KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/521
- Karar No
- 2026/514
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2026
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/521
KARAR NO : 2026/514
DAVA
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 18/05/2026
KARAR TARİHİ : 20/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan sigorta (trafik sigortası kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkil ---- müvekkil aracını 12/06/2025 tarihinde otoparka ücreti karşılığında bıraktığını, 15/06/2025 gününde gece saatlerinde müvekkil aracının -------ağaca çarpmak suretiyle kaza geçirdiğini, kaza sonucunda müvekkilin aracının kullanılamaz hale geldiğini, aracın çalınması ile ilgili şikayette bulunduğu ve ceza yargılamasının devam ettiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvurulara rağmen ödemenin yapılmadığını,
bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep dava hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporu sonucunda belirli hale gelince artırılmak üzere rizikonun gerçekleşmesi sebebiyle şimdilik 100,00 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 15/06/2025 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, poliçe rizikosunun gerçekleşmesi sebebiyle ortaya çıkan zararların tazmini istemine ilişkindir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesinde. "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" ifadesi ile tüketici mahkemelerinin görev alanı tüketici işlemleri ile sınırlandırılmıştır.
Aynı Yasa'nın 3/l.maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.Somut olayda; davacının tacir olmadığı, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen veya TTK'a sayılan mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, davacının tüketici olduğu,
davanın açıldığı tarih itibari ile davanın Tüketici Mahkemesi'nin görev alanına girdiği anlaşılmaktadır.
6502 sayılı TKHK'nun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin -----sayılı ilamı da bu yöndedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında sigorta poliçesine dayanan sigortacı-sigortalı ilişkisi olduğu, davacı sigortalının gerçek kişi, sigorta edilen aracında hususi nitelikte araç olduğu, bu kapsamda davacı sigortalının tüketici olduğu, uyuşmazlığın temelinde 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici ilişkisi bulunduğu, mahkemelerin görevine ilişkin hususun dava şartı olduğu ve kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı, somut uyuşmazlıkta 6502 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanunun 3, 73/1 ve 83/2 maddeleri uyarınca davaya bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu anlaşıldığından davanın görev dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/521, K. 2026/514, 20 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama