KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1070
- Karar No
- 2025/864
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
Karar Metni
1.243 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/1070 Esas
KARAR NO : 2025/864
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2022
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalının 2020 yılında --------Ş.'nin faaliyetinde bulunan -------- ünvanlı okul grubunu devir alarak doğrudan işletmesini yaptığı, davalı şirketin selefi --------Ş. ile davacı arasında tanzim edilen 2018 tarihli Yemek Üretim ve Servis Hizmetleri Sözleşmesi tanzim edilerek -------, ------ ------ kolejlerinin yemek ve servis hizmetleri verildiği, davacının 24/06/2022 tarihine kadar yemek ve servis hizmetini eksiksiz ifa ettiği, ancak davalı tarafın bu hizmetlere ilişkin fatura bedellerini ödemediği, alacağın tahsili için 02/11/2022 tarihinde --------- İcra Müdürlüğünün --------- e. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı,
ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş ve borçlu 08.11.2022 tarihli dilekçe ile borca itirazı ile icra takibinin durduğu ve huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı beyan edilerek davanın kabulü ile davalı borçlu tarafından --------- İcra Müdürlüğünün --------- e. sayılı dosyası kapsamında yapılmış olan haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının kısmen iptali, haksız ve kötüniyetli Davacı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerini davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafından başlatılan takip haksız olup müvekkili şirketin icra takibi konusu yapılan alacak ile ilgili bir borcu bulunmadığını, davacı alacak takibinde iddia ettiği alacağa ilişkin iddiasını ispatlayacak delilleri sunmadığı, davacının vermiş olduğu yemek hizmetinde sözleşmeye uygun olarak ifa etmediği, 06/09/2021 tarihli tutanakta ve bunun haricindeki dilekçe ekinde tutanaklarla tespit edildiği, ayrıca davacının 20/06/2022 tarihinde itibaren hizmet vermekten imtina ettiği kendi kabulünde olup, durum tutanak altına alındığı,
konuya ilişkin olarak davalı tarafından 10/06/2022 tarihinde davacıya ihtarname gönderilerek söz konusu ayıplı hizmet sonucunda sözleşmeye aykırı davranan davacı yan ile 31/08/2022 tarihi itibariyle sözleşmenin yenilenmeyeceği bildirildiği, belirtilen nedenlerle haksız ve hukuka aykırı iddialara ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerektiği beyan edilerek davanın reddine, davacının haksız ve kötüniyetli tazminat talebinin reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretlerini davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava. Davacı yemek şirketinin, okul işleten ve okulu başka bir şirketten işletme devir sözleşmesi ile devralan davalı şirketten yemek hizmeti bedeli alacağı için başlattığı takibe itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık.
Tarafların karşılıklı edimlerini gereği gibi yerine getirip getirmedikleri, sözleşmenin 31/08/2022 tarihinde son bulduğu tarihe kadar davacı alacağı oluşup oluşmadığı, varsa takip tarihi itibariyle miktarı, takipten önce davalının temerrütü düşürülüp düşürülmediği, düşmüş ise takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının ne olacağı noktalarında toplanmaktadır. --------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı dosyası,--------- Noterliği 17/11/2020 tarih ve --------- yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ şerhi suretleri celp edilmiş, bilirkişi raporları alınmış, diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır
Celp edilen-------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı --------- Şirketi tarafından borçlu --------- Şirketi aleyhine cari hesap alacağına ilişkin 1.850.075,91 TL Cari Hesap Alacağı- Muavin Defter kayıtları-ticari alacak (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) ve 123.500,00 TL İşlemiş Faiz alacağı (İstenen: Yıllık Reeskont Avans) olmak üzere toplam 1.973.575,91TL tutarında alacağı için 03/11/2022 tarihinde icra takibi başlatmış,
borçlu tarafından 08/11/2022 tarihinde borca itiraz edildiği ve davanın yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dava dosyası bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 26/01/2024 tarihli raporda: "Davalının ticari defterlerindeki kayıtlara istinaden davalının davacıya takip tarihi itibariyle 1.750.398,73 TL Cari Hesap Borcu olduğunun ispat edilmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmaktadır.
Dolayısıyla da, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan taraflar arasındaki akdi ilişkiden dolayı, bakiye 1.750.398,73 TL tutarında Cari Hesap Alacağının (Asıl Alacağının) bulunduğunun kabul edilmesi ve davacı alacağının takip tarihinden itibaren işletilecek, talep gibi Avans faizi ile birlikte tahsili gerektiği, kanaatine varıldığını, takdirin mahkemeye ait olduğunu, davacı takipte ayrıca, takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi alacağının da tahsilini talep ettiğini, ancak davacının takipte talep ettiği alacak, Cari Hesap Alacağı niteliğinde olduğundan ve davacı, davalıya keşide ettiği bir temerrüt ihtarnamesi ile davalıyı,
bu alacağının ödenmesi hususunda temerrüde düşürmemiş olduğundan (TBK.md.117/f.1), davacının takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi alacağı bulunmadığı" kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Mahkememizin 09/10/2024 tarihli duruşması ile dosyanın belirlenen uyuşmazlık noktalarında ve özellikle davalının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi içeriğinde ve defaaten cevap dilekçelerinde belirtilen hususlar kapsamında ayıplı ifa iddiasına ilişkin itirazlarını tartışır ve karşılar şekilde ek rapor tanzimi için daha önce rapor sunan birikişi heyetine mahkememizce resen seçilecek gıda mühendisi niteliğine haiz bir bilirkişinin de eklenmesi
suretiyle bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 09/04/2025 tarihli raporda da bilirkişi heyeti tarafından 26/01/2024 tarihli kök raporda sundukları görüş ve kanaatlerinin değişmediği bildirildiği görülmüş, söz konusu raporlar HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında yemek hizmeti verilmesine ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğu, davacı şirketin davalı şirkete yemek hizmeti verdiği, hizmetin bedellerini fatura ettiği ve fatura bedellerinin davalı şirketçe ödendiği sabit olmakla birlikte davacı şirket davalı şirket aleyhine davaya konu cari hesap alacağına dayalı icra takibini başlattığı, davalı tarafça,
akdi ilişkinin konusunu teşkil eden hizmetlerin davacı tarafından ayıplı olarak verildiğinin savunulduğu görülmüş olup alınan mali müşavir raporunda davalının ticari defterlerindeki kayıtlara göre davacıya takip tarihi itibariyle 1.750.398,73 TL Cari Hesap Borcu olduğunun tespit edilmesi ve davalı şirket tarafından iddiasını doğrular mahiyette somut delil sunulmaması karşısında davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 1.750.398,73 TL alacağı bulunduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 117. maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur.
Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. Davaya konusu sözleşmenin ifasına ilişkindir. Aksine bir sözleşme olduğu veya taraflarca vade belirlendiği iddia ve ispat edilmemiş olup, ayrıca icra takibinden önce davalı/takip borçlusu temerrüde düşürülmediğinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talebi yerinde değildir. Bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiştir.
Eldeki davada, dava konusu açık hesap alacağı likit (belirlenebilir) olup, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1070, K. 2025/864, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama