KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- Esas no
- 2025/409 Esas
- Karar no
- 2026/190
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/06/2025
Karar Metni
1.065 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiye binaen müvekkilinin cari hesap alacağının temini için ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra dosyasından borçlu hakkında ilamsız icra takibine geçildiğini, davalı tarafın alacaklı müvekkili şirkete herhangi bir borcunun olmadığını iddia ettiğini, borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, davalı tarafın işbu itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin borcun ödenmesi için gerekli iyi niyeti gösterdiğini, alacağının tahsili amacıyla yasal yollara başvurduğunu, davalı tarafın borcu ödeme niyetinde olmadığını icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmama ile sonuçlandığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına,
davalı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafın davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine dayanak olarak Cari Hesap Alacağı olarak belirtildiğini, dava dilekçesinde taraflar arasında mal alım satımı ilişkisi olduğu belirtilmişse de buna ilişkin olarak herhangi bir şekilde sözleşme, teslim tutanağı vb. Sunulmadığını, yalnızca cari hesap ekstresi sunulduğunu, faturalar dahi sunulmadığını, davacı tarafın bu malların davalıya teslim edildiğini ispatla yükümlü olduğunu, zira teslimi gerçekleşmemiş bir mala ilişkin fatura düzenlenmiş olsa bile teslim edilmeyen mala ilişkin ödeme yapılmayacağının açık olduğunu,
faturaya dayalı takibe itirazın iptali davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, alacaklının, düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200.
Maddesinde belirtilen delillerin ile ispat edilmesi gerektiğini, faturanın tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmadığını, ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiğini belirterek davacının davasının ve tüm taleplerinin reddi ile 6100 sayılı HMK mad.
330, 332 vd. kapsamında yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 06/02/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; "... Davacı ve davalı ... yılı ... dönemi yevmiye ve kebir defterini Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, defterlerin davanın esasını kapsayan kısımların birbiriyle uyumlu olduğu ve denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu değerlendirilmiştir.
Defterlerin kesin delil niteli taşıması hususu ise Sayın Mahkemenizin Tamamen Takdirindedir. Davacıyla davalı arasında yazılı bir sözleşme olmadığı dosya genelinde sunulan deliller incelenmiş ve taraf beyanlarından anlaşılmış olup, davacı davalının yaş sebze ve meyve tedarikini üstlendiği davacı ürün bedellerini davalıya e-ticari faturayla yansıttığı tespit edilmiştir.
Takip dayanağı alacağı oluşturan ve elektronik ortamda gönderilen ticari faturalara TTK.21-2 maddesince davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 8 gün süre içerisinde de bir itiraz dosya içeriğinde ve yapılan ticari defter incelemelerinde görülememiştir. Dava konusu cari hesap alacağın. 67 adet toplamı 382.763,13 TL sı olan yaş sebze ve meyve satışından kaynaklı ve irsaliye yerine geçen fatura alacağından oluştuğu tespit edilmiştir.
Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ... yılı ve... dönemi defter ve kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, raporun denetim ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra 11.02.2025 icra takip tarihi itibariyle 382.762,13 TL’sı defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir.Davalı şirketin davacı firma ile ilgili faturaları 2024 yılı ve 2025/9 dönemi defter ve kayıtlarına raporun denetim ve tespitler kısmında yer alan yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm işlemlerden sonra 11.02.2025 icra takip tarihi itibariyle 512.948,75 TL’sı defter ve
kayıtlarında davacıya borçlu gözüktüğü tespit edilmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları örtüşmemekte olup, davalının defterlerinde davacının alacağının daha fazla gözükmesinin sebebi davalının defterleriyle uyumlu muhasebe hesaplarına raporun denetim ve tespitler kısmında açıklanan ödemeleri kaydetmemesinden kaynaklı olduğu tespit edilmiştir. Dava konucu cari hesap alacağını oluştura tüm faturaların davalı BA formunda vergi dairesine beyan edildiği tespit edilmiştir.
Netice İtibariyle. Huzurdaki davada davacı, 382.762,83 TL’sı cari hesap alacağına 11.02.2025 tarihinde ... 17. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı, davacının alacağının davacı ve davalı defterlerinde; dava ve takip tarihi itibariyle tespit edildiği..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takip dosyası UYAP üzerinden incelendi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; .... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yönelik itirazın 2004 Sayılı İİK'nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafça itirazın iptali davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, ... Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.
...1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yapılan incelenme ile; davacı tarafça genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ''...'' ödeme emri düzenlendiği, davalı borçlu tarafından ödeme emrine, icra takibine, borca ve faize itiraz edildiği, süresinde yapılan iş bu itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulduğu, takibin devamı için huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili 30/03/2026 tarihli feragat dilekçesi; ile vekalet alacağı taleplerinin bulunmadığını ve dosyada gider avansının arta kalan kısmının ödenmesini talep ederek davadan feragat etmiştir.
Davalı vekili 30/03/2026 tarihli feragat dilekçesine karşı beyan dilekçesi ile; davacı tarafça feragat edildiğini, bu nedenle davanın karara çıkmasını talep ederek davacı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığı beyan etmiştir.
Feragat HMK 307. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup davacının talep sonucunda kısmen veya tamamen "vazgeçmesi" şeklinde tanımlanmış davaya son veren taraf işlemlerindendir.
Davacı yanın davasından feragat ettiği ve vekaletnamesinde de bu konuda yetkili olduğu, tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediği, vaki feragat nedeniyle davanın reddine, karar verilmesi gerektiği, davacı sulh nedeniyle feragat ettiğini beyan etmiş ise de davalının kabulünde olan bir sulh sözleşmesinin dosyaya sunulmadığı, davacının arabuluculuk ücretinden sorumlu olması gerekti, değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/409, K. 2026/190, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama