KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/298
- Karar No
- 2023/279
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
Karar Metni
2.129 kelime·11 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/298
KARAR NO : 2023/279
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 14/12/2023
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,
Müvekkili şirketin gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini; müvekkil şirketin sahibi ----- anneannesinin ailesi için pişirdiği ekşi mayalı ekmeklerine dayanan hikayesi nedeniyle ---- ismini (Türkçe'de---- anlamına geldiğinden) bilerek seçtiğini ve özellikle günümüzde oldukça rağbet gören katkısız, koruyucusuz gerçek gıdalarla hazırlanan fit ve sağlıklı ürünleri sayesinde ----nezih semtlerinde (----Caddesi, ---- ve---- oldukça ses getirmiş, sağlıklı yiyecek - cafe sektörünün öncü isimlerinden olmayı başardığını;
müvekkil şirketin sahibi ----müvekkil şirketin sahibi olup, işletme unvanı olarak "----- adını seçtiğini ve marka olarak 17.04.2014 tarihinde ----tescil no ile 43.sınıfta tescil ettirdiğini, akabinde markanın tanınmış logosunu 05.11.2015 tarihinde ---- tescil numarası ile 25., 29., 30., 32., 33., 35. ve 40. sınıflarda tescil ettirdiğini; davalının ise halihazırda "----- adresinde ----markasını kullanarak müvekkille aynı faaliyet kolunda faaliyet gösterdiğini;
davalının işletme unvanı olarak müvekkilin markası ile birebir iltibas oluşturacak şekilde ----adını seçtiğini ve 17.04.2014 tarihinde ----- tescil no ile 35. ve 43. sınıflarda marka olarak tescil ettirdiğini; davalının tercih ettiği marka ----- ile müvekkiline ait ---- markasının hem anlam, hem de telaffuz bakımından aynı olduğunu, davalının---- markasının yanında yer alan "-----" kelimesinin yan unsurlar olup, belirleyici unsurun "----" kelimesi olduğunu ve bunun da ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiğini; bunun yanı sıra davalının işletmesinin de konsept ve faaliyet bakımından müvekkilinin işletmesi ile aynı olduğunu;
davalının açıkça müvekkilinin markasını ve iştigal konusunu bütünüyle taklit ettiğini; davalının aynı zamanda haksız rekabet teşkil eden fiilleri ile müvekkilinin büyük zaman ve emek harcayarak oluşturduğu ürünlerin özellikle kalitesi ve kaynağı hakkında halkta yanlış anlamaların ve aldatmanın oluşmasına sebebiyet verdiğini belirterek davalıya tebligat yapılmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının ----- no'lu markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi, mümkün değil ise anılı markadan-----ifadesinin çıkartılmasına karar verilmesini; davalının müvekkiline ait markayı haksız kullandığının tespitine, tecavüzün önlenmesine,
sonuçların ortadan kaldırılmasına, davalının logosunda, üniformalarında, her türlü reklam, afiş, ambalaj ve----- ibaresini içeren her türlü araç ve gerecin üçüncü kişiler elinde olsa dahi imhasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,
Müvekkili şirketin tescil talebinde bulunduğu marka ile davacıya ait tescilli marka arasında davacı vekilinin iddialarının aksine yazım biçimi, logo tasarımı, iş yeri konseptleri bakımından ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olmadığını; müvekkiline ait marka ile davacıya ait marka arasındaki logo tasarımı ve renk tercihlerindeki farklılık çok açık olduğunu; müvekkili şirkete ait markanın daire şeklinde, ---bir zemin üzerine --- renkte ve büyük harflerle marka isminin yazıldığını, ----harfinin ön plana çıkarıldığı bir tasarıma sahip olduğunu;
davacıya ait markanın ise---- bir zemin üzerinde ---- renkte küçük harflerle marka isminin yazılı olduğu bir tasarıma sahip olduğunu; ayrıca davacının markasında ayırt edicilik sağlayan---- logo unsurunun davalı şirketin tabelasında veya işletmesinde kullanılan herhangi bir eşyanın üzerinde bulunmadığını; bu logo ve stilize edilmiş yazılar dikkate alınmaksızın, bütüncül şekilde yapılmayan değerlendirmelerin Yargıtay içtihatlarına ve SMK’ya aykırı olacağını; müvekkil şirketin iş yerinde ---- Firmasıyla yapmış olduğu sözleşme gereğince bu firmanın konseptini kullandığını;
iş yerinin tüm konsepti, dekorasyonu, menü içerikleri, yiyecek ve içeceklerin servisinin ---- Firmasıyla yapılan sözleşme uyarınca belirlendiğini ve uygulandığını; müvekkilinin bedel ödeyerek yapmış olduğu bu sözleşmeye rağmen davacı firmanın iş yeri konseptini kullanmış olduğu iddialarının gerçeklikten uzak olduğunu; davacıya ait ---- markasının anlamının İngilizce --- anlamına geldiğini, müvekkiline ait "---- markasındaki ----- ifadesinin ---- bir şehrin ve ---- adı ve aynı zamanda bir tarihi geminin adı olduğunu;
müvekkili şirkete ait işletme ile davacı işletmenin fiziki satış yanında online satış yapıyor olmasının marka hakkına tecavüzün bulunduğuna gerekçe gösterilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına kayıtlı bulunan---- tescil numaralı -----ŞEKİL" markasının kullanım dolayısyla davacıya ait -----" markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, tecavüz oluşturması halinde davalı adına olan markanın iptalinin gerekip gerekmediği, davalıya ait markanın kullanıldığı ürünlerin imhasının gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Davalının ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ---- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, 02/11/2020 tarihinde tescil edildiği, anlaşılmıştır.
Davacının ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünde----- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, 20/03/2017 tarihinde tescil edildiği, anlaşılmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---tescil numaralı markasının(Emtia:35,43) davalı adına tescili olduğu, 23/12/2020 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;-----tescil numaralı markasının(Emtia:25,29,30,32,33,35,40) davacı adına tescili olduğu, 26/01/2015 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
12.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda, - Davacı ----firmasına ait ---- tescil numaralı ibareli markanın 25 / 29 / 30 / 32 / 33 / 35 / 40. sınıflarda tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiği,
- Davacı ----firmasının tek yetkilisi ve sahibi ---- adına kayıtlı ----tescil numaralı ibareli markasının 43. sınıf kapsamında tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiği,
- Davalıya ait----- tescil numaralı ibareli markanın 35/43. sınıflar kapsamında tescilli olduğu, koruma süresinin devam ettiği,
- Davalıya ait "---- adresindeki işyeri unvanının ----olduğu, ---- Vergi Dairesine -----Vergi Kimlik Numarasıyla bağlı mükellef olduğu,
- Dava konusu adresteki işyerinde yapılan incelemelerde işyerinin: Ön cephe tabelasında, Banko tabelasında, Şeker ambalajlarında, Hazır servis ambalajlarında, Menülerinde, Personel kıyafetlerinde, Sipariş ekranı ve sipariş fişlerinde, ŞEKİL şeklinde markasal kullanım bulunduğu, Duvar menüsünde, Karton ve porselen bardaklarında, Peçetelerinde şeklinde markasal kullanım bulunduğu,
- Yapılan incelemeler sonucunda; davacı ve davalı marka kullanımlarının benzer olduğu, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, davalı faaliyetlerinin, davacının----tescil numaralı ----ibareli markasının 35. Sınıfı kapsamında olduğu bu kapsamda karıştırılma ihtimali olduğu,
nihai hizmet alıcıları nezdinde gerek hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği, hizmet alıcılarının sonraki markayı, önceki markanın yeni bir varyasyonu veya önceki markanın yenilenmiş bir hali olarak algılayacağı ve hizmetlerin aynı işletmeden verildiği yönünde çağrışım yapabileceği veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı nedenleriyle davalı tarafından gerçekleştirilen marka kullanımlarının (35.
Sınıf kapsamında) davacı taraf markası ile iltibas oluşturacağına,
- Sayın Mahkemece, davada taraf olmayan, davacı firma yetkilisi adına--- tescil numarasıyla kayıtlı ibareli marka ile ilgili değerlendirme göz önüne alınacak olursa; davacı firma yetkilisi adına kayıtlı marka ve davalı marka kullanımlarının benzer olduğu, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, davalı faaliyetlerinin, davacı firma yetkilisi ve sahibine ait ----- tescil numarasıyla kayıtlı ibareli markasının 43. sınıfı kapsamında olduğu, bu kapsamda karıştırılma ihtimali olduğu,
nihai hizmet alıcıları nezdinde gerek hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği, hizmet alıcılarının sonraki markayı, önceki markanın yeni bir varyasyonu veya önceki markanın yenilenmiş bir hali olarak algılayacağı ve hizmetlerin aynı işletmeden verildiği yönünde çağrışım yapabileceği veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı nedenleriyle davalı tarafından gerçekleştirilen marka kullanımlarının (43.
Sınıf kapsamında) davacı taraf markası ile iltibas oluşturacağı yönünde tespit ve değerlendirmeler yapılmıştır.23/10/2023 tarihli bilirkişi rapor içeriğine göre;
1. Her ne kadar 43. sınıfta----- numara ile tescilli ŞEKİL markası huzurdaki davanın açılmasından sonraki bir tarihte davacıya devredilmiş ise de, davacının inhisari lisans sözleşmesi uyarınca ---- tescil numaralı markaya dayalı olarak tecavüz ve hükümsüzlük davasını açabileceği,
2. Hükümsüzlük talepleri bakımından SMK m.6/1 anlamında,
a. İşaretler arasındaki benzerlik şartının gerçekleşmiş olduğu,
b. Mal/hizmetler bakımından davalıya ait ----- tescil numaralı ŞEKİL markasının tescil kapsamının,
----- tescil numaralı ŞEKİL markası ile 35. sınıf bakımından,
ii.---- tescil numaralı markası ile de 43. sınıf bakımından ayniyet arz ettiği,
c. Aynı hizmetlerde yüksek benzerlik arz eden işaretin kullanılması sonucunda ortalama seviyedeki tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimali doğacağı, dolayısı ile SMK m.25/1’in atfıyla m.6/1 şartlarının gerçekleşmiş olduğu;
3. Tecavüz iddiaları bakımından da, işaretler arası benzerlik ile davalı tarafın fiili kullanımlarının davacı markalarının tescil kapsamında bulunan 43. sınıftaki “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetler” de olması sonucunda SMK m.7/2-b anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimalinin söz konusu olduğu; SMK m.155 uyarınca davalının tescilli bir markası olsa bile, tecavüz iddiaları karşısında sonraki tarihli tescilli markasına dayanmasının mümkün olmadığı;" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak
nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre.
(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir
Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/3. Maddesinde " Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.
GEREKÇE
Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği hükümsüzlük davası ve SMK'nın 29. Maddesinden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, meni ve refi davasıdır.
Davacı tarafça lisans aldığı ve dava dışı ---- adına tescilli bulunan---- tescil numaralı ---- markasına ve kendi adına tescilli ----- tescil numaralı ---- markalarına, davalı tarafın adına tescilli----- tescil numaralı -----şekil" markasının kullanımı dolaysıyla davacının marka hakkına tecavüzde bulunulduğunun iddia edildiği ve yine davalı tarafın adına tescilli ----tescil numaralı "-----+şekil" markasının SMK'nın 6/1. Maddesi gereği aynı ve benzerlik dolayısıyla hükümsüz kılınması talebinde bulunulmuştur.
TPMK kayıtları incelendiğinde davacı tarafın ----- tescil numaralı "----" markasının -----adına 43. Sınıftaki mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğu, -----tescil numaralı ---- markasının 25,29,30,32,33,35 ve 40. Sınıftaki mal ve hizmetler yönünden, davacı adına tescilli, ---- tescil numaralı -----şekil" markasının 35 ve 43. Sınıftaki mal ve hizmetler yönünden davalı adına tescilli olduğu sabittir.
Bu tespitten sonra davacı tarafa ait marka tescilleri, davalı adına marka tescili ve her iki tarafın ticari tescil kayıtları ve ürünleri dikkate alınarak konunun uzmanlık gerektirmesi dolayısıyla alınan bilirkişi raporlarında, davacı tarafın dava konusu markalardan ----- tescil numaralı---- markasının -----adına tescilli markanın lisans alanı olduğu, SMK'nın 158/1.
Maddesi gereği bu markadan kaynaklı hakları kullanabileceği, dava hakkının kullanmasının mümkün olduğu, yine kendi adına tescilli ---- tescil numaralı "-----" markası yönünden hak sahipliğinin bulunduğu ve bu sebeple SMK'dan kaynaklı hakları kullanacağı, Markanın hükümsüzlüğü SMK'nın 25. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre m.25/1 uyarınca, 5 veya 6. maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği düzenlemesi karşısında ,
davacı ile davalı markaları ve markaların kullanımları incelendiğinde davacı ve favalı taraf markalarının ana unsurunun ----- kelimesi olduğu davalının bu tescilde markasına ayırt edici olmayan ----- ibaresi eklediği ve ---- kelimesindeki ---harfi olmaksızın markayı tescil ettirdiği, bu haliyle ayırt ediciliğin sağlanmadığı, yine davalı kullanımları olan ve---- harfinin ve ----- şeklindeki kullanımların davacı markaları arasında benzerlik oluşturduğu,
davacı tarafın markalarının ve davalı markalarının 35 ve 43. Sınıflarda ortak sınıflarda kayıtlı oldukları, bu haliyle ayniyet arz ettikleri dikkate alındığında davalı markasının tescil tarihi de dikkate alındığında davalı adına tescilli markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönündeki talebi de değerlendirilmiş, davacı ve davalı taraf adına tescilli markalrın işaretler arası benzerlik ile davalı tarafın fiili kullanımlarının davacı markalarının tescil kapsamında bulunan 43. sınıftaki “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetler” de olması sonucunda SMK m.7/2-b anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırma ihtimalinin söz konusu olduğu; SMK m.155 uyarınca davalının tescilli bir markası olsa bile, tecavüz iddiaları karşısında sonraki tarihli tescilli markasına dayanmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak marka hakkına tecavüz yönünden de davanın ispat edildiği kabul edilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalı adına tescilli---- tescil numaralı "-----şekil" markasının tüm sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,
2-Davalı tarafın ----şekil" markasının kullanımı dolayısıyla davacının marka hakkına TECAVÜZ ETTİĞİNİN TESPİTİ İLE,
Marka hakkına tecavüzün ÖNLENMESİNE, SONUÇLARININ ORTADAN KALDIRILMASINA,
Davalının logosunda, üniformalarında, her türlü reklam, afiş, ambalaj ve ---- ibaresini içeren her türlü araç ve gerecin üçüncü kişiler elinde olsa dahi imhasına,
3-Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra Türkiye'de tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına, masrafın davalıdan alınmasına,
4-Alınması gereken 269,85 TL karar harcından başlangıçta yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile 189,15 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığında,
5-Markanın hükümsüzlüğü talepleri yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Marka hakkına tecavüz talepleri yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından sarfedilen 92,20 TL ilk dava masrafı, 215,00 TL tebligat müzekkere, 11.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.307,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/298, K. 2023/279, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama