KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/848
- Karar No
- 2024/511
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
Karar Metni
1.588 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/848 Esas
KARAR NO: 2024/511
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 19/10/2022
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Dava şartı olan arabuluculuk kapsamında, davalıya karşı yapmış olduğu ----------Arabuluculuk No'lu başvurunun anlaşamama ile sonuçlandığı, Müvekkilinin, 26.11.2021-09.11.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, sigortalı -------- şirketi adına, ---------- numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, Müvekkili ile Sigortalı Şirket’in akdedilen taşıma sözleşmesi ile davalı firmanın, sigortalıya ait -----------numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ürünleri -------- ---------- taşımayı taahhüt ettiğini, sigortalanan işbu emtiaların bir kısmı,
taşıma sırasında davalı firmanın dikkatsizliği sebebiyle hasara uğratıldığını belirtmiştir. Hasara uğrayan 3 paket ---------- ürün kodlu, ----------- seri numaralı ürünlerin hasarına ilişkin olarak tutanak tanzim edildiği ve müvekkili tarafından işbu hasara ilişkin olarak 62,26 EURO hasar ödemesi yapıldığı ve TTK'nin 1472.
Maddesi gereği müvekkil inin yapılan ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğunu, dava öncesi, davalıya oluşan hasarla ilgili rücu ihtarı gönderildiğini, davalı tarafça ödeme yapılmadığını, rücu alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine, --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, Davalının, borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve --------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı icra takibi nin durduğunu belirtmiştir.
Borçlunun -------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptalini, takibin devamını ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere İcra İnkâr Tazminatına Mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin Davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilin cevap dilekçesinde özetle. H.M.K.’nın 318.ve 121.
Maddelerince dava dilekçesinde sözü edilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte davalı sayısından bir fazla örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerektiğini, bu nedenle davacının delillerine ilişkin beyan ve itirazlarının davacının delillerinin taraflarına tebliğine dek saklı tutmak zorunluluğunun hâsıl olduğunu, Dava konusunun uluslararası taşıma olduğundan TBK ve TTK ile birlikte CMR konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, CMR Konvansiyonu, mevzuat gereğince iç hukuk hükmünde olduğunu,
Davacının talep ve iddialarının kabulü mana ve hükmünde olmamak üzere CMR hükümleri gereğince bu anlaşma gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerektiğini, ayrıca Türk Borçlar Kanunu'nun 146- 161.maddeleri gereğince de davanın zamanaşımı hükümlerine göre Sayın Mahkeme tarafından değerlendirme yapılması gerekliliğinin doğduğu ve işbu davanın reddinin gerektiği belirtmiştir. ----------İcra Dairesi---------- Esas sayılı dosyası ile müvekkilinin aleyhine başlatılan icra takibinde, asıl alacak ile birlikte devlet bankalarınca bir yıllık vadeli mevduata uyguladığı en yüksek Avro faizi talebinde bulunduğunu,
CMR Konvansiyonu'nda yer alan hükme göre, talep edilebilecek olan en yüksek faiz oranı % 5 olduğunu ifade etmiştir.
Davacı yanın talep etmiş olduğu alacak ile ilgili olarak, alacağın varlığı ve muacceli yeti mahkememizce dosyasınca yapılacak yargılama sonucunda belirlenecek hususlar olduğundan ötürü, müvekkilinin aleyhine ikame edilen dava ile icra inkar talebinde bulunulması hukuka aykırılık teşkil ettiği, sonuç olarak, davacı yanın iddiasının aksine, işbu dava ile talep edilen alacağın likit bir alacak olmadığı,
bu nedenle davacı yan tarafından iddia edilen tazminat miktarının likit olduğu iddiası ve bu nedenle icra inkar tazminatı talebinde bulunması haksız ve mesnetsiz olup bu talebinin reddinin gerektiği, bununla beraber, davacı yanın "%40'tan az olmamak üzere" icra inkar tazminatı talep ettiğinin, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, icra inkar tazminatı hakkında İİK'nın 67. Maddesi uyarınca "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir" denildiğini, dolayısıyla davacı yanın en fazla % 20 aşağı olmamak üzere icra ve inkar tazminat talebinde bulunabileceği, bu nedenle icra inkar tazminatı talebine ve miktarına itiraz ettiklerini belirtmiştir.
Olayda davacı yanın hasar ödemesini dayandırdığı Nakliyat Sigorta Poliçesinin, Nakliyat Tazminat Mektubu, İbraname veya Temlikname gibi yaptığı ödemenin hangi olaya, hangi taşımaya, hangi kusura ve hasara dayandığının açık olmadığı, kaldı ki davacı yanın sunmuş olduğu delillerde ibranamenin de bulunmadığı, sadece dekont bulunduğu, bu konuda sadece ödeme dekontu ile bir sonuca varılmasının doğru olmayacağı gibi, aynı zamanda davacı sigorta şirketinin kanuni halefi yete dayanmasının hukuka uygun olmayacağı, Davacı sigorta şirketinin sigorta ettirene lütuf ödemesinde bulunduğunu, TTK 1472.
Maddesine göre kanuni halefi yet hakkına veya alacağın temliki hükümlerine dayanarak rücu hakkına dayanamayacağı iddiasının, şu aşamada meri olacağını, bu Aşamada Davacı Yanın Yaptığı Ödeme Bir Lütuf Ödemesi olduğunu, Davacı Sigorta Şirketinin Temlik Alacaklısı olmadıklarını ifade etmiştir.
Dosya münderecatında bulunmayan veya en azından taraflarına gönderilmeyen nakliyat tazminat mektubu, temlikname veya ibraname sebebiyle, kesinlikle kabul manasına gelmemek kaydıyla, dava dışı sigortalı firmasının alacağının davacı yana temlik ettiğine ve dolayısıyla davacı yanın kanuni halefi yet hükümlerine göre aktif dava ehliyetini haiz olduğuna dair bir emarenin bulunmadığı, dolayısıyla davaya alacağın temliki hükümlerinin tatbik edilmesi de mümkün olmadığı,
belirtilen bu nedenlerle davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce alınan 22/11/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda bilirkişiler. Dosya içerisindeki tutanak ve düzenlenmiş CMR Belgesinden 3 paket toplam 30 kg --------- adlı gıda hammaddesinin ambalajının hasarlı olduğu ve kullanılamaz durumda olduğu anlaşılmıştır.
Dosya içeriğinde hasarlı ürünün içeriğinin (terkibi ve oranları) olmamasından dolayı piyasadaki emsallerine göre bedel biçilememiştir. Hasar bedeli kesilen faturaya göre belirlenmiş ve hasar bedeli 84,90 Euro olarak değerlendirilmiştir. Davacı sigorta şirketinin sigortalısının haklarına TTK 1472. Madde gereğince halef olduğu ve ödediği tazminatı zarar sorumlusundan rücuen talep edebileceği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, sigorta şirketi tarafından dava dışı şirkete ödenen bedelin halefiyete göre davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkindir.İİK 67/1.maddesine göre "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir."----------İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye istinaden---------- Esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy.
İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.Davacı sigorta şirketi ile dava dışı --------- şirketi arasında Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi bulunmakta olup ilgili poliçe dosya arasına alınmıştır.
Dava dışı --------- şirketi İle davalı arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu, işbu sözleşme gereğince davalı tarafından davacının dava dışı şirketten satın aldığı ürünler --------- ---------- taşınacaktır.
Bu taşıma sırasında davacıya ait malların zarar görmesi sebebiyle davacı sigorta şirketi tarafından 62,26 Euro ödeme yapılmıştır.6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tanzim edilen bedel kadar sigortacıya intikal edeceği hususunda mahkememizce tereddüt bulunmamaktadır.Somut olayda davaya konu malzemelerin davalı vasıtasıyla taşınması hususunda anlaşıldığı,
17/11/2021 tarihinde davalıya ait -------- plakalı araca malların yüklendiği, aracın 02/12/2021 tarihinde dava dışı ----------Ş.'ye ait antrepoya davalının yükünü boşalttığı, yükler araçtan indirildikten sonra 3 adet toplam 30 kg ------- markalı ürünün amblajında hasar olduğunda dair antrepo sorumlusu, araç sürücüsü ve yetkilendirilmiş gümrük müşaviri tarafından tutanak tanzim edildiği, --------- nolu CMR belgesinde ürünlerin amblajında hasar bulunduğunun anlaşıldığı ve dosya kapsamındaki fotoğraflar hep birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafından taşınırken davaya konu eşyaların zarar gördüğü hususu sabittir.
Davacı tarafından talep edilen miktarın kadri maruf olup olmadığının belirlenebilmesi açısında dosya gıda mühendisi sektör bilirkişisine tevdii edilmiş, bilirkişi --------- tarafından tanzim edilen raporun bilimsel ve hükme esas alınabilir olduğu anlaşıldığından rapordaki saptamalara itibar edilerek davacı tarafından talep edilen miktarın kadri maruf olduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca yukarıdaki açıklamalar ışığında davacının halefiyet ilkesi gereğince davalından 62,26 EURO talep etme hakkı bulunduğu anlaşıldığından asıl alacak yönünden açılan bu davada davalının icra takibine yapmış olduğu itiraz haksız olduğundan davanın kabulüne karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede asıl alacak likit ve itiraz haksız göründüğünden takdiren kabul edilen alacağın % 20'si oranında ve takip tarihi olan 17/02/2022 tarihi itibariyle takibe konu yabancı para cinsinin efektif satış kuru (849,76 TL) üstünden hesaplanan 169,95 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine
karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/848, K. 2024/511, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama