İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/306 K.2025/957

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2025/306Karar2025/957Tarih6 Kasım 2025Okuma10 dk · 1.944 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/306
Karar No
2025/957
Karar tarihi
6 Kasım 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.944 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2025/306 Esas

KARAR NO : 2025/957

DAVA

Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)

DAVA TARİHİ : 09/04/2025

KARAR TARİHİ : 06/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkiline ait -------- plakalı aracın 22.12.2023 tarihinde tek taraflı eski eşinin sevk ve idaresindeyken kazaya karıştığını, kaza sonrası devletin resmi kurumu tarafından sürücüye gerekli alkol testi yapılarak kaza raporu tanzim edildiği, araçta oluşan hasar onarımı için kasko sigortacısı -------- hasar dosyası açıldığı,

açılan hasar dosyasına müteakip sigorta şirketi hasarın tespiti için eksper ataması yaptığı ve araçta oluşan hasar miktarından kaynaklı dosyayı araştırma birimine sevk ettiğini, davalı sigorta şirketinin araştırma görevlisi kazanın oluş şekli beyan, telefon görüşme kayıtları, geçmiş konum kayıtlarını müvekkili ve sürücüsünden aldığını, sigorta şirketi devletin resmi polis tutanağına, verilen evraklara bilgilere, beyanlara, verilmemesi gereken telefon kayıtlarına, konum geçmişlerine itibar etmediğini, kasko poliçesi yaptırılırken peşin ödeme yapılarak araçları risklere karşı korunduğunu,

konunun muhatabı olan sigorta şirketi çalışanlarının keyfiyetine göre hareket ettiklerini, gerçekleşen kazada varsayımlar üzerinden hareket edilmesi, olayı başka yere sürüklenmesi hasarı ödememek istemekten başka bir şey olmadığını, poliçede bulunmayan hasar anında istenilmesi gereken her şey mevcutken özel haklara kadar girilip hala kazanın altında başka bir şey aramanın sigortalıyı mağdur ettiğini, -------- Tüketici Mahkemesi --------- Değişik İş dosyasında 17/04/2024 tarihinde sigorta şirketinin taraf olduğu delil tespit davası mevcut olduğu,

söz konusu davada alınan bilirkişi raporu doğrultusunda gerekli tespitlerin yapıldığını, meydana gelen kazada Kdv Dahil 1.762.416,81 TL hasar bedeli tespit yapıldığı, buna mukabil bilirkişinin pert-sovtaj değerlendirmesi tespitini sunmuş bulunduğunu, müvekkilinin eski eşi dava dışı --------, Müvekkile ait olan -------- plakalı ------- Model --------- marka araç ile 22.12.2023 tarihinde -------- İli, -------- İlçesi,--------- Mahallesi civarında yolun ıslak olması sebebiyle aracın kontrolünü kaybederek orada bulunan tarlaya çıktığı ve maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiği,

kazanın gerçeklemesinden sonra müvekkilinin 04.06.2023 Başlama tarihli --------- numaralı kasko poliçesine dayanarak sigorta şirketine başvurduğunu, sigorta şirketinin müvekkilinden birçok bilgi istediğini ve müvekkilinin istenilen tüm bilgileri şirkete verdiğini, her seferinde yeni ve farklı bilgiler istenerek müvekkilinin oyalandığını, davalı Sigorta Şirketinin 31.01.2024 tarihinde müvekkile karşı sorumlu oldukları tazminat ödemesini gerçekleştirmeyeceklerini bildirdiğini,

kasko poliçesi teminatı dışı kalan hallerde belirtilen maddelerin hiçbiri mevcut kazada bulunmamasına karşılık sigorta şirketi somut bir delil sunmayarak hasarı ödemekten imtina ettiğini, tespit davasında bilirkişi raporuyla alacaklarının belirli hale geldiğini, bu durum bildirilmiş olmasına rağmen arabulucuk sürecinde dahil basiretli bir tacir gibi davranmadığı, poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirmediğini ve herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini, sunulan belgeler doğrultusunda pert değerlendirmesi yapılan araçta 1.900.000,00 TL şeklinde oluşan fark tutarın her türlü yasal hak ve fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak üzere;

meydana gelen trafik kazası tarihinin 22.12.2023 şeklinde olduğu, dolayısıyla kaza tarihi ve rapor tarihi arasında kaç gün olduğu tespit edilerek, aracın kullanılamamasına bağlı olarak, günlük kiralama bedeliyle ikame araç sağlanmamasından kaynaklı tazminatın hesap edilmesi gerektiği, meydana gelen kaza neticesinde doğacak tazminat kapsamında mağdur tarafın ilgililerden talep edilebileceği zarar türleri; hasar bedeli, araçta meydana gelen değer kaybı tazminatı olduğu,

dolaylı zararlar kapsamında mağdurun aracı kullanamadığı ve dolayısıyla aracından mahrum kaldığı süreye istinaden araçtaki mahrumiyet tazminatı ve/veya araç ikame bedeli de talep edilebileceğini, kasko sigortacısı olarak herhangi bir şekilde ikame araç tahsis edilmediğini, bugüne kadar da aracın hasarlı halde kaldığını, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; haklı ve hukuka uygun davanın kabulüne, HMK 107.

Maddesi uyarınca Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; tahkikat sonucunda müvekkilinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 1.900.000,00 TL Sigorta Poliçesi Limitini Aşan Değer Kaybı Bedeli ile 10,00 TL Araç Mahrumiyet/Araç İkame bedeli olmak üzere toplamda şimdilik 1.900.010,00 TL (birmilyondokuzyüzonbin) nin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, faiz konusundan bağımsız olarak,

belirlenen ve hükmedilecek alacak tutarına, enflasyon karşısında değer kaybeden Faizi aşan Munzam Zararın da ayrıca tespit ettirilerek davalıdan tahsiline, davanın kabulü ile müvekkili aracının uğramış olduğu mahrumiyet tazminatına ilişkin gerekli görülmesi halinde ayrıca bilirkişi marifetiyle tespitine karar verilmesine, Öncelikle zararın miktarı göz önünde bulundurularak, ihtiyati haciz kararı verilmesi, yine davalının mal kaçırma ihtimallerine binaen banka hesapları ile tüm malvarlıkları üzerinde şimdilik 1.900.010,00 TL tutarında ihtiyati haciz uygulanmasına,

her türlü yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Dava görevsiz mahkemede açılmış olduğundan davanın usulden reddinin gerektiği, 6502 sayılı TKHK’nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılındığını, bunun yanında Kanun’un 83. maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun’un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğinin belirtildiği,

davacı ile müvekkil şirket arasında kurulan kasko sigorta poliçesine ilişkin sözleşmenin 6502 sayılı TKHK’nın 3. maddesi anlamında bir tüketici işlemi olması ve görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararı olmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, her durumda sigorta şirketine geçerli bir başvuru yapılmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili sigorta şirketinin malvarlığına ihtiyati haciz konulmasını talep ettiğini, ancak davacı tarafın bu talepleri usul ve yasaya aykırı olduğu,

davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava dosyasında talep edilen alacaklara karşı kabul anlamına gelmemek kaydı ile zamanaşımı itirazında bulunduklarını, söz konusu hasarın beyan edildiği şekilde meydana gelmemiş olduğu, hasarın teminat dışı olması nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, her durumda davacının ihbar yükümlülüğüne aykırı hareket ettiklerini, bu sebeple ispat yükünün davacıya ait olduğu, müvekkili sigorta şirketince tayin edilen hasarın araştırma uzmanı tarafından yapılan detaylı araştırma sonucunda kazanın davacı tarafından beyan edilen şekilde gerçekleşmediğinin saptandığı,

araştırma neticesinde alınan tüm beyanların çelişkili olduğunun tespit edildiğini, olayın sürücünün beyanlarında ifade edildiği şekilde gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, talebin teminat dışı olduğu belirtilerek talebin reddedildiğini, sigortalı araç sürücüsü olduğu iddia edilen ----------,

22.12.2023 günü saat 22.25 sıralarında --------- --------- Mahallesi -------- Caddesi üzerinde eski eşi -------- adına kayıtlı sürücüsü olduğu --------- plakalı aracı ile sola dönüş anında yerlerin ıslak olması sonucu aracın kaymaya başlaması ile yolun sağındaki kaldırıma sağ ön teker ile çarpıp tarlaya çıkması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini beyan ettiği, bu kazanın kullandığı aracın ayrıldığı eski eşi -------- adına kayıtlı olduğu,

kaza günü aracın servislerinde rot balansının yapıldığını, akşam saatlerinde iş çıkışı aracı teslim etmeye giderken kazanın gerçekleştiğini yazılı olarak beyan ettiğini, sigortalı araç sürücüsü olduğu beyan edilen --------- ilettiği konum bilgileri incelendiğinde saat 19.35-20.46 arası -------- bulunduğunun tespit edildiği, akabinde saat 21.49'da ------- ikamet adresinde bulunduğu; adresten 22.00'da çıkış yaptığı ve 22.04'te kaza yerine giderek 00.23'e kadar olay yerinde kaldığının tespit edildiği,

---------- konum bilgileri ile beyanları incelendiğinde beyanlarında eski eşine aracı bırakmaya giderken kaza yaptığını belirtmişse de eski eşinin ikametinden çıktıktan sonra olay yerine gittiğinin sabit olduğu, beyanlarının çelişkili olduğunun sabit olduğu, --------- -------- kayıtları celbedildiğinde davacının adresinde çıktığı saat 22.00 öncesinde saat 21.50 ve 21.59'da oğlu -------- ile telefon görüşmesi yaptığı ve --------- sürücü belgesi olmadığının tespit edildiği,

davacının müvekkili şirkete sundukları yazılı beyan ve diğer sair evraklar incelendiğinde davacı tarafın kazanın meydana geliş şekline ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığı ve söz konusu taleplerinin teminat dışı olduğu, davacı tarafından doğru ihbar yükümlülüğünün kasten yerine getirilmediği, sigorta teminat kapsamı dışında kalan bir hususun sanki teminat kapsamı içindeymiş gibi ihbar edildiği gözetilerek ispat külfetinin davacıya geçtiğinin kabulünün gerektiği, sürücünün ehliyetsiz olması,

kazaya araç kullanmaya ehil biri olmaması nedeniyle sebebiyet verdiğinin tespit edilmesi halinde poliçe teminatı dışında kalacağı kaza yerinde yapılan araştırmalar ve taraflarla yapılan görüşmeler neticesinde, olayın beyan edildiği şekilde gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, davaya konu aracın kasko poliçesinin müvekkil tarafından yapılmış olması nedeniyle, müvekkili şirkete yapılan hasar başvurusuna binaen eksper atanmışsa da meydana gelen kazanın beyan edildiği şekilde gerçekleşmemesi ve kazanın teminat kapsamı dışında olması nedeniyle hasarın reddedildiği ve bir ödeme yapılmadığı,

bu nedenle sundukları bilgiler dikkate alınarak davanın reddinin gerektiği, mahkeme aksi kanat halinde olunması durumunda öncelikle bu durumun araştırılması ve ispat külfetinin davacıya geçtiğinin kabulünün gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının taleplerinin fahiş oludğu, aracın pert sayılıp sayılmayacağının tespitinin gerektiği, dosyanın tarafsız bilirkişiye tevdi edilerek aracın pert sayılıp sayılmaması gerektiği, onarımın makul olup olmadığı,

onarım makul ise hasar bedeli, onarım makul değilse sovtaj ve rayiç bedel tespitinin yapılarak sonuca gidilmesinin gerektiği, araç mahrumiyeti ve kazanç kaybı zorunlu poliçe teminatı kapsamında olmadığı, davacının talebinin reddinin gerektiği, davaya konu -------- plakalı, araca ait 04.06.2023 - 04.06.2024 vadeli, -------- poliçe numaralı --------- Sigorta Poliçesine istinaden araç mahrumiyet bedeli talep edilmişse de bu talepler poliçe teminatı kapsamında olmadığından reddinin gerektiği, davacının talepleri haksız ve hukuka aykırı olduğu, her halükarda munzam zararın şartları oluşmadığı,

hukuk ve yasaya aykırı davacı taleplerinin reddinin gerektiği, itirazlarımız baki kalmak kaydıyla davacı tarafça munzam zararın oluştuğunun ispat edilemediğini, davacının bu davaya konu talebinin açıkça zenginleşme yasağına aykırılık teşkil ettiği, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydı ile, sigorta hukuk prensibi itibari ile, müvekkili şirketin sorumluluğunun mal varlığında riziko anında meydana gelen azalma ile sınırlı olduğu, talebin reddedilmesi gerektiğini, 22.12.2023 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kaza sonucu sigortalı --------- plakalı aracın sürücüsünün ---------- olduğunun iddia edildiği,

bu sebeple dosyanın --------- ihbarını talep etiklerini, bu nedenlerle, davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacıya ait ve Davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortalı olan-------- plakalı araç ile tek taraflı olarak meydana gelen trafik kazası sebebiyle aracın pert total işlemine tabi tutulması sebebiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.900,00- TL Bakiye Hasar Bedeli (belirsiz alacak), ve 10,00-TL Araç Mahrumiyet Bedeli (belirsiz alacak) olmak üzere topmak 1.910,00 TL bedelin davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Davalı ---------Ş ve --------Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere yanıt verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.

Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesinde.

"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanı tüketici işlemleri ile sınırlandırılmıştır.

Aynı Yasa'nın 3/l.maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.Somut olayda.

UYAP sisteminde yapılan sorgulamada davalının tacir olmadığı, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen veya TTK'a sayılan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davalının tüketici olduğu, davanın açıldığı tarih itibari ile davanın Tüketici Mahkemesi'nin görev alanına girdiği anlaşılmaktadır.6502 sayılı TKHK'nun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.

Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. --------- sayılı ilamı da bu yöndedir.Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında kasko sigortasına dayanan sigortacı-sigortalı ilişkisi olduğu, davacı sigortalının gerçek kişi, sigorta edilen aracında hususi nitelikte araç olduğu, bu kapsamda davacı sigortalının tüketici olduğu, uyuşmazlığın temelinde 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici ilişkisi bulunduğu,

mahkemelerin görevine ilişkin hususun dava şartı olduğu ve kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı, somut uyuşmazlıkta 6502 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanunun 3, 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu anlaşıldığından davanın görev dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-HMK'nun 114/1-c maddesindeki dava şartı yokluğundan aynı yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın usûlden REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğuna,

2-Karar kesinleştiğinde dava dosyasının görevli --------- Tüketici Mahkemelerine gönderilmek üzere, tevzii edilmesi için Tevzii Bürosuna gönderilmesine,

3-Görevsizlik kararından sonra davaya görevli Tüketici Mahkemesinde devam edilmesi halinde yargılama giderlerine Tüketici Mahkemesince hükmedileceğinden, bu konuda HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca şu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2025

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/306, K. 2025/957, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No : 2025/957
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 09/04/2025
  7. Karar Tarihi : 06/11/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Cevap
  10. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/306
Karar No
2025/957
Tarih
6 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/306 K.2025/1004
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/306 K.2025/773
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/307 K.2025/893
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/307 K.2025/779
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/307 K.2025/982
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/307 K.2025/868

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.