İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/115 K.2024/247

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Esas2022/115Karar2024/247Tarih15 Ekim 2024Okuma11 dk · 2.285 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/115
Karar No
2024/247
Karar tarihi
15 Ekim 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.285 kelime·11 dk okuma·12 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO

2022/115 Esas

KARAR NO: 2024/247

DAVA

Marka (Manevi Tazminat İstemli)

DAVA TARİHİ: 18/05/2022

KARAR TARİHİ: 15/10/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından 3 adet “----------” şekil markasının ------------- nezdinde Enstitüsü ----------, ---------- ve ---------- numaralar ile tescilli ettirildiğini, müvekkilinin temsile ve ilzama yetkili olduğu şirket üzerinden tescilli markasıyla uzun süredir ticari faaliyet yürüttüğünü, sonrasında da lisans verdiğini, marka tescili yapılan alanda kendisine bir pazar payı oluşturduğunu;

hal böyle iken davalının, müvekkilinin tescilli markası ile aynı mal ve hizmet sınıfında yer alan alanlarda iltibasa neden olacak ve haksız rekabet teşkil edecek şekilde marka kullanımının olduğunun tespit edildiğini, bu durumun müvekkilinin kullandığı tescilli marka ile karıştırılma tehlikesine neden olacak nitelikte olduğunu, bu durumun Sayın Mahkeme’nin ---------- D.

İş sayılı dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davalıya gönderilen ---------- Noterliği’nin 28.07.2016 tarih ve -------- yevmiye numaralı ihtarnamesine rağmen davalının belirtilen kullanıma devam ettiğini, davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu ve markalar arasındaki ayniyet derecesindeki benzerliğin, görsel olarak iltibasa neden olacak nitelikte ve halk tarafından genel kullanıcı açısından karışıklığa mahal verecek özellikte olmasının müvekkili aleyhine marka tecavüzü niteliğinde olduğunu,

davalı tarafın haksız fiil teşkil eden eylemleri nedeniyle yapılan savcılık şikâyeti sonucunda ---------- sayılı dosyasından verilen kararla davalı şirket yetkilisi --------- üzerine atılı marka hakkına tecavüz suçundan eylemine uyan SMK m.30/1 uyarınca cezalandırılmasına karar verildiğini, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olup davalının haksız fiilinin marka tecavüzü teşkil ettiğinin sabit olduğunu, davalının 556 s. KHK/m.62 ve 66-b gereğince elde ettiği haksız kazancı tazmin zorunluluğu doğduğunu,

müvekkilinin markasına karşı oluşturduğu güven ve ticari itibarının tecavüz dolayısıyla zedelenmesi sonucu manevi tazminata hakkı olduğunu ileri sürerek, davalının tecavüze konu --------- ibareli kullanımının engellenmesini ve 200.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiği iddia edilmişse de böyle bir durumun söz konusu olmadığını, taraf markaları arasında hiçbir benzerliğin ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, davacının ----------Ş.’nin yetkilisi olduğunu, ---------- markasının bazı alanlarda şirket adına bazı alanlarda ise davacı adına tescil edildiğini, marka arama motorlarında aratıldığında davacının adına tescilli marka ile ilgili hiçbir sonuç çıkmadığını, zira şirketin aktif olarak ticari hayat içerisinde yer almadığını, üzerinde birden fazla haciz bulunduğunu,

hacizli bir markadan müvekkilinin fayda sağlamasının mümkün olmadığını, ayrıca davacının uzun zamandır “----------” markasını kullanarak üretim yapmadığını, yıllardır ticaret hayatı içerisinde yer almayan davacının müvekkili markasının kullanımının engellenmesini talep etmekte hiçbir hukuki yararı bulunmamakta olup bu talebinin kötü niyetli olmaktan öteye gidemediğini, ceza dosyasında müvekkilinin markasını tescil ettirmesine rağmen ---------- ürününe ilişkin tescil yaptırmamış olduğu için cezalandırıldığını, müvekkilinin marka başvuru tarihinde --------- ürününe ilişkin bir grubun marka listesinde bulunmadığını,

bu nedenle ceza mahkemesi tarafından eksik inceleme sonucunda hukuka aykırı şekilde müvekkilinin cezalandırılmasına karar verildiğini, ceza dosyasında suçun işleniş tarihinin davacı tarafından müvekkiline çekilmiş olan ihtarname tarihi ve öncesi olduğunu, 556 s. KHK döneminde Yargıtay’ın tescilli markanın kullanımının tecavüz teşkil etmeyeceğini benimsediğini, TCK m.7 uyarınca 556 s. KHK uygulandığı takdirde müvekkilinin marka hakkına iltibas suçunu işlemediğinin ortaya çıkacağını ve kabul etmemekle birlikte manevi tazminat hesabında tarafların ekonomik durumları ile tecavüzün boyutunun önem arz ettiğini belirterek,

davanın reddini istemiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafından kullanılan ----------- markasının davacı adına tescilli --------- esas unsurlu markalar ile iltibasa neden olup olmadığı, davalının bu şekilde davacının marka haklarına tecavüzde bulunup bulunmadığı, davalının marka kullanımının dava dışı ---------- ait tescilli --------- tescil numaralı marka kapsamında kalıp kalmadığı, davacının manevi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarının ne kadar olacağı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı yazı cevabı ile davalı şirketin 18/12/2012 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.

Dosyaya --------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; -------- tescil numaralı --------markasının -------- Ve ----------sınıflarda 24/04/2018 tarihinde --------- adına tescil edildiği, ---------- tescil numaralı ----------- markasının ---------- Ve ---------sınıflarda 31/12/1998 tarihinde, --------- tescil numaralı --------- markasının -----------sınıfta 08/12/1999 tarihinde, ----------- tescil numaralı ----------- markasının -----------sınıfta 24/12/2001 tarihinde davacı adına tescil edildiği bildirilmiştir.Mahkememize ait --------- D.İŞ sayılı dosyasında delil tespiti yaptırılmış olup alınan raporda özetle.

Tespit İsteyen tarafa ait ---------- nezdinde tescili yukarıda bilgileri bulunan Tespite konu olan ----------, ---------, ---------, ----------, ---------- başvuru numaralı “-----------” markalarının tescilli ve işler durumda olduğu, Yukarıda fotoğrafları bulunan tespitte.

Karşı tarafa ait adreslerde tabela, kartvizit, katalog ve fiyat listesi, ürün kutusu üzerinde “----------” markasının kullanıldığı, Bu kullanımın Karşı taraf markalan tcscillendiği takdirde tüketici nezdinde karışıklığa sebep olabileceği, Karşı tarafa ait marka kullanımının, Tescil haklan tespit isteyen marka sahiplerinin markalarına benzer olduğuna dair görüş bildirmişlerdir.

Davalı tarafın kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmayacağı, yine 2016 tarihi ve öncesi itibari ile ---------- ürününe ilişkin marka tescilinin mümkün olup olmayacağına dair marka uzmanı ve makina mühendisinden oluşan heyet raporunda özetle; dava konusu markaların su basınçlandırma sektörü ile ilgili oldukları, su basınçlandırma sektöründe çalışan firmaların pompa ile birlikte ---------- da satmak zorunda oldukları; ---------- satmadıkları takdirde sektörde eksik / yarım / topal bir firma olarak kalacakları ve güçlü bir marka kabul edilmeyecekleri;

davalı ----------- Şti.’nin su basınçlandırma sektöründe ürünleri satılan bir şirket ve ----------- markasının da bilinen güçlü bir marka olduğu; davacının yetkilisi olduğu ----------Ş.’nin halihazırda sektörde olmadığı; internet sayfasının olmadığı ve ürün listesinin internetten temin edilemediği; davacının yetkilisi olduğu ----------Ş. ile davalı ----------- Şti. arasında firma adı, marka ve amblem yönünden benzerlik olmadığı;

arama motorlarının “-----------” veya “-----------Ş.” için sonuç bulamadığında-----------Şti.’nin, “----------” markalı ürünlerin, -----------Ş.’nin, ----------- gösterilmesinin, Kök nedeninin isim ve marka benzerliği olmadığı. Kök nedeninin “----------” veya “------------Ş.” ile ilgili internette sonuç bulamadığından arama yapanların yanlış yazmış olabileceği düşüncesiyle arama motorlarının aranılan sözcüklere benzer dökümleri listelelemesi olduğu.

Dava Tarihinde Davacı Adına ------------ Tescil Numaralı ----------- Markasının --------- Sınıfta ---------- Emtiası İçin, ----------- Tescil Numaralı ---------- Markasının ------------ Sınıfta “Sıcak Su Sirkülasyon Pompası.” ----------- Tescil Numaralı ----------- Markasının -------- Sınıfta “Kapalı Genleşme Tankı.” İçin Tescilli Olduğu, dava Tarihi İtibariyle Davalı Şirket Ortağı Adına ---------/---------- Sınıfta----------- Tescil Numaralı ----------- Markasının Kısmen ---------- Sınıf Ve -------Sınıfta ----------- Tescil Numaralı ------------- Markasının Tescilli Olduğu,

12/7/1995 tarihli ----------- sayılı ----------- Kararı ile taraf olunan "Markaların Tescili Amacıyla Mal ve Hizmetlerin Uluslararası Sınıflandırmasına ilişkin Nis Anlaşması" hükümlerine göre düzenlenen mal / hizmet listesi Anlaşma ’ya taraf ülkelerin kararlarıyla çeşitli zaman aralıklarında yenilendiği, davalı tarafın --------- ibareli markalarının başvuru tarihinde “---------” emtiasının ismen listelenmediği,

ancak raporda detaylı açıklandığı üzere davalının faaliyeti 07. Sınıf kapsamında kalmakla davalı tarafın faaliyetlerinin tescilli marka kapsamında değerlendirileceği, davalı şirket ortağı tarafından yapılan başvuru tarihinde “20 Ocak 2010 Çarşamba günü --------- sayılı ---------- Yayınlanan Tebliğin geçerli olduğu, Bu tebliğde----------Sınıf metninde -------- emtiası “Makine veya motor parçası olmayan pompalar.” Başlığında yer aldığı,

Aslında --------- sayılı kararının verildiği tarihte de sanığın faaliyetinin, tescilli marka kullanımı sayılması gerektiği, Ceza Mahkemesine sunulan raporlarda da ---------/-------- ayrımı yapıldığı ve davalının tescil yaptırdığı dönemde --------- emtiasının standart listeden çıkarılmış olduğunun irdelenmediği taraflar arasında aynı gerekçe ile açılan ---------- E sayılı dosyasının halen derdest olduğu, SMK 155 de dikkate alınarak iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde , Her iki markanın tescilli olması, davalı tarafın yoğun kullanımları ile markanın ilgili tüketici çevresinde ayırt edilebilecek derecede farklı olması,

davalı tarafça kullanılan ibaresinin görsel, işitsel ve bir bütün olarak davacı tarafa ait ----------markasından farklı olması nedeniyle marka hakkı ihlalinin gerçekleşmediğine dair görüş bildirmişlerdir.Tarafların beyan ve itirazları ve dosyada mevcut deliller dikkate alınarak tespit dosyası, ceza soruşturması ve kovuşturması sırasında alınan raporlar arasındaki çelişkinin de giderildiği marka hukuku uzmanı, makine mühendisi üyeden oluşan 25/09/2024 tarihli heyet raporunda özetle.

Somut olayda davalı kullanımları ile 6769 sayılı SMK m.29/1-a, m.7/2-b koşullarının gerçekleştiği değerlendirilmektedir. Somut olayda davacının davalı tarafından markasının kullanımını önlemeye yönelik yasal haklarını 2016 yılından bu yana kullanageldiği görülmekle beraber, davacı tarafın davalı marka kullanımına karşı huzurdaki davayı açmakta uzun süre sessiz kalma suretiyle hak kaybına uğrayıp uğramadığı konusundaki takdir mahkemeye aittir.

Kesinleşen ceza mahkemesi kararının bağlayıcılığı konusundaki hukuki değerlendirme mahkemeye ait olduğuna dair görüş bildirmişlerdir.---------- soruşturma dosyasında Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, şüphelinin, müştekiler adına tescilli ve halen koruma altında bulunan markaya iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz edilerek yetkilisi olduğu şirkete ait ürün kataloğunda kullanmak suretiyle şüpheli tarafından gerçekleştirilen eylemin, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 30/1. maddesinde suç olarak öngörülen "Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek ... hizmet sunan, satışa arz eden veya satan,

... kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır" hükmünü ihlal eder nitelikte olduğu, Şüphelinin yukarıda açıklanan ve nitelikleri belirtilen eylemiyle üzerine atılı marka hakkına tecavüz suçunu işlediği, Müşteki vekilinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/1. maddesinde öngörülen altı aylık şikayet süresi içerisinde -şüpheli hakkında- şikayetçi olduğu, Atılı suçun uzlaşmaya tabi olduğu, dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği,

tarafların uzlaşamadıkları, Tüm dosya kapsamının tetkiki neticesinde şüpheli hakkında üzerine atılı suçtan dolayı kamu davasının ikamesine yarar yeterli şüphe oluşturabilecek nitelik ve yeterlilikte delilin mevcut olduğu, anlaşılmakla. Şüphelinin yargılamasının yapılarak eylemine uyan yukarda yazılı sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME

6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29, 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.

GEREKÇE

Dava, marka hakkına tecavüzden kaynaklı tecavüzün tespiti ile tecavüz teşkil eden kullanımların önlenmesi ve tecavüzden kaynaklı manevi tazminat davasıdır.

Davacı taraf dava konusu somut olayda, ----------- ana unsurlu üç adet markanın adına tescilli olduğunu, davalı tarafın ----------- tescil numaralı ---------- markasını kendi markalarının tescil edildiği aynı emtia sınıfında ve iltibas oluşturacak şekilde kullandığını bu haliyle marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, tecavüz teşkil eden kullanımların önlenmesi ve tecavüz dolayısıyla manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.

Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.

Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidirYapılacak incelemede karıştırılma ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir.

Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır.

Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda dava ------------ tescil numaralı ---------- markasının ---------- Ve ----------sınıflarda 24/04/2018 tarihinde ---------- adına tescil edildiği, ----------- davalı şirketin ortağı olduğu,

---------- tescil numaralı ----------- markasının --------- Ve --------sınıflarda 31/12/1998 tarihinde, ---------- tescil numaralı ------------ markasının ----------sınıfta 08/12/1999 tarihinde, ---------- tescil numaralı ------------ markasının ----------sınıfta 24/12/2001 tarihinde davacı adına tescil edildiği ve halen markaların koruma altında bulundukları sabittir.

Davalı tarafa ait kullanımların markasal kullanımlar olduğu ve markasının tescil edildiği şekilde olduğu, marka tescilini aynı zamanda ticaret unvanı şeklinde kullandığı, Ceza yargılaması sırasında davalı tarafın yetkilisi olan ------------- beyanlarında şirket bünyesinde Pompa, -------- ve Kalorimetre imalat ve satışı işi yapmakta, bu şirketi 2012 yılında kurdum, pompa ve ----------- imalatı işini yapıyorum şeklindeki beyanı ile Pompa,

----------- ve Kalorimetre imalat ve satışı işi yaptıkları ve ---------- markasını bu ürünlerde kullandıklarını beyan etmiş olması karşısında bu ürünlerin üretim ve satışında markanın kullanıldığı sabit olmuştur.

Bu tespit karşısında davalı kullanımlarının davacı markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı hususu değerlendirilmiş, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacı markası ilgili emtia sınıfında (7.) ayırt edici nitelikte olan ----------- ibaresinden oluştuğu, davalı markasında ----------- şeklindeki kullanımda işitsel ve görsel olarak davacı markası ile yaratılan benzerlik ve energy kelimesinin ayırt ediciliğinin olmaması ve ayırt ediciliğinin düşük olması, davalı marka kullanımındaki şeklin de farklı bir marka olarak algılanmayı ağlamaması,

davacı markası ---------- --------- şeklinde de algılanabiliyor oluşu gibi hususlar dikkate alındığında, davalı marka kullanımının, gerek işaretler (markalar) gerekse işletmeler (markaların sahipleri) düzeyinde (bağlantılandırma) davacı markası ile iltibas doğurur mahiyette olacağı ve bu haliyle iltibasın oluştuğu kabul edilmiş, ancak davacı tarafın davalı yana marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemi dolayısıyla ilk olarak 28.07.2016 tarihinde ihtarname gönderdiği, davalının marka hakkına tecavüz olmadığına dair cevabi ihtarname gönderdiği,

davacının 02.09.2016 tarihinde davalı tarafın ----------- başvuru no.lu markasına itiraz ettiği, 05.10.2016 tarihinde davalının diğer marka başvurusuna da itiraz ettiği, akabinde davacının 10.10.2016 tarihinde değişik iş dosyası üzerinden tespit talebinde bulunduğu, dosya kapsamında aldırılan raporun davacı lehine geldiği, sonrasında davacı tarafından hukuk davası açılmamış olmakla beraber 28.03.2017 tarihinde şikâyette bulunduğu, 14.05.2018 tarihinde iddianame düzenlendiği, açılan ceza davasında Eylül 2020’de marka hakkına tecavüz suçunun oluştuğu yönündeki kabulle sanığın cezalandırılması kararı verildiği,

davacı tarafın huzurdaki davayı (marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve manevi tazminat) 18.05.2022 tarihinde açtığı (hemen akabinde 20.05.2022 tarihinde marka hakkına tecavüzün devam ettiği gerekçesiyle tekrar savcılık şikâyetinde bulunmuş, iddianame kabul edilmiş olup, açılan ceza davası derdesttir) hususları tespit edilmektedir.

Bu tespitler dikkate alındığında davalı markasının tescil başvuru tarihinden itibaren haberdar olduğu, marka tesciline itiraz etmesine karşın -------- kararına karşı iptal talepli dava ikame etmediği, markanın hükümsüzlüğü yönünde talepte bulunmadığı,

sessiz kalma sebebiyle markaların benzer ve iltibas oluştursalar da mükerrer marka olarak tescillerinin devam edebileceği, bu haliyle davalı kullanımlarının tescilli marka hakkından kaynaklı kullanımlar olduğu ve bu haliyle dava tarihine kadar sessiz kalan davacının marka hakkına tecavüz talebini davalı tarafa karşı ileri süremeyeceği kabul edilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1-Davanın REDDİNE,

2-Alınması gerekli 427,60 TL ilam harcının başlangıçta alınan 3.415,50 TL harçtan mahsubu ile 2.987,90 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Davalı yararına "marka hakkına tecavüz yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

4-Davalı yararına "manevi tazminat yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

3- Davacı tarafından yapılan iş bu dosya ile --------- D.İŞ sayılı dosyası yapılan yargılama gideri üzerinde bırakılmasına,

8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde taraflara iadesine,

Dair; davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2024

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/115, K. 2024/247, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2024/247
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 18/05/2022
  7. Karar Tarihi: 15/10/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Talep
  10. Davaya Cevap
  11. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık
  12. Uyuşmazlık Hakkında Toplanan Deliller
  13. Uyuşmazlık Hakkındaki Yasal Düzenleme
  14. Gerekçe
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/115
Karar No
2024/247
Tarih
15 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/115 K.2024/1490
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/117 K.2024/980
  • İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/117 K.2024/176
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/118 K.2024/746
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/121 K.2024/602
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/121 K.2024/782

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.