KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/185
- Karar No
- 2025/597
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
Karar Metni
2.100 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/185 Esas
KARAR NO : 2025/597
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/03/2022
KARAR TARİHİ : 25/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
29/09/2021 günü sürücü -----------yönetimindeki ---------- plakalı aracıyla seyrederken İki yayaya ve diğer unsurlara çarptığını, iki yayanın öldüğünü, kazada davacıların desteği olan 14 yaşındaki -----------aracın arkadan çarpması ile 30 m ileriye fırladığını olay yerinde öldüğünü, kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, -----------E sayılı dosyası ile yargılandığını, kazada ölen ----------- doğumlu ----------- bu nedeniyle destekten yoksun kaldıklarını, şimdilik 10.000,00 TL talep ettiklerini, davacıların ayrıca manevi zarara uğradıklarını, toplam 650.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini,
davalı sigorta şirketinin maddi zarardan sorumlu olduğunu, davalı şirkete 26/01/2022 günü başvurulduğunu ancak bir tazminat ödenmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, davacıların alacağının kaza tarihinde muaccel hale geldiğini, davacılardan ---------- düşük ücretle çalıştığını, diğerlerinin gelirinin olmadığını beyan ederek ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile polnet sistemi üzerinden sorgulama yapılarak davalı ---------- adına kayıtlı olduğu tespit edilen araçlara ve uyap üzerinden tapu kaydı sorgusu sonucunda tespit edilecek tüm taşınmazlara dava değeri ile sınırlı olarak ihtiyati haciz konulmasına,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla. 29/09/2021 tarihli trafik kazasında desteğini kaybeden müvekkili ---------- için şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla.
29.09.2021 tarihli trafik kazasında desteğini kaybeden müvekkili----------- için şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı ------------ için 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı --------- tahsiline, davacı --------- için 250.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı ------------ tahsiline,
davacı ---------- için 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalı ------------ tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ---------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın belirsiz alacak olamayacağından usulden reddinin gerektiğini, davadan önce davalı şirkete başvurulması gerektiği halde başvurulmadığını, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitine kadar olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispatlanması gerektiğini, ---------- plakalı aracın 13/06/2021-16/06/2022 vadeli----------- no.lu poliçeyle ZMSS (Trafik) sigortalı olduğunu, ölenin ölümü nedeniyle davacıların tazminat talep etme hakkının değerlendirilerek hesaplama yapılması gerektiğini, davacıların destek paylarının ayrılması gerektiğini,
davacılara ----------- gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, araç sürücüsü hakkında açılan ceza davası bulunması halinde sonucunun beklenmesi, uzlaşma sağlanması halinde CMK'nın uzlaşmaya ilişkin hükümleri uyarınca uzlaşma sağlanıp sağlanmadığın belirlenmesi gerektiğini, davacının desteğinin gerçek gelir belgelerinin sunulması gerektiğini, hesaplamanın KTK 'ya göre yapılması gerektiğini, davalının temerrüde düşürülmediğini, faiz oranına ve türüne itiraz ettiklerini beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla öncelikle davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
aksi taktirde, esasa ilişkin cevaplarımız uyarınca davanın esastan reddine, karar verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının 9 yaşındaki oğluyla birlikte evinin olduğu sokağa döndüğünü, ilk olarak güçlü bir ses ve titreme olduğunu, aracın gittikçe hızlandığını, kontrolden çıktığını, evinin olduğu siteye dönemediğini, düz devam ettiğini, rampanın dikleşmesi nedeniyle aracın daha da hızlandığını, 250 m boyunca sürüklendiğini, frene sonuna kadar bastığını,
ancak aracın fren lambası yanmasına rağmen durmadığını, aracın tekerleği koptuğu için durduğunu, davacının elinden gelen gayreti göstermesine rağmen iki yayaya çarptığını, 250 m boyunca duvara çarparak arcı yokuşta durdurmaya çalıştığını ancak aracın hızlandığını, davalının 10 yıldan fazla araç kullandığını, kazasının olmadığını, olayın her gün geçtiği yolda meydana geldiğini, olayın bir anlık dalgınlık veya panikle değil araçtan kaynaklanan teknik bir sorundan kaynaklandığını, davalının güvenlik kamerasında aracın fren lambasının yandığının görüldüğünü, bununda da davalının olay anında frene bastığını gösterdiğini,
kazanın çok dik bir yolda meydana geldiğini, araçta elektronik bir arıza olduğunun belirlendiğini, ceza yargılamasında bilirkişilerin otopark içinde bir alet kullanmadan kanaat oluşturduğunu, hata kodlarının arızayı gösterdiğini, aracın halen yediemin otoparkında durduğunu, incelenebileceğini, frene basılmadığı halde aracın arka fren lambalarının neden yandığı sorusunun yanıtsız bırakıldığını, bu yönde inceleme yapılmadığını, yol kusuru olduğunu, Manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirtmiş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava. Ölümlü trafik kazası nedeni ile müteveffa ---------- annesi, babası ve kardeşi tarafından açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davası olup,Uyuşmazlık.
Kazada davalının kusur oranı, kazanın araçtaki teknik aksaklıktan meydana gelip gelmediği, eğer davalının aracında teknik bir arıza varsa bu durumun davalının kusur oranını etkileyip etkileyemeyeceği, sigorta teminat kapsamında varsa davacıların her iki davalıdan ayrı ayrı talep edebilecekleri tazminat tutarı, manevi tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı şartlarında toplanmaktadır.
Dava yazılı yargılama usulüne tabi olup tensiben kurulan ara kararlar ve belirlenen ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık noktaları kapsamında deliller toplanmış, bilirkişi raporları alınmış, tahkikat bitirilerek yargılama sonuçlandırılmıştır.Davacılar vekilinin dava dilekçesi ile talep ettiği ihtiyati haciz isteminin mahkememizin 15/03/2022 tarihli ara kararı ile "dava şartları, taraflara atfı kabil kusur, tazminat şartları olup olmadığı ve varsa miktarı yargılamayı gerektirmekte olup muaccel bir alacak sayılmadığından İ.İ.K.'nun 257.
Maddesindeki şartları taşımadığı" gerekçesiyle reddediği görülmüştür.Taraflarca delil olarak bildirilen --------- Esas, ---------- D.İş sayılı dosyaları ile Emniyet Müdürlüğü kayıtları hasar dosyası ve poliçe evrakları, ----------- plakalı aracın, dava konusu 29/09/2021 tarihli kaza itibari ile trafik tescil kayıtları, ---------- kayıtları celp edilmiştir.Celp edilen---------- Esas sayılı dosyasında "Sanık ---------- taksirle ----------- ve----------- ölümüne neden olduğu sabit olduğundan 5271 sayılı CMK' nın 223/5 maddesi gereğince mahkumiyetine, eylemine uyan 5237 sayılı TCK' nın 85/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi,
sanığın şahsi ve sosyal durumu, taksirinin ağırlığı nazara alınarak takdiren ve teşdiden altı yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, başkaca yasal ve takdiri artırım ve indirim maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, Hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK' nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına, Hükmedilen hapis cezasının süresi nazara alınarak 5237 sayılı TCK' nın 51/1.
5271 sayılı CMK' nın 231/5 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, 5237 sayılı TCK' nın 53/6 maddesi gereğince sanığın 14.09.1998 tarihli ----------numaralı ----------- sınıfı sürücü belgesinin cezanın tümü ile infazından itibaren uygulanmak kaydı ile takdiren üç yıl süre ile geri alınmasına," kararının verildiği görülmüştür.
Davalı sigorta şirketi tarafından sunulan sigorta poliçesinin incelenmesinde; davalıya ait ------------ plakalı aracın, 13/06/2021-2022 başlangıç ve bitiş tarihli olarak davalı -------------- Şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalandığı, poliçe teminatının sakatlanma ve ölüm kişi başına 430.000,00 TL, kaza başına 2.150.000,00 TL, sağlık giderleri kişi başına 430.000,00 TL kaza başına 2.150.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 01/11/2023 tarihli raporda.
"Davacı ----------- talep edebileceği maddi zararının 871.463,03 TL olduğu; bu zararın teminat limitiyle sınırlı ve garameten tespit edilen 258.792,95 TL tutarı için davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, Davacı ----------- talep edebileceği maddi zararının 576.525,03 TL olduğu; bu zararın teminat limitiyle sınırlı ve garameten tespit edilen 171.207,05 TL tutarı için davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 09/02/2022 tarihi;
davalı sürücü yönünden 29/09/2021 tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu," kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Bilirkişi tarafından sunulan 12/07/2023 tarihli raporda: "..dava konusu trafik kazasında davalı sürücü ----------, evinin bulunduğu sokağa dönüş yaptığı sırada fren yerine gaz pedalına basması sonucu aracının aniden ve sarsılarak motor devrinin yükselmesine neden olduğundan, aracının aşırı hızlanarak önce yokuş aşağı sonra düz yolda aşır hızla davacıların murisi yayaya çarpmıştır.
Bu nedenle aracıyla seyrederken sevk ve idare hatası yapan davalı sürücü ---------- olayda % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, Davacıların murisi 14 yaşındaki -----------, kaldırımın olmadığı tek yönlü dar sokakta yolun kenarında yürüdüğü sırada arkasından aşırı süratle gelip kendisine çarpan araç sürücüsüne karşı kazayı önlemek bakımından alabileceği bir tedbir olmadığından olayda kusursuz olduğu," kanaatinin bildirildiği,Bilirkişi tarafından sunulan 26/04/2024 tarihli ek raporda.
"Davacı ----------- talep edebileceği maddi zararının 1.350.454,10 TL olduğu; bu zararın teminat limitiyle sınırlı ve garameten tespit edilen 256.298,90 TL için davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, Davacı ----------- talep edebileceği maddi zararının 915.241,38 TL olduğu; bu zararın teminat limitiyle sınırlı ve garameten tespit edilen 173.701,10 TL için davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceği, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 09/02/2022 tarihi;
davalı sürücü yönünden 29/09/2021 tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu" kanaatinin bildirildiği,Bilirkişi tarafından sunulan 13/01/2025 tarihli ek raporda.
"Ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde; yapılan ödeme ile ödeme tarihindeki verilere göre davacıların maddi zararları arasında açık nispetsizlik olduğu, Davacı ----------- talep edebileceği maddi zararının 1.462.414,36 TL olduğu; ancak davacının talebinin 1.094.155, 20TL'na arttırıldığı, davacı ------------ talep edebileceği maddi zararının 986.938,41 TL olduğu; ancak davacının talebinin 736.413,52 TL'na arttırıldığı,
Davalı sürücü yönünden temerrüt başlangıcının 29/09/2021 tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu," kanaatinin bildirildiği görülmüş, söz konusu rapor HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Davacılar vekili tarafından sunulan 20/05/2023 tarihli dilekçe ile müvekkili ----------- için destekten yoksun kalma zararından doğan maddi tazminat talebini 1.094.155,20TL'ye, müvekkili -----------için destekten yoksun kalma zararından doğan maddi tazminat talebini 736.413,52TL'ye artırdığını beyan etmiş,
söz konusu dilekçe davalılara tebliğ edilerek beyanlarının alındığı görülmüştür.Davacılar vekili 21/03/2024 tarihli dilekçe ile davalı----------Ş. yönünden yapılan ödemeye dayalı olarak feragat dilekçesi sunduğu, davalı -----------Ş. Vekilinin de feragat nedeniyle masraf ve vekalet ücreti talebinin olmadığına dair beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu, davalı vekilinin 21/03/2024 tarihli dilekçesi ile davaya konu alacağa ilişkin davacıya ödeme yapıldığını, davacının davadan feragat etmesi durumunda vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür.HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu,
hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla davacıların davalı sigorta şirketi aleyhine açtığı maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davalı ----------- aleyhine açılan maddi tazminat davası yönünden yapılan değerlendirmede ise davalı sürücü yönetimindeki araçla seyri sırasında sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek istinat duvarına önünde aynı istikamette seyreden araca,
davacıların murisi ve müteveffa ----------- isimli yayalara, levha araç kütüğü ve park halindeki araca çarptığı, kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle tam kusurlu olduğu,
davacıların murisi 14 yaşındaki----------- kaldırımın olmadığı tek yönlü dar sokakta yolun kenarında yürüdüğü sırada arkasından aşırı süratle gelip kendisine çarpan araç sürücüsüne karşı kazayı önlemek bakımından alabileceği bir tedbir olmadığından olayda kusursuz olduğu gerek ceza dosyasında alınan ifadelerin olayın oluş şeklini ve denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporu gerekse mahkememizce alınan bilirkişi raporunun birbirini destekler nitelikte olduğu, ceza dosyasında davalı sürücü ------------ tam kusurlu kabul edilerek ve teşditen cezalandırıldığı,
davalının söz konusu zararlardan kusuru oranında ve TBK m.49, KTK m.85 kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmış olup emsal içtihatlara uygun aktüer raporundaki hesaplama dosya kapsamına uygun bulunmakla davacı tarafın bedel arttırım dilekçesi de gözönüne alınarak davacı anne ----------- için 1.462.414,36 TL ve davacı baba ----------- için 986.938,41 TL'nin 29/09/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davacıların manevi tazminat istemi yönünden ise TBK m.56/II hükmüne göre hükmedilecek tazminat bedelinin emsal içtihatlarda belirtilen hususlar gözetilerek takdir edilmesi gerektiği, bu hususların olayın oluş şekli, tarafların kusur oranı ile tarafların mali ve sosyal durumları, paranın alım gücü, ölümün davacıların uhdesinde meydana getirdiği acı ve ızdırap boyutları ile hakim tarafından takdir edilmesi gerektiği, olayın meydana gelmesinde davacıların murisinin kusurunun bulunmaması ile kaza tarihi de değerlendirilerek davanın tam kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/185, K. 2025/597, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama