KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/293
- Karar No
- 2026/322
- Karar tarihi
- 30 Mart 2026
Karar Metni
1.154 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2026/293 Esas
KARAR NO : 2026/322
DAVA
Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 17/08/2021
KARAR TARİHİ : 30/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan sıra cetveline itiraz (iflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik kayıt kabul ve terkin talebi (iik 235)) davasının yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin01.07.2003-08.04.2016
tarihleri arasında davalı ----------Ş. İflas İdaresi bünyesinde “müşavir avukat”
unvanı ile 15.341,05-TL brüt ücret ile çalışmalarını son derece başarılı ve özverili biçimde
sürdürdüğünü, müvekkilinin iş akdinin 08.04.2016 tarihinde haksız ve geçersiz sebeplerle
feshedilmesi üzerine -------- Esas sayılı dosyası
kapsamında işe iade davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar
verildiğini, feshin geçersizliği ile birlikte müvekkilinin işe iadesine, 4 aylık işe başlatmama
tazminatı ile 4 aylık boşta geçen süre ücretine hükmedildiğini, davalı tarafından istinaf kanun
yoluna başvurulmuş olsa da ---------- sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan
reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, kararın kesinleşmesi
üzerine --------- Noterliğinin 20.02.2020 tarih ve --------- yevmiye nolu ihtarnamesiyle işe
iade başvurusunda bulunduklarını fakat müvekkilinin 1 aylık süre içerisinde işe başlatılmadığını, bu sebeple müvekkilinin işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti
alacağı doğduğunu, aynı zamanda işe iade davası sürerken iş akdi askıda olduğundan
müvekkilinin işe başlatılmadığı tarih itibariyle iş akdinin feshedildiğini ve feshe bağlı olarak
fark kıdem tazminatı alacağı doğduğunu, işe iade davası derdest iken davalı işverenin
16.11.2017 tarihi itibariyle iflasına karar verildiğini, iflas kararı üzerine davalı şirketin
tasfiyesi için iflas idaresi teşekkül ettiğini ve huzurdaki davanın iflas idaresine ihbar edilerek
iflas idaresinin davaya dahil edildiğini, her ne kadar İcra ve İflas Kanunu’nun 194. maddesi
gereği müflise karşı açılan hukuk davaları durmuş olsa da iş davaları acele hallerden
sayıldığından yargılamaya devam edildiğini ve işe iade davası kesinleşmesine rağmen
müvekkilini iflas idaresi tarafından işe başlatılmadığını, iflas idaresi tarafından müvekkilinin
alacaklarının müflis şirket açısından masa borcu olarak kabul edilerek boşta geçen süre ücreti
ile işe başlatmama tazminatı toplamı olarak 144.277,47-TL ödendiğini, işe başlatmama
tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin ayrı ayrı kalemler halinde belirtilmediğini ve
toplanarak yekun tutar olarak belirtilmek suretiyle ödendiğini, bu sebeple kendilerince bu
alacak kalemlerinin ayrı ayrı ne kadar olduğunun bilinmediğini, ayrıca iflas idaresi tarafından
alacak çeşidi gözetilmeksizin alacaklara yasal faiz işletildiğini, boşta geçen süre ücretine
mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerektiğinden bu uygulamanın doğru
olmadığını, ayrıca müvekkilinin müflis bankadan olan fark kıdem tazminatı alacağının ise
ödenmediğini, yalnızca işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti bakımından kısmi ödeme yapıldığını, müvekkilinin işe başlatılmadığı tarihteki
gerçek ücreti tespit edilip buna göre alacak kalemlerinin hesaplanması ve müvekkilinin
alacağının tam olarak ödenmesi gerektiğini, bu sebeple fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydıyla şimdilik; 50,00-TL fark kıdem tazminatının işlemiş olan faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu’nun, 29 Mayıs 2015 tarihinde --------- karar numarasıyla alınan ve 30 Mayıs 2015 tarih
ve --------- sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen kararı ile ---------Ş’nin
kontrolüne el koyduğunu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 71’inci maddesi uyarınca
---------Bankası’nın yönetim ve denetimini ---------
devrettiğini, 23.07.2016 tarih ve ---------- sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan; BDDK’nın
22.07.2016 tarih ve -------- sayılı Kararı ile -------- 21.07.2016 tarih ve --------sayılı yazısında
yer alan talebi üzerine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107. maddesinin son fıkrası
hükmü çerçevesinde ---------Ş.’nin faaliyet izninin kaldırılmasına karar
verildiğini, ------- tarafından açılan ve ----------- Esas sayılı dosyasıyla işlem gören iflas davasında, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 106.
maddesi uyarınca -----------Ş.'nin iflasına, iflasın 16.11.2017 tarih ve saat
15.28 itibariyle açılmasına, iflas tasfiyesinin---------- tarafından yerine getirilmesine karar
verildiğini ve kararın temyiz incelemesi sonucunda kesinleştiğini, hâlihazırda --------Ş.'nin tasfiyesinin ---------- İflas Müdürlüğü'nün --------- İflas sayılı dosyası
üzerinden devam ettiğini, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu madde 106/3 düzenlemesi
doğrultusunda ---------Ş.’nin, ------------ tarafından iflas dairesi, alacaklılar
toplantısı ve iflas idaresi görev ve yetkileri kullanılarak tasfiye edilmekte olduğunu, ----------Ş.’nin hakkındaki iflas kararı kesinleşmiş olduğundan tasfiyeyle sınırlı
olmak üzere faaliyetlerini sürdürdüğünü ve tüzel kişiliğinin de devam ettiğini, tasfiye
sürecinin ------------ tarafından önerilen ve İcra Mahkemesince belirlenen 3 kişilik İflas İdare Heyeti tarafından yürütüldüğünü, şu anda görev yapan İflas İdare Heyeti üyelerinin --------, -------- ve ---------- olduğunu, İflas İdare Heyeti üyelerinin ----------- karar ve 17.09.2020 tarihli kararı ile kendilerine verilen yetkiler dâhilinde tasfiye
sürecini yürüttüklerini, esas ilişkin olarak ise davacı tarafa tüm işçilik alacakları ve
alacaklarına ilişkin faizlerin eksiksiz ve tam olarak ödendiğini ve davacının hiçbir alacağı bulunmadığını, davacı vekilinin dilekçesinde; davacı tarafından açılan işe iade davası sonucu karar gereği müvekkili İflas İdaresi tarafından 39.278,89 TL ödeme yapıldığını, ancak ödeme yapılırken davacının işveren tarafından işe başlatılmadığı tarihteki gerçek ücretinin
belirlenerek ödemelerinin yapılmamış olması sebebiyle eksik ödendiğini iddia ettiği fark
kıdem tazminatı ve işlemiş faiz alacağının ödenmesini haksız ve mesnetsiz olarak talep
ettiğini, davacı tarafa, müvekkili İflas İdaresi tarafından dava sonrası kesinleşen tüm alacak
kalemlerinin cevap dilekçesi ekinde sundukları ödeme belgelerinde görüleceği üzere; 35.020,20-TL brüt iş güvencesi tazminatı (34.754,40-TL net), 80.643,78-TL brüt boşta geçen süre tazminatı (61.624,88-TL net), 35.930,91-TL brüt kıdem tazminatı farkı ( 35.658,19-TL net), 10.882,84-TL brüt ihbar tazminatı farkı (7.861,88- TL net), 4.669,36-TL brüt yıllık izin ücreti (3.373,19-TL net), 737,80-TL yargılama gideri, 8.761,87-TL faiz ödemesi olmak üzere toplam 152.772,20-TL net ödeme
yapıldığını, bu sebeplerle davacının tüm alacak talepleri faizi ile birlikte tam ve eksiksiz
olarak ödenmiş olduğundan huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi
talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; ; davacının hizmet akdi ile çalıştığı sürelere ait fark kıdem tazminatı,fark boşta geçen süre ücreti,fark işe başlatmama tazminatı ve yıllık izin alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. ---------İş Mahkemesi'nin -------- esas ---------- karar 17/02/2026 tarihli görevsizlik kararı üzerine Mahkememize gelmiş olmakla Mahkememizde ---------- esasına kaydı yapılmış olup yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı --------Ş'nin ---------- sayılı dosyası ile iflasına ve iflasın da 16/11/2017 tarih, saat 15:28 itibari ile açılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK'nın 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflastan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflas idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası (m.235,II) olarak devam edilmelidir. Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme İİK'nın 235/1 maddesine göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir Ticaret Mahkemesidir.
2004 sayılı Kanun'un 235/1. maddesine göre sıra cetveline itiraz davası iflas kararı veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir ticaret mahkemesinde açılabilir. Görevin belirlenmesinde dava değerinin önemi olmadığı gibi, buradaki mahkemenin yetkisi de kamu düzenine ilişkindir.
Dosya incelendiğinde müflis şirket hakkında iflas kararının ----------- sayılı dosyasından verildiği anlaşıldığından mahkememizin yetkisiz olduğu, iflas kararı veren yerdeki ticaret mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmış sıra cetveline itirazda yetki kamu düzeninden olduğundan davanın usulden reddine karar verilerek dosyanın ---------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/293, K. 2026/322, 30 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama