KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Esas no
- 2024/817 Esas
- Karar no
- 2025/528
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 30/12/2024
Karar Metni
1.070 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu şirket aleyhine müvekkili tarafından ... 17.İcra Dairesinin ...
E. sayılı dosyası ile 9.10.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu vekili aracılığıyla icra dosyasına sunduğu bila tarihli dilekçesi ile icra takibine, ödeme emrine, dayanak belgeye, borca, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalı/borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan bu itirazın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı/borçlu vekilinin, takibe, ödeme emrine, dayanak belgeye, borca, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve borcun tüm ferilerine yapmış olduğu itirazın kabul edilmeyerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi gerektiğini,
cari hesap ekstresinde yer alan faturalarda yazılı olan malların davalıya satışı ve tesliminin yapıldığını, bu hususun müvekkili şirketin ticari defterler ve kayıtları ile sabit olduğunu, davalı/borçlu ile müvekkili şirket ile arasında 30.09.2024 tarihinde imzalanan mutabatak mektubu da 9.10.2024 tarihli takip talebinde yer alan asıl alacak miktarı olan 442.558,76-TL borcu olduğunu davalı/borçlu şirket de kabul ettiğini, davalı/borçluya, ödeme emri;
ekindeki takip dayanağı cari hesap ekstresi ile gönderildiğini, ödeme emrinde işlemiş faiz ve işleyecek faizin türü, oranı, tutarının açıkça gösterildiğini, işletilen faiz türünde, oranında ve işletilen faiz miktarında bir hukuka aykırılık bulunmamakta olduğunu belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talep edilen alacağın likit bir alacak olmadığını, talep edilen alacağın varlığı ancak yargılama ve yargılama esnasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabileceğinden davacının icra inkar tazminatının reddinin gerekmekte olduğunu, davacı tarafın icra inkar tazminatı açısından arabuluculuk dava şartını yerine getirmemiş olduğundan bu nedenle de icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Eldeki dava, itirazın iptali davasıdır.
Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenen 12/08/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre; davalının, elektronik ortamda tutulan defterlerinin yasal süre içerisinde Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yüklendiğini, kebir ve yevmiye defterinin birbiriyle uyumlu olduğu, defterler üzerinde denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, muhasebe ve teknik usullerine uygun tutulduğu, defterlerin kesin delil niteli taşıması hususunun Mahkemenin takdirinde olduğunu, davacı tarafından inceleme gününe katılan olmadığı,
davacının inceleme gününden önce defter ve belgeler üzerinde yerinde inceleme yetki talebinin olmadığından defterlerinin incelenemediği ve davalıya karşılaştırılmasının yapılamadığını, davacı ile davalı arasında yazılı bir sözleşme olmadığı, ancak dosya içeriğinde yazışmalar ve görseller ile mali belgeler üzerinde yapılan tetkiklere göre davacı davalının reklam hizmetini karşılama gayesiyle ticari ilişkinin oluştuğunu, iş bu davanın konusunu alacağı oluşturan e-ticari faturaların 433 sayılı VUK ve devam eden maddelerindeki mevzuat hükümleri gereği elektronik ortamda davalıya otomatik tebliğ edildiği,
davalıca elektronik ortamda red imkanı bulunan faturalara 8 gün içerisinde reddedilmediği, elektronik faturalara davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 7 gün süre içerisinde bir itirazın olmadığının görüldüğünü, davacının davalıya düzenlemiş olduğu iki adet toplamı 342.000,00-TL olan faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalıca faturalara istinaden 142.000,00-TL kısmi ödeme yapıldığını, davalı 2024 yılı BA formunda davacının düzenlemiş olduğu iki adet faturanın vergi dairesine beyan edildiğini,
davalı şirketin davacı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2023-2024 dönemine ait defter kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, davalının eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalardan ve ödemelerden sonra 16.09.2024 icra takip tarihi itibariyle 200.000,00- TL defter ve kayıtlarında davacıya borçlu gözüktüğünü, huzurdaki davada davacı toplam.
142.000,00-TL fatura alacağına ve 54.765,32- TL işlemiş faiz alacağına 16.09.2024 tarihinde ...
13.İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının alacağının davalı defterlerinde tespit edildiğini, 54.765.32-TL işlemiş faiz talebinin TTK 1530 maddesine göre taleple bağlılık ilkesi gereği hesap edildiğini, ödenmesinin yerindeliği Mahkemenin takdirine bırakıldığını, tarihinden sonra talep edilen işlemiş faiz ve fer’ilerine ilişkin tüm alacak taleplerinin hukuki değerlemesi ve nihai takdirin mahkemeye bırakıldığını belirtmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine faturadan kaynaklı alacağın tahsili için icra takibi yapıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, davacının alacaklı olup olmadığının araştırılması için tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, bu kapsamda mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı,
alınan rapor ile davalının defterlerinin incelendiği ve davacının davalıya kestiği iki adet toplamı 342.000 TL olan faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğunun ve davalının bu faturalara istinaden 142.000 TL kısmi ödeme yaptığının tespit edildiği, ayrıca bu faturaların 2024 yılı BA formu ile davalı tarafından vergi dairesine beyan edildiği,
bu şekilde davacının hem davalının defter ve kayıtları ile hem de davalının BA formu ile davalıdan alacaklı olduğunu ispatladığı gözetilerek 142.000 TL asıl alacak tutarı üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürmediği gözetilerek davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiş, alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen tutar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş,
reddedilen tutar yönünden davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/817, K. 2025/528, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama