KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Mart 2026
- Esas no
- 2025/694 Esas
- Karar no
- 2026/195
- Dava
- Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 23/09/2025
Karar Metni
1.174 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından davalıya akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında ticari kredi tahsis edilmiş, kullandırılmış ve kullanıma bağlı borç tahakkuk etmiş olduğunu, davalı borçlu tarafından kullanılan kredi mobil onaylı olarak kullanılmış olduğunu, müvekkili bankaya ait ... uygulaması ile banka müşterileri kendilerine ait müşteri numaraları ve kendi belirledikleri şifre/parola ile birlikte yine uygulamaya girilmeden önce her defasında sistemde kayıtlı kendi cep numaralarına gönderilen tek kullanımlık şifreler marifetiyle uygulamaya giriş yapabilmekte olduklarını,
aksi durumda hiçbir şekilde uygulamaya giriş yapılamamakta olduğunu, uygulamaya giriş yapan müşterilerin kredi kartı borcu, fatura, vergi, trafik cezalarını ödeme, kart başvurusu, havale/eft yapma, kredi başvurusunda bulunarak anında kredi kullanımı hizmeti gibi birçok işlemi şubeye gitmeksizin mobil cihazları ile gerçekleştirebilmekte olduklarını, davalı borçlunun da yukarıda bahsedilen şekilde ...
Direkt uygulamasına giriş yaparak kredi başvurusunda bulunmuş ve kendisine davaya konu kredi tahsis edilmiş olduğunu, söz konusu uygulamaya girişler yüksek güvenlik yazılımları ile desteklenmekte ve müşterinin de kendi belirlediği ve bildiği şifreler vasıtasıyla sağlanmakta olduğunu, taraflar arasında elektronik ortamda Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış ve davalıya taksitli ticari kredi kullandırılmıştır.
Sözleşme elektronik ortamda davalı tarafça okunmuş ve onaylanmış olduğunu, buna karşın davalının, ödeme planları doğrultusunda kullanmış olduğu kredinin geri ödemesini gerçekleştirmemiş olduğunu, davalının müvekkili banka müşterisi olarak üzerine düşen yükümlükleri hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş, kullanıma sunulan ticari krediden doğan borcunu dava dosyasına delil olarak sunulan ekstrelerde de yer aldığı şekilde geri ödememiş;
ödemediği süre içerisinde de vadesi gelen borcuna temerrüt faizi uygulanmaya başlamış olduğunu, müvekkili banka tarafından borçluya ihtarname gönderilerek geciken ticari kredi borcunun ödenmesi istenmiş ve muacceliyet uyarısında bulunulmuş olduğunu, ihtarnamenin davalı borçluya tebliğ edilmiş olup, davalı borçlu temerrüde düşmüş ve muacceliyetin gerçekleşmiş olduğunu, ihtarnamede tanınan süre içerisinde borcun ödenmemesi sebebiyle davalı borçlu aleyhine ...1.
Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu ancak kötü niyetli davalı tarafından tüm borç ve ferilerine itiraz edilmiş olduğunu, davalının itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun dilekçe ekinde sunulan belgelerle sabit halde olduğunu, davalıya gönderilen ihtarname, takip talebi ve ödeme emrinde de borç sebebi açıkça gösterilmiş olup, borcun davalı/ borçlu ile müvekkili banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı ticari kredi kullanımına ait borcunun ödenmemesinden kaynaklanmakta olduğunu, hal böyle iken davalı tarafından icra takibi sürüncemede bırakılması amacıyla borca,
faize ve tüm ferilerine itiraz edilmesinin kötü niyetli olduğunu, ticari uyuşmazlıkları ile alakalı itirazın iptali davası açılmadan önce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi gereğince yasal olarak arabuluculuğa başvurulması zorunluluğu doğduğundan ilgili prosedür, yukarıda bahsedilen itiraz nedeniyle oluşan ihtilaf yönünden tamamlanmış olduğunu, dava şartı arabuluculuk başvurusundan da sonuç alınamaması üzerine davalının itirazının iptali için huzurdaki davayı açma zarureti hasıl olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle;
fazlaya ilişkin tüm alacak ve hakları saklı kalmak kaydı ile davalının ...1. Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile icranın devamına ve haksız itirazından mütevellit, alacak da likit olduğundan davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalıya usulüne uygun tebligat hazırlandığı ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası Uyap sisteminden entegre edilmiş, taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi raporu alınmıştır.
... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı banka tarafından davalı aleyhine toplam 62.263,96TL alacak için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bankacılık konusunda uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 06/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...Davacı banka KREDİ alacağına ilişkin, davalının İcra Müdürlüğü dosyasına yapımış olduğu itiraz nedeniyle davacı bankanın davalıdan sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde 12.12.2024 talep/takip tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 41.680,55TL asıl alacak 11.566.27 TL işlemiş faiz, 578.31 TL BSMV VE 1.226.23TL masraf olmak üzere toplam 324.973.13 TL alacaklı olduğu,
41.680.55 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 143,75 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde.
Davacı banka ile davalı arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı , Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalıya taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kredi borcunun ödeme planına uygun olarak ödenmemesi nedeniyle kredi hesabının davacı banka tarafından kat edildiği , borcun ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, yapılan bu takibe davalının itirazı nedeniyle işbu davanın açıldığı, GKS, icra dosyası, banka kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporunda , taksitli ticari kredinin ödeme planındaki ilk 3 taksitinin ödendiği 4. Taksitinden 21,27TL kısmi ödeme yapıldığının tespit edildiği,
Genel Kredi Sözleşmesinin 2.7.1.
Maddesi uyarınca krediye bankaca uygulanan en yüksek faiz oranının 2 katı oranında temerrüt faizi uygulanacağının düzenlenmiş olması gözetilerek davacı bankanın takibe konu TTK için uyguladığı faiz oranı olan %71,88'in iki katı olan %143,75oranının takipte davacının talebiyle örtüştüğü, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, temerrüt tarihinin ve kredi borçlarının raporda doğru tespit edilip hesaplandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/694, K. 2026/195, 31 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama