KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2021/198
- Karar No
- 2023/178
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2023
Karar Metni
5.056 kelime·25 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/198
KARAR NO : 2023/178
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli), Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 17/11/2021
KARAR TARİHİ : 26/09/2023
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili -----şirketinin 1970’li yıllarda kurulduğunu e cilt ürünleri, kozmetik ürünler, çeşitli vücut, yüz ürünleri, dermokozmetik kremler, saç ve vücut bakımı için besleyici ürünler gibi malların üretimi, satımı ve bunlara bağlı hizmetlerin sunulması üzerine uzmanlaştığını; müvekkilinin ----- markasının tanınmış marka olduğunu ve bunun TÜRKPATENT ve yabancı mahkeme kararları ile davalı tescilinin başvuru tarihi olan 18.11.2016 tarihinden çok önce sabit olduğunu;
müvekkilinin ----- markalı ürünlerini kullanım amaçlarına göre kategorilere ayırdığını ve bu kategorilerin her biri için -----gibi alt markalar yarattığını; anılan bu markaların tüm dünyada uzun yıllardır tescilli olduğunu; ----- markasının TÜRKPATENT nezdinde ilk kez 1997 yılında ---- numara ile tescil edildiğini, diğer markaların da 3. sınıfta tescil edildiğini; müvekkilinin ---- markasını dünya çapında uzun yıllardır pek çok alan adının kılavuz unsuru olarak da aktif bir şekilde kullandığını, Türkiye’de de ------ alan adını 2007 yılında önceki unvanıyla ------adına tescil ettirip hali hazırda müvekkiline ait olduğunu;
diğer müvekkili ----- ilk olarak-----. unvanı ile 13.12.2007 tarihinde kurulduğunu; ----- kurulduğu 2007 tarihinden bu yana müvekkili ---- başta-----olmak üzere dünya çapında tanınmış markalarını taşıyan ürünlerinin Türkiye’de satış ve pazarlamasını yaptığını ve ------ izniyle markalarını ve tasarımlarını kullandığını; davalının-----sayılı tescilinin SMK m.6/3 ve m.6/6 uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini; müvekkilinin----- markasını ilk kez ortaya koyması, piyasada maruf hale getirmesi ve adına tescil ettirmiş olması sebebiyle anılan marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu;
bunun yanında markaların kurulduğu 2007 yılından bu yana-----eliyle de ülkemizde kesintisiz biçimde kullanıldığını; ayrıca----- alan adının 1997 yılında tescil edilmiş olup Türkiye dahil dünya çapında erişilir durumda olduğunu; müvekkilinin Türkiye’deki ------alan adının da 15.11.2007 tarihinde tescil edildiğini ve aktif bir şekilde kullanıldığını; kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için dava konusu markadaki malların müvekkilinin tescilleri kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/bağlantılı/benzer olmadığı varsayımında dahi SMK m.6/3 ve m.6/6 uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini;
kaldı ki somut olayda SMK m.6/1 şartlarının gerçekleşmiş olduğunu; müvekkiline ait----- markası ile davaya konu ----- markasının iltibas teşkil edecek derecede benzer olduğunu, markalar kapsamındaki malların da aynı tür/benzer/bağlantılı olduğunu; dava konusu markanın müvekkili markası gibi 3. sınıfta olduğunu, farklı alt sınıflar bakımından benzer/bağlantılı/tamamlayıcı malların söz konusu olduğunu;
müvekkiline ait tanınmış ----- markasının ----- harfini aynen içeren davaya konu markanın, müvekkili markasındaki ürünler ile aynı, aynı tür, benzer, bağlantılı, ikame edilebilen ürünler üzerinde kullanılmasının tüketici nezdinde doğrudan müvekkilinin tanınmış ----- markasının akla gelmesine sebep olacağını; müvekkilinin ----- markasının tanınmış marka olması nedeniyle davaya konu markanın SMK m.6/4 ve m.6/5 uyarınca da hükümsüz kılınması gerektiğini; davalının kötü niyetli olduğunu, bu bakımdan davalı markasının SMK m.6/9 kapsamında da hükümsüz kılınması gerektiğini;
müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının müvekkilini ve markasını bilmediğinin düşünülemeyeceğini; davalının sistematik bir şekilde müvekkilinin markalarını, tescilli ve tescilsiz ürün ambalaj tasarımlarını kopyaladığını; davalının haksız kullanımlarının müvekkilinin marka ve tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini; davalının-----alan adı ve -----sosyal medya hesaplarında------ markasını tescilsiz olarak tescil edildiği halinden farklı kullandığını; davalının söz konusu kullanımlarının-----.
FSHHM -----dosyası kapsamında tanzim edilen 08.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini; davalının tescilli markası yerine markasını farklı şekilde kullanmasının nedeninin müvekkili markası ile karıştırma ihtimalini arttırmak olduğunu; davalı kullanımlarının müvekkili markası ile ayniyete varan bir benzerlik teşkil ettiğini; bunun dışında davalının müvekkili gibi ürünlerini alt kategorilere ayırdığını ve bu alt kategoriler için müvekkilinin alt markalarına benzer ibareler kullandığını, bu kullanımların----- FSHHM ---- dosyası kapsamında tanzim edilen 08.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini;
davalının-----markaları üzerindeki kullanımların müvekkilleri aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini; davalının aynı zamanda müvekkilinin tescilli tasarımını ve ürün ambalajlarını kopyaladığını; müvekkilinin-----ve ----- numaralı tasarımların sahibi olduğunu; davalı kullanımına konu ambalajın müvekkili tasarımları ile ayniyete varacak derecede benzer olduğunu; davalının müvekkilinin tescilli ürün ambalaj tasarımını kopyaladığı gibi, müvekkillerinin uzun yıllardır tescilsiz olarak kullandığı ambalaj tasarımlarını da kopyaladığını ve aynı ürünler için kullandığını;
müvekkilinin -----markasının davalı ticaret unvanına karşı da korunması gerektiğini belirterek Davalının,----- markalarını, müvekkilinin----- sayılı tesciline konu tasarımını, müvekkillerinin tescilsiz olarak uzun yıllardır kullandığı ambalaj tasarımlarını kötü niyetli ve haksız biçimde kullanarak müvekkilinin tescilli markaları ve tasarımı aleyhinde yarattığı marka ve tasarım tecavüzü ile haksız rekabet teşkil eden fiilleri aleyhinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini.
Davalının müvekkilinden sonraki tarihte tescil edilmiş ---- markası, tescilli olmayan -----markaları için hukuka aykırı kullanımının müvekkilinin tescilli markalarına tecavüz ve haksız rekabet, müvekkilinin ----- no’lu tasarımına konu ürün ambalajı ve tescilsiz ürün ambalaj tasarımları ile aynı/benzer kullanımlarının müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabete yol açtığının tespitine, tespit edilen hukuka aykırılıkların durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına.
Davalının ----- numaralı ---- markasının hükümsüzlüğüne. Davalı unvanından ----- ibaresinin silinmesine. Davalının----alan adına Türkiye’den erişimin engellenmesine,-----hesap isimlerinden----- ibarelerinin çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili davaya cevaplarında özetle, müvekkili şirketin 17.03.2017 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, bu tarihten itibaren ilaç, medikal ürünler ve kozmetik güzellik müstahzaratı, vücut ve cilt bakım ürünleri, kremler, kolonya, parfüm, şampuan ve benzerlerinin ithalat, ihracat, alım satımı ve pazarlanması; kozmetik, ilaç, medikal ürünler ve diğer ---- ürünlerinin üretimi; ilaç, medikal ürünler, temizlik ve kozmetik sektörüyle ilgili tüm hammadde, yarı mamul, mamul çeşitlerinin üretim, alım satımı, pazarlanması ile iştigal etmeye başladığını;
müvekkili şirketin -----tescil numaralı -----ibareli 3. sınıf mallarını kapsayan markasını 20.09.2017 tarihli marka devir sözleşmesi ile devir aldığını, devirden önce söz konusu markanın müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan ------ adına kayıtlı olduğunu; müvekkilinin ----markasını taşıyan ürünlerinin dünya çapında 15 ülkede satıldığını; müvekkili markasının 3. sınıfa dahil malların tamamı için tescilli olduğunu, davacı markasının ise 3. sınıfın sınırlı alt grupları için tescilli olduğunu, bu bakımdan davacı tescilleri kapsamındaki malların dava konusu markadaki mallar ile aynı/bağlantılı/benzer nitelikte olmadığını;
davacıya ait “-----” markasını oluşturan “----” ve ---- unsurlarının ayırt ediciliği bulunmayan ve/veya ayırt ediciliği oldukça düşük ve sektörde sık kullanılan ibareler olup bu ibarelerin doğal cilt ürünlerini tanımlayıcı nitelikteki cins isimlerine işaret ettiğini ve markanın kullanıldığı ürünleri nitelediğini; “----” ibaresinin birçok firma tarafından özellikle kişisel kullanıma ilişkin ürünlerde ürünün yaşama dair doğal ve katkısız olduğunu, kullanım için yan etkilerinin bulunmadığını ifade etmek için değişik eklerle kullanıldığını;
“------” ibaresinin de deri ve cilt gibi anlamları bulunmakta olup birçok firma tarafından kişisel kullanıma ilişkin cilt bakım ürünlerinden olduğunu ifade etmek için kullanıldığını; bu iki ibarenin birleşmesi ile “doğal cilt bakım ürünlerini” özellikleri itibariyle doğrudan tanımlayacak bir anlamın oluştuğunu; davacının markasının bu zayıf unsurlarının üçüncü kişilerce kullanılmasına katlanmak zorunda olduğunu; markaların ortak unsurunun ayırt edici niteliğinin düşük olması halinde ortak unsura yapılacak eklemeler ile karıştırma ihtimalinin bertaraf edilmesinin mümkün olduğunu;
müvekkili markasının sadece ----ibaresi alınarak benzerlik iddiasında bulunulmasının yersiz olduğunu; karşılaştırmanın-----ve-----arasında yapılması gerektiğini; bu şekilde markalar karşılaştırıldığında, işaretlerin hem görsel hem de işitsel olarak benzer olmadığını, herhangi bir anlam içermemeleri yönüyle de işaretler arasında kavramsal açıdan karşılaştırma yapılamayacağını; karşılaştırma konusu işaretlerin ve malların benzerliğinin düşük olması nedeniyle karıştırma ihtimalinin olmadığını;
bunun yanında, dava konusu ürünler özel ihtiyaca cevap veren kişisel bakıma yönelik ürünler olup yoğun şekilde eczanelerde satışa sunulması ve ilgili olduğu saç ve cilt bakımı alanı da göz önüne alındığında, alıcıların daha dikkatli ve seçici olduklarını, dolayısı ile ürünlerin ilgili olduğu tüketicilerin yüksek dikkat seviyesinin karıştırma ihtimalinin ortaya çıkma ihtimalini azalttığını; nitekim müvekkilinin marka tescil başvurusuna davacının markasına dayanarak Türkpatent nezdinde itiraz ettiğini, davacı itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini;
bu bakımdan davacının SMK m.6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6 ve 6/9’a dayanak ileri sürdüğü hükümsüzlük taleplerinin mesnetsiz olup reddinin gerektiğini; tecavüz iddiaları bakımından, müvekkilinin kullanımının tescilli markasının ayırt edici mahiyetine zarar verici nitelikte olmadığını, hukuka uygun kullanım olduğunu, bu bakımdan müvekkilinin kullanımının tescilsiz kullanım olarak nitelendirilemeyeceğini; “-----” ibarelerinin ---- laboratuvarlar anlamına geldiğini, eklenen bu sözcüklerin ilgili sektörde herkes tarafından kullanılabilir nitelikte olduğunu;
tanımlayıcı olan ve ayırt edici nitelikte olmayan bu unsurların işaret benzerliği değerlendirmesinde etkisinin bulunmadığını; bu kapsamda müvekkilinin kullanımına konu işaret ile davacı markasının, ibareler arasındaki farklılığın yanı sıra renkler, şekil unsurları bakımından da farklılık gösterdiğini, karıştırma ihtimaline yol açabilecek bir benzerliğin bulunmadığını; “----” ve “----” ibarelerinin ayırt edici niteliği bulunmadığından seri marka izlenimi uyandırmasının da söz konusu olamayacağını, davacının-----markalarının müvekkili tarafından seri marka izlenimi uyandıracak şekilde kullanıldığı iddialarının mesnetsiz olduğunu;
tasarım hakkına tecavüz iddiaları bakımından, davacının ileri sürdüğü tasarımlarının hükümsüz durumda olduğunu; somut olayda söz konusu tasarımların SMK’nın tescilsiz tasarıma ilişkin hükümleri kapsamında da korunmasının olanaklı olmadığını, keza tescilsiz tasarımlara ilişkin koruma süresinin geçmiş olduğunu; davacı ambalaj tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunmadığını; bahse konu şişe gövdelerinin dünya genelinde ve Türkiye’de birçok farklı firma tarafından kamuya sunulup harcıalem hale geldiğini;
davaya konu ambalajların etiket alanı ve etiket üzerindeki markanın konumlandırılmasında tasarımcının seçenek özgürlüğünün dar olduğunu ve tasarımlar arasında ufak farklılıkların tasarımı ayırt edici yapmaya yeterli olduğunu; bu bakımdan tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarının reddedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, davacının marka ve tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet olup olmadığının tespiti ile Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan marka davasından ibarettir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığınkaynağını, davalı adına tescilli ----- tescil numaralı "-----" markasının davacı adına tescilli ----- markası ile iltibas yaratacak derecede benzer olup olmadığı, davacının markasının tanınmış marka olup olmadığı, zayıf marka olup olmadığı, davalının marka tescilinin kötü niyetli olup olmadığı,
bu nedenle davalının markasının SMK'nun 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği, davalı şirketin ticaret unvanından ----- ibaresini davacının ------ markası ile benzer olup olmadığı, bu nedenle terkinine karar verilip verilemeyeceği, davalının tescilsiz olarak kullandığı------ ibarelerinin davacı adına tescilli markalar ile iltibasa neden olacak derecede benzer olup olmadıkları, davalının davacı adına tescilli----- ve ----- tescil numaralı ambalaj tasarımları ile tescilsiz tasarımlarını kullanıp kullanmadığı,
davacının tescilli tasarımları hükümsüz kaldığından bu tasarımlara dayanarak hak iddia edip edemeyeceği, davacının tescilsiz tasarımlarının dava tarihinden geriye doğru 3 yıldan daha eski tarihte kamuya sunulup sunulmadığı, bu nedenle bu tasarımlara dayanarak hak talep edip edemeyeceği, davalının eylemlerinin davacının marka ve tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
TPMK kayıtlarına göre ----- tescil numaralı "-----" markası 11.11.1997 tarihinde davacı -----şirketi adına 03. sınıfta tescil edildiği, alt markalar olan ----- tecsil nolu -----tescil nolu ------tescil nolu ----- tescil nolu ------ tescil nolu ----- tescil nolu ------tecsil nolu------ markalarının davacı şirket adına 03. sınıfta Türk Patent nezdinde tescil edilmiş olduğu sabittir.TPMK kayıtlarına göre "----" tescilli markasının; ----tescil numaralı 18.11.2016 başvuru tarihli, 19.10.2017 tescil tarihli "-----" markasının 03. Sınıfta davalı adına tescilli olduğu sabittir.----- Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları incelendiğinde; ----- 13.12.2007 tarihinde, ortakları----- Tarafından kurulduğu sabittir.
-----kayıtlarına göre, "-----" alan adının 15.11.2007 tarihinde -----adına kaydedildiği bildirilmiştir.
Toplanan deliller dikkate alınarak konunun incelenmesi yönünden uzmanlık gerektiren yönler olduğundan hem dava dilekçesinde belirtilen ürün ve marka kullanımları hem de internet ve sosyal medya hesapları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriklerine göre;
20/01/2022 tarihli raporda ;
Teknik inceleme sonucunda;
İnternet üzerinde yapılan incelemeler sonucunda;
1. Davalı tarafa ait "-----" tescilli markasının incelemesi; ---- tescil numaralı 18.11.2016 başvuru tarihli, 19.10.2017 tescil tarihli "-----" markasının 03. Sınıfta davalı adına tescilli olduğu,
2."-----" alan adında bulunan internet sitesinde kişisel sağlık, bakım ve temizlik ürünlerinin tanıtımının yapıldığı, internet sitesinde "------" ----- renklerdeki logonun kullanıldığı,
3."-----" alan adında bulunan internet sitesinde "-----ibareli ürün gruplarının yer aldığı, -----ürün grubunda ---- ürün grubunda ---- ürün grubunda ---- ürün grubunda-----ürün grubunda 10 adet ürünün yer aldığı,
4.----- alan adındaki internet sitesi için yapılan arşiv kaydı sorgulamasında, internet sitesinin 30 Aralık 2017 ile 21 Aralık 2021 tarihleri arasında 16 adet arşiv kaydının bulunduğu, arşiv kayıtlarının birbirine benzer olduğu ve arşiv kayıtlarında ------ ibarelerinin yer aldığı,
5. ------ alan adının incelemesinde; 27.11.2016 tarihinde ------ Tarafından kaydedildiği,
6. Davacı tarafından dava doyasına belirtilen sosyal medya sayfalarının incelenmesinin;“-----bağlantısında----- adlı sosyal medya platformunda bulunan sayfanın incelemesi;
----adlı sosyal medya platformunda bulunan “-----” adlı sayfada “-----” ibaresinin yer aldığı profil fotoğrafının bulunduğu, İletişim bilgilerinde yer alan adres bilgisinin------ sayfa beğeni sayısının ----- internet sitesi bağlantısının ----- adlı sosyal medya platformundaki profil sayfası bağlantısının -----olduğu, Sayfanın 6 Nisan 2017 tarihinde “----- adıyla oluşturulduğu, Sayfada yayında olan ilk paylaşımın 6 Nisan 2017, son paylaşımın 11 Ocak 2022 tarihlerinde yapıldığı, bu tarihler arasında düzenli olarak çok sayıda çeşitli tarihlerde paylaşım yapıldığı,
paylaşımlarda----- ibareli ürün gruplarında yer alan ürünlerin bulunduğu görülmüştür. (-----bağlantısında----- adlı sosyal medya platformunda bulunan sayfanın incelemesi;---- adlı sosyal medya platformunda bulunan----- adlı kullanıcı adına sahip sayfada internet sitesi bağlantısının -----, sayfa takipçi sayısının gönderi sayısının ----- olduğu, sayfada yayında olan ilk paylaşımın 10 Nisan 2017, son paylaşımın 11 Ocak 2022 tarihlerinde yapıldığı, bu tarihler arasında düzenli olarak çeşitli
tarihlerde paylaşım yapıldığı, paylaşımlarda ------ ibareli ürün gruplarında yer alan ürünlerin bulunduğu, sayfanın profil fotoğrafında-----ibaresinin yer aldığı görülmüştür ------ bağlantısında---- adlı sosyal medya platformunda bulunan sayfanın incelemesi;----- adlı sosyal medya platformunda bulunan “-----” adlı kullanıcı adına sahip sayfada internet sitesi ----- profiline bağlantı verildiği, sayfa takipçi sayısının ----gönderi sayısının---- olduğu, sayfada yayında olan ilk paylaşımın 1 Ekim 2019, son paylaşımın 17 Kasım 2021 tarihlerinde yapıldığı, bu tarihler
arasında çeşitli tarihlerde paylaşımların yapıldığı, paylaşımlarda “-----ibareli ürün gruplarında yer alan ürünlerin bulunduğu, sayfanın profil fotoğrafında----- ibaresinin yer aldığı görülmüştür.------ bağlantısında
-----adlı sosyal medya platformunda bulunan sayfanın incelemesi;
----adlı sosyal medya platformunda bulunan “-----” adlı sayfada
-----” ibareli ürün grubunda yer alan ürünlerin bulunduğu video paylaşımının bulunduğu, sayfa abone sayısının ----olduğu sayfada yayında olan ----- adet paylaşımın olduğu, bu paylaşımların 12 Mayıs 2017 ve 29 Aralık 2017 tarihlerinde yapıldığı, sayfanın 28 Nisan 2017
tarihinde oluşturulduğu, e-posta adresinin ---- olduğu, sayfanın profil fotoğrafında ----- ibaresinin yer aldığı görülmüştür. -----bağlantısında----- adlı
sosyal medya platformunda bulunan sayfanın incelemesi;
-----adlı sosyal medya platformunda bulunan------
adlı sayfanın takipçi sayısının -----olduğu, yayında olan bir gönderisinin olmadığı, iletişim bilgilerinin olduğu bölümde internet sitesinin “-----”, telefon
numarasının -----, adresinin ----- kuruluş tarihinin 2017
olduğu, sayfanın profil fotoğrafında “------”
ibaresinin yer aldığı görülmüştür. Davalı tarafa ait ---- markası ile ------ ürün gruplarındaki ürünlerin muhtelif
internet sitelerinde incelemesi; ----- arama motoru kullanılarak yapılan -----sorgusu ile arama sonuçlarında çıkan internet siteleri incelendiğinde “----” markalı ve-----ürün gruplarındaki ürünlerin yerli ve yabancı muhtelif internet siteleri üzerinde satışta olduğu tespit edilmiştir.
7.Davalı tarafa ait "-----" tescilli markası ile----- arama motoru kullanılarak yapılan sorgulamada "------ ürün gruplarındaki ürünlerin yerli ve yabancı muhtelif internet siteleri üzerinde satışta olduğu,
8.Yapılan incelemelerde ---- markalı ve------ ürün gruplarında olan ürünlerin 2017 yılı başlangıcından itibaren internet ortamında aktif ve düzenli olarak tanıtımının yapıldığı, bu ürünlerin bir çok yerli ve yabancı merkezli e-ticaret internet sitesinde satışının aktif olarak devam ettiği,
9.Davacı tarafa ait 01.01.2016 başvuru tarihli ----- numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları,
10.Davacı tarafa ait ambalajlar ile davalı tarafa ait ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ambalajların ilk defa ne zaman kamuya sunulduğu ve tescilsiz tasarım korumasına sahip olup olmadıkları heyetimiz uzmanlık alanı dışında olması sebebi ile değerlendirilemediği,
11.Davacı ve Davalı markaları karşılaştırıldığında, aynı iş kolunda kısmi olarak kesiştikleri, Davalı ----- marka kullanımlarının, Davacı tarafın tanınmış markası ---- markasına, Davalı ----- ibareli kullanımların Davacı markaları yönünden iltibas ve karışıklık yaratacak derecede benzer olduğu, Davalı tarafa ait ----- başvuru numaralı -----markasının hükümsüzlük ve unvan iptalinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, " yönünde görüş bildirilmiştir.
28/01/2023 tarihli rapor içeriğine göre;
1----- tescil nolu -----tecsil nolu -----tescil nolu------tescil nolu ----- tescil nolu ----- tescil nolu ----- tescil nolu ------tecsil nolu ----- markalarının davacı şirket adına Türk Patent nezdinde tescil edilmiş olduğu,Davacı adına tescilli -------markasının alındığında 03. Sınıfta yer alan "Sabunlar, uçucu yağlar, tüm kozmetik ürünler." tanınmış marka kabul edilebileceği,
2-Davacının ------ ve ------ nolu tasarım tescillerinin yenilenmeyerek hükümden düşmüş oldukları,
3------ tescil nolu ------markasının davalı şirket adına Türk Patent nezdinde tescil edilmiş olduğu,
4----- markasının, davacının tescilli ve tanınmış markasının tescil kapsamında yer alan 03. Sınıfta yer alan "Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). Sabunlar " emtiaları için kullanılması durumunda orta düzeyde tüketici nezdinde SMK 6/1 maddesi uyarınca iltibasa neden olabileceği,
5------markasının, davacının tescilli ve tanınmış markasının tescil kapsamında yer alan 03. Sınıfta yer alan "Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). Sabunlar " emtiaları için kullanılması durumunda, davalının haksız bir yararın sağlayabileceği veya davacıların markalarının itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin somut olarak ispatlanamadığı,
6-Buna göre davacının ----markasının 3. Sınıfta yer alan ““Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). Sabunlar” da tescil edildiği ve tanınmış marka olduğu, daha sonra tescil edilmiş olan davalının ticaret ünvanında klavuz unsur olarak yer alan -----ibaresi ile görsel fonetik olarak benzer olması nedenleri davalı markasının SMK 6/6 mad uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, oluşmuştur.
7-Davalının ------markası için tescil başvurusunu yaparken nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere kötüniyetli olduğu kanaatimi oluştuğu ve fakat bu hususta nihai takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu,
8-Davalının ----- markasını 03. Sınıfta yer alan “kozmetik ürünleri,” ve ambalajları üzerinde MARKASAL olarak kullandığı tespit edilmiş olup, sözkonusu ürünlerin orta düzeyde tüketiciye hitap eden mallar olduğu, orta düzeyde tüketicilerin standart düşünce yapısı ve bir ürünü seçerken ayırdıkları zaman gözönüne alındığında, sözkonusu markayı taşıyan ürünlerin ve sunulan hizmetlerin aynı kökenden geldiğini varsaymalarının yanında, her iki işletmenin farklı olduğunun bilincinde olmaları ancak iki işletmeyi idari/ekonomik açıdan bağlantılı görebilecekleri ve davacıya ait markayı taşıyan mal ve hizmetler ile karıştırabileceği , sözkonusu kullanımın marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği,
9-Davaya konu------ tasarımının, davalı tarafın Şekil 1'de kıyaslaması yapılan tasarımı ile benzer olduğu, kıyaslanan şişe tasarımları benzer olarak algılansa da, davacı tarafın şişe ambalajının endüstriyel tasarım olarak koruma kapsamında bulunmadığı,
10-Davacı tarafın kullanmakta olduğu davaya konu tescilsiz tüp tasarımının, davalı tarafın Şekil 2'de kıyaslaması yapılan tasarımı ile benzer olduğu, kıyaslanan tüp tasarımları benzer olarak algılansa da, davacı tarafın tüp ambalajının endüstriyel tasarım olarak koruma kapsamında bulunmadığı,
11-Davacı tarafın kullanmakta olduğu davaya konu tescilsiz pompalı şişe tasarımının, davalı tarafın Şekil 4'de kıyaslaması yapılan tasarımı ile farklı olduğu ve kamuya ilk sunum tarihinin 2016 ve öncesinde olduğu, davacı tarafın pompalı şişe ambalajının endüstriyel tasarım olarak koruma kapsamında bulunmadığı,
12-Davalıların eylemlerinin TTK.nun 54 /2 ve 55/(1)-a.- 1., 2., 4. ve 5. Maddeleri uyarınca iltibasa neden olabileceği, haksız rekabet teşkil ettiği, " yönünde görüş bildirilmiştir.
14/08/2023 tarihli rapor içeriğine göre;
1.Hükümsüzlüğü talep edilen “-----” markasının davacının tescilli “-----” markaları ile benzer olduğu; taraf markalarının tescilli olduğu 3. sınıfta yer alan “sabunlar” ve kozmetik ürünler” bakımından ayniyetin söz konusu olduğu, 3. sınıfta yer alan “Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri”, “Parfümeri; kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil)” , “Diş bakımı ürünleri: diş macunları, diş parlatma ve beyazlatma maddeleri, tıbbi amaçlı olmayan ağız gargaraları ” bakımından da benzerliğin bulunduğu;
2.Birebir aynı ve ayrıca benzer mallarda kullanılan ----- markasını gören ortalama seviyedeki bir tüketicinin ilgili mallar ile özdeşleşmiş------markası ile ilişkilendirme ihtimali yaşayacağı, bu markaların farklı markalar olduğunu anlamasına rağmen işletmeler arasında bir bağlantı olduğunu zannetmesinin mümkün olduğu------- markasının serisi/alt markası olduğunu zannetmesinin mümkün olduğu;
3.Davacıya ait -----markasının dünyada ve Türkiye’de belirli bir tanınmışlığa sahip bir marka olduğu; davaya konu ----- markasının, markayı oluşturan ----- kelimelerinin anlamlarından bağımsız olarak ikincil bir anlam kazanmış ve ilgili ürünlerin markası olarak özdeşleşmiş ayırt ediciliği yüksek ve ilgili sektörde (davalı markasının tescil başvurusundan önce) tanınmış marka haline gelmiş ---- markası ile benzerliği ve aynı/benzer mallarda kullanılması sonucunda söz konusu ------ markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceği ve ayırt edici karakterini zedeleyebileceği;
4.Her ne kadar tanınmış markanın benzerinin tescili için başvuruda bulunmak başlı başına m.6/9 kapsamına kötü niyeti göstermemekte ise de, davalının davacı markalarına ve markalı ürünlerine yanaşma gayesi bulunduğu görüldüğünden, davalının davaya konu markanın başvurusunu yaptığı tarihte davacı markasından haksız olarak yararlanma niyetinin olduğundan bahisle söz konusu başvurunun m.6/9 kapsamında kötü niyetli olduğu;
5.Davalının ŞEKİL şeklindeki kullanımının iltibası arttırdığı ve davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği;
6.Davalının------ibarelerini markasal olarak kullanmakta olduğu ve;
a)Davalının kullanımına konu ---- ve ----- ibareleri ile davacının tescilli ----markaları arasında işaretsel benzerlik olmadığı; bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının da benzerlik arz etmediği;
b)Davalının kullanımına konu----- ibaresi ile davacının tescilli ------markası arasında karıştırma ihtimali yaratacak bir benzerlik olmadığı, ancak bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının benzer olduğu;
c)Davalının kullanımına konu ----- ibaresi ile davacının tescilli ------ markaları arasında işaretsel benzerlik olmadığı; bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının da benzerlik arz etmediği;
d)Davalının kullanımına konu-----ibaresi ile davacının tescilli ------ markası arasında karıştırma ihtimali yaratacak bir benzerlik olmadığı; bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının da benzerlik arz etmediği;
e)Davalının kullanımına konu -----ibaresi ile davacının tescilli----- markası arasında işaretsel benzerlik olduğu, ayrıca ürün ambalajlarının da benzerlik arz ettiği;
f)Davalının kullanımına konu -----ibaresi ile davacının tescilli ----- ve -----markaları arasında benzerlik olduğu, ayrıca davalının-----ibareli ürünlerinin ambalajlarının davacının ----- markalı ürün ambalajları ile benzerlik arz ettiği;
7.Yenilemesi yapılmamış ----- numaralı tasarım ile davalı tarafa ait kullanımların bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin farklı olduğu,
8.Yenilemesi yapılmamış ------- numaralı tasarım ile davalı tarafa ait kullanımların bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin benzer olduğu,
9.Davacı ve davalı tarafa ait pompa mekanizmalı ambalajların bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin benzer olduğu,
10.Davacı ve davalı tarafa ait tetik ve pompa mekanizmalı ambalajların bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin farklı olduğu,
11.Davacı ve davalı tarafa ait tüp ambalajların harcı alem tasarımlar olduğu ve marka kullanımlarının etkisi ile bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin benzer olduğu,
12.Davaya konu tasarımlar bakımından haksız rekabetin söz konusu olup olmadığı hususunda takdirin Mahkeme’ye ait olduğu," yönünde görüş bildirilmiştir.
Marka hakkına tecavüz konusu, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'nun 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
Bu hüküm gereği: "Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek,
ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.6769 Sayılı SMK'nın 6. Maddesine göre "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle,
tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." Bu maddede düzenlenen nisbi tescil engeli esasen marka hukukuna hâkim olan öncelik ilkesinin bir yansımasıdır. Öncelik ilkesi ile kastedilen ise markayı önce tescil ettiren veya başvuru konusu yapan kişinin korumadan öncelikli olarak yararlanacak olmasıdır.
Söz konusu nisbi tescil engelinin uygulanabilmesi için her şeyden önce marka başvurusuna konu işaretin daha önce tescil ettirilmiş bir marka veya tescil başvurusuna konu edilmiş bir işaret ile aynı veya benzer olması gerekir. Markaların benzerliğinin değerlendirilmesi, markada yer alan kelime veya şekil unsurlarının birlikte yarattığı bütüncül izlenime göre yapılmalıdır. İki marka arasındaki benzerlik araştırması yapılırken, ortalama tüketicide görsel, işitsel ve kavramsal olarak karışıklığa yol açılıp açılmadığına bakılır.
Tüm bu tespitler dikkate alındığında dava konusu somut olayda öncelikle davacı tarafın davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı yönünden uyuşmazlık değerlendirilmiş; davacı -----şirketinin uluslararası bir şirket olarak ---- devleti nezlinde kurulduğu, diğer davacı olan ----- 13.12.2007 tarihinde diğer davacı tarafın hakim ortaklığında kurulduğu dava konusu tecavüzün oluştuğu iddia edilen -----tescil nolu"-----markalarının hem davacılarca TPMK nezlinde tescilli olmaları hem de Paris Sözleşmesi gereği koruma altında bulunduğu, 19.10.2017 tescil tarihli "-------" markasının 03. Sınıfta davalı adına tescilli olduğu,
alınan bilirkişi raporları ve internet ortamındaki tanıtım ve satış kanallarında tespit edildiği üzere davalının -----ibarelerini markasal olarak kullanmakta olduğu, Davalının kullanımına konu----- ibareleri ile davacının tescilli ----- markaları arasında işaretsel benzerlik olmadığı; bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının da benzerlik arz etmediği, davalının kullanımına konu ------ ibaresi ile davacının tescilli ------ markası arasında karıştırma ihtimali yaratacak bir benzerlik olmadığı, ancak bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının benzer olduğu,
davalının kullanımına konu-----ibaresi ile davacının tescilli ------markaları arasında işaretsel benzerlik olmadığı; bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının da benzerlik arz etmediği, davalının kullanımına konu ----- ibaresi ile davacının tescilli------ markası arasında karıştırma ihtimali yaratacak bir benzerlik olmadığı; bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının da benzerlik arz etmediği, davalının kullanımına konu ----- ibaresi ile davacının tescilli-----markası arasında işaretsel benzerlik olduğu,
ayrıca ürün ambalajlarının da benzerlik arz ettiği, davalının kullanımına konu------ ibaresi ile davacının tescilli ------ markaları arasında benzerlik olduğu, ayrıca davalının ---- ibareli ürünlerinin ambalajlarının davacının ----- markalı ürün ambalajları ile benzerlik arz ettiği, yenilemesi yapılmamış ----- numaralı tasarım ile davalı tarafa ait kullanımların bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin farklı olduğu, yenilemesi yapılmamış ------numaralı tasarım ile davalı tarafa ait kullanımların bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin benzer olduğu,
davacı ve davalı tarafa ait pompa mekanizmalı ambalajların bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin benzer olduğu, davacı ve davalı tarafa ait tetik ve pompa mekanizmalı ambalajların bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin farklı olduğu, davacı ve davalı tarafa ait tüp ambalajların harcı alem tasarımlar olduğu ve marka kullanımlarının etkisi ile bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin benzer olduğu,
hususları birlikte değerlendirildiğinde davalının "-----” ibareli marka kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ----- tescil numaralı "-----" markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin sabit olduğu, yine davalının -----ibareli marka kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli----- tescil numaralı ------tescil numaralı "-----tescil numaralı "------" markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiği kabul edilmiş ve bu marka hakkına tecavüz fiilleri yönünden talep gereği davalının tecavüzlerinin önlenmesi ve ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın ------ isimli kullanımlar yönündeki talepler e değerledirilmiş, ----- ibareleri ile davacının tescilli -----markaları arasında işaretsel benzerlik olmadığı; bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının da benzerlik arz etmediği, davalının kullanımına konu ------ ibaresi ile davacının tescilli ------ markası arasında karıştırma ihtimali yaratacak bir benzerlik olmadığı, ancak bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının benzer olduğu, davalının kullanımına konu ----- ibaresi ile davacının tescilli ------ markaları arasında işaretsel benzerlik olmadığı; bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının da benzerlik arz etmediği,
davalının kullanımına konu ----ibaresi ile davacının tescilli----- markası arasında karıştırma ihtimali yaratacak bir benzerlik olmadığı yönündeki bilirkişi tespitleri marka kullanımları ve bu markaların kullanıldıkları ürünler ve ürünlerin sunulması şekliyle davacı markaları yönünden bir ihlalin söz konusu olmayacağı kanaati ile bu yöndeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın -----tescil numaralı ----- markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlüğü yönündeki talepler de incelenmiş;
dava konusu somut olayda davacı tarafa ait -----tescil numaralı -----markası ve ---- tescil numaralı "------ Numaralı markaların arasında görsel anlamda üst düzey bir benzerlik bulunduğu, markaların tescilli olduğu sınıflar incelendiğinde ortak olan sınıfın 3. sınıf olduğu, taraflara ait markaların benzer ihtiyaçları giderdiği, birbirleri yerine ikame edilebildikleri, rekabet edebildikleri, kullanım yöntemleri ile amaçlarının aynı olduğu dolayısıyla taraflara ait markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunduğu, davalı markalarının tescil edildikleri tarihten itibaren kullanıldığı,
öncesine dair kullanımları ve bu nedenle ayırt edicilik özelliği kazandıklarına dair delil bulunmadığı, sonuç olarak davacı markası ile davalı markaları arasındaki benzerlik nedeniyle karıştırılma tehlikesinin bulunduğu ve 6769 Sayılı SMK'nın 6. Maddesi kapsamında nispi tescil engeli şartının bulunduğu,
bu nedenle 6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesi maddesi uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiş ve davalı adına tescilli bulunduğu tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir .Davacı, davalının tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz etmesinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini de talep etmiştir.
Yargıtay----- Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarihli, ---- Esas, ------ Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi.
6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak,
sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi.
6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş.
KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır.
Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacının davacı adına tescilli markaları taşıyan taklit ürünleri satması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalının “-----Şekil” ibareli marka kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ----- tescil numaralı "-----" markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin TESPİTİ ile davalının bu markalardan kaynaklı haklarını ihlal eden fiillerinin ÖNLENMESİNE ve davacının kullanımlarının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davalının ----- ibareli marka kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ----tescil numaralı "------ tescil numaralı ----- tescil numaralı "-----" markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin TESPİTİ ile davalının bu markalardan kaynaklı haklarını ihlal eden fiillerinin ÖNLENMESİNE ve davacının kullanımlarının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3-Davalının ----- tescil numaralı -----markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE,
4-Davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden davalıya ait ----- markalı ürünleri, ----- ibareli, ambalaj, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela, ve sair her türlü malzeme ve tanıtım malzemesinin, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrak ve malzemeye muhafaza altına alınarak el konulmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imha edilmesine, yine davalı tarafça ----- markalı ürünleri, "-----" ibareli kullanımların her türlü internet içeriklerinde kullanımlarının yasaklanmasına, varsa kullanımlarının durdurulmasına,
5-Davalı tarafa ait ----- isimli siteye ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, Erişim engeli yönünden verilen kararının uygulanması için karar kesinleştiğinde Erişim Sağlayıcıları Birliğine Mahkememizce müzekkere yazılmasına,
6-Davalı tarafa ait ------ isimli içeriklere ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE VE BU İÇERİKLERİN İÇERİK SAĞLAYICILAR TARAFINDAN PLATFORMLARDAN ÇIKARILMASINA, verilen kararının uygulanması için karar kesinleştiğinde İÇERİK SAĞLAYICI TARAFLARA müzekkere yazılmasına,
7-Davalı tarafa ait "------ ŞİRKETİ'nin ticaret unvanında bulunan "------ ibaresinin TERKİNİNE,
8-Davacının haksız rekabetin tespiti ve durdurulması davasının REDDİNE,
9-Davacı tarafın davalı tarafın ------ isimli kullanımların ihlal oluşturduğu ve ihlalin sonuçlarına ilişkin taleplerinin REDDİNE,
10-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
11-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince marka hakkına tecavüz yönünden takdir olunan 25.500,00 TL, erişimin engellenmesi yönünde takdir olunan 25.500,00 TL, markanın hükümsüzlüğü yönünden 25.500,00-TL olmak üzere toplam 76.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
12-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen haksız rekabet davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
13-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 118,60 TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
14-Davacı tarafından yapılan 208,70 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 20.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.808,70 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre, (%50) 10.404,35 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalanın davacılar üzerinde bırakılmasına,
15-Davalı tarafından yapılan toplam 512,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre, 256,00 TL'nin davacılardan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
16-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,Dair; davacı vekili vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/198, K. 2023/178, 26 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama