KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/933
- Karar No
- 2025/347
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
Karar Metni
2.880 kelime·14 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/933 Esas
KARAR NO: 2025/347
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/11/2022
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının, tanesi 280,00.TL+KDV bedel ile 100 adet --------- marka elektrik sayacının satımı konusunda anlaşmış olduklarını, tarafların sözlü anlaşmasına uygun elektrik malzemelerinin miktar ve adedi ile fiyatlarını içerir 06.06.2022 tarih, ---------- numaralı Fatura davalı tarafınca düzenlenerek müvekkile gönderilmiş olduğunu, aynı gün yani 06.06.2022 tarihinde KDV dahil fatura bedeli olan 33.040,00.TL davalı tarafın banka hesabına ödenmiş olduğunu,
davalı tarafın teslimde gecikmesi sonucunda fiyatlarda artış olduğundan satışını yaptığı ve parasını aldığı sayaçları teslim etmediğini, müvekkilin davalıya ----------Noterliğinin ihtarname gönderdiğini, davalının ihtarnameye karşılık -----------Noterliğinden cevap vermiş olduğunu, davalı tarafın olumsuz cevabı üzerine ve aradan geçen sürede fiyatlarda aşırı bir yükselme olduğunu, müvekkilimiz aynı malzemeleri ancak 147.500,00 TL bedel ile başka bir satıcıdan satın almış ve müspet zararı satış bedeli olarak davalı tarafa ödenen bedel geri iade edilmemiş olduğundan 147.500,00.TL'nin tamamının ödenmesi gerektiğini,
davalı tarafa müvekkil tarafından ihtarname gönderilerek satışı yapılan malzemelerin tesliminin istenmiş olduğunu, davalı taraf cevabı ihtarnamelerinde tebligatın kendilerince 16.09.2022 tarihinde tebliğ alındığını bildirilerek malzemeleri teslim etmeme yönünde irade bildirildiğini, ... ile davalı arasında geçen ---------- yazışmaların dilekçe ekinde sunulduğunu, 17.06.2022 tarihli yazışmada ...
"Abi saat geldi mi?" şeklinde sorusuna davalı tarafın "Malesef gelmedi" şeklinde cevap verdiğini, 21.06.2022 tarihinde ise ...'in "Abİ Selamun aleyküm, sayaçlar için gün verebiliyor mu diye sorarlarsa" sorusuna cevap vermediğini, davalı tarafın cevabı ihtarlarında fatura ile aynı anda malzemelerin teslim edildiği iddiası karşısında, bu yazışmalardan faturanın düzenlendiği ve paranın ödenmiş olduğu 06.06.2022 tarihinde sayaçların teslim edilmediği anlaşılmakta olduğunu, netice olarak,
izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımızı talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, müspet zararımızın tam olarak Mahkemenizce belirlenmesinden sonra HMK md 109 (kısmı alacak) uyarınca, harcını ödeyerek artırılmak üzere şimdilik 50.000,00.TL'nin 16.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; faturanın genellikle sözleşmenin kurulmasını takiben müşteriye gönderildiğini, uygulamada ve ticari teamülleri belirleyen ---------- Ticaret Odasının kararlarında, uyuşmazlık konusu elektrik malzemelerinin, fatura birlikte teslimi kuralı ve uygulamasının kabul edilmiş olduğunu, sözleşmeyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ile alıcı, borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğunu, (TBK. m. 207/1.2) Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararında: “Dosya kapsamına göre davacı, HMK 200 ve 201. maddeleri uyarınca davalı ile aralarındaki sözleşmeyi,
sözleşmeye istinaden bu çekin avans çeki olarak verildiğini ve çek bedeli kadar mal teslim edilmediğini kesin delillerle ispatlayamamıştır. Davalının, dava konusu çek karşılığı mal teslim edildiğini savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir.
Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp...” şeklinde hükme varıldığını, Başka bir Bölge Adliye Mahkemesi kararında: "6098 sayılı TBK.'nin 207. maddesinin ikinci fıkrasında, asıl olanın peşin satış olduğunun düzenlenmiş olmasına göre bu kuralın aksine taraflar arasındaki satımın, peşin satış olmadığı başka bir anlatımla satım bedeli olarak düzenlenen çekin mal teslim edilmeden önce avans olarak verildiği ve malın teslim edilmediğinin yine davacı tarafından yazılı belge ile ispatı gerekir” şeklinde hükme varıldığını,
faturaya itiraz edilmemesi üzerine, işin yapıldığı yönünde aksi ispat edilebilen bir karine doğar ve bu durumda ispat yükü, işin yapılmadığını iddia eden tarafa düşer, denildiğini, davacı tarafın, müvekkil Şirket ile dava dışı 3.bir kişinin telefon yazışmalarını ve ayrıca davacı ile bu dava dışı 3. Kişi arasındaki mal alım satımına ilişkin eylül ayına ait faturaları dosyaya ibraz etmiş olduklarını, müvekkil Şirkete ait ----------- yazışmalarına itiraz fayda sağlamayan bu içeriğin tanık delili için sunulmasına da muvafakat etmediklerini, davacı tarafın,
eylül ayında müvekkil şirketten satın aldığı ürünleri iade etmiş ve müvekkil şirket aleyhinde 13.09.2022 tarihli ihtarnameyi keşide etmiş olduğunu, hukuka aykırı şekilde tanık olarak dinletmek istediğini, -----------Sirketi satış temsilcisi ----------- isimli kişinin aracılığı ile ----------- Şti ile 29.09.2022 tarihinde alış veriş yapmış olduğunu, müvekkile 14.11.2022 tarihinde iade faturası düzenlemiş ve müvekkilimiz şirketin de iade ödemesini 16.11.2022 tarihinde gerçekleştirmiş olduğunu, alıcı tarafından Vergi Dairesi'ne bildirilen BA-BS formları da fatura kapsamındaki malın teslim edildiğini göstermekte olduğunu,
bu formların celbini talep ettiklerini, sonuç olarak, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı dikkate alınarak.
TMK md 207 uyarınca asıl olanın peşin satış olduğu, bu minvalde ------------- Yönetim Kurulu Kararlarıyla belirlenen ticari teamüller ve BAM'ın son tarihli kararlarıyla vurgulandığı gibi; bunun aksini yani malın teslim edilmediğini iddia edenin bu iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, açıklanan tüm nedenlerle haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini; talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; satış sözleşmesinde teslim borcunun gereği gibi ifa edilmemesine dayalı olarak TBK m.125/II hükmü gereğince aynen ifadan vazgeçip müspat zararın tazmini istemiyle açılan kısmi alacak davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Celp edilen davacı yan vergi dairesi kayıtlarında davacının bilanço usulüne göre defter tuttuğu anlaşıldığından emsal içtihatlar uyarınca mahkememiz görevli olduğu kanaatine varıldığından yargılamaya devam edilmiştir. Taraflarca delil olarak sunulan fatura ve ihtarname suretleri celp edilmiş, tanık anlatımları tutanak altına alınmıştır.
Davacı tarafından davalıya hitaben keşide edilen -----------Noterliği'nin 13/09/2022 tarih ve ------------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile. "Müvekkilimiz ile tarafınız arasında, tanesi 280,00.TL + KDV 'den 100 adet ------------ satımı için anlaşılmıştır. Anlaşmaya uygun olarak tarafınızdan düzenlenen 06/06/2022 tarih, ------------ numaralı fatura düzenlenerek müvekkilimize gönderilmiş ve KDV dahil fatura bedeli olan 33.040,00.TL 06/06/2022 tarihinde hesabınıza ödenmiştir.
Fatura tarihi ile aynı gün satın alınan malzeme bedeli hesabınıza ödenmesine rağmen kararlaştırılan teslim tarihinden bu yana sözleşme ile yerine getirme yükümlülüğü altına girdiğiniz teslim borcunu yerine getirmemiş bulunmaktasınız. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 123. Maddesinde.
“Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hakimden isteyebilir. ” düzenlemesi yer almaktadır.
İşbu sebeple ihtarnamenin tarafınıza tebliğ tarihinden itibaren 10 (on) gün içerisinde faturada ki malların müvekkile teslimini, teslim borcunuzu yerine getirmemeniz halinde Müvekkil firma faturaya konu malzemeleri piyasadan alacağını, tarafınıza ödenen bedeli ve aradaki fiyat farkını yani müspet zararını talep edeceğini, bunun için yasal yollara başvuracağını ihtaren bildiririz." şeklindeki açıklamaları içeren ihtarnameyi davalı tarafa gönderdiği görülmüştür.
Davalı tarafından davacıya hitaben keşide edilen ---------- Noterliği'nin 22/09/2022 tarih ve ------------ yevmiye numaralı ihtarnamesinde.
"Müvekkil ----------Şti. tarafından 16.09.2022 tarihinde tebellüğ olunan ---------- Noterliğinin 13.09.2022 tarih ve ---------- yevmiye numaralı ihtarnamede, her ne kadar muhatap ile müvekkilimiz şirket arasında gerçekleştirilen ticari satım ilişkisi kapsamında bir akitten söz edilmiş ise de, taraflar arasında yazılı herhangi bir sözleşme ve güvene dayalı olabilecek uzun yıllardır devam eden cari hesap ilişkisi kapsamında bir ticari ilişkinin mevcut olmadığını, tek bir kez ticari satış için şifahen anlaşıldığını ve bu sözleşmenin de karşılıklı yerine getirdiğini önem ve öncelikle belirtmek isteriz.
Bu minvalde, her basiretli tacirin bildiği üzere, ilk kez kurulan ve süreklilik arz etmeyen ticari ilişkilerde, taraflar arasında yazılı sözleşme, herhangi bir kambiyo ve yazılı taahhüt de yok ise, ürünlerin teslimi ile bedel ödemesinin aynı anda yapılması olağan ticari yaşamın gereğidir. Üstelik ilgili ihtarname konusu ürünlerin ebat ve sayısı dikkate alındığında muhatap tarafından 100 adet --------- satın ve teslimine dair tüm işlemlerin aynı gün.
06.06.2022 tarihinde gerçekleştiği, hem fatura hem de ödeme dekontu ile tartışmasız şekilde sabittir. Muhatap ürünleri teslim almış ve ödemesini yapmıştır. Zira, ilgili satışa ilişkin müvekkil şirket, saat:15.41'de ------------ sayılı, 06.06.2022 tarihli ve 33.040,00.TL tutarındaki e-faturaya düzenlemiş, fatura ile teslimi eşzamanlı gerçekleşen ürünlerin bedeli ise, hiçbir eksik olmaksızın, tam fatura bedelini kapsar şekilde saat: 16.39'da muhatap tarafından ödenmiştir.
Bilindiği üzere. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun md. 21/2-3 uyarınca bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır ve fatura bir bütün olarak ispat aracı haline gelir.
Faturaya süresinde itiraz etmeyen muhatabın yazılı delillerle bu durumu kanıtlama durumundadır. kaldı ki, muhatap tarafından iddia olunan eksik teslime dair, Haziran 2022 ayından, işbu İhtarname tarihe dek, müvekkil şirket tarafından düzenlenen fatura aslının iadesinin yapılmadığını, Muhatap tarafından teslim alınan ürünlere dair, fatura bedelinin tamamının ödendiği dikkate alındığında, Muhatap tarafından haksız ve hukuka aykırı talepte bulunulduğu tartışmasızdır.
Sonuç olarak, Müvekkil Şirket'in, Muhatap ile arasındaki 06.06.2022 tarihli ticari alım satıma ilişkin hiçbir itiraz konusu edilmemiş fatura ve banka ödeme dekontları uyarınca, muhatap talebinin haksız olduğunu, Müvekkilimiz Şirket'in ifa edilmeyen herhangi bir borcunun bulunmadığı" şeklinde cevabı ihtarname gönderdiği görülmüştür. Dinlenen davacı tanığı ...
12/10/2023 tarihli duruşmada alınan beyanında; " ben 2019'un Nisan ayından itibaren davanın tarafları olan kişilerle çalıştığım şirketle iş yapmaları sebebiyle her iki tarafı da tanırım.
2022 Nisan Mayıs gibi ---------- benimle iletişime geçerek, --------- sayacın temini ile ilgili görüşümü sordu bende bu hususda davalı olan ----------- yetkilisi ----------- ile görüştüm şu anda çip krizi sebebi ile malzemeye ulaşılamadığı ancak opsiyonlanırsa yani ödeme yapılır ise istenilen adette isteyene temin edebileceğini belirtti. Bende bu ifadeyi ----------- abilere ilettim onlarda ödemeyi yaptı diye biliyorum. Sonrasında malın gelmesi beklendi.
Ve yazışmalar aracılık yapmam sebebi ile tarafımca ------------ üzeriden yapılan yazışmalar ile ----------- yetkilisi ---------- soruldu. Malın geleceği belirtilmesine rağmen mal hiç gelmedi. Gelmedi derken kastım mal ---------- teslim edilmedi. Bununu sebebinin malın bedelinin çok yükselmesi olduğunu düşünüyorum. Bildiğim kadarı ile mal hiçbir zaman ----------- teslim edilmedi. Bildiğim bundan ibarettir.
Ödemenin havale yöntemi ile yapıldığını biliyorum zira ----------- dekontu bana gönderdi. Bende ----------- ilettim. Ödeme havale yöntemi ile yapıldığı için ödeme yapılırken tarafların yanında değildim. ------------ bana bizzat malın teslim edilmediğini ödemeden sonra ifade etti. Teslim edilmemesi sebebiyle de ---------- üzerinden ve telefon yolu ile görüşmeler yapıldı. Tanıklık ücreti talep etmem" şeklinde beyanda bulunduğu, beyanını da imzası ile onayladığı görülmüştür.
Dinlenen davalı şirket yetkilisi ------------ 01/06/2023 tarihli duruşmada alınan beyanında;" davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde ibraz edilen 3 sayfadan ibaret ------------ iletişim kayıtları gösterilerek soruldu: bana gösterdiğiniz ----------- iletişim kayıtlarındaki görüşmeleri ben yaptım. Söz konusu görüşmeler ----------- ile çalışan ------------ ile yaptım.
Bana gösterdiğiniz --------- iletişim kayıtlarında "abi kesince bilgi verir misin" cümlesi ile başlayan satırların altındaki fotoğrafta yer alan fatura bizim davacıya kestiğimiz faturadır, yine görüşmelerin devamında yer alan dekontta davacının fatura bedeline ilişkin bize yaptığı ödemeye ilişkindir.
Dekont alıntılanarak "abi göndermişler sanırım bakar mısın" "Gelmiş bereket versin," ile devam eden ve sayfanın sonunda "tamamdır abi" ile biten görüşmeler tamamen dava konusu ticarete ilişkindir.
Ancak diğer sayfada yer alan 17/06/2022 tarihli görüşmedeki "Abi saat geldi mi" "maalesef gelmedi." "ampul fiyatlarında bir değişiklik var mı" ibaresi dava konusu ticaret ile ilgili değil bizim görüşme yaptığımız kişi ile başka bir ticarete ilişkindir" şeklinde beyanda bulunduğu ve beyanını da imzası ile onayladığı görülmüştür.
Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının çözümü teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya mali müşavir ve satışa konu malın nevi dikkate alınarak elektrik mühendisi bilirkişilerden oluşan heyete tevdi edilmiş, --------- ve ----------- tarafından sunulan 03/03/2023 tarihli rapor içeriğine göre;
yapılan teknik inceleme ve değerlendirme sonucunda davacının davalıdan alımını yapmak için ödeme yaptığı sayaçla, dava dışı şirketten alım yapmak zorunda kaldığını beyan ettiği sayaçların, faturalarda yazan marka model isimleri birebir aynı olmadığı için aynı marka ancak farklı model sayaçlar olabileceği, bu sebeple aynı sayaçlar olduklarına dair kesin bir kanaat belirtilmesinin mümkün olamadığı, her iki sayacında ----------- model sayaç olduğunun kabulü halinde ise davacının dava dışı bir şirketten 26/09/2022 tarihinde satın aldığı sayaçlar için ödenen 1.250,00 TL/br fiyatın o zamanki piyasa koşullarında uygun bir fiyat olduğu,
daha düşük birim fiyatlarla alım yapılmasının yine o zamanki piyasa koşulları sebebiyle çok zor olduğu, yapılan mali inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ise davacı yan tarafından sunulan 2022 senesine ilişkin ticari defterler yevmiye ve kebir defterleri e-efter yöntemi ile tutulmuş olup, envanter defterine ilişkin noter açılış tasdiki süresinde yerine getirildiğini, davalı yan tarafından ticari defter ve belgeler inceleme günü veya sonrasında sunulmadığını, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı yanın davalı taraftar herhangi bir borç ve alacak tutarının mevcut olmadığı,
cari hesap bakiyesinin 0,00 TL (sıfır) olduğu yönünde rapor sunulduğu, raporun HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Davacı vekilince verilen 23/12/2024 tarihli ıslah dilekçesinde;50.000,00 TL olan müspet zarar taleplerini toplam da 97.500,00 TL artırarak 147.500,00 TL müspet zarar alacağının 16/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde ıslah ettiğini ve ıslah harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 ve HMK m.177/II hükmü gereğince davalıya tebliğ edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık; taraflar arasında kurulan satış sözleşmesine konu malların davacıya teslim edilip edilmediği, alıcı davacının malın teslim edilmemesi sebebiyle sözleşmeye konu malları üçüncü kişiden tedarik etmesine dayalı olarak uğradığı zararı davalıdan tazminini talep edip edemeyeceği, talep edebilir ise miktarı, davacının huzurdaki davayı açmadan önce iade faturası düzenlemiş olmasının müspet zarar talebine etkisi noktalarında toplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 100 adet ----------- marka elektrik sayacının satışına ilişkin olarak yazılı olmayan satış sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının alıcı, davalının ise satıcı olduğu, davalı tarafından tanzim edilen 06/06/2022 tarihli 33.040,00 TL tutarlı faturaya ilişkin bedelin davacı tarafından aynı gün davalıya ödendiği,
somut uyuşmazlığın mal tesliminin yapılıp yapılmadığı hususu ile birlikte davacının müspet (olumlu) zarara ilişkin olarak teslim edilmediğini iddia ettiği malı sonradan yüksek bedelle aldığı (ikame alım) maddi olguları kapsamında TMK m.2 hükmü gereğince hareket edip etmediği noktasında toplandığı, TMK m.6 ve HMK m.190 hükümleri gereğince, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu, davacı tarafından düzenlenen irsaliyeli faturada isim ve imzanın yer almadığı,
her ne kadar söz konusu fatura davacı defter ve kayıtlarında kayıtlı ise de hem taraflar arasındaki ticarete aracılık eden davacı tanığının beyanları hem de davacı tarafından düzenlenen 14/11/2022 tarihli iade faturasının davalı tarafından ticari defterlerine kayıt edilerek 16/11/2022 tarihinde 33.040,00 TL'yi davacı hesabına havale etmiş olmasının davacı tarafından mal tesliminin yapılmadığına dair kanaat oluşturduğu aksi yönde bir kabulün yani davalının teslim ettiği mal bedelini davacıya iade ettiğinin kabulünün hayatının olağan akışına aykırı olacağı,
davalı tarafça iade faturası sonrasında davacı tarafından malın teslim edilmesi sebebiyle bedelin iade edildiği belirtilmiş ise de bu hususu ispat eder bir delil sunmadığı bu sebeple davalı yn savunmasına itibar edilmediği, dava dilekçesinde TBK m.125/II hükmü uyarınca aynen ifadan vazgeçerek müspet (olumlu) zararın talep edildiğinin belirtildiği, TBK m.112 hükmü gereğince borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesine bağlı olarak alacaklının bundan doğan zararının olumlu zarar olarak kabul edildiği, olumlu zararın asıl borcun hükümlerine tabi olduğu,
temerrüte düşülmesi ile olumlu zararın asıl talebin yerine geçtiği bir başka ifade ile borcun içeriğinin değiştiği, davacı tarafından davalıya hitaben keşide edilen ----------Noterliği'nin ------------- yevmiye sayılı 13/09/2022 tarihli ihtarnamesinde TBK m.123 hükmü gereğince davalıya tebliğden itibaren 10 günlük süre verildiği ve aksi halde müspet zararın tazmin edileceğinin ihtar edildiği,
iş bu beyanın değiştirici yenilik doğuran hakkın kullanımı niteliğinde olduğu ve davacının TBK m.125 hükmünde yazılı seçimlik hakkını kullandığı dolayısıyla davacı tarafından sonradan iade faturası düzenlemesi ve davalının iade faturasına konu bedeli davacıya ödemiş olmasının yenilik doğuran hakkın değiştirilerek TBK m.125/III kapsamında dönme beyanı olarak kabul edilemeyeceği zira söz konusu iadenin tek başına değil karşılıklı olarak keşide edilen ihtarnameler ve iş bu dava ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, 13/09/2022 tarihli ihtarname, 14/11/2022 tarihli iade faturası,
15/11/2022 tarihli iş bu dava konusu talep ve davalı tarafından dava sonrası yapılan 16/11/2022 tarihli iade ödemesi ve iş bu iadenin davacı tarafından aynı gün içerisinde sürecin yargıya taşınması sebebiyle iadesi hususları menfaat hukukçuluğu kapsamında değerlendirildiğinde davacının iade faturası düzenlemesinin, sözleşmenin ayakta olduğunu kabul ederek müspet zarar talebinden vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını talep ettiğine yönelik irade açıklaması olarak kabul edilemeyeceği başka bir ifade ile davacı tarafından sözleşmeden dönüldüğünü belirtir açıklayıcı bir beyan bulunmadığı,
davalı tarafından bu iade faturasına ilişkin yapılan ödemenin ise ancak müspet zararın hesabında dikkate alınabileceği, ödemenin davadan sonra yapılmış olması ve davacı tarafından derhal davalıya iade edilmiş olması karşısında davacının müspet zararın tazmini yönündeki seçimlik hakkının tarafların karşılıklı anlaşma yoluyla değiştirildiği anlamına da gelmeyeceği,
davacının uğradığı zararın somut metoda göre belirlenmesi ve TBK m.213/II hükmü kapsamında davacının ikame alımı yaptığı ifa yer ve zamanında satıcıya en az zararı verecek biçimde hareket ettiğinin tespit edilmesi gerektiği zira ikame alımındaki bedelin dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı,
daha düşük bedelle alım yapılıp yapılmayacağı, yüksek bedelle alım yapıldığı iddiası kapsamında nefaset indirimi yapılıp yapılmayacağının veya ikame alımının tamamen geçersiz kılınıp kılınmayacağının tespit edilmesi gerektiği, bu hususların ise teknik inceleme ve değerlendirme gerektirdiği bu nedenle oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından sunulan kök ve ek raporlarda davacı tarafından dava dışı şirketten 26/09/2022 tarihinde 1.250,00 TL birim fiyat üzerinden yapılan 147.500,00 TL [100 (Adet)*1.250,00 TL%18 (KDV)=] bedelli alımın o zamanki piyasa koşullarında uygun olduğunun belirtildiği,
iş bu değerlemenin dosya kapsamına uygun olduğu dolayısıyla davacının iş bu alım tutarına ilişkin 147.500,00 TL'yi müspet zarar olarak davalıdan talep edebileceği, davanın kısmi dava şeklinde açıldığı,
temerrütün ise davalı tarafından davacıya keşide edilen 23/09/2022 tarihinde oluştuğu zira davalının anılan ihtarname ile mal teslimini yaptığını ve teslim edilmemesi halinde müspet zarar talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ettiği bu anlamda TBK m.117/I hükmü kapsamında temerrütün bu beyana ilişkin davalı tarafından keşide edilen cevabi ihtarname tarihi itibariyle oluştuğunun kabulü gerektiği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/933, K. 2025/347, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama