KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/600
- Karar No
- 2024/916
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
Karar Metni
1.001 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/600 Esas
KARAR NO: 2024/916
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/08/2022
KARAR TARİHİ: 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında gerçekleşen ticaret neticesinde müvekkilinin davalıdan olan cari hesap alacağına istinaden müvekkili tarafından davalı şirket adına 675.364,74 tl tutarında fatura kesildiğini, ancak işbu fatura bedeli davalı tarafından ödenmediğini, fatura borcunun ödenmemesi üzerine ---------- icra müdürlüğü’nün ---------- esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından 19.10.2021 tarihinde icra dosyasındaki borca faize haksız şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu,
takip konusu alacağın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması hasebiyle ----------- arabuluculuk bürosu ---------- arabuluculuk numarası arabuluculuk müracaatı yapıldığını, ancak arabuluculuk süresince anlaşma sağlanamadığını, ----------- Esas sayılı Konkordato dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkilin alacaklı olduğu tespit edildiğini beyan ederek --------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından fatura tarihlerinden itibaren faiz talep edilmişse de müvekkili şirket temerrüde düşülmediğinden ancak takip tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, somut durumda faturalar üzerinde vade olmadığından,
taraflar cari hesap üzerinden çalıştığından, herhangi bir ödeme günü öngörülmediğinden ve müvekkili temerrüde düşülmediğinden talep edilen faiz yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkil şirket tarafından konkordato talebiyle ikame edilen ------------ E sayılı dosyasında 08.11.2019 tarihinde müvekkil lehine konkordato geçici mühlet ve tedbir kararı verildiğini, mahkeme tarafından verilen tedbir kararı devam hükümleriyle beraber tüm tedbirler 01.10.2021 tarihine kadar uzatıldığını, konkordato mühleti süresince alacağa faiz işlemesi mümkün olmadığından davacının faiz talebinin yerinde olmadığını,
faturaya konu ürünlerin teslim ediliğinin ispatlanması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından faturaya itiraz edilmemişse de malın teslim edildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, teslim hukuki bir işlem olduğundan yazılı delille ispatlanması gerektiğini, davacı tarafından haksız olarak faiz talep edildiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine, mahkeme aksi kanaatteyse faiz yönünden davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; Fatura alacağı nedeniyle başlatılan takibe itirazın iptali davasıdır.Uyuşmazlığın; davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takibe konu fatura alacağı olup olmadığı, varsa miktarı, takipten önce davalının temerrüde düşüp düşmediği, düşmüşse takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının ne olacağı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
---------icra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ------------ seri nolu toplam 675.364,74 TL. tutarlı fatura alacağından dolayı 675.364,74 TL. Asıl alacak, 211.130,12 TL. faiz toplamı 886.494,86 TL. alacak için başlatılan takip olduğu, borca itirazın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosya ile davacının HMK'nın 222 ve TTK'nun 80. maddesi gereği 2019, 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak takibe ve davaya konu 5 faturadan dolayı takip tarihi itibari ile davacı alacağı olup olmadığı, varsa tutarı, takipten önce temerrüt olup olmadığı, varsa takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarının ne kadar olacağı hususunda, denetime ve hüküm kurmaya elverişli raporlar alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı davacı vekili tarafından sunulan deliller, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi, anılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibarıyla 5 adet faturaya dayalı alacağının varlığı ve varsa miktarı hususlarında toplandığı anlaşılmış olup taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından mahkememizce defterlerin incelenmesine yönelik ara karar kurulduğu ve kurulan ara kararın davalı vekiline meşruhatlı olarak tebliğ edildiği, ancak defterlerin incelemeye sunulmadığı,
davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulduğu tespit olunan ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda ise davacı şirketin davalıdan 675.364,74 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve dayanaklarını da mahkememiz incelemesine sunmadığı, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmediğinden davalı tarafın ticari defterlerinin incelenemediği, davacı tarafın ticari defter kayıtları ile davalı tarafın ticari defter kayıtlarının karşılaştırılamadığı, ancak davalı için düzenlenmiş konkordato komiser heyeti raporuna ekli alacaklılar listesinde davacı tarafın adı ve 675.364,74 TL alacağın kabul edildiği,
davalının borcunun olmadığına dair soyut itirazı dışında delil sunmadığı, yine ispat yükü kendisine düşen davacı tarafın defterleri ile ve dosya kapsamında mevcut birbiri ile uyumlu BA-BS formları ile alacağını ispatladığı varsa bir ödemenin davalı tarafça ispatlanması gerektiği ancak davalının ispat şartını yerine getiremediği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, alacağın fatura alacağına dayalı olması karşısında likit olduğu değerlendirilerek icra inkar tazminat talebinin de kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İşlemiş faize ilişkin talep bakımından ise TTK 1530. maddenin konuluş amacına baktığımızda, mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olduğu, tacirler arası hizmet alım sözleşmelerinde uygulanmasının söz konusu olmadığı yine davacı tarafça davalının takip tarihi öncesinde temerrüde düşürdüğüne ilişkin delil de sunulmadığı anlaşıldığından işlemiş faize yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/600, K. 2024/916, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama