KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2017/201
- Karar No
- 2026/8
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2026
Karar Metni
2.235 kelime·11 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2017/201 Esas
KARAR NO:2026/8
DAVA
Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 09/11/2017
KARAR TARİHİ: 13/01/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,
müvekkili şirket ----- yılında ---- kaydolarak tüzel kişilik kazanmış ve ------ binasının alt katında sağlık hizmetleri konusunda faaliyetlerine başladığını, müvekkili şirket tarafından ilk defa düzenlenen --- yılına ait faturalarda ----- ibaresi kullanıldığını, müvekkili şirket yıllarca tescilsiz olarak kullanmış olduğu --- esas unsurlu markasını --- tarihinde tescil ettirdiğini, davalı şirketin ortaklarından------- daha önce müvekkili şirketin ortaklarından olup, yakın bir zamanda ortaklıktan ayrılmış olduğunu, karşı taraf,
müvekkiline ait tescilli markalarına iltibas oluşturacak nitelikte ------- ibaresini hem markasal olarak ticari faaliyetlerinde hem de ticaret unvanında kullandığını, tecavüz fiillerinin tespitine, tecavüz fiillerinin durdulması ve kaldırılmasına,---- kayıtlarında davalının unvanında bulunan ---- ibaresinin terkinine ve bunun ilanına, ------ ibaresi yazan her türlü evrakın toplanması ve imhasına, davalının her türlü dokümanda, reklam, ilan,afiş, broşür,tabela, ve sair duyurularda her türlü yazışmada ------ ibaresini kullanmasının engellenmesine, mevcut kullanım ve kayıtların kaldırılmasına,
silinmesine,---- ibaresi bulunan her türlü materyalin toplanmasına, imhasına, davalı tarafından her ne şekilde olursa olsun kullanmasının engellenmesine, uzun yıllardır kullanılmakta olan ve eskilere dayanan dava konusu markanın söz konusu durum sebebiyle gelmiş olduğu hal neticesinde müvekkil tarafından duyulan eylem karşılığında 50.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yerel mahkeme kararının ------- birer kez yayınlanmasına ve masraflarının davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, ----yetkililerinden aldığımız bilgi çerçevesinde ----yevmiye nolu vakıf senedi ve ----- Sayılı kararıyla tescil edilmiş olup, kurulduğu günden bu yana --- merkezli olarak ihtiyaç sahibi insanlara hizmet veren, hizmetleriyle bilinirliliği ülke sınırları ---- kadar ulaşmış, hatta ------ bünyesinde yapmış olduğu hizmetlere karşılık olarak ödüllendirilmiş son derece saygın bir vakıf olduğunu, vakıf senedinin madde 1. de vakfın kısa adının-------- olduğu belirtildiğini,
ayrıca madde 3. de vakfın gayesi maddesi altında 'yöre halkının sağlık ve sosyal ihtiyaçlarının yeterince karşılanmasını sağlayacak dispanser, klinik, sağlık ocakları, kreşler ve benzer sağlık kuruluşları açmak, işletmek, açılmış olanlara yardım etmek ve sağlık taramaları yapmak' şeklinde olduğunu, ---- kararıyla koyulduğunu, ------ markası iddia ettikleri gibi davacı şirkete ait olmayıp, ------ ait olduğunu, ------ --- marka tescil tarihi olan -----yılından, ancak 3 yıl sonrası için ---- ----- marka başvurusunun askı süresi içinde gözden kaçırmış olması üzerine, bu boşluğu istismar ederek tescil almış olması,
kendilerini hak sahibi yapmayacağını, kötü niyetli olarak markanın tescil ettirilmesi durumunda marka sahibinin hakkını kötüye kullanması sonucu doğacağını, kişinin hakkını kötüye kullanması, hukuk sistemi tarafından korunmaz ve marka hukukunun amacına aykırı düşeceğini, öncelikle davacı tarafın sabit olmayan davasının reddine karar verilmesini yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Tarafların; markaya tecavüzün tespiti durdurulması kaldırılması ve davalının --- kayıtlarından ----------ibaresinin terkini ile bu hususun ilanı, ve tazminat ilişkin konularında anlaşamadıkları tespit edildi.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.----- yazı cevabında özetle; davacı şirketin ---- tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin ise -----tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup,incelendiğinde; ---- tescil numaralı------ tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre.
Davalının kullanımı olduğu belirtilen -------şeklindeki kullanımın ticaret unvanı şeklinde bir kullanım olmayıp markasal bir kullanım olduğu dikkate alındığında davaya konu uyuşmazlıkta vaki kullanımın 6769 sayılı Yasanın 7/5-a bendi kapsamında kalmadığı ve vaki kullanımın 6769 sayılı Kanunun 7/2-b hükmü gereğince ihlali olduğu,
yine davacının ---- şeklindeki kullanımın davacının -----markası ile ilgili alıcı grubu nezdinde karışıklık yaratacağı vaki durumun TTK 55/1-a-4 bendine de aykırılık oluşturacağı, Tescil edilmiş bir markaya ticaret unvanı ile tecavüzde bulunulması halinde tescilli marka sahibi olan SMK m. 149/1-ç bendi çerçevesinde tecavüzün ortadan kaldırılması bağlamında davalının ticaret unvanında yer alan ---ibaresinin terkinini talep hakkının bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalı tanıkları dinlenmiş olup,----- duruşmada Ben ----- ilişki içerisindeydim. Bu nedenle olayın başlangıcından bu yana olaylara vakıfım. Hatırladığım kadarıyla------- tarafından ------adı altında bir dispanser kuruldu. İşletmecisi ise---------idi. Faaliyetine bir süre devam ettikten sonra mevzuat gereğince ---- devredildi. Dr. ------- ortaklarıydı. Ben --------yılında Dr. -------- yanında çalışmaya başladım.
O tarihten bu yana halen ----------muhasebe elemanı olarak çalışmaktayım. ----yılında kuruldu.----- kurmak gibi bir yapılanması söz konusu oldu. Bundan sonra ---- yılında davalı şirket kuruldu. Davacı şirket sağlık merkezini devraldıktan sonra vakfa kira ödüyordu. Daha sonra vakfı hiçe sayarak kendi adına marka tescil başvurusu yapması nedeniyle vakıfla ilişkileri koptu dedi. Diğer davalı tanığı --- duruşmada.
Ben babamın ----ilişkileri nedeniyle sağlık merkezinin kuruluşu ile ilgili bilgi sahibiyim. -----kuruldu. İşletmesini ------ yapıyordu. --- da bu vakıf o zaman kullanmaya başladı. Hatta bu----- kurulduğunda biz masa ve sandalyeleri dahi vakıftan bu merkeze taşımıştık. Ben daha sonra ------ bu sağlık merkeziyle ne şekilde ilişki kurduğuna dair bilgi sahibi değilim. ---- yılında kurulduğunu biliyorum. ---- marka ile ilgili lisans hakkını alarak markayı kullanmaktadır.
Ben ----- Mart tarihleri arasında işletme müdürü olarak çalıştım dedi. -----Karar sayılı kararı incelendiğinde,davacının ------ davalının ise ---- olduğu, davanın---- kararının iptali davası olduğu, mahkemece Davacının ----ibareli marka başvurusu ile davalının----------markası arasında ---- görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada da asli unsurun ------ olduğu,
yargılama konusu---- sınıftaki hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının ---- başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının ------ ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada yanılgı yaşayabileceği , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından yargılama konusu ------ hizmetlerde başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibas,
karıştırılma koşulları oluştuğundan ----- kararı yerinde ve doğru olduğu.
Davacı taraf önceki --------- marka açısından müktesep hak iddia etse de bu markanın tescil tarihinden ---- itibaren yeni başvurusu açısından yukarıda izah edilen ( 1-Kazanılmış hak sağlayan markanın tesçilli olarak uzun süre kullanılması (kullanım ve tesçilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkması- kabullenilmesi),) Davacı tarafından tarafından ileri sürülen tescilsiz eskiye dayalı kullanım, gerçek hak sahipliği ve----------- markasının tanınmışlığı iddiaları, davalının tescilli bir markasına karşı Kurum nezdinde ileri sürülebilir hususlar olmadığı,
bu iddialar kendisinin marka tescilini sağlaması yerine başkasının markasını engelleme şeklinde SMK 6/3 maddesi kapsamında ileri sürülebileceği; (aksi yöndeki bilirkişi görüşüne HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle yukarıdaki gerekçe ile iştirak edilmediği) ;---- davalarında mesnet markanın hükümsüzlüğü için açılan davaların sonucu kurum kararına etki etmeyeceği ( geriye etkili olmayacağı) 'den hareketle hükümsüzlük davası sonucu bekletici mesele yapılmadığı.
Nihayetinde davanın reddi gerektiği” sonucuna varılmıştır. Mahkememizce alınan----- tarihli ek raporda özetle. Davalının kullanımı olduğu belirtilen -------- şeklindeki kullanımın ticaret unvanı şeklinde bir kullanım olmayıp markasal bir kullanım olduğu dikkate alındığında davaya konu uyuşmazlıkta vaki kullanımın 6769 sayılı Yasanın 7/5-a bendi kapsamında kalmadığı ve vaki kullanımın 6769 sayılı Kanunun 7/2-b hükmü gereğince ihlali olduğu,
yine davacının ----- şeklindeki kullanımın davacının --------- markası ile ilgili alıcı grubu nezdinde karışıklık yaratacağı vaki durumun TTK 55/1-a-4 bendine de aykırılık oluşturacağı, Tescil edilmiş bir markaya ticaret unvanı ile tecavüzde bulunulması halinde tescilli marka sahibi olan SMK m. 149/1-ç bendi çerçevesinde tecavüzün ortadan kaldırılmasına dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın SMK'nın 7/2, 7/3, 29, 149, 150 vd. Maddeleri
GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat ile ticaret unvanının terkini davasıdır.
Davacı taraf ------- markasının adına tescilli olduğunu, davalı tarafın ticaret unvanında ve işletmesinde markasal olarak -----ibaresini kullandığını, bu kullanımların davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, bu sebeple tecavüzün tespiti, önlenmesi, ticaret unvanındaki -----ibaresinin terkini ile tecavüzden kaynaklı manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini ve kararın yayınlanmasını talep ve dava etmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre.
(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi,
şeklinde belirtilmiştir.SMK'nın 7/3-e maddesine göre "İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması" halinin de marka hakkına tecavüz teşkil edeceği veyasaklanabileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde, ----- tescil numaralı ---- markasının davacı adına --- tarihinden itibaren ---- tarihinde tescil edildiği, tescilin ---Sınıfta olduğu, davalı şirketin ------ ticaret unvanı ile kurulduğu ve faaliyet alananın her çeşit sağlık hizmetleri vermek üzere hastaneler, poliklinikler, dispanserler, laboratuarlar, sağlık merkezleri tesisleri, sağlık kabinler, diş /(ağız sağlığı) ve protez tedavi merkezleri kurmak ve bu merkezleri işletmek olarak tanımlandığı,
Mahkememizin----- Sayılı dosyasında dosyamız davacısı tarafından dava dışı ------ markasının davacının öncelikli kullanım hakkı dolayısıyla markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin talep ve dava edildiği, karşı davada davacı adına tescilli ------- markasının hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği bu dava sonunda asıl davanın kabulü ile ----- markasının hükümsüzlüğüne karar verildiği karşı davadaki davacı adına tescilli ------- markasının hükümsüzlüğü talebinin reddine karar verildiği,
bu davanın Mahkememizce bekletici mesele yapıldığı ve verilen kararın----- tarihli kararı ile onanmasına karar verilerek hükmün, ------ tarihinde kesinleştiği, bu karar gereği davacı tarafa ait markanın halen koruma altında bulunduğu sabittir.
Bu tespit karşısında davacı tarafın davalı tarafın ticaret unvanındaki unvanındaki ---- sağlığı şeklindeki kullanımları ve -- şeklindeki markasal kullanımları incelendiğinde, davacı adına tescilli ----- markasının ile kelime, anlam, ses olarak ayniyet taşıyan benzerlik içerdiği yine davalı kullanımlarının davacı tarafa ait markanın tescilli olduğu------- Sınıfta olduğu,
bu haliyle davalı tarafın kullanımları ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği dikkate alındığında davalı tarafın markasal kullanımları ve ticaret unvanındaki kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olduğu kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı taraf ----- kapsamında ----------ibaresini markasal olarak kullanma hakkı bulunduğunu beyan ve iddia etmiş ise de Mahkememizin kesinleşen ------ Sayılı dosyasında öncelikli kullanımın davacı tarafa ait olduğu ve dava dışı lisans verene ait --------- lazer markasını hükümsüzlüğüne karar verildiği dikkate alındığında hem kullanım hakkı hem de markasal koruma anlamında davacının üstün hakkının bulunduğu davalı tarafın hak sahibi olamayan dava dışı vakıftan almış olduğu lisans sözleşmesine dayanmasının SMK'nın 155.
Maddesi kapsamında davacının marka hakkı dolayısıyla koruma talep hakkını ortadan kaldırmayacağı ve savunma gerekçesi olamayacağı kanaati ile bu yöndeki itirazlara itibar edilmemiştir.
Yine SMK'nın 7/3-e maddesine göre ------ halinin de marka hakkına tecavüz teşkil edeceği ve yasaklanabileceği belirtildiği, bu hüküm karşısında az yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafın ticaret unvanındaki ---------ibaresinin kullanılmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olduğu ve davacının ----------ibaresinin terkinini talep hakkı bulunduğu kabul edilerek ticaret unvanındaki -----------ibaresinin terkinine karar vermek gerekmiştir.
Yine davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 149. Maddesi kapsamında marka hakkı tecavüze uğrayan tarafın manevi tazminat talep hakkı bulunduğu, az yukarıda belirtildiği üzere davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturur mahiyette olduğu, bu haliyle davacı tarafın manevi zararın giderilmesini talep hakkı bulunduğu,
markanın tanınmışlığı, davalı kullanımları ve birebir markanın aynısının kullanılması karşısında 20.000,00-TL manevi tazminatın davacının manevi zararını gidereceği kabul edilmiş ve bu miktar yönünden manevi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş yine SMK'nın 149/1-g maddesine göre Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde,
masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine karar verilmesini davacının talep hakkı bulunduğu kabul edilerek karar kesinleştiğinde ---- çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2017/201, K. 2026/8, 13 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama