KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/771
- Karar No
- 2024/731
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
Karar Metni
1.389 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/771 Esas
KARAR NO: 2024/731
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/03/2024
KARAR TARİHİ: 17/10/2024
Mahkememizin ------------ Esas sayılı dosyasından 17/10/2024 tarihli duruşma ara kararı ile davacının ayıp oranında bedelde indirim istemine ilişkin olarak arabuluculuk kurumuna başvuru yaptığına dair belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla davacının bu istem yönünden açılan dava tefrikine karar verilerek yukarıda esas numarasına kaydedilen Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 09.12.2022 tarihinde davalı şirket ----------Ş.'den 1 adet ----------- marka elektrikli araç satın aldığını, satın alınan aracın şarj ünitesinde çok kısa süre içerisinde arıza meydana geldiğini, ayıplı araçtaki bu durum muhatap -----------Ş.'ye bildirildiğini ve elektrikli aracın servis hizmeti bu bayide olmadığından dolayı araç -----------ilinde bulunan ------------ bayiine yönlendirildiğini, burada yapılan ilk kontrollerde aracın şarj ünitesinde bulunan parçanın arızalı olmasından dolayı aracın şarj olmadığı tespit edildiğini,
söz konusu bu parçanın ------------ sipariş verileceği ve 45 günden önce gelmeyeceğinin müvekkili şirkete bildirildiğini, servise verilen ayıplı araç 2 ayı aşkın bir sürenin ardından taraflarına teslim edilmiş ancak kısa bir süre sonra aynı sorundan kaynaklı olarak arıza yaparak ve tekrardan servise gönderildiğini, davaya konu aracın müvekkili şirketin satış pazarlama biriminde kullanıldığını ve aracın sürekli hareket halinde olduğunu, ayıplı araç yerine müvekkili şirkete dizel araç verildiğini, bu durumun müvekkilini ayrı bir zarara soktuğunu beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile,
davanın kabulüne, dava konusu aracın ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesine mümkün olmaması halinde ayıp oranında bedelde indirimine, ikame araca ilişkin yapılan yakıt giderlerinin tazminine, harç ve giderleri ile ücreti vekâletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, arabuluculuk tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ayıpsız misli ile değişim talebinden feragat etmiş olduğunu, feragat doğrultusunda davacının davaya konu aracın değeri olan 787.616,41-tl üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağında başvuru konusunun aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve aracın serviste uzun süre kalması sebebiyle uğranılan tazminat olduğunu, davacı ayıp oranında bedelde indirim talebine ilişkin olarak arabuluculuğa başvurmamış olduğunu yani dava şartı yerine getirilmediğini,
yetkili satış bayi olarak faaliyet gösteren müvekkili şirket satışını yaptığı araçların üretim safhasında yer almadığını, bu sebeple üretim veya imalat hatalarında kusurunun olmadığı aşikâr olduğunu, davanın müvekkiline yöneltilmesi mümkün olmadığını, ayıbın varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek gerekir ki muhatapların da ikrar ettikleri üzere araçlar, ticarî amaçlarla satın alındığından varlığı iddia olunan ayıba ilişkin tbk hükümleri değil, ttk hükümleri uygulanması gerektiğini, tacir sıfatını haiz, davacı taraf,
ttk'da belirtilen ve hak düşürücü niteliğindeki ayıp ihbar sürelerine uymadığından davanın reddi gerekmekte olduğunu, aksi kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf, seçimlik haklarından ücretsiz onarım hakkını kullanmış olduğundan ayıp oranında bedelden indirim hakkını hakkını kullanamayacak olduklarını, araçtaki arızaya ilişkin müvekkili şirkete onarım başvurusu yapılmamış olup varlığı iddia edilen sözde ayıbın, yetkili servis ----------ş. tarafından yapılan müdahale sonucu meydana gelmiş olması kuvvetle muhtemel olduğunu, dava konusu elektrikli aracın şarj edilmesinde üretici ---------- tarafından tavsiye edilen akım, kablo,
pil yüzdesi aralığı, aşırı sıcak veya soğuk hava koşullarına ve güncel araç yazılımına dikkat edilip edilmediği bilinmediğini beyan ederek davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine, esasa geçilmesi halinde esastan reddine ve netice olarak yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ------------ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından --------- plakalı araca ilişkin dava açıldığını, ----------- E. sayılı dosya kapsamında yargılama sürmekte olduğunu, işbu sebeple derdestlik itirazının bulunduğunu, davaya konu aracın üreticisi veya satıcısı müvekkili şirketin olmadığını, davacı ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, alıcının ayıba dayanarak ileri sürdüğü taleplerinin dinlenmesinin ön şartı olan ayıp ihbarı ortada yok iken ve ayıp ihbarına ilişkin hem ttk hem de tbk’da belirtilen hak düşürücü süreler aşıldığından davacının taleplerinin reddine karar vermek gerektiğini,
davacı aracı teslim alırken aracı muayene ederek teslim aldığını, araçta herhangi bir arıza olmadığını, aracın çalışır durumda olduğunu ve talebine uygun olduğunu açıkça kabul ettiğini, davaya konu araçta tespit edilemeyen, çözülemeyen, tekrarlayan bir arıza-gizli ayıp-üretim hatası söz konusu olmadığını, davacı tarafça iddia olunan şikâyetle servise başvurulduğunu, davacı tarafın da ikrar ettiği üzere davacının bilgisi ve onayı olmadan yapılan herhangi bir müdahale söz konusu olmamıştır. davacı seçimlik haklarından onarım hakkını kullanmıştır. t.k.h.k’ nun tüketiciye tanıdığı haklar yenilik doğuran haklar olup,
bir kere kullanılmakla sona erer ve değiştirilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia edilen ayıp var olsa olsa dahi, dava konusu araçta, ayıptan ari misli ile değişimi veya bedel iadesi talep etmeyi gerektirecek koşullar oluşmadığını beyan ederek haksız, usule ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; taraflar arasında kurulan satış sözleşmesi kapsamında malın ayıplı olduğu iddiasıyla HMK m.227 hükmünde yazılı ayıp oranında satış bedelinde indirim istemine ilişkin alacak davasıdır.Davacı vekilinin dava dilekçesinde dava konusu ettiği taleplerinin HMK m.110 maddesi hükmünce yığılma şeklinde öne sürdüğü ve HMK m.111 hükmü kapsamında terditli şekilde talep ettiği satışa konu aracın ayıplı olduğu iddiası ile misli ile değişimi, bunun mümkün olmaması halinde ayıp oranında indirim ile birlikte ikame araçta kullanılan yakıt giderlerinin tahsiline ilişkin olduğu,
mahkememizce kurulan ara karar ile misli ile değişim talebine konu ettiği aracın satış bedelini dosyaya sunması ve bu talebin bölünebilir bir talep olmaması gerekçesi ile satış bedeli dikkate alınarak ilgili harcı dosyaya yatırması için kesin süre verilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtar edildiği,
davacı vekilinin 15/04/2024 tarihli dilekçesi ile iş bu dava ile talep ettiği dava konusu aracın ayıpsız misli ile değişim (TBK m.227/I, 4) talebinden vazgeçtiklerini, terditli olarak talep ettikleri (HMK m.111) ayıp oranında bedelde indirim taleplerinin devam ettiğini ve bu talebi yönünden dava değerini 9.000,00 TL olarak beyan ettiği ancak dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu ---------- Büro numaralı arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde ise TBK m.227 hükmünde yazılı misli ile değişim talebi ile aracın serviste kaldığı süre boyunca uğradığı maddi ve manevi zararın arabuluculuk sürecine konu edildiği görülerek bu kez davacı vekiline
tensiben kurulan ara karar ile 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'nın (5) maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince davacı vekiline ayıp oranında satış bedelinde indirim talebi ile ilgili olarak dava tarihi olan 22/03/2024 tarihinden önce arabuluculuğa başvuru yapıp yapmadığı hususunda beyanda bulunmak ve bu istemine ilişkin arabuluculuk son tutanağını dosyaya sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği ancak verilen süre içerisinde bu husustaki tutanağın sunulmadığı görülmekle bu istem yönünden dosyanın tefrikine karar verildiği görülmüştür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 138. maddesinde. "Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir." hükmü yer almakla.
19.12.2018 günlü --------- yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'nın (5) maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması ve 7155 Sayılı Kanunun (23) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A (2) maddesi ile.
"Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir'' hükmü getirilmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesi gereğince. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.Huzurdaki davanın niteliği itibariyle dava açılmadan önce arabulucuya başvuru yapılması gerektiği, bu hususun dava şartı olduğu, talep sonucunun bir kısım paranın ödenmesine ilişkin olduğunun tartışmasız olduğu ve dava konusu edilen satış bedelinde indirim talebine ilişkin olarak davadan öncede arabuluculuğa başvuru yapılmadığı,
yasanın emredici hükmü gereği dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması gerektiği açık olup bu hususun tamamlanabilir bir dava şartı olacağına ilişkin yorum yolu ile de genişletilmesi mümkün olmadığından iş bu talep asıl dosyadan tefrik edilmek suretiyle dava konusu edilen satış bedelinde indirim talebi yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/771, K. 2024/731, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama