KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/230
- Karar No
- 2025/85
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
Karar Metni
4.330 kelime·22 dk okuma·15 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/230
KARAR NO : 2025/85
DAVA
Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 11/10/2022
KARAR TARİHİ
DAVA
Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 09/10/2023
KARAR TARİHİ : 25/03/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin kurularak faaliyete geçtiği 22.06.2012 tarihinden bu yana “----” markası ve “-----” ibareli ticaret unvanı altında basımyayın ve eğitim hizmetleri üzerinde faaliyet gösterdiğini; müvekkili şirketin bu faaliyetinin şirket kurucu ortağı ------aynı marka ve işletme adı ile yürüttüğü faaliyetle birlikte 2009 yılına kadar uzandığını; şirketin kurucu ortağı olan --- 2009 yılından itibaren “-----” ibareli markası ile bu alanda faaliyet göstermeye başladığını, müvekkili şirketi kurduğu tarihe kadar markayı etkin bir şekilde kullandığını;
ayrıca müvekkili şirketin----- nolu “ ”------ markalarını tescil ile koruma altına aldığını; müvekkilinin anılan markalarının 16 ve 41. sınıflarda “basılı yayınlar” ile “eğitim ve öğretim hizmetleri” kapsamında tescil edildiğini; bu markaların tümünde “-----” kelimesinin sektörel anlam içeren ya da belirgin bir anlamı olmayan kelimeler yanında asli unsur olarak korunduğunu; ---- 22.06.2012 tarihinde müvekkili şirketi mevcut unvanı ile kurarak “-----” markası altındaki yayıncılık ve eğitim faaliyetine bu şirket üzerinden devam ettiğini;
müvekkili şirketin tescilli markalarına ilaveten müvekkilinin kurucu ortağı -----alan adlarını sırasıyla 19.12.2013 ve 30.01.2014 tarihlerinde tescil ettirerek fiilen kullandığını, bu alan adlarının 16.03.2015 ve 29.01.2016 tarihlerinde yenilendiğini ve hâlen geçerliliğini koruduğunu; bu alan adlarının fiilen eğitim hizmetlerinde kullanıldığını;------ bu kapsamda marka kullanımına ve alan adlarına bağlı tüm haklarını müvekkili şirkete devrettiğini;
müvekkilinin faaliyetlerini 2019 yılına kadar “-----” ibareli ticaret unvanı ile sürdürürken, marka kullanımları ile uygun olacak şekilde ticaret unvanında yer alan “-----” ifadesini, yine bu ibare ile birlikte yıllardır yan yana kullanmakta olduğu (---- nolu “----” ibareli markasında olduğu gibi) “-----” ifadesi ile güncellediğini; müvekkilinin özellikle sınava hazırlık kitaplarının basım ve yayımı ve eğitim öğretim hizmetleri üzerinde faaliyet gösterdiğini;
müvekkilinin hak sahipliğine ve tescillerine rağmen, “-----” ibaresinin davalı tarafından işletilen özel öğretim kurumunun tabelasında, dış cephe reklamlarında, duvarlarında, ---- hesaplarında ve diğer basılı ürünlerde hukuka aykırı olarak kullanıldığını; söz konusu markasal kullanımların ---- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ----- nolu dosyası üzerinden yapılan delil tespit işlemi ile tespit edildiğini; davalı tarafın kullanımlarının müvekkilinin markasına yönelik marka ihlali ve haksız rekabet teşkil ettiğini;
davalının kullandığı markanın müvekkiline ait markalar ile fonetik, görsel ve kavramsal açıdan iltibasa sebep olacak kadar benzer olduğunu ve müvekkili ile aynı olacak şekilde eğitim ve öğretim hizmetleri üzerinde kullanıldığını; müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, Türkiye çapında çok sayıda bayisi ve distribütörü üzerinden “-----” markalı ürün ve hizmetlerini alıcılarına ulaştırdığını; dava konusu markanın kullanılması ile müvekkilinin markalarının ayırt edici karakterinin zedeleneceğini, itibarının zarar göreceğini ve davalı tarafın müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız surette istifade edeceğini;
davalının müvekkili markalarını bilmesine rağmen uyuşmazlık konusu markasal kullanımlarını bilinçli ve ısrarlı olarak devam ettirdiğini; nitekim davalı ... her ne kadar 05.03.2020 tarihinde ---- nolu “-----” ibaresini ihtiva eden marka için başvuruda bulunmuş ise de; markanın ilana açılmasına müteakip müvekkilinin davaya dayanak markaları gerekçe gösterilerek itiraz ettiğini ve bu itiraz üzerine davalının marka başvurusunun reddedildiğini; bu bakımdan davalının müvekkilinden ve müvekkili markalarından haberdar olduğunun açık olduğunu;
müvekkili ile aynı sektörde aynı hedef tüketiciye yönelik olarak faaliyet gösteren davalıların müvekkilinin uzun yıllar boyunca emek, zaman ve para sarf ederek tanıtmış olduğu markasından bilinçli ve ısrarlı olarak haksız gelir elde ettiğini; davalı tarafın marka ihlali ve haksız rekabet teşkil eden fiilleri nedeni ile 02.08.2022 tarihinde davalılar hakkında ---- Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek öncelikle tedbir taleplerinin kabulü ile davalı tarafın marka ihlali teşkil eden fiillerinin ve özellikle "-----" ibaresini içeren marka kullanımının engellenmesine;
davaya konu "-----" markasının davalının başta ----- olmak üzere tüm sosyal medya hesaplarından, tanıtım vasıtaları ve tabelalar üzerinden kaldırılmasına, "------" ibaresini içeren reklam vasıtaları ile tabelalara el konulmasına ve bunların dava sonuna kadar muhafaza altına alınmasına karar verilmesini; davalı tarafın dava konusu “-----” markasını fiilen ticari olarak kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği ticari faaliyetin müvekkilinin------ no’lu ---- ibareli marka tescillerini ihlal ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine; bu faaliyetin önlenmesine ve durdurulmasına;
davalı tarafın başta ------ olmak üzere tüm sosyal medya hesaplarında ve internet sitelerinde bu marka altında yürüttüğü tüm tanıtım faaliyetinin durdurulmasına, karara riayet edilmediği takdirde markanın kullanıldığı sosyal medya hesapları ve internet sitelerine erişimin engellenmesine ve bu sitelerin ---- sonuçlarından çıkarılmasına; dava konusu “-----” ibaresinin kullanıldığı ürünlere, tanıtım vasıtaları ile tabelalara el konulmasına; el konulan bu ürün, tanıtım vasıtası ve tabelaların masrafı davalı taraftan alınarak imha edilmesine;
marka ihlali ve haksız rekabet nedeni ile 20.000 TL manevi tazminatın ihlal tespit tarihi olan 09.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine; davalı tarafın marka kullanımından doğan marka ihlali, haksız rekabet nedeni ile, ileride ıslahla artırılmak ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik, SMK'nın 151/2 maddesi (c) bendine göre 10.000 TL maddi tazminatın ihlal tarihi olan 09.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı tarafın ---- Asliye Ceza Mahkemesinin -----sayılı dosyası üzerinden tespit edilen ------ alan adlı internet sitesindeki markasal kullanımlarının; müvekkilinin ---- nolu “-----ibareli marka tescillerini ihlal ettiğinin tespitine, bu faaliyetin önlenmesine ve durdurulmasına, SMK gereği davalı tarafın---- isimli internet adresinde ------ markasını ihlal eden içeriğin çıkartılmasına, bunun mümkün olmaması durumunda bu internet sitesindeki tüm tanıtım faaliyetinin durdurulmasına, karara riayet edilmediği takdirde markanın kullanıldığı internet sitesine erişimin engellenmesine ve bu sitesinin ----- arama sonuçlarından çıkarılmasına,
Marka ihlali nedeniyle 20.000 TL manevi tazminatın davalı tarafın internet adresine ilişkin kullanımlarının bilirkişi raporuyla tespit edildiği 07.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine,
Davalı tarafın marka kullanımından doğan marka ihlali nedeni ile ileride ıslahla artırılmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik SMK'nın 151/2 maddesi (c) bendine göre 10.000 TL maddi tazminatın davalı tarafın internet adresine ilişkin kullanımlarının bilirkişi raporuyla tespit edildiği 07.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, Masrafı davalı taraftan alınmak sureti ile;
verilecek hükmün Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek gazetelerden birinde ilanına, tarafları ve uyuşmazlık konusu aynı olduğundan huzurdaki dosya ile-----Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin -----sayılı dosyasının birleştirilmesine. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine; karar verilmesini talep etmiştir.
28/03/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve diğer tüm talepleri korunarak kabul edilmek sureti ile asıl dava bakımından; marka ihlali nedeni ile 184.000,00 TL maddi tazminatın ihlal tespit tarihi olan 09.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile müvekkilimize verilmesine karar verilmesini;
06/03/2025 tarihli ıslah dilekçesinde ise. Asıl dava için tüm talepleri bakımından davanın kabulü ile 184.000,00 TL maddi tazminatın ihlal tespit tarihi olan 09.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi birlikte davalı taraftan tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, Asıl dava bakımından 20.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tespit tarihi olan 09.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile müvekkilimize ödenmesine,
Birleşen dava için tüm taleplerimiz bakımından davanın kabulü ile 180.000,00 TL maddi tazminatın ihlal tespit tarihi olan 07.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, Birleşen dava bakımından 20.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tespit tarihi olan 07.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, esasa ilişkin olarak, müvekkili şirketin ticari unvanının "..." olduğunu; müvekkili şirketin mahalli olarak sadece ----- ilçesinde eğitim faaliyetleri gösterdiğini; tarafların çalışma sahalarının farklı olup iltibasa sebebiyet vermesinin mümkün olmadığını; davacı tarafın yıllardır müvekkilinin kullanımına sessiz kalması sonrasında dava açmasının kötü niyetli olduğunu; müvekkilinin ticaret unvanının tescil ettirilmiş olmasının tek başına marka hakkına tecavüz teşkil etmediğini;
müvekkili şirketin herhangi bir marka tescilinin bulunmadığını ve sadece eğitim sektöründe "-----" ibaresini ticaret unvanı olarak kullandığını; davacı şirketin markasının "-----", müvekkilinin ticari unvanının ise "------" olduğunu; müvekkilinin ticari unvanı ile davacının markası arasında aynılık ya da benzerlik olmadığını; müvekkil şirketin dürüstlük kuralları çerçevesinde hareket ettiğini, haksız rekabet şartlarının oluşmamış olduğunu; davacı şirketin sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluştuğundan davanın reddinin gerektiğini;
müvekkil şirketin ilk tescil tarihinin 06.03.2020 olduğunu, arabuluculuk başvurusunun yapıldığı tarihin ise 04.08.2022 olduğunu, işbu davanın müvekkili şirketin tescilinden sonra ortalama 2,5 yıl sonra açıldığını; davacı tarafın yaklaşık 3 yıl boyunca müvekkili şirketin ticaret unvanına hiç ses çıkarmayıp 3 yıl sonra işbu davayı açmasının açıkça Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesine aykırılık teşkil ettiğini;
haksız rekabet fiilinin başladığı tarih ile dava tarihine kadar olan dönemde davacının herhangi bir zararının söz konusu olmadığını, bu nedenle haksız rekabetten kaynaklı maddi-manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı adına tescilli ----- VE BENZERİ markaların davalılarca kullanılması dolayısıyla davacıya ait marka hakkının ihlal edilip edilmediği, bu sebeple tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Davacının ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ---- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin 05/09/2022 olduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirketin --- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ------ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin 06/03/2020 olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;----tescil numaralı markasının(Emtia:---- tescil numaralı markasının(Emtia----davacı adına tescili olduğu, anlaşılmıştır.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
30/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
1. Davalı kullanımına konu “----” ibaresi ile davacı markalarının esas unsuru olan “-----” ibaresi arasında yüksek seviyede benzerlik, mal/hizmetler arasında ayniyet bulunduğu;
2. Taraf markalarının ortak unsuru olan “-----” ibaresinin 41. sınıftaki eğitim ve öğretim hizmetleri bakımından ayırt edici niteliği haiz bir ibare olduğu, söz konusu hizmetlerin niteliğine veya diğer bir özelliğine işaret etmediği;
3. Bu bakımdan, davalının davacı ile aynı alan olan eğitim ve öğretim hizmetlerinde “-----” ibaresini kullanması sonucunda ilgili tüketicinin bu marka altındaki hizmetlerin davacının “-----” esas unsurlu hizmetleri ile karıştırması ve/veya bunlar arasında bağlantı kurmasının mümkün olduğu;
4. Bu bağlamda davalı kullanımlarının SMK m.29’un atfıyla m.7/2-b uyarınca davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği;
5. Davalı kullanımının unvansal kullanımı aşar nitelikte olduğu, markasal kullanımın söz konusu olduğu;
6. Sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olmadığı;
7. Davalı 2020-2021-2022 dönem toplam Net cirosunun 335.909,11 TL olup, SMK m.151/2-c kapsamında lisans bedelinin ------ belirtirmiş olduğu % 10 oranında 33.590,11 TL olarak hesaplandığı .yönünde görüş bildirilmiştir.
28/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
a) Davacıya ait olduğu belirtilen -----alan adlı web sitesinde yapılan incelemede;
Sitede Şekil logosunun kullanıldığı,
Alan adı tescil bilgilerinde;
Alan adının “----- firması tarafından kayıt edildiği,Alan adı sahibi kişi bilgileri, ---- uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ICANN organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, o Alan adının 19.12.2013 tarihinde kayıt ettirildiği ve 19.12.2025 tarihine kadar kayıtlı olduğu,
Site erişim ve yer sağlayıcısının----olduğu tespit edilmiştir.
Davacıya ait olduğu belirtilen -----alan adlı web sitesinde yapılan incelemede;
Sitede Şekil logosunun kullanıldığı,
Firma iletişim bilgilerinde;
Firma adresinin ------
Alan adı tescil bilgilerinde;
Alan adının “----” firması tarafından kayıt edildiği,
Alan adı sahibi kişi bilgileri, ---- uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ICANN organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, o Alan adının 30.01.2024 tarihinde kayıt ettirildiği ve 30.01.2026 tarihine kadar kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Davalıya ait olduğu belirtilen----- adresinde yer alan sosyal medya hesabında yapılan incelemede;
Hesabın silinmiş/kaldırılmış olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan 30.01.2024 tarihlim bilirkişi raporunda----- adresinde yer alan hesap için yapılan tespitler incelendiğinde;
Hesap adının ----” olduğu,
Hesapta ---- açıklamasının yer aldığı,
Hesapta adresin --- adresinin yer aldığı,
Hesapta , şekil ve şekil ibarelerinin kullanıldığı görülmüştür.
Davalıya ait olduğu belirtilen ----- adresinde yer alan sosyal medya hesabında yapılan incelemede;
Hesap adının “----” olduğu,
Hesapta ----- açıklamasının yer aldığı,
Hesabın 01.06.2020 tarihinde oluşturulduğu,
Hesapta yapılan paylaşımlarda Şekil kullanıldığı tespit edilmiştir.
b) SMK 151/2-c “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.” uyarınca Davalı şirketin Emsal lisans bedeline göre tazminat tutarının 180,000 TL hesaplandığı,
06/01/2025 tarihli ek raporda ise;
1. ----- Asliye Ceza Mahkemesi dosyasındaki bilirkişi raporu ile yapılan tespitler ve davacı tarafça sunulan dijital materyallerin incelenmesi sonucunda, davalının ------ ibaresini ve Şekil logosunu kullanmış olduğunun tespit edildiği.
2. Davalının davacı ile aynı alan olan eğitim ve öğretim hizmetlerinde “-----” ibaresini kullanması sonucunda ilgili tüketicinin bu marka altındaki hizmetlerin davacının “-----” esas unsurlu hizmetleri ile karıştırması ve/veya bunlar arasında bağlantı kurmasının mümkün olduğu; bu bağlamda davalı kullanımlarının SMK m.29’un atfıyla m.7/2-b uyarınca davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği. 3. Dosya Kapsamında Sunulan Belirtilen Lisans Bedeline Göre Hesaplama.
2020 yılı için 60.000TL, 2021 yılı için 76.000 – TL,2022 yılı için 48.000 TL, 2023 yılı için 180.000TL= 364.000 TL’nin emsal lisans bedeli olarak hesaplandığı; davacının SMK’nın 151/2-c maddesi uyarınca davalıdan talep edebileceği tazminat tutarının 364.000-TL olduğu, yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29. 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE
Dava ve birleşen dava; davalıların işletme adı olarak kullandıkları----- ibaresinin davacı adına tescilli ------ esas unsurlu markalar ile benzer olduğu ve davalılar tarafından kullanılması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi zararların tazminine ilişkindir.
Davacı taraf, ----- ibareli birden çok markanın adına tescilli olduğunu, davalı tarafın ----- şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı tarafın tescilli markası yönünden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu beyan ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine ve oluşan maddi ve manevi zararının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk
tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.
Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır.
Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Dava konusu somut olay incelendiğinde.
20/12/2016 başvuru, 30/05/2017 tescil tarihli ve ---- numaralı “---+Şekil” markası 41. sınıfta, 09/10/2009 başvuru, 27/10/2010 tescil tarihli ve----Şekil” markası 16 ve 41. sınıfta, 07/05/2015 başvuru, 09/11/2016 tescil tarihli ve ------- markası 16 ve 41. sınıfta davacı adına tescilli oldukları ve halen koruma altında bulundukları, Ticaret sicil kayıt örnekleri dosyaya getirilmiş ve incelendiğinde; davacı ...' nin 09/05/2013 tarihinde tescil edildiği, eğitim öğretim faaliyetlerinin ana faaliyet konusu olduğu,
davacıya ait marka tescil kayıtları, delil tespiti sırasında çekilen fotoğraflar ve yapılan tespitler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile; davacı şirket adına tescilli "-----" esas unsurlu markaların eğitim ve öğretim faaliyetleri ile kitap basımı için 16. ve 41. sınıflarda tescilli oldukları, davalıya ait ---- adresindeki hesapta ----- açıklamasının yer aldığı, adresin ------adresinin yer aldığı, ----şekil ve-----şekil ibarelerinin kullanıldığı, davalıya ait olduğu belirtilen ----- adresinde yer alan sosyal medya hesabının hesap adının “----” olduğu, Hesapta “------” açıklamasının yer aldığı,
hesabın 01.06.2020 tarihinde oluşturulduğu, -----şekil şeklinde markasal kullanımların bulunduğu, bu haliyle davalı tarafın faaliyet alanına göre davacının markasının 16. ve 41. sınıfta tescilli olduğu mal ve hizmetler için kullanıldığı,
davacının markalarının esas unsuru olan "-----" kelimesine aynen yer verilmesi ve bu ibarenin yanına eklenen kurs, eğitim, hizmet gibi yan unsurların davalının kullandığı markayı davacının markalarından farklılaştırmaya yeterli bir ibare olmaması nedeniyle, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer oldukları, markaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin her iki işletme arasında bağlantı kurabilecekleri ve davalıya at işletmenin davacının bir şubesi olduğunu düşünebilecekleri, bu durumun asıl davadaki davacının markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat talep edebileceği,
kabul edilmiştir.
Birleşen davadaki tecavüz talepleri de değerlendirildiğinde, davalı tarafın---- alan adlı internet adresinde " ----" ve " -----" şeklindeki markasal kullanımların bulunduğu, bu haliyle davalı tarafın faaliyet alanına göre davacının markasının 16. ve 41. sınıfta tescilli olduğu mal ve hizmetler için kullanıldığı,
davacının markalarının esas unsuru olan "-----" kelimesine aynen yer verilmesi ve bu ibarenin yanına eklenen "----" ve------ gibi yan unsurların davalının kullandığı markayı davacının markalarından farklılaştırmaya yeterli bir ibare olmaması nedeniyle, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer oldukları, markaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin her iki işletme arasında bağlantı kurabilecekleri ve davalıya at işletmenin davacının bir şubesi olduğunu düşünebilecekleri, bu durumun asıl davadaki davacının markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi tazminat talep edebileceği,
kabul edilmiştir.
Asıl davadaki maddi tazminat talebi değerlendirilmiş, SMK'nın 149. Maddesine göre hakları ihlal edilen marka hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, davacı tarafın SMK'nın 151/2-c maddesine göre talepte bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından davacının marka üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin sabit olduğu, davacı tarafça SMK'nın 151/2-c maddesi gereği lisans bedeli yönünden talebinde bulunduğu,
----- emsal bildirimi ve davalı kayıtları incelendiğinde hesaplanan emsal lisans bedelinin davalı kayıtlarına göre hesaplanan 2020, 2021 ve 2022 yılları için toplam 184.000,00-TL olacağı kabul edilmiş ve davacı tarafın ıslah ile talep ettiği bu miktar yönünden asıl davadaki maddi tazminat talebinin davanın kısmi dava şeklinde ikame edildiği kabul edilerek 10.000,00-TL'sine 09.06.2022 tarihinden itibaren, 174.000,00-TL'sine ıslah tarihi olan 29.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Yine birleşen davadaki maddi tazminat talebinin de ihlalin 2023 yılında gerçekleştirildiği ve bilirkişi raporu ile ----- emsal bildirimi ve davalı kayıtları incelendiğinde hesaplanan emsal lisans bedelinin davalı kayıtlarına göre hesaplanan toplam 180.000,00-TL olacağı kabul edilmiş, davadaki maddi tazminat talebinin davanın kısmi dava şeklinde ikame edildiği kabul edilerek 10.000,00-TL'sine 07.08.2023 tarihinden itibaren, 170.000,00-TL'sine ıslah tarihi olan 07.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın asıl davadaki marka hakkına tecavüzden kaynaklı hem asıl davadaki hem de birleşen davadaki manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalı tarafın asıl davadaki 2020-2022 yıllarını kapsayan dönemdeki ihlal yönünden ve 2023 dönemini kapsayan birleşen davadaki ihlalleri yönünden davacının markasının bilinirliği, tecavüz edilen markaların tescilli oldukları süre ve sayılarına, davalıya ait işletmenin ticaret hacmine, davalının kusur derecesine göre hem asıl davadaki hem de birleşen davadaki 20.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu kabul edilerek her iki davanın da bu miktarlar yönünden manevi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf hem asıl davada hem de birleşen davada, dava konusu kararın yayınlanması talebinde bulunmuş, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafça davacının tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunun sabit olduğu, bu haliyle davacı tarafın kararın yayınlanması yönünden menfaatinin bulunduğu kabul edilerek davacının kararın gazetede yayınlanması talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiş
Davacı, davalının tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz etmesinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini de talep etmiştir. Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarihli, ---- Esas,----- Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi.
6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak,
sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi.
6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş.
KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır.Bu açıklamadan sonra,
sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacının davacı adına tescilli markaları taşıyan taklit ürünleri satması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen davanın da kabulüne karar vermek gerekmiş,
sehven birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiği tutanağa yazılmış ise de birleşen dava yönünden tüm taleplerin kabulüne karar verilmiş ancak bu yanlışlık hükümde değişiklik oluşturma ihtimali dolayısıyla değiştirilmeksizin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/230, K. 2025/85, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama