KÜNYE
T.C. İstanbul
- Mercii
- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/92 Esas
- Karar no
- 2024/576
- Dava
- Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Alacak
- Dava tarihi
- 08/02/2024
Karar Metni
1.814 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili Şirket ile Davalı...arasında 14.02.2020 tarihinde Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda davalı, Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası nezdinde vadeli işlem sözleşmeleri gerçekleştirildiğini, VİOP nezdinde işlem yapabilmek için her yatırımcının ... tarafından belirlenen oranlarda teminat yatırması gerektiğini, davalı’nın ise yatırmış olduğu teminat tutarı yetersiz kaldığını ve Müvekkili Şirket’in tüm teminat tamamlama çağrılarına rağmen eksik teminat yatırılmayarak müvekkili şirket zarara uğratıldığını, davalı,
müvekkili şirketi aracılığı ile viop nezdinde yatırım faaliyetleri gerçekleştirdiğini, bu doğrultuda davacı gerek taraflar arasındaki sözleşme gerek ise mevzuat gereği yatırım işlemlerini yapabilmek/devam edebilmek adına teminat yatırması gerekirken bu yükümlülüğüne aykırı davrandığını, Davalı...
Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası ("VIOP") nezdinde pay vadeli işlem sözleşmeleri gerçekleştirdiğini, vadeli işlem sözleşmesi, sözleşmenin taraflarına, standartlaştırılmış miktar ve kalitedeki bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi, belirlenen ileri bir tarihte, bugünden üzerinde anlaşılan fiyattan alma veya satma yükümlülüğü getirdiğini, işbu dava konusu edilen vadeli işlemler bakımından.
Davalı (i) F_USDTRY0222 vadeli sözleşmesini; (ii) F_XAUTRYM0222 vadeli sözleşmesini; (iii) F_ALKIM0122 pay vadeli sözleşmesini; (iv) F_SISE0122 pay vadeli sözleşmesini; (v) F_TUPRS0122 pay vadeli sözleşmesini; (vi) F_XAUTRYM0422 vadeli sözleşmesini almıştır.
Davalı, söz konusu vadeli kontratları almak suretiyle işlemler gerçekleştirdiğini, somut olayda Davalı’nın işlem yaptığı kontratlarının pozisyonlarını vadelerine kadar taşıyabilmesi için yatırım hesabında yeterli teminatı bulunması şart olmasına rağmen hesabındaki teminat oranı 21.12.2021 tarihinde %5’in altına düştüğünü, müvekkili şirket de Türev Ürünler Sözleşmesi madde 11 tahtındaki yetkisini kullanarak teminat açığı olan bu kontratları vadesini beklemeksizin kapatıldığını,davalı, müvekkili şirketin tüm bildirimlerine rağmen eksik teminatını tamamlamadığı için müvekkili şirket tarafından davalı adına ödeme yapılmak zorunda kalındğını,
açıklanan nedenle müşteri yani davalı, aracı kuruma yani müvekkilİ şirket’e ödemesi gereken teminat eksiğini ödemez ise müvekkili şirket (aracı kurum) bu tutarı kendi hesabından ...’a yatırmak zorunda olduğunu, davalı, yatırması gereken teminatı yatırmadığından müvekkil şirket’i zarara uğratmış olup bu zararın tazminini talep ettiklerini, taraflar arasındaki Sözleşme uyarınca yatırımcının teminat tamamlama yükümlülüğünü yerine getirememesi durumunda yıllık %49 oranında faiz uygulanacağı hükmüne yer verildiğini,
taraflar arasındaki Sözleşme’deki işbu açık hüküm uyarınca temerrüt tarihi olan 21.12.2021 (pozisyonların kapandığı tarih) tarihinden itibaren yıllık %49 oranda ticari faiz ile Müvekkil Şirket’in zararının tazminini talep ettiklerini ve davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde teminat tamamlama çağrısı (margin call) yapıldığı iddiası davacı/karşı davalının tek dayanağı olduğunu, davacı/karşı davalının dosyaya sunduğu flash bellek içindeki "teminat tamamlama çağrıları" başlıklı belgede e-posta gönderileri dışında bir belge dosyaya sunulmadığını, e-posta bildirimlerinin her ikisi de teknik anlamda bir teminat tamamlama çağrısı olmadığını, zira aşağıdaki 21.12.2021 günü saat 09:49'da gönderilen e-postada Davacı /Karşı davalı tarafından Davalı / Karşı davacıya bildirilen bir borç ya da teminat eksiği tutarı olmadığını,
Davacı / Karşı Davalı hesabı kapattıktan sonra “... pozisyonların piyasa fiyatından kapatılması için emir gönderimi gerçekleştirildiğini, gönderilen emirlerin durumu ve hesabınız ile ilgili bilgileri takip etmeniz gerektiğini önemle belirtiriz.” şeklinde kesinlikle teminat tamamlama çağrısı (margin call) olarak kabul edilemeyecek bir bildirimde bulunduğunu, davacı/Karşı Davalı, Müvekkil Davalı/Karşı Davacının hesaplarını re'sen kapattıktan 37 (otuzyedi) gün sonra 27 Ocak 2022 gecesi saat 10:30'da gönderdiği e-posta ile müvekkili davalı /Karşı Davacıya hesabındaki eksik olarak 32.742,55 TL'yi 2 gün içerisinde ödeme bildiriminde bulunduğunu,
yukarıdaki her iki e-posta Davalı / Karşı Davalıya hesabında bir teminat eksiği olduğunu ve bunu tamamlaması gerektiğinin ihtar eden bildirimler değildir.
28.03.2024 tarihli olarak dosyaya sunulan Cevap ve Karşı Dava Dilekçesinde iddia ettiğimiz Davacı / Karşı Davalının bir teminat tamamlama çağrısı (margin call) yapmadan Müvekkili Davalı / Karşı Davacının hesabını kapattığı ve Davalı / Karşı Davalının zararına yol açtığı açıkça görüldüğünü, Davacı / Karşı Davalı gerçekte bir teminat tamamlama çağrısı olmadığı halde böyle bir çağrı varmış gibi Mahkemeyi de yanıltmaya çalışarak açtığı davasında haksız olduğunu, zira Davacı / Karşı Davalının dilekçesinde dayandığı tek delil olan teminat tamamlama çağrısı gerçekte olmadığını, Davacı / Karşı Davalı herhangi bir teminat tamamlama çağrısı yapmadan,
Müvekkili Davalı / Karşı Davacıya hesabına para yatırması için 5 dakika dahi fırsat tanımadan Davalı / Karşı davacının iradesi hilafına ve kusurlu olarak Müvekkili Davalı / Karşı Davacının hesabındaki 47.748,00 TL artı bakiyenin yok olmasına 21.12.2021 günü saat 09:32'deki eylemi ile sebep olduğunu, sözleşmeye aykırılık ve haksız fiilden doğan haklar yarışacak şekilde, tercihan haksız fiil gerekçesine dayanarak,
Davacı / Karşı Davalının ağır kusur ölçüsünde haksız eylemi ile sebep olduğu Davalı / Karşı Davacının 47.748,00 TL anaparasına 21.12.2021 gününden Karşı Dava tarihi olan 28.03.2024 tarihine kadar işletilecek yıllık yüzde 49 faizi olan 53.812,00 TL ile birlikte Karşı Dava tarihi itibariyle 101.560,00 TL'nin Davacı/Karşı Davalıdan alınarak Müvekkili Davalı / Karşı Davalıya verilmesi gerektiğini,
müvekkil Davalı / Karşı Davacının işbu karşı davasının kabulü ile Davacı / Karşı Davalının ağır kusuru ile oluşan Müvekkili Davalı / Karşı Davacının 47.748,00 TL zararının gerçekleşme tarihi olan 21.12.2021 tarihinden başlayarak yıllık yüzde 49 oranı üzerinden işletilecek faizi olan 53.812,00 TL ile birlikte Karşı Dava tarihi itibariyle 101.560,00 TL'nin Davacı / Karşı Davalı tarafından Müvekkili Davalı / Karşı davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ile dava ettiği anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, Türev araçları alım satımına aracılık çerçeve sözleşmesinden kaynaklı alacak istemidir. Davalı tarafından cevap dilekçesi ile karşı dava açmış ise de karşı dava tefrik edilerek mahkememizin 2024/294 esasına kaydedilmiş ve yapılan yargılamada dava şartı arabuluculuk başvurusu gerçekleşmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı olarak davacının davalıdan bir alacağının olup olmadığı, varsa miktarı, davalının zararının oluşmasında davacının bir kusuru olup olmadığı, noktalarında toplanmakta olup tüm deliler toplandıktan sonra bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda sonuç olarak.
Davalının hesabında gerçekleştirilen işlemler sonucunda Davacı aracı kurumun, ilgili mevzuat hükümlerine istinaden Davalı müşterisi adına ve hesabına ...’a yatırdığı anlaşılan ve 31/03/2022 tarihinde 36.527,69 TL ye ulaşan alacağının Davalı müşteri tarafından Davacı aracı kuruma ödenmesi yükümlülüğünün oluştuğu, ...mevzuatında VİOP işlemleri için öngörülen hukuki rejimin de bu hususu teyit ve tasdik ettiği, davacı tarafından gerçekleştirilen işlemlerin mevzuata ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu,
somut olayda davalı müşterinin teminatının piyasa koşulları nedeniyle %10’un altına düşmesi hasebiyle teminat tamamlama çağrısı (margin call) lüzumu olmaksızın hesapları kapatma yetkisinin davacı kurumda olduğu, piyasa koşulları dikkate alındığında davacı aracı kurum tarafından gerçekleştirilen işlemlerin esasen müşterinin de menfaatine olduğunun ilerleyen günlerdeki piyasa koşullarından görülebildiği, bu çerçevede teminat tamamlama çağrısı yapılmadan gerçekleştirilen işlemler nedeniyle davacı kurumun sorumlu olduğu yönündeki davalı/karşı davacının iddialarının hukuken ve somut olay çerçevesinde yerinde olmadığı,
taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu niteliğinde ve geçersiz olduğu yönündeki iddiaların değerlendirilmesinin, genel işlem koşullarının yürürlük, içerik ve yorum denetimlerinin esasen Sayın Mahkemenin münhasır yetkisinde olduğu, heyetimizce yapılan değerlendirmede, geçeriz olduğu iddia edilen sözleşme klozlarının sermaye piyasası mevzuatı, piyasa uygulaması ve aracı kurumların risk yönetim sistemleri ile piyasanın sağlıklı ve güven içinde işleyişi ilkeleri çerçevesinde makul ve yerinde olduğu, anılan hükümlerin doğrudan müşteri aleyhine hüküm ve sonuç doğurur nitelikte bulunmadığı mütalaa edildiği anlaşıldı.
Davacı tarafından sunulan belgelere göre taraflar arasında; Sermaye Piyasası İşlemleri Genel Çerçeve ve Hesap Açılış Sözleşmesi, Müşteri Tanıma Formu, Masak Beyan Formu, Yatırım Hizmet ve Faaliyetleri Genel Risk Bildirim Formu, Türev Araçların Alım /Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi Sözleşme Öncesi Bilgi Formu, Türev Araçlar Risk Bildirim Formu, Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Çerçeve Sözleşmesi imzalandığı görülmüştür.
Davalının almış olduğu alım ve satım pozisyonlarının ve bu pozisyonların dayanağını oluşturan varlıkların fiyatlarında meydana gelen değişimler nedeniyle oluşan oluşan zararın mevcut teminatı aştığı,
davalı yanın sözkonusu işlemden dolayı hesapta bulunan teminatının, sürdürme
teminatının altına düşmesi sebebiyle tamamlama teminatının yeniden bulunması gereken düzeye
yükseltilmesi gerektiği, davacının eksi bakiyeye düşmesine neden olan işlemlerin VİOP (Vadeli İşlem ev Opsiyon Piyasası) işlemlerinden kaynaklanmış olduğu ve Türev Araçların Alım Satımına Aracılık Sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiği, sözleşmenin Teminat Tamamlama başlıklı D/11.
Maddesinde teminatın %10'undan az olması durumunda Yatırım Kuruluşunun hesapları müşteriye herhangi bir teminat tamamlama çağrısı bildirimi yapmadan otomatik olarak kapatmaya veya gerekli başlangıç seviyesine çıkarmaya yetkili olduğunun, sözleşmenin Müşterinin Temerrüdü ve Ters İşlemle Pozisyonun Kapatılması” başlıklı D/13.maddesinde müşterinin yatırım kuruluşu tarafından pozisyonun ters işlem ile kapatılması veya ters işlem yapılamaması neticesinde hesabında oluşan tüm nakit menkul kıymet borçlarını yatırım kuruluşuna ödemekle yükümlü olduğu, düzenlemelerine yer verildiği,
sözleşme kapsamında davacının tamamlama çağrısı yapma yükümlülüğünün bulunmadığı, ters işlem yapılması yada yapılmaması durumunda oluşacak zarardan davalı müşterinin sorumlu olduğunun düzenlendiği, 21.12.2021 tarihinde piyasa şartlarında oluşan ani değişiklik nedeniyle davalının zarar ettiği ve eksi bakiyeye düştüğü, davalı tarafından davacının tamamlama çağrısı yapmadığı ileri sürülmüş ise de davalının sözleşme hükmü gereği bu zorunluluğunun olmadığı, kaldı ki davalıya ters işlem emri verildiğinin mail ile iletildiği,
davalının varlıkların satışını istemiyor ise teminatı tamamlayıp, işlemi iptal şansının olduğunun bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, yine bilirkişi raporu ile davacının ters işlem için daha fazla beklemesi halinde davacının daha da zarar edeceğinin tespit edildiği, esasında ters işlemin davacının daha fazla zarara uğramasını engellediği, davacının yapılan işlemde kusurlu bir hizmetinin olmadığı, ters işlem yapılmasının davacıya bir menfaat sağlamadığı, oluşan açığın kapatılmasına yönelik olduğu,
yine SPK tebliğlerine aykırı olarak dürüstlük ilkesine aykırı davranıldığına, yada çıkar çatışması olduğuna ve bunun önlenemediğine yönelik dosya kapsamında somut bir delilin bulunmadığı, yatırım kuruluşunun sermaye yeterliliğinin olması veya olmasının gerekmesi tüm müşterilerin zararlarına katlanma gibi bir sonucu çıkarmayacağı, sadece yatırım kuruluşunun Takasbanka karşı teminat açığını kapatma zorunluluğu olduğu, bu zorunluluğun yatırımcı müşteriye karşı bir sorumluluk olmadığı, ... tarafından talep edilen teminat açığının davacı tarafından tamamlamadığı, ve tamamlanan açığın bir kısmının tesr ibraz yolu ile kapatıldığı,
SPK mevzuatı gereğince teminat açığının aracı kurum tarafından yatırılmasının zorunlu olduğu, davalının eksi bakiye tutarının 31.893,35 TL olduğu, fazlaya ilişkin istemin yerinde olmadığı, davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebileceği değerlendirilmekle davacının davasının kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/92, K. 2024/576, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama