KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/825
- Karar No
- 2024/742
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
Karar Metni
992 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/825 Esas
KARAR NO: 2024/742
DAVA
Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ: 10/11/2023
KARAR TARİHİ: 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketin %13,73 nispetinde (31.300.000 TL'lik sermaye içerisinde 4.300.000 TL) hissedarı olduğunu, müvekkilince şirketin 11.08.2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına katılım sağlandığını, toplantı esnasında genel kuruldan özel denetçi atanmasının talep edildiğini, ancak müvekkilinin talebinin genel kurulca oy çokluğu ile reddedildiğini, TTK 438 uyarınca genel kuruldan özel denetçi talep edilmesinden evvel müvekkilince bilgi alma hakkı kullanıldığını, müvekkilinin, 01.02.2023 tarihli dilekçesi ile o şirketin ilgili dönem yönetim kuruluna başvuruda bulunarak,
TTK 437 hükmüne göre incelemek istediği bilgi ve belgeleri bildirdiğini, bu belgelerin inceleyebilmesi için kendisine sunulmasını talep ettiğini, yönetim kurulunun müvekkilinin talebini yerinde görerek, 10.02.2023 tarihinde müvekkiline verdikleri cevap dilekçesi ise talebin kabul edildiğini bildirdiğini, aynı tarihte yönetim kurulu üyeleri --------- ve ---------- müvekkili ile imzaladıkları teslim tutanağı karşılığında dilekçe içeriğinde belirtilen belgelerin örneklerini incelemesi için müvekkiline sunulduğunu, TTK Md. 438/1 uyarınca müvekkili tarafından yapılan özel denetçi atanması talebinin ön şartı yerine getirildiğini, buna rağmen,
müvekkilinin özel denetçi atanmasına yönelik talebinin genel kurulda reddedildiğini, müvekkilinin davalı şirket nezdinde %13,73 nispetinde pay sahibi olduğunu, müvekkilinin yaptığı incelemeler neticesinde özel denetim gerçekleştirilmesini lüzumlu kılacak seviyede usulsüzlük ve hukuka aykırılıklar ile karşılaşıldığını, şirket ortaklarının şahsi harcamalarının şirkete ödettirildiğini ve bunun alışanlık haline getirildiğini, kasti olarak şirkete verilen zararların yanı sıra, kötü yönetim ve planlama ile de şirketin zarara uğratıldığını beyan ederek davalı şirketin 2011-2022 yıllarını kapsayacak şekilde banka hesap hareketlerini,
temsil ve ağırlama giderleri başta olmak üzere ortak ve yöneticilere ait harcamaların kaydedildiği defter ve kayıtları, ayrıca şirketçe tutulan --------- ve ---------- nolu hesapları, şirketin kullandığı kredileri ve ilgili hesapları, şirket içi yazışmaları incelemek ve hususen şirket ortak ve yöneticilerinin usul ve yasaya aykırı olarak yaptıkları harcamaları ve kasıt veya ağır ihmal ile şirkete verdikleri zararları tespit ve rapor etmek üzere özel denetçi atanmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının özel denetçi atanmasını talep ettiği 2011-2022 yılları arasında yapılan tüm genel kurul toplantılarına katılmış ve belirtilen yıl aralığında yönetim kurulu kendisi de dahil olmak üzere her defasında şirket ortaklarınca ibra edildiğini, davacı tarafın bugüne kadar katıldığı tüm genel kurullarda bizatihi yönetim kurulunun ibra edilmesi yönünde oy kullandığını, şirket genel kurulu verdiği ibra oyları ile yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin bir hesap dönemi içindeki bütün işlemlerini ekonomik ve hukuki sonuçları itibariyle onayladığını, borçlu olmadıklarını kabul ettiğini,
genel kurula ait ibra hakkı anonim şirketlerde sözleşmeyle başka bir organa veya kurula devredilemeyeceğini, davacı tarafın dayanaksız iddialarının aksine denetlenmesi talep edilen her yıl için zaten davalı şirkete bağımsız denetçi atandığını ve bu denetçiler tarafından raporlar sunulduğunu, bu nedenle davacı tarafın özel denetçi atanmasını isteme talebinin açıkça hakkın kötüye kullanılmasına yönelik olduğunu,
müvekkili şirketin büyük çaplı ve milyon dolarlık köklü bir şirket olup davacının iddia ettiği gibi oldukça düşük ve komik rakamlar üzerinden hukuka aykırılıklar ve usulsüzlükler yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek davacı tarafça açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; -------Ş.nin 2011-2022 yıllarını kapsayan banka hesap hareketlerinin temsil ve ağırlama giderleri başta olmak üzere ortak ve yöneticilere ait harcamaların kaydedildiği defter ve kayıtların şirketçe tutulan --------- ve -------- nolu hesapların şirketin kullandığı krediler ve bunlara bağlı tüm hesapların şirket içi yazışmaları inceleme talebine ilişkin olup, Uyuşmazlığın; şirket ortak ve yöneticilerin usul ve yasaya aykırı olarak bir işlem yapıp yapmadığı, buna ilişkin usulsüz harcamaların olup olmadığı,
kasıt veya ağır ihmal ile şirkete zarar verip vermediklerinin tespiti ve şirkete özel denetçi atanması şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. Özel denetim kurumu 6102 sayılı TTK madde 438- 444 arasında ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiştir.
TTK m. 438-439'a göre bir pay sahibinin pay sahipliği haklarını kullanabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların açığa çıkartılması için genel kuruldan özel denetçi atanması istenebilir.
Bu talebin genel kurul tarafından reddi halinde azınlık (esas sermayenin 1/10 sahip) pay sahipleri üç ay içinde mahkemeden özel denetçi isteme hakkına sahip bulunmaktadır.Davacı bu davada TTK'nun 438 ve 439. maddelerine dayanarak özel denetçi tayini istemiş olup genel kurulda talebin reddedilmesinden itibaren bu davanın 3 aylık yasal sürede açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının özel denetçi atanması talebi şirket genel kurulunca reddedilmiş, yine bilgi alma hakkı kullanılmış ancak davacının verilen bilgilerden tatmin olmadıkları ve belirtilen konuların özel denetçi tarafından incelenmesini istedikleri anlaşılmaktadır. Davacının talebini somutlaştırdığı ve özel denetçinin atanması talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmakla talebin kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/825, K. 2024/742, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama