KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/918
- Karar No
- 2024/729
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
Karar Metni
2.763 kelime·14 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/918 Esas
KARAR NO: 2024/729
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/08/2017
KARAR TARİHİ: 17/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 05.05.2014 tarihinde kurulduğunu, 08.05.2014 tarihinde; --------- İli, --------- İlçesi, --------- Köyü, --------- ada, ---------- parselde --------nolu taşınmazı davalıya 1.200.000,00 TL peşin olarak ödemek suretiyle satın aldığını, ---------- kat ---------- nolu taşınmazın 800.000,00 TL değer ile satışı hususunda da anlaştıklarını, 700.000,00 TL'si tapu devrinde, 100.000,00 TL'sinin ise iskan işlemlerinin bitiminde ödeneceğinin şirket ortaklarının kendi isimlerine hazırlanan sözleşme ile kararlaştırıldığını,
----------- Noterliğinin 19.01.2016 tarih ve ----------- yevmiye sayılı muvafakatnamesiyle davacının muhataba müteahhit sıfatıyla yapacağı resmi işlemler için yetki ve muvafakat verildiğini ancak karşı tarafın, birinci satış“ gerçekleştirildikten sonra binayı tamamlamadığını ve iskan işlemlerini de sona erdirmediğini, --------- Noterliğinin 05.01.2015 tarih ve --------- sayılı ihtarnamesiyle, başta kira geliri olmak üzere maddi zararlarının bulunduğunu, söz konusu edimlerin yerine getirilmesini, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini,
ihtarnamenin tebliğine rağmen muhatabın söz konusu edimleri yerine getirmediği gibi bu süreçte de ekonomik sıkıntı içinde olduğunu, işi bitirmek için gerekli masrafları yapamadığını, ancak devri yapılan ---------- İli, --------- İlçesi, --------- Köyü, ----------- ada, parselde kayıtlı bulunan ana taşınmazın, ----------- bodrum + ----------bodrum katında yer alan-------- nolu bağımsız bölüm sayılı depolu dükkan vasfındaki taşınmaz için müşteri bulabileceğini beyan davacının son çare, bu teklifi kabul ettiğini, fakat muhatabın taahhüt ettiği şekilde, bu taşınmazın satışı ile ilgili de herhangi bir somut teklifte bulunmayarak,
davacı şirket yetkililerini oyalamaya devam ettiğini, halen, ana taşınmazın fiili iş bitirme ve iskan işlemlerinin tamamlanmadığını, davalı aleyhine 02.01.2017 tarihinde 08.05.2014 tarihli taşınmaz satışından kaynaklı maddi zarar gerekçe gösterilerek ---------- icra Müdürlüğü'nün --------- E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, ayrıca ---------- D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, düzenlenen 02.05.2017 tarihli tespit raporunda.
Bilirkişi heyetinin her iki taşınmaz yönünden keşif tarihi itibariyle tespit ettiği değer kaybı tutarının. 200.000,00 TL + 200.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL olduğunu, bunun yasal faizinin de.
129.000,00 TL olduğunu, uğranılan zararın, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 603.500,00 TL olduğunu, davalı şirketin hesabına toplam 1.150.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının 1.150.000,00 TL ödeme yapıp, 472.000,00 TLbedelli fatura aldığından, 478.000,00 TL tutarında cari hesap alacağı bulunduğunu, Binanın iskanı alınmadığı için bağımsız bölümün mülkiyetinin arsa sahipleri üzerinde olduğunu, beyan ederek itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzericra inkar tazminatına karar verilmesi talep talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 18.04.2014 tarihli sözleşme uyarınca, ---------, ---------- ada, --------- nolu parselde inşaatı devam etmekte olan binanın --------- ve ---------- nolu bağımsız bölümlerinin davacı şirket yetkilisi ----------- satışı konusunda sözleşme imzalandığını, dava konusu gayrimenkullerin satışı konusunda başkaca bir sözleşmenin mevcut olmadığını, --------- nolu ----------, davacı tarafından bedelinin ödendiğini, davacıya tapu devrinin yapıldığını ve fiilen teslim edildiğini,---------nolu ---------- ödemesinin halen davacı tarafından yapılmadığını,
ancak sözleşme uyarınca davacıya teslim edildiğini ve davacının fiilen kullandığını, kiraya verdiğini, imar mevzuatından kaynaklanan nedenlerden dolayı, yapı kullanma izin belgesinin alınamadığını, toprak sahipleri tarafından ---------- nolu ----------- mülkiyetinin davalı firmaya verilmediğini ve bu nedenle de davacıya -------- nolu --------- tapu devrinin yapılamadığını, sözleşmeye iskan alınması ve tapu devri konusunda açık bir hüküm konulmadığını, gecikme için tazminat ve ceza tayin edilmediğini, davacıya fiilen teslim edilen bağımsız bölümlerin davacının tasarrufu altında olduğundan davacının bir zararı olduğunun iddia edilemeyeceğini,
-------- D. iş sayılı dosyası ile yapılan tespiti kabul etmediklerini, davaya konu gayrimenkullerin toplam olarak 800.000,00 TL tapu rayiç değeri üzerinden satışı gösterileceğinin sözleşmede açıkça kararlaştırıldığını, bu nedenle dava dilekçesinde beyan edilen 478.000,00 TL cari hesap alacağı olduğunu iddia etmenin mümkün olmadığını, binada imar mevzuatına aykırılıkların giderildiğini, yapı kullanma izin belgesinin alım aşamasında olduğunu, davacının gerekli ödemeyi yaptığında, tapu devrinin yapılacağını, beyan ederek davanın reddine, %20'den aşağı olmamak kaydı ile tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; adi yazılı sözleşme ile satışı yapılan gayrimenkullerin geç teslim edilmesi ve iskanın alınamamasına dayalı olarak oluşan kira kaybı zararına ilişkin alacak davasıdır.Dava açıldığı tarih itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olması sebebiyle anılan usule göre oluşturulan tensibe istinaden itirazın iptali istemine ilişkin yargılamaya başlanılmış, usulüne uygun olarak yapılan ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık noktaları belirlenerek deliller toplanmış bilirkişi raporları alınmış,
yargılama devam ederken 7251 Sayılı Kanunun 54. maddesi uyarınca 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 5.maddesinde yer alan "üçyüzbin" ibaresinin "beşyüzbin" şeklinde değiştirilmesi üzerine mahkememizce heyetçe görülen değer itibariyle 500.000TL altında kalan nispi davaların tek hakimlerce görülmesi gerektiği değerlendirilerek dosya üye hakime devri yapılarak yargılamaya tek hakimli olarak devam edilmiş akabinde davacının davasını tam ıslah ile alacak davasına ıslahı sebebiyle teati aşaması bu kez basit usule göre tamamlanmış ve oluşturulan yeni bilirkişi
heyetinden yeniden rapor ve ek raporlar alınmış ve oluşan kanaate istinaden yargılama sonuçlandırılmıştır. İcra takip dosyası, -----------D.İş sayılı dosyası ve tapu kayıtları celp edilmiş, taraflarca dayanılan 18/04/2014 tarihli sözleşme, ihtarname suretleri ve diğer kayıtlar incelenmiştir.Davacı vekilinin ihtiyati tedbir istemi tensiben değerlendirilerek dava konusu edilmeyen hususlar kapsamında tedbir kararı verilemeyeceğinden reddedilmiş,
iş bu muvakkat kararın istinaf edilmesi üzerine ---------- sayılı dosyasında istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği görülmüştür.Davacı vekilinin ihtiyati haciz istemine ilişkin olarak ise koşulları bulunmaması gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği görülmüştür.Dava dilekçesinde itirazın iptali istemine konu edilen ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde davacının alacaklı, davalının borçlu olduğu, dava konusu edilen tutarın borçludan tahsiline ilişkin ilamsız icra takibi olduğu, süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür.---------- D.
İş sayılı dosyasının incelenmesinde ise, 27/04/2017 tarihli keşif sonrasında tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; tespite konu 2 nolu ve 3 nolu işyerlerinin henüz kullanımda olmadığı, mimari projeye göre ---------- kattaki ------------ nolu dükkanın alanı 148,94 m2, dükkan içinden merdiven bağlantılı depo alanının 9,70 m2, 3nolu dükkanın alanının ise 206,66 m2 olduğu, keşif günü ------------- nolu dükkan içinde yer alan wc nin henüz natamam vaziyette olup içi ve vitriiye elemanlarının hazır olmadığı, ----------- nolu dükkanın yangın çıkış kapısının düşük kotta ve kısmen de dar olduğu,
kaçış koridorunun merdivenle değil düzayak çıkış sağlanmış olduğu, yapılan tetkiklerde proje dışı uygulamalar olduğu, yapının henüz tamamlanmadığı, proje dışı tadilat projelerinin hazırlanmamış olduğu ve bu hali ile iskan belgesi alınmasının imar mevzuatına göre mümkün görülmediği belirtilerek, tespite konu taşınmazların ---------- katta bulunan 158,64 m2 alanlı --------- nolu dükkanın bulunduğu bölgedeki satış ve kira parasına etkili olan tüm faktörler dikkate alınarak 27.04.2017 keşif tarihinde satış bedelinin 1.700.000-TL, aylık kira bedelinin de 8.000-TL olacağı, mecurun iskanı alınmadığından,
halen ortak giderlerin şantiyeden karşılanması mecurun değerinin altında satılmasına ve kiralanmasına neden olacağından satış bedelinin 1.500.000-TL, aylık kira bedelinin de 7.000-TL olacağı, --------- katta bulunan 206,66 m2 alanlı --------- nolu dükkanın bulunduğu bölgedeki satış ve kira parasına etkili olan tüm faktörler dikkate alınarak 27.04.2017 keşif tarihinde satış bedelinin 1.200.000-TL, aylık kira bedelinin de 3.500-TL olacağı, mecurun iskanı alınmadığından,
halen ortak giderlerin şantiyeden karşılanması mecurun değerinin altında satılmasına ve kiralanmasına neden olacağından satış bedelinin 1.000.000-TL, aylık kira bedelinin de 3.000-TL olacağı, tespit ve takdir edildiği görülmüştür.Dava konusu edilen 18/04/2014 tarihli adi yazılı şekilde tek sayfalık sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin satıcı -----------, alıcı ----------, ----------, ----------, -----------, şahitler ----------, ---------- tarafından imzalandığı, sözleşmede ------- ve -------- numaralı bağımsız bölümün 2.100.000TL. bedelle alıcı ---------, --------, ---------, ----------- satıldığı,
100.000TL.nin 18/04/2014’te teslim edildiği. 1.200.000TL.nin -------- numaralı bağımsız bölümün devrinde ödeneceği. 800.000TL.nin 700.000TL.lik kısmının --------- numaralı bağımsız bölümün devrinde, kalan 100.000TL.lik kısmın ise iskân işlemlerinin bitiminde ödeneceği hususunda anlaşmaya varıldığı görülmüştür.
Davacı tarafından 05/01/2015 tarihinde ---------- Noterliği’nde düzenlenen ---------- yevmiye numaralı ihtarnamenin davalıya gönderildiği ve özetle tebliğden itibaren 30 gün içinde -------- ve ----------- numaralı bağımsız bölümdeki eksikliklerin giderilmesinin, iskanın alınmasının ve devrin talep edildiği, ---------- Noterliği’nde 19/01/2016 tarihinde düzenlenen ------------- yevmiye numaralı “Muvafakatname” ile davacı şirketin iskân alınmasına muvakafatının olduğunu beyan ettiği görülmüştür.Tapu senedi incelendiğinde ----------- numaralı bağımsız bölümün 08/05/2014 tarihinde davacı adına tescil edildiği, satış yoluyla devredildiği,
----------- nolu bağımsız bölümün davacıya devrinin yapılmadığı görülmüştür. Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik yönleri bulunması sebebiyle dosya öncelikle inşaat mühendisi -----------, mali müşavir ---------- ve sözleşmeler hukuku uzmanı ----------- tevdi edilmiş, anılan bilirkişiler tarafından sunulan bila tarihli raporda özetle;
davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 98.368,62 TL alacaklı olduğu yönünde mütalaanın sunulduğu görülmüş, bu rapora yapılan itirazlar kapsamında aynı heyetten ek rapor alınmış, sunulan 09/03/2020 tarihli ek raporda kök rapordaki görüşlerinin devam ettiği bildirilmiş, dosya bu kez yine rapora yapılan itirazlar kapsamında yapı maliyet uzmanı bilirkişi ----------- ve ticaret hukuku alanında nitelikle hesaplar uzmanı --------- oluşan heyete tevdi edilmiş,
anılan bilirkişilerden oluşan heyet tarafından sunulan 26/07/2021 tarihli raporda bir takım hukuki tespitler ile birlikte teknik tespitlerin yapıldığı ancak raporun sonuç içermediği anlaşılmış, bu kez dosya kira hukuku alanında uzman olduğu değerlendirilen ----------- isimli bilirkişiye tevdi edilmiş, söz konusu bilirkişi tarafından sunulan 07/03/2022 tarihli raporda özetle;
davacının 251.696,00 TL alacaklı olduğu yönünde rapor tanzim edilmiş, davacının bu rapor sonrasında ıslah dilekçesini sunması sebebiyle bu kez daha önce rapor sunan bilirkişi --------- ile birlikte --------- isimli bilirkişilerden yeniden rapor alınmış, sunulan 17/10/2022 tarihli raporda davacının kira alacağının toplam 428.122,37 TL olduğu yönünde mütalaanın sunulduğu görülmüş,
alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığı kanaatine varılarak dosya bu kez gayrimenkul değerleme uzmanı inşaat mühendisi bilirkişi ---------- ile birlikte borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı ---------- tevdi edilerek kök ve ek rapor alınmış, anılan bilirkişiler tarafından sunulan rapor içerikleri HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Davacı vekili sunmuş olduğu 28/03/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve ıslah dilekçesinde davasını alacak davasına ıslah ettiğini belirterek,
takip tarihinden iskân ruhsatının alındığı tarihe kadar devam eden hak mahrumiyetinin (kira gelirinden mahrum kalınan ayları arttırılarak) tazmini için davanın alacak davasına dönüştürülmesi yönünden ıslah edildiğini beyan ettiği, 08/05/2014 ile 07/09/2018 arası için kira bedeli hesaplamasının yapılarak toplamda 434.916TL.lik maddi zararın olduğunu; ancak davacı adına henüz tescil edilmemiş 3 numaralı bağımsız bölüm açısından da semerelerinden yararlanmaya izin verilen döneme ait olarak elde edilen 30.100TL.nin mahsubu ile toplamda 404.816TL.lik maddi zararın olduğunu;
davanın alacak davasına dönüştürülmesiyle birlikte 404.816TL.+71.132TL.(gecikme tazminatı)= 475.948TL.nin ödenmesinin talep ettiğini beyan etmiş eksik harcı tamamlamış ve dilekçe davalı yana tebliğ edilerek yanıtları alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan gayrimenkul devrine ilişkin sözleşmenin geçerli olarak kurulup kurulmadığı, TBK m.27 hükmü kapsamında kesin hükümsüz olup olmadığı,
davacı alıcının geç teslim ve iskanın alınamamasından doğan kira kaybı zararının bulunup bulunmadığı bu zararı davalıdan sözleşme veya haksız fiil hükümleri kapsamında talep edip edemeyeceği edebilir ise miktarı hususlarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre, 18/04/2014 tarihinde adi yazılı şekilde düzenlenen sözleşmede --------- ve ------------ numaralı bağımsız bölümün 2.100.000 TL bedelle satışı hususunda anlaşmaya varıldığı,
her ne kadar bu sözleşmede davacı ve davalı şirketin adı geçmiyor olsa da tarafların dilekçelerindeki beyanlarından sözleşmeyi akdettiklerini kabul ettikleri, bu yönden ihtilafın bulunmadığı buna göre davalının satıcı davacının ise alıcı olduğu, sözleşmede yapı kullanma izin belgesinin (iskân ruhsatının) alınacağı tarihin, gecikme olması halinde davacıya ödenecek tazminatın veya ceza koşulunun düzenlenmediği,
davalı ile dava dışı arsa malikleri arasında 24/01/2012 tarihinde noterde akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan alacağına karşılık olarak (anılan sözleşmede yüklenici olan) davalının --------- ve ---------- numaralı bağımsız bölümlerin mülkiyetini kazanacağı kararlaştırılmış olsa da davalının, huzurdaki davada davacıya, 18/04/2014 tarihli adi yazılı şekilde imzalanan sözleşme ile --------- ve ----------numaralı bağımsız bölümlerin “satışını yaptığını” beyan ettiği görülmekle bu sözleşmenin TBK m.183 hükmü gereğince alacağın devri (temliki) hükmünde olmadığı,
dava dışı arsa malikleri ile davalı arasındaki sözleşmeden doğan borçların huzurdaki dava konusundan bağımsız olduğu kanaatine varıldığı, taraflarca dosyaya sunulan dilekçeler incelendiğinde dava konusu --------- ve ---------- numaralı bağımsız bölümlerin davacıya fiilen teslim edildiği ancak davacının taşınmazlar üzerindeki yararlanma hakkını kullanamadığı ve maldan beklenen faydanın elde edemediğini bu sebeple ilk dava dilekçesi ile değer kaybı ve yoksun kalınan kira farkını ıslah dilekçesi ile ise kira kaybına ilişkin zararını tazmini talep ettiği,
18/04/2014 tarihli Adi yazılı şekilde düzenlenmiş sözleşmenin taşınmaz satışını içermesi nedeniyle, emredici hüküm niteliğindeki TBK m. 237/I, Tapu Kanunu m. 26 hükümlerince resmi şekilde, tapu memuru önünde akdedilmediği ve TBK m. 27/I hükmü gereğince emredici kurallara aykırılık sebebiyle sözleşmenin baştan itibaren, kendiliğinden kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olduğu, bununla birlikte her ne kadar sözleşme kesin hükümsüz ise de ----------- numaralı bağımsız bölüm yönünden davacı alıcı tarafından bedelin ödendiği,
davalı satıcı tarafından da tapu devrinin yapıldığı görülmekle buna ilişkin ----------- kararının “…yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine göre hakimin TMK m.2 hükmü gereğince açılan tescil davasını kabul edebileceğine …verildi.” şeklinde olduğu,
bu kararda kanunda öngörülen şekil şartının re’sen zarara alınacağına da karar verildiği görülmekle hem alıcının hem de borçlunun üstlendikleri edimi geçersiz sözleşmeye rağmen ifa etmesi durumunda TMK m. 2/II hükmünce hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında edinimin korunduğu; --------- numaralı bağımsız bölümün devrinin geçerli olduğu; ancak bu durumun geçersiz sözleşmenin geçerli hale geldiği anlamına gelmediği; sadece yapılan tapu devrinin geçerli olduğunu gösterdiği; bu yöndeki Yargıtay’ın görüşünün sadece geçersiz sözleşmeye rağmen yapılmış tescili koruduğu,
dolayısıyla henüz tapuda davacıya devri yapılmayan, alıcı davacı tarafından da satıcı davalıya karşı herhangi bir bedelin ödenmediği anlaşılan ---------- numaralı bağımsız bölüm yönünden ise adi yazılı şekilde düzenlenen satış sözleşmesinin TBK m. 27/I hükmü gereğince kesin hükümsüz olduğu, TBK m. 27/I hükmünce kesin hükümsüz sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunulamayacağı, zira borcun hiç doğmadığı, her ne kadar hükme esas alınan bilrikişi heyet raporunda aynı şekilde ---------- numaralı bağımsız bölüm açısından da;
tapuda devir yapıldığından/satış bedeli de ödendiğinden tescil geçerli olsa da bu yolla kesin hükümsüz bir sözleşmeye geçerlilik kazandırılamayacağı ve talepte bulunulamayacağı kaldı ki sözleşmede de yapı kullanma izin belgesinin (iskân ruhsatının) alınacağı tarihin,
gecikme olması halinde davacıya ödenecek tazminatın veya ceza koşulunun düzenlenmediği görülmekle tescilin yapıldığı tarihten yapı kullanma izin belgesinin (iskan ruhsatının) alındığı tarihe kadar davacının alacak hakkının doğamayacağı belirtilmiş ise de fiilen teslim ile birlikte tapu devri sebebiyle TMK m.683 hükmü gereğince malike tanınan yetkiye dayalı olarak (TBK m.60 hükmü kapsamında) bu bağımsız bölüm yönünden kira kaybı zararının talep edilebileceği bu nedenle bilirkişi raporundaki ----------- nolu bağımsız bölüm yönündeki tespit ve kanaate uyulmadığı,
davacının 28/03/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 08/05/2014 ile (iskan ruhsatının alındığı) 07/09/2018 arası için kira bedeli hesaplamasının yapılarak toplamda 434.916,00 TL'lik maddi zararın olduğunu, ancak davacı adına henüz tescil edilmemiş --------- numaralı bağımsız bölüm açısından da semerelerinden yararlanmaya izin verilen döneme ait olarak elde edilen 30.100TL.nin mahsubu ile toplamda 404.816,00 TL.lik maddi zararın olduğunu; davanın alacak davasına dönüştürülmesiyle birlikte 404.816TL.+71.132TL.(gecikme tazminatı) toplamı olan 475.948,00 TL'nin ödenmesini talep ettiği, söz konusu dilekçenin tam ıslah dilekçesi olduğu,
bu dilekçede davacının faize ilişkin bir talebinin olmadığı, yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında yalnızca ---------- nolu bağımsız bölüm için davacının kira kaybı zararını talep edebileceği ve bu hususta bilirkişiler gayrimenkul değerleme uzmanı inşaat mühendisi ---------- ile Borçlar Hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı ---------- tarafından hazırlanan kök ve ek raporda emsaller de verilmek suretiyle dava konusu --------- numaralı bağımsız bölümün davacı adına tescil tarihi olan 08/05/2014 tarihinden iskan ruhsatının alındığı 07/09/2018 tarihine kadar dönem için toplam kira bedeli alacağının 189.260,00 TL olduğu yönündeki
hesabın dosya kapsamına uygun olduğu, bir an için bu raporda yapılan hesaplamanın diğer raporlardan farklı olduğu ve raporlar arasında çelişki olduğu düşünülse bile anılan raporda yapılan.
17/05/2019 tarihli ilk bilirkişi heyet raporunda belirlenen kira rayiç tutarının dava konusu edilen -------- ve ---------- numaralı bağımsız bölümlere aynı birim fiyat takdir edilerek hazırlandığı ve her iki taşınmazın konumları, alanları, tabela avantajı, görünürlüğü vb olumlu olumsuz özelliklerinin değerlendirilmediği,
bu hususlar gözönünde bulundurulduğunda ---------- nolu bağımsız bölümün % 40 daha yüksek bedelle kiralanacağı ve 07/03/2022 tarihli ikinci heyet ek raporundaki 08/05/2014 tarihi itibariyle davaya konu 2 numaralı bağımsız bölümün aylık kira bedelinin 7.200-TL olduğu yönündeki takdirin, taşınmazın bulunduğu bölgede güncel piyasa incelemesi ve Ocak 2023 tarihi itibariyle benzer nitelikli taşınmazların kiralama birim fiyatlarının 190-250 TL/m2 bandında olduğu hususları dikkate alındığında 07/03/2022 tarihli ikinci heyet ek raporundaki tespitin bölge rayiç kira bedellerinin çok üzerinde olduğu yönündeki kanaatin dosya kapsamına uygun olduğu,
bu sebeple anılan bilirkişiler tarafından hazırlanan rapora itibar edildiği, bunun yanında davalı vekili tarafından davalıya devri yapılmayan ancak davalıya fiilen teslim edilen ---------- nolu bağımsız bölüm yönünden davalının haksız kullanımı sebebiyle ecrimisil alacağı olarak 50.000,00 TL'nin mahsubuna ilişkin istemin de TMK m.2 hükmü kapsamında çelişkili davranış yasağı kapsamında ele alınması gerektiği ve fiilen devir yapmasına ve kullanımına izin vermesine rağmen ecrimisil alacağı olduğunu ileri sürmenin TMK m.2 hükmüne aykırı olduğu,
bu yöndeki itirazın da reddi gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/918, K. 2024/729, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama