KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/736 Esas
- Karar no
- 2025/431
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 27/11/2024
Karar Metni
1.392 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı bankanın ...şubesi ve .... şubesi arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri kapsamında müvekkili tarafından 11/02/2022 tarihinde davalı bankadan 1.141.652,90 Euro kredi kullanıldığı, müvekkili tarafından kullanılan kredi kapsamında davalı banka lehine ... İli ... İlçesi ...
Mahallesi 275 Ada 28 Parsel C2 Blok 12 Numaralı Bağımsız Bölümde kayıtlı taşınmaz üzerinde 17.000.000 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, ancak ne var ki davalı banka tarafından ayrıca müvekkili şirketin banka hesabına nakit bloke konularak hukuka aykırı şekilde nakit teminat tesis edildiğini, diğer bir deyişle davalı banka lehine müvekkilinin kredi borcu için hem ipotek tesisi ile ayni teminat hem müvekkilinin banka hesabındaki nakdin bloke edilmesi ile nakdi teminat sağlanmış durumda olduğunu, müvekkili tarafından söz konusu nakit blokesinin kaldırılması talep edildiğini ancak davalı banka tarafından nakit bloke kaldırılmadığını,
davalı banka müvekkilinin hesabındaki nakit blokeyi haksız ve hukuka aykırı şekilde devam ettirdiğinden müvekkilince arabuluculuk başvurusu yapıldığını, yürütülen arabuluculuk süreci nihayetinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle huzurdaki davayı ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu, davanın açıldığı tarih itibariyle müvekkilinin kullandığı kredi kapsamındaki güncel bakiye borcunun 109.603,94 Euro olduğunu, işbu bakiye borç miktarının müvekkili tarafından verilen ipotek ile teminatlı olduğunun tartışmasız olduğunu,
buna karşın müvekkilinin 109.603,94 Euro tutarındaki parası teminat olduğu gerekçesi ile davalı banka tarafından bloke altında tutulmakta olduğunu, davalı banka halihazırda ipotek tesisi ile ayni teminat almış olmasına rağmen müvekkilinin banka hesabına bloke koyarak ayrıca nakdi teminat sağladığını, aynı borç için ayni ve nakdi teminat olmak üzere çifte teminat alınmasının hukukta ve uygulamada yeri bulunmadığını, davalı banka alacağı ipotekle teminat altında olmasına rağmen müvekkilinin banka hesabına bloke koyarak haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkilinin malvarlığı haklarını sınırladığını,
müvekkili banka tarafından bloke edilen nakdi kullanamadığından her geçen gün zarara uğradığını, müvekkili şirket tarafından kullanılan söz konusu krediye karşılık nakit teminat verilmesine dair herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, gelinen aşamada davalı banka tarafından ipotek tesisi ile ayni teminat almış olmasına rağmen aynı borç için ikinci bir teminat olarak müvekkilin banka hesabına bloke konulduğunu, bu haliyle davalı banka aynı borç için çifte teminat almış durumda olduğunu, müvekkiline kullandırılan kredinin mevcut bakiyesinin 109.603,94 Euro olduğunu ve TL karşılığının yaklaşık 4.000.000 TL civarında olduğunu,
müvekkili tarafından banka lehine verilmiş olan ipotek miktarının ise 17.000.000 TL olduğunu, mevcut bakiye borcun yaklaşık 4 katı fazla oranında ipotek tutarı ile teminat altına alınmış olmasına karşın ayrıca müvekkilinin hesabına nakit blokesi uygulanması ile nakit teminat sağlanması hukuka aykırı olduğunu, bununla birlikte söz konusu nakit blokenin kaldırılması için borcun tamamının tek seferde ödenmesi dahi teklif edilmiş olmasına karşın davalı bankanın bunu kabul etmeyerek böyle bir durumda müvekkili aleyhine ceza uygulanacak olması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ve kötü niyetli olduğunu belirterek,
davalı banka nezdindeki müvekkiline ait banka hesabında bulunan 109.603,94 Euro üzerindeki blokenin kaldırılarak 109.603,94 Euro'nun müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; müvekkili banka ile davacı şirket arasında 17/01/2019 ve 26/10/2022 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiğini ve kredi sözleşmesi teminatı olarak ... tarih ... yevmiye numaralı ipotek sözleşmesi ile...Mah., ... Ada,...
Parsel, ...Blok 12 Numaralı Bağımsız Bölümde kayıtlı taşınmaz üzerinde 17.000.000 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, 11.02.2022 tarihinde davacı şirkete 1.141.652,90 EUR - 36 eşit taksitle fon kullandırımı yapıldığını ve aynı tarihte davacı firma ortağı dava dışı ... hesabında TL kaynaklı EUR endeksli 17.501.550 TL karşılığı Kur Korumalı Katılım hesabı açılarak nakit blokeli olarak fon kullandırımı yapıldığını, davacı firma ortağı dava dışı ... tarafından 05/02/2024 tarihinde kur korumalı hesabı kapatılarak ''... nolu katılım hesabım kapatılarak 19.718.185,71-TL... nolu TL hesabıma aktarılması akabinde ... nolu ...
Ltd. Şti.
Hesabına havale yapılmasını rica ederim.'' şeklinde talimat verdiğini, 05/02/2024 tarihinde ... hesabından davacı hesabına 19.718.185,71 TL havale yapıldığını, ardından ilgili tutar nakit rehin şartı ile kullandırılan kredinin teminatı olarak 438.416,42 EUR'a dönülerek davacı ... hesabına alındığını, müvekkili banka ile davacı arasında 05/02/2024 tarihli nakit ve katılım fonu rehin sözleşmesi akdedildiğini, bankaların kredi ile ilgili teklif edilen teminatı kabul etme zorunluluğunun bulunmadığını, davacı taraf her ne kadar teminatın kaldırılmasını/değiştirilmesini talep etmişse de;
işbu talep müvekkili banka tarafından uygun görülmeyerek kabul edilmediğini, davacı ile müvekkili banka arasında imzalanmış 05.02.2024 Tarihli Nakit Rehni Sözleşmesi bulunmakta olup sözleşme üzerinden davacının kaşe ve imzası bulunmakta olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının nakit teminatın kaldırılması talebinin değerlendirilebilmesi için; kredi teminatından bulunan gayrimenkuller için değerleme/ekspertiz çalışmasının başlatıldığını ancak bu süreç davacı tarafından iptal edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; Alacak davasıdır. Genel kredi sözleşmesi, banka kayıtları, Rehin Sözleşmesi, ... Tapu Müdürlüğünden gelen tapu kayıtları ve ipotek resmi senetleri celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişiler ... ve ...Mahkememize sundukları 02/05/2025 tarihli raporlarında; davanın açıldığı tarih itibariyle, davalı bankanın davacıdan alacağının 109.603,39 Euro olarak tespit edildiğini, davacı tarafından davalı banka ile mevduat rehni sözleşmesi düzenlenmeden önce,...tarih ve ... yevmiye sayısı ile davacıya ait iki adet taşınmazın üzerinde 17.000.000 TL'lik ipotek ve ayrıca GKS limitleri kadar kefalet teminatının verildiğini, bankanın kredi riskinin, rehin sözleşmesi ile bloke edilen mevduat miktarı boyutunda bulunduğu dikkate alındığında, ipotek ve kefalet miktarının biçimsel olarak oldukça yüksek olduğunun söylenebileceği,
ancak davalı bankanın elinde riski karşılayacak nakit/likit bir teminat varken, nakit dışı teminatları dikkate alarak bu teminattan vazgeçmesinin olağan bankacılık uygulaması içinde beklenemeyeceğini, taraflar arasında düzenlenen 16.01.2019 tarihli GKS'nin 23.2 (...Müşteri, hangi sebeple olursa olsun ...
Bankası'na olan en son borcu ödeninceye kadar teminatların devam edeceğini ... peşinen kabul beyan ve taahhüt eder.), 23.9.1 (Sözleşme'ye konu edilen tüm teminatlar, Müşteri'nin hiçbir borcunun kalmaması ... hâlinde iade edilecek...) ve Nakit ve ...
Fonu (Özel Cari Hesap, Katılma Hesabı ve Altın Hesabı) Rehni Sözleşmesi'nin 6.(...Rehin Veren, Rehin Alan'ın her ne sebeple olursa olsun Borçlu/lardan asaleten/kefaleten alacağı bulunduğu sürece teminatların kısmen/tamamen geri verilmesi isteğini kabul edip etmemekte serbest olduğu) maddelerine göre, Bankanın riskinin tamamı kalkmadan rehnin/blokenin kaldırılması talebini reddetmesinde sözleşmeye aykırı bir husus tespit edilemediğini,
bankanın blokenin kaldırılarak hesapta bulunan tutarın davacıya ödenmesini reddetmesinde taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata ve özellikle teminatın bölünmezliği ilkesine aykırılık görülemediğini belirtmişlerdir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı bankanın ... şubesi ile davacı şirket arasında 17.01.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin 9.3 maddesinde kredinin geri ödenmesi, vadeden önce ödeme ve kredinin erken kapatılmasına ilişkin hükümler yer aldığı, 23/2 maddesinde kredi teminatlarına ilişkin genel hükümlerin yer aldığı, 23.9.1 maddesinde sözleşmeye konu edilen tüm teminatların müşterinin hiçbir borcunun kalmaması halinde tamamen iade edileceğinin düzenlendiği, sözleşmenin 24.4 maddesinde Rehin Sözleşmesi, hapis hakkı, takas, virman ve mahsup hususlarının düzenlendiği,
24.4 maddesinde hesap rehin sözleşmesinin düzenlendiği, bu maddeye göre müşteri, kefil ve diğer imza sahiplerinin bankaya karşı doğmuş ve doğacak olan tüm borçlarının teminatlarından birisi olarak banka nezdinde mevcut veya ileride açılacak veya diğer bankalar nezdinde bulunan hesaplardaki nakitlerin tamamı ile kâr paylarını ve sair getirilerini, bu hesaplara tevdii edileceği çek, bono ve bunların tahsilinde bedellerini banka lehine rehin ettiklerini, bankanın da rehini kabul ettiğini hesaplardan bankanın onayı ile zaman zaman para çekilip yatırılsa da bu durumun rehinin geçerliliğini etkilemeyeceğinin düzenlendiği,
05.02.2024 tarihli rehin sözleşmesinin 6. maddesinde rehin alan bankanın her ne sebeple olursa olsun borçlulardan alacağı bulunduğu sürece rehin veren teminatların kısmen veya tamamen geri verilmesini isteğini bankanın kabul edip etmemekte serbest olduğunun düzenlendiği, 08.02.2019 tarihli resmi senet ile davacı şirket tarafından davalı lehine 17.000.000 TL bedelli ipotek verildiği,
davanın açıldığı tarih itibari ile davalı bankanın davacıdan 109.603,39 Euro alacağının tespit edildiği hususları göz önüne alındığında, genel kredi sözleşmesinin 23.2 ve 23.9.1 maddeleri, rehin sözleşmesinin 6. maddesi kapsamında davalı bankanın davacının halen borcu bulunması nedeniyle teminatların kısmen veya tamamen geri verilmesi isteğini kabul edip etmemekte serbest olduğundan bankanın davacının hesabındaki blokeyi kaldırarak hesaptaki tutarı davacıya ödenmesini reddetmesinin taraflar arasındaki sözleşmeye ve mevzuata aykırı olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/736, K. 2025/431, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama