KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/458
- Karar No
- 2024/623
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2024
Karar Metni
1.182 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/458 Esas
KARAR NO: 2024/623
DAVA
Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 28/06/2024
KARAR TARİHİ: 13/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ----------- Şti ----------Ticaret Sicil Müdürlüğünün ----------- ticaret sicil numarasına kayıtlı olarak faaliyet gösterdiğini, şirketin kuruluş tarihinin 22/06/2020 olduğunu, ----------- şirketinin, alüminyum kapı, pencere, kapı eşiği ve panjur imalatı yaptığını, müvekkili --------- şirketi imalat faaliyetlerini --------- --------- ve ----------- ilçelerinde bulunan fabrikalarda gerçekleştirdiğini, yaklaşık 50 ülkeye ihracat gerçekleştirdiğini, müvekkili ---------- müvekkili şirketlerin ortağı ve yetkilisi olduğunu, müvekkilin gerçek kişi,
aynı zamanda ---------- bankalara olan borçlarına müteselsil kefil olduğunu, müvekkillerin ekonomik kriz, döviz kurlarında yaşanan problemler, ülkemizde alınan bazı ihracat kararlarının gelirlerinin düşmesine sebebiyet verdiğini bu nedenlerle bankalara olan borç ödemelerini gerçekleştirilemediğinden, diğer müvekkillerinin müteselsil kefaletten kaynaklı sorumluluğu da doğduğunu, satışları ve kârlılığı azalan müvekkili şirketlerin konkordato talep etmesi ihtiyacı doğurduğunu, müvekkili şirketlerin, yüksek enflasyona bağlı olarak maliyetlerinin olağanüstü artması,
ticari kredi faiz oranlarının yükselmesi ve döviz kurlarındaki oynaklık sebebiyle yaklaşık 24 aydır mali dar boğaz içerisinde olduklarını, müvekkili şirketlerin bugüne kadar nakit akışındaki problemleri çözmek, ödemelerini zamanında yapabilmek için ciddi çaba gösterdiğini ancak bugün itibariyle nakit akış döngüsündeki sorunların kendiliğinden çözülemez hale geldiğini, bugünden sonra açılacak icra takipleri karşısında müvekkili şirketlerin varlıklarının cebri icra yoluyla parça parça satışa konu olması halinde,
alacaklıların bu durumdan olumsuz etkilenmesinin kaçınılmaz olduğunu beyan ederek İcra ve İflas Kanununun 286. maddesindeki belgelerin tamamını eksiksiz olarak sunan müvekkillerine, aynı Kanun’un 287. maddesi uyarınca geçici mühlet kararı verilmesini, daha sonra geçici mühletin 2 ay süreyle uzatılmasını ve ardından da kesin mühlet verilmesini ve son olarak da konkordatonun tasdik edilmesini, müvekkillerinin faaliyetlerine devam edebilmesi,
malvarlıklarının korunabilmesi ve konkordato projesinin hayata geçirilebilmesi için, İİK’nın 206. maddesinde düzenlenen 1. sırada yazılı alacaklar için haciz yoluyla yapılan ya da yapılacak takipler hariç olmak üzere, müvekkiller aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve yapılmış olan takiplerin durdurulmasına,
İİK’nın 206. maddesinde düzenlenen 1. sırada yazılı alacaklar hariç diğer alacaklarla ilgili yapılmış takiplerle ilgili muhafaza tedbiri yapılmış ise, üzerindeki hacizler baki kalmak kaydıyla, muhafazalarının kaldırılarak müvekkillere yediemin olarak teslimine, İİK’nın 206. maddesinde düzenlenen 1. sırada yazılı alacaklar için haciz yoluyla yapılan ya da yapılacak takipler hariç olmak üzere, müvekkiller aleyhine ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz uygulanmamasına, müvekkillerinin takip borçlusu veya üçüncü şahıs konumunda olduğu takipler bakımından haciz ihbarnamesi gönderilmesinin tedbiren önlenmesine,
İİK m.288/I yollamasıyla İİK m.294/IV maddesi gereğince, İİK m.200 ve 201 hükmünde belirtilen hallere münhasıran takas yapılmamasına ve banka hesapları üzerine blokaj konulmasının önlenmesine, hesaplar üzerine blokajlar konulmuş ise, bu blokajların kaldırılarak hesaptaki paraların konkordato komiserlerinin denetiminde kullanılmak üzere müvekkillere iadesine, ---------- sayılı kararı uyarınca, müvekkilleri tarafından keşide edilen çeklerin “karşılıksızdır” işlemine tabi tutulmamasına yönelik tensiben ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 04/07/2024 tarihli ara kararı ile. "Her 2 şirketin ve davacı ---------- ellerinde bulunan çekleri ile tahsil riski bulunan çeklerin keşidecilerinin diğer şirketler olduğu, bu haliyle ortakları ve yönetim kurulları aynı kişilerden oluşan 2 davacı şirketin ve davacı şahsın birbirine karşı borçları ve şüpheli alacaklarının bulunduğu,
bu durumun davacı şirketlerin konkordato talepleri ile ilgili ve diğer alacaklıları zarara sokup sokmama saikleri ile ilgili olumsuz kanı uyandırdığı anlaşılmakla konkordatoya başvuran ve organik bağ içinde bulunan 2 davacı şirket ve davacı şahıs yönünden bu nakit döngüsünün açıklanması için davacılar vekiline 1 hafta kesin süre" verildiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili mahkememizin 04/07/2024 tarihli tensip tutanağı'nın 7 no'lu ara kararında belirtilen hususlar doğrultusunda sunmuş olduğu 09/07/2024 tarihli açıklama dilekçesinde özetle; müvekkili--------- Şti. ile diğer müvekkili ---------Ş. arasında yıllara sari bir ticari ilişki olduğunu, müvekkili şirketlerin, alüminyum kapı, pencere, kapı eşiği ve panjur imalatı yaptığını, benzer alanda faaliyet göstermeleri nedeniyle, şirketler arasında malzeme, yarı mamul ve mamul alışverişi gerçekleştirildiğini, söz konusu ticari ilişki içerisinde, müvekkili şirketlerin,
grup şirket olarak yönetildiğinden zaman zaman finansman ve ödeme ihtiyaçları doğrultusunda birbirlerinden borç alarak faaliyet gösterdiklerini, bu durumun cari hesaplarda zaman zaman borç, zaman zaman alacak hareketleri yarattığını, ilgili hesaplar aktif olduğundan, zaman içerisinde sürekli değişkenlik gösterdiğini, müvekkillerinden ---------, diğer müvekkili ---------- alacağı mallar için avans ödemesi yaptığından alacaklı durumda olduğunu, müvekkili şirketler tarafından, şirket yetkilisi ----------- birtakım çekler keşide edildiğini ve bu çeklerin ---------- tarafından ciro edilerek ilgili tedarikçilere teslim edildiğini,
söz konusu yöntem ile müvekkili şirketlerin ortağı ve yetkilisi ---------- müvekkili şirketlerin alacaklılarının bizzat muhatabı haline getirildiğini ve tedarikçilerin çekleri tahsil edebilme kabiliyetleri arttırıldığını, müvekkili şirketler arasındaki nakit döngüsü birbirleri arasında gerçekleşen ticari alım satım ilişkisinden, müvekkili şirketler ile --------- arasındaki nakit döngüsü ise müvekkil şirketlerin piyasadan mal ve hizmet temininden, tüm müvekkiller arasındaki nakit döngüsü ise müvekkili şirketlerin finansman ihtiyaçlarının temin edebilmeleri için alınan borç ve avanslardan kaynaklandığını, müvekkillerinin,
üçüncü kişi konumundaki alacaklıların tahsil kabiliyetini azaltmaya yönelik hiçbir işlem ve eylemi bulunmadığını beyan ederek hakkındaki açıklamaları doğrultusunda dava dilekçemiz ve ön projelerimiz dikkate alınarak konkordato talebimizin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 10/07/2024 tarihli ara kararı ile; " Dosyanın öncelikle konkordato konusunda uzman bir ekonomist Mali Müşavir ile İcra İflas hukuku konusunda uzman bilirkişiden oluşan 2 kişilik bilirkişi heyetine günsüz olarak tevdii ile dosya kapsamı ve davacıların ticari defterleri kapsamında geçici mühlet şartları taşıyıp taşımadıkları hususunda ön rapor alınmasına," karar verildiği anlaşılmıştır.Davacılar vekilinin 25/07/2024 tarihinde dilekçe sunarak; müvekkillerinin talepleri doğrultusunda, huzurdaki davanın ve taleplerinin sürüncemede kalması nedeniyle davadan feragat ettiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 21/08/2024 tarihli raporda; mali ve hukuki yönden incelemelere başlandığını, dosya kapsamında yapılan ilk inceleme sonrasında şirketten inceleme konusuna, özellikle çeklere ilişkin bir kısım mali bilgi ve belgilerin e-posta yoluyla istendiğini, henüz bu bilgi ve belgeler bilirkişi heyetine ulaştırılmadan, şirketin mahkeme nezdinde konkordato taleplerinden feragat ettiklerini e-posta yoluyla bildirdiklerini, istenilen bilgi ve belgeleri kendilerine sunmadıklarını,
dosya üzerinde yapılan incelemede şirketleri borca batık olduğuna ilişkin bir borca batıklık şüphesi görülmediğini beyan ettikleri anlaşılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle.
Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))ilişkindir.Davacı vekili ile davacı şirketler tarafından dosyaya sunulan 25/07/2024 tarihli dilekçelerinde; huzurdaki davanın ve taleplerinin sürüncemede kalması nedeniyle davadan feragat ettiklerini, dosyaya yatırılan gider avansı ve teminatın iadesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
Mahkememizin 12/09/2024 tarihli duruşmasında davacılar vekili hazır bulunarak feragat dilekçesini tekrar ettiklerini, sunulan raporda müvekkillerinin borca batık olmadıklarının ortaya çıktığını, bu nedenle davanın feragat nedenle reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde, davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/458, K. 2024/623, 13 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama