TL'lik 24 ay eşit taksitle geri ödenmek üzere 250.000 TL İşletme Sermayesi kredisi kullandırdığı, davalı bankanın CD ortamında gönderilen kayıtlarına göre, kredi geri ödemelerinde anapara, faiz, komisyon, BSMV, KKDF adı altında tahsilatlar yaptığı fakat kredi kullandınm ücreti veya kredi limit tahsis ücreti adı altında bir kesinti veya tahsilat yapmadığı tespit edilmiştir.
2)Davacıya kullandırılan kredilerin ticari kredi niteliğinde olması sebebiyle TBK.m.88 ve m. 120'deki faiz sınırlamalarına tabi olmadığı, TTK.m.8 ve bankacılık mevzuatı gereğince faiz oranının serbestçe belirlenebileceği değerlendirilmektedir.
3) 200.000,00 TL ve 250.000,00 TL tutarlı krediler için ekte sunulan örnek hesaplama tabloları çerçevesinde, banka tarafından davacıya kullandırılan ve tahsil edilen miktarların hesaplama tekniği ve bankacılık uygulamaları ile uyumlu olduğu değerlendirilmektedir..." belirtildiği görüldü.
Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazları sonucu aynı bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 18/10/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; "...1.Davalı bankanın, davacıya 24.03.2016 tarihinde %1,39 faizle 7.215,34 TL’lik 36 ay eşit taksitler halinde geri ödenmek üzere 200.000 TL İşletme Sermayesi Kredisi kullandırdığı, yaklaşık altı ay geçtikten sonra, önceki kredi borcunu kapatarak davacıya 09.09.2016 tarihinde bu defa %1,8 faizle aylık 13.100,45 TL’lik 24 ay eşit taksitle geri ödenmek üzere 250.000 TL İşletme Sermayesi kredisi kullandırdığı,
davalı bankanın CD ortamında gönderilen kayıtlarına göre, kredi geri ödemelerinde anapara, faiz, komisyon, BSMV, ... adı altında tahsilatlar yaptığı, ayrıca 03.03.2021 tarihli yazı ve ekinde gönderilen CD'den 09.09.2016 tarihinde davacıdan 26.250 TL kredi ve limit tahsis ücreti tahsil edildiği tespit edilmiştir.
2.Davalı bankanın davacıdan dava konusu kredi ilişkisi sebebiyle kredi tahsis ücreti ve kredi kullanım ücreti olarak toplam 3.025 TL alabileceği, bunu aşan kısmın iadesi gerektiği, buna göre davacının davalı bankadan 26.250-3.025 = 23.225 TL talep edebileceği,
3.Davalı bankanın daha önce temerrüde düşürüldüğüne dair ihtara rastlanmadığından, tarafların tacir olması ve dava konusu işin ticari iş niteliğinde olması gözetilerek dava tarihinden itibaren TCMB avans faizi istenebileceği..." belirtildiği görüldü.
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile "...Davacının davasının kısmen kabulü ile 23.225,00 TL’nin dava tarihi olan 17.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." karar verdiği.
Davalı vekilinin 14/01/2022 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunduğu,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesinin ...Esas ve ... Karar sayılı kararı ile "... Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve kaldırma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur; Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 07/12/2021 tarih ve ... Esas -.. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine..." karar verildiği.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesinin ... Esas ve...Karar sayılı kararı nedeniyle dosya mahkememize intikal etmiş olmakla, esas defterimizin 2024/439 Esas sıra numarasına kaydı yapıldı.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 22/01/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Türk Ticaret Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Bankacılık Kanunu ve bu Kanunlar kapsamında yayımlanan Yönetmelikler ile konuya ilişkin Yargıtay içtihatları doğrultusunda raporumuzun önceki bölümlerinde yapılan değerlendirmeler paralelinde. Davalı ...
Bank tarafından davacı ... hesabından 09.09.2016 tarihinde “Her Tür Kredi Limit Tahsis / Kullanım” açıklaması ile 26.250,00 TL masraf kesintisi yapılığı, Davalı bankanın 02.03.2015 tarihi itibari ile faiz ve kar payı dışında sağlanacak ücret, komisyon ve masraflar ile bankacılık hizmet ve komisyonları bildirim formu temin edilmiş olup söz konusu formda maksimum alınacak tutarın 28.03.2014 tarihinden itibaren maksimum 50.000,00 konusu formda maksimum alınacak tutarın 28.03.2014 tarihinden itibaren maksimum 50.000,00 TL olduğu,
bu durumda davalı alacaklı bankanın 09.09.2016 tarihinde davacı ...’ten aldığı 26.250,00 TL tutarlı kredi limit tahsis / kullanım açıklamalı tutarı talep edebileceği, tarafların yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde bulunduğu,..." mütalaa edildiği anlaşıldı.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 24/06/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre;
"...Davalı ... Bank tarafından davacı ... hesabından 09.09.2016 tarihinde “Her Tür Kredi Limit Tahsis / Kullanım” açıklaması ile 26.250,00 TL masraf kesintisi yapılığı, Davalı bankanın 02.03.2015 tarihi itibari ile faiz ve kar payı dışında sağlanacak ücret, komisyon ve masraflar ile bankacılık hizmet ve komisyonları bildirim formu temin edilmiş olup söz konusu formda maksimum alınacak tutarın 28.03.2014 tarihinden itibaren maksimum 50.000,00 TL olduğu,
bu durumda davalı alacaklı bankanın 09.09.2016 tarihinde davacı ...’ten aldığı 26.250,00 TL tutarlı kredi limit tahsis / kullanım açıklamalı tutarı talep edebileceği, ancak Sayın Mahkemenin talebi üzerine Emsal bankaların sunmuş olduğu komisyon listelerine göre ; ... T.A.Ş nin sunmuş olduğu komisyon listesine göre. Alınabilecek masrafın minimum 275,00 TL olmak üzere % 2 olacağının yazılı olduğu , bu durumda ...
T.A.Ş tarafından verilen komisyon listesine göre alınabilecek masrafın 250.000,00*%2 = 5.000,00 TL olacağı , ... Bankası A.Ş tarafından sunulan komisyon listesine göre.
Kredi Tahsisi için asgari oran verilmiş olduğu o oranında %0,5 olduğu , ayrıca kullanım ücreti olarakta asgari 265,00 TL, azami 5.750,00 TL alınacağının yazılı olduğu , 250.000,00*% 0,5 = 1.250,00 TL tahsis ücreti, 5.750,00 TL de kullandırım ücreti olmak üzere toplam 7.000,00 TL alınabileceğinin yazılı olduğu , (yapılan kesinti açıklamasının “Her Tür Kredi Limit Tahsis / Kullanım” olması sebebi ile ) Sayın Mahkemenizin her iki bankanın ortalamasının alınabileceğine kanaat getirmesi durmunda alınabilecek masrafın 7.000,00+5.000,00 / 2 ) 6.000,00 TL olacağı ,
ancak bu hususun nihai takdirin Sayın Mahkemenize ait olacağı..." mütalaa edildiği anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; ticari kredi kullanımı nedeniyle alınan limit tahsis ücretinin iadesi istemine ilişkin alacak davasıdır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında verilen kararın ''taraflar arasında akdedilen sözleşme hükmü uyarınca davalı bankanın kullandırılan kredi kapsamında davaya konu ücreti tahsil etme hakkı ve yetkisi bulunmaktadır. Ancak taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde tahsil edilecek masrafa ilişkin oran belirtilmemiştir.
Mahkemece de yukarıda belirtilen yargısal içtihat doğrultusunda gerektiğinde banka uzmanı bilirkişiye banka nezdinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle davalı bankanın kredi yapılandırması sırasında müşterilerden kredi ve limit tahsis ücreti adı altında ücret tahsil etme uygulaması bulunup bulunmadığı, bulunması halinde bankanın dava konusu ücrete ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı,
ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen ücrete ilişkin emsal banka uygulamalarının ne şekilde olduğu ve davalı bankanın talep edebileceği miktar belirlenmeden, kredinin kullandırıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren tebliğ hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapan ve banka uzmanı olmayan hukukçu bilirkişisinden alınan bilirkişi raporuna göre, rapora itirazlar da değerlendirilmeksizin hüküm kurulması yerinde olmadığı'' şeklinde istinaf ilamı ile kaldırıldığı, istinafın iş bu kararı doğrultusunda davalı bankanın dava konusu ücrete ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı,
ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen ücrete ilişkin emsal banka uygulamalarının ne şekilde olduğu ve davalı bankanın talep edebileceği miktar ile davacı tarafa sözleşme kapsamında kredinin kullandırıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren tebliğ hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılması için dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi edildiği, davalı banka tarafından ticari krediler dosya masrafı adı altında üst limit olarak komisyon belirlemesi yapıldığı, ancak işlem türüne dayalı açık ve ayrı bir belirleme olmadığı,
bu sebeple diğer bankalar tarafından belirlenen kredi ve limit tahsis ücreti kesintileri emsal alınarak düzenlenen bilirkişi raporu ile davalı banka tarafından emsal bankalardan alınan kredi ve limit tahsis ücreti kesintisi ortalaması olan 6.000,00 TL kesintinin yapılabileceği, davalı banka tarafından 26.250,00 TL kredi ve limit tahsis ücreti kesintisi yapılmak suretiyle 20.250,00 TL fazlaca kredi ve limit tahsis ücreti kesintisinin gerçekleştirildiği,
fazla kesintinin meydana geldiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, 20.250,00 TL’nin dava tarihi olan 17/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/439, K. 2025/630, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama