KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/337
- Karar No
- 2024/495
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
Karar Metni
2.012 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/337 Esas
KARAR NO: 2024/495
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 04/11/2015
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizden verilen 09/07/2019 tarih, -------- Esas, --------- sayılı kararı ile-------- sayılı ilamıyla kaldırılmakla, dava mahkememizin esasına kaydı yapılıp; Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
18/07/2012 tarihinde davalı --------- sevk ve idaresindeki --------- plakalı araç ile duraklamakta olan sürücü --------- idaresindeki ---------- plaka nolu araca çarptığını, çarpma deneniyle ---------- plaka nolu araçta yolcu konumunda bulunan müvekkil --------- ağır yaralandığını, 10/02/2014 tarihli kusura ilişkin --------- raporunda davalı ----------- asli kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle --------- plakalı araç sürücüsü ----------, araç sahibi --------- ve aracın ZMMS sigortacısı -------- sorumlu olduğunu, müvekkilinin ameliyat geçirdiğini ve vücuduna platin takıldığını, çeşitli kemik kırılmalarının oluştuğunu,
kaza nedeniyle müvekkilinin çenesinin patladığını ve bu sebeple yüzünde sabit iz oluştuğunu, kazadan uzun süre geçmesine rağmen tamamen iyileşemediğini, kazadan sonra psikolojisinin bozulduğunu ve uyku problemi yaşadığını, bu süreçte maddi ve manevi zarar gördüğünü, ----------- yaşında iken kaza geçiren müvekkilinin asgari ücret karşılığında sigortasız olarak çalıştığını, hastane gidiş gelişleri için çok masraf yapıldığını, müvekkilinin kendi ihtiyaçlarını karşılayamadığı için uzun süre bakıcı refakatinde kaldığını, meydana gelen bu ağır yaralanma ve iş gücü kaybı dolayısıyla müvekkilinde maddi ve manevi yönden büyük kaybının olduğunu,
halen tedavi gördüğünü, hayatı boyunca çıkarılmamak üzere takilan platinden dolayı sürekli ağrı çektiğini iddia ederek; kazaya neden olan -------- plaka nolu araç üzerine teminatsız olarak tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik geçici iş göremezlik nedeniyle 500,00 TL, müvekkilinde oluşan kalıcı hasar ve sürekli iş göremezlik nedeniyle 700,00 TL, bakıcı masrafları için 200,00 TL, hastaneye gidiş-geliş yol masrafları için 100,00 TL olmak üzere toplamda şimdilik 1.500 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsini,
20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı --------- ve diğer davalı--------- müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tüm davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı -------- vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, dava öncesi kendilerine başvuru olmadığından dolayı açılmış hasar dosyasının da bulunmadığını, davaya konu talep hakkında derdestlik, zamanaşımı ve husumet itirazlarında bulunduklarını, kazanın 18/07/2012 tarihinde meydana geldiğini, 2 yıllık sürenin hak düşürücü nitelikte olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kazada tarafların kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini, davacının kusurlu olup olmadığının araştırılması gerektiğini, kusurlu olması halinde mahkemece bu oranda indirim gerektiğini,
davacının maluliyet oranının--------- tarafından belirlenmesi gerektiğini, ayrıca ---------- herhangi bir tazminat alıp almadığı hususunun sorulmasını, gelir durumunun kesin delillerle ispatlanması gerektiğini, hatır taşıması olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dava öncesi ihbarda bulunulmadığı için dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini savunarak; kusura, miktara ve faize itirazların kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kazanın 18/07/2012 tarihinde meydana geldiğini, davanın ise 04/11/2015 yılında açıldığını, davada ileri sürülen taleplerin zamanaşımına uğradığını, kazanın müvekkilinin aracını emaneten verdiği esnada meydana geldiğini, kusur oranının belirlenmesini, kazaya karışan diğer aracın işleteni, sürücüsü ve sigortacısına ihbar edilmesini talep ettiklerini, davacının zararın meydana gelmesinde veya artmasında kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılmasını, emniyet kemerini takmadığını belirtildiğini savunarak;
mahkemenin görevli olmaması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, kusur oranının tespit edilmesini, kazaya karışan diğer araç işleteni, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısına davanın ihbarını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
Davalı ---------- cevap dilekçesinde özetle; davacıyı çalıştığı işyerinden tanığıdını, olay günü -------- --------- gideceğini, davacının da gelmekte ısrar ettiğini, yolda davacıyı bir çok kez uyarmasına rağmen emniyet kemerini takmadığını, yaşanan kaza sonucunda davacının kemeri takılı olmadığı için ani çarpma sonucunda vücudunun torpido kısmının ön boşluğunda tüm vücudunun sıkıştığını, kaza sonucu birçok kırığın meydana geldiğini, Ceza Mahkemesinde açılan davada mahkemeye sunulan -------- raporunda davacının vücudundaki hasar nedeniyle 5.dereceden rapor verildiğini, yeniden rapor alınması gerektiğini,
dava dışı sürücü-------- kamyonetini kavşakta durdurduğunu, davacının olay sonrası manevi anlamda mağdur olmadığını, kendisinin birçok iş yerinde çalıştığını, kaza sonucu elini ve bacağını kullanmama gibi bir sorunu olsa güvenlik görevlisi olarak çalışmasının imkansız olacağını, kaza yapmış olduğu -------- plakalı aracın kaskosunun bulunduğunu, aracın tüm hasarları bu kasko aracılığıyla karşılandığını, davacının tedavi süresinde yanında olmak istediğini ancak ailesinin itiraz ettiklerini, kendisinin de aşırı üzüntü nedeniyle şeker hastası olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu savunarak;
davanın konusunun Asliye Hukuk Mahkemesini kapsadığından davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
Mahkememizce alınan 05/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda;18/07/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı -------- KUSURSUZ olduğunun kabulü, davacının 18/07/2012 tarihinde kaza geçirdiği, %11,3 oranında meslekte kazanma gücü/efor kaybına uğradığı ve iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar sürebileceği, 18.07.2012 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazasında davacı --------- ilişkin tazminat tutarı değerlendirildiği, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda yapılan taşımada hatır taşımasının bulunduğu,
Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak %20 hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, hatır taşıması indirimi yapıldıktan sonra kazalı ----------- zararının.
Hatır Taşıması İndirimi Sonrası Kalan Tazminat Tutarı: 959.169,92 - (959.169,92.-TL x 20/100) = 767.335,93 TL olarak hesaplandığı, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda yapılan taşımada hatır taşımasının bulunduğu, Yargıtay içtihatlarına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra kazalı -------- zararının.
Müterafik kusur İndirimi Sonrası Kalan Tazminat Tutarı: 767.335,93 - (767.335,93.-TL x 20/100) = 613.868,74 TL olarak değerlendirildiği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat tahsili talebine ilişkindir.Mahkememizin -------- esas -------- karar sayılı kararının --------- sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilmesi üzerine mahkememizin işbu esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.18/07/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı --------- sürücüsü olduğu --------- plakalı araçta yolcu olan davacının yaralandığı,
davalı sürücü ---------- ile aynı aracın maliki davalı -------- ve aracın ZMMS sigortacısı olan davalı sigorta şirketine karşı (kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, yol masrafları ve bakıcı giderinden oluşan) maddi ve manevi tazminat istemiyle davanın açıldığı görülmüştür.
Davacının tedavi belgeleri, aracın trafik kayıtları, ceza soruşturma dosyası, sigorta hasar dosyası, olay yeri tespit tutanakları celp ve ibraz edilmiştir.-------- Dairesi’nin 06/09/2017 tarihli davacıya ait maluliyet raporuna göre; davacının beden gücü (maluliyet) kayıp oranının % 11,3 olduğu ve iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği anlaşılmıştır.
Mahkememizce trafik kusur bilirkişisinden aldırılan 31/01/2018 tarihli rapora göre; meydana gelen kazanın trafik kurallarına uyulduğunda önlenebilir bir kaza niteliğinde olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü --------- %100 oranında kusurlu olduğu, olayla ilgili kusur atfedilecek başkaca kimsenin olmadığı anlaşılmış, tarafların itirazı üzerine dosya kusur konusunda yeniden değerlendirme yapılmak üzere bu defa ---------- gönderilmiştir.
Her ne kadar ---------- Dairesinin 01/10/2018 tarihli raporunda meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü --------- "sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemesi neticesi yolun sağ tarafında dörtlüleri yanar vaziyette banket üzerinde duraklamakta olan sürücü idaresindeki kamyoneti zamanında fark etmeyip, etkin tedbir almadan bu aracın sol arka köşe kısımlarına çarpması" nedeniyle %90 oranında kusurlu olduğu,
davacının ise "yolculuğu sırasında kendi can güvenliği açısından emniyet kemeri takması gerekirken kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere bu hususa riayet etmemesi" nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğu şeklinde görüş bildirilmiş ise de Emniyet kemerinin takılmaması hakimin tazminatı belirlerken B.K.44. madde hükmüne göre resen gözönüne alınması gereken müterafik kusurdur.
Davacının trafik kazasının meydana gelmesinde bir kusuru bulunmamaktadır.İlgili kaldırma ilamı doğrultusunda davacı için, TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması, bilinen ve bilinmeyen dönem hesabının hangi tarihlerden başlayıp bittiği açık ve denetime elverişli bir şekilde belirtilerek ve davalı tarafın %100 kusuruna ( davacının kusursuz olduğunun kabulü ile);
tazminat hesaplamasının 2012 yılı verileri (işlemiş/ işleyecek devre belirlemesi için) baz alınarak yapılması için dosya alanında uzman aktüerya bilirkişisine tevdii edilmiş ve 04.01.2024 tarihli ek rapor dosya arasına alınmıştır.
İşbu raporun usulüne uygun olarak alındığı, bilimsel ve hükme esas alınabilir olduğu anlaşıldığından rapordaki saptamalara itibar edilerek davacının 6.798,30 TL geçici iş göremezlik, 952.371,62 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplamda 959.169,92 TL zararının oluştuğu sabittir.
Kaza tespit tutanağında, davacının emniyet kemerinin takılı olmadığı işaretlenmiş olup, emniyet kemerinin takılı olmamasının davacının kendi yaralanmasındaki müterafik kusuru olduğu ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları uyarınca, somut olayda BK. 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca davacı taraf için hükmedilen tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir.
Hatır taşıması yönünden yapılan değerlendirmeye göre; davalıların cevap dilekçelerinde hatır taşıması yönünde beyan ve itirazlar olması üzerine yapılan değerlendirmede, bir menfaat karşılığı olmadan yapılan taşımaların Türk Borçlar Kanunun 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun oranda bir indirim yapılması gerektiği, gerek öğretide gerekse Yargıtay kararlarında kabul edilmiştir.
Yargıtayın yerleşik uygulamaları gereğince yapılacak bu indirimin özel durumlar ayrık olmak üzere %20 oranında olacağı benimsenmiştir. Somut olayda davacının gezmek amacıyla dava konusu araca bindiği ve bu sırada kazanın meydana geldiği anlaşıldığından, olayda hatır taşımasının bulunduğu gözetilerek belirlenen tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekmektedir.Davacı vekili tarafından 26/03/2024 tarihinde ıslah dilekçesi sunulmuştur.
Davacının zararı olduğu tespit edilen 959.169,92 TL'ye %20 oranında müterafik kusur ve %20 oranında hatır taşımacılığı indirimi yapıldığında davacının 613.868,74 TL zararı oluşmuş ise de mahkememizin -------- esas --------- karar sayılı kararı davacı tarafından istinaf edilirken yalnızca manevi tazminat yönünden istinaf edildiği, maddi tazminat yönünden istinaf edilmediği,
bu haliyle maddi tazminat yönünden davalılar lehine usulü müktesep hak oluştuğu anlaşıldığından 82.595,35 TL üzerinden maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacının 100,00 TL yol gideri ve 200,00 TL bakıcı gideri yönündeki talepleri, dosyaya bu konuda belge sunulmamış olmasına karşın, hayatın olağan akışı ve davacının malul kalabileceği süre gözetilerek,
makul talep olarak hüküm altına alınmıştır.Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise kaza tarihi, kusur durumu, davacının maluliyeti, kazanın meydana geliş biçimi, somut olayın özellikleri ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları hep birlikte nazara alındığında; manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olduğu,
Hakimin manevi tazminat miktarını tarafların kusur oranlarına, sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak takdir etmesi gerektiği, takdir edilecek miktarın, manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde tutularak, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği gibi davacı lehine anılan ilkeler de dikkate alınarak 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan --------- ve -------- alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
02/07/2024
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/337, K. 2024/495, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama