KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/378
- Karar No
- 2021/216
- Karar tarihi
- 4 Mart 2021
Karar Metni
829 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/378 Esas
KARAR NO: 2021/216
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/03/2018
KARAR TARİHİ: 04/03/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile : Taraflar arasında hizmet ilişkisinden doğan faturalara dayalı cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, ticari bağıta uygun olarak verilen hizmete mukabil alacağı esas faturalar düzenlendiğini, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişkide davacının verdiği hizmete bağlı olarak davalı şirketin adına düzenlendiği faturaları ticari defterlerine işlediğini, taraflar arasındaki hesap cari hesap düzeninde tutulduğunu, verilen hizmete mukabil alacağa esas faturaların usulüne uygun tutulan ticari belge defter ve kayıtlar ile ispat edilir nitelikte olduğunu,
borçlu davalı şirket tarafından alınan hizmete mukabil düzenlenen fatura alacaklarının bir kısmının ödenmemesi sebebiyle söz konusu cari hesap alacağı icra takibine konu edildiğini, haklı taleplerine karşılık takip konusu borca haksız olarak yapılan itiraz sonucunda takip dosyası durdurulduğunu, itirazın iptalini ve takibin devamını sağlamak için İİK.
Nun 67. Maddesi gereği süre içerisinde dava ikame etmek zorunda olduklarını ileri sürerek açılan davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ------------- cevap dilekçesi ile: Davacı taraf, iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olup, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiçbiri tarafımıza tebliğ edilmediğini, davacının, müvekkil şirkete kestiği iddia edilen fatura/faturalar ile cari hesap dökümü tarafımıza tebliğ edilmediğini, gönderilen herhangi bir belge bulunmadığından ötürü davacının iddialarına karşılık olarak belgeler üzerinde sağlıklı bir inceleme yapılma imkanı da olmadığını, Ödeme yapılmasına rağmen davacı yan hiçbir haklı gerekçe olmadan takip talebinde ---------- tutarında alacak talebinde bulunduğunu,
davacı yan iş bu davada haksız olarak icra - inkar tazminatı talep ettiğini, müvekkil hakkında başlatılan icra takibi başlı başlına hatalar ile dolu olduğunu, alacak kalemleri (tutarı) hatalı olarak belirtildiğini, Alacak kalemleri, faiz başlangıç tarihleri ve tutarlarının doğruluğu, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacağını,
davacı tarafından müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazda herhangi bir hukuka aykırı durum bulunmamakla birlikte usulüne uygun bir icra takibi de olmadığından müvekkil tarafından sırf icra dosyasına itiraz edildi diye (ki yine belirtmek isteriz ki asıl alacak kalemlerine ilişkin itirazlarımızın doğruluğu bilirkişi raporu ile sabit olacaktır) icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmayacağını, sonuç olarak takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı/alacaklı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini belirtmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, kayıt kabul istemine ilişkindir.
Davacı, davalı aleyhine ------------sayılı dosyası ile faturadan doğan alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi üzerine, takibin durduğu ve itirazın iptali amacı ile bu davanın açıldığı, yargılama sırasında davalı şirket hakkında------------ sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonunda ------ tarihinde iflas kararı verilmiş olduğu ve kararın kesinleştiği, böylece davanın kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüştüğü anlaşılmıştır.
Davacı, aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalıya gümrük antrepo hizmeti verildiğini, davalı adına düzenlenen fatura bakiyelerinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını iddia etmiş; davalı ise, faturaların kendilerine tebliğ edilmediğini, fatura karşılığı hizmetin verilmediğini, kısmi ödeme ------ yapıldığını ve faiz hesabının hatalı olduğunu savunmuştur.
Davalı müflis şirket ile ilgili iflas idaresi------- yapılan yazışma sonucunda; müflis şirketin tasfiyesinin basit tasfiye usulüne göre yapıldığı, bu usulde ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığı, davacının --------- tutarındaki alacağını masaya kaydı için talepte bulunduğu, sıra cetvelinin henüz tanzim edilmediği bildirilmiştir. Davalının iflası bildirimi anından itibaren tebliğler davalı adına iflas idaresine yapılmıştır.
Mahkememizce tarafların bildirmiş oldukları delil ve belgeler toplandıktan sonra mali müşavir bilirkişi aracılığı ile tarafların defter ve ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. İncelenen davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutuldukları, takibe konu edilen faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ise BA formları ile ----- adet fatura karşılığı toplam ----- tutarında bildirimde bulunduğu, ----- tutarlı faturanın davalıya tebliğine ve fatura içeriğinde yer alan hizmetin verildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davalının ödeme iddiasını ispatlayamadığı, buna göre davacının takip tarihi itibarı ile davalıdan ------ alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu tespitlere göre; takibe konu faturaların davacı defterlerinde yer aldığı, davalının ise toplam ---------tutarlı faturaları BA formları ile vergi dairesine bildirdiği, buna göre davalının vergi dairesine bildirmiş olduğu bu faturalar yönünden davacının davalıya fatura içeriğinde yer alan hizmeti vermiş olduğunun kabulünün gerektiği, davalı tarafından ---- bildirilmemiş olan ------- tutarlı faturanın davalıya tebliğinin ve fatura içeriğindeki hizmetin davalıya verildiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle bu faturanın mahsubu sonrasında davacının takip tarihi itibarı ile davalıdan ----- alacaklı olduğu,
takip tarihi olan ---- davalının iflas ettiği ---- tarihleri arasında avans faize göre yapılan hesaplamada davacının---------- faiz alacağının bulunduğu, bu alacakların toplamının davacı talebinden fazla olması nedeni ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/378, K. 2021/216, 4 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama