KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/30
- Karar No
- 2025/176
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
Karar Metni
1.565 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/30 Esas
KARAR NO: 2025/176
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2022
KARAR TARİHİ : 01/07/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin, kendisine ait markalarını ---- nezdinde tescil ettirmekte olup, asıl ve ayırt edici unsuru ---- olan birçok markanın tescil sahibi olduğunu, müvekkilinin --- ayırt edici unsuru ---- Markaların Tescil Sahibi olduğunu, müvekkilinin --- Nezdinde Tescil Süreci Devam Eden Marka Başvuruları Bulunmaktadır müvekkilin markalarındaki ------ ibaresi olduğu sabi olduğunu, müvekkilinin tescilli ve tescil süreci devam eden markaları incelendiğinde markaların aynı ve asli markalardan oluştuğu ve bu markaların birden fazla olduğu görüleceğini,
bu çerçevede de müvekkil tarafından tescil edilen markalar ----- asli unsurunu içerdiğinden söz konusu markaların seri marka niteliğinde olduğu da sabit olduğunu, davalının ---- Söz Konusu Karar Mahkeme Kararı ile İPTAL Edildiğini, iltibası oluşturur nitelikte marka başvurusunda bulunmakta ve kullanım gerçekleştirdiğini, davalının gerçekleştirdiği kullanımları ile müvekkile ait markalar ile iltibas oluşturacak düzeyde kullanımları gerçekleştirdiğini, nitekim davalıya ait -------incelendiğinde web sitesinin alan adının ve içeriğinde yer alan kullanımlarının müvekkile ait markalar ile iltibas oluşturduğu görüleceğini belirterek;
davanın kabulüne, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüzün tespiti, önlenmesine ve durdurulmasına, ----- Müvekkile Adına Alan Adı Sicilinde Tesciline Karar Verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilinin gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu logo/şekil unsurlu ---- ibareli markasının tescili için ----- marka tescil başvurusu yaptığını ve aldığını, ayrıca markasından oluşan -----yılından beri sahibi olduğunu, her ne kadar davacı yan tarafından müvekkil adına tescilli ---- ibareli marka aleyhinde ---nezdinde itiraz yapılmışsa da hem ----tarafından kabul edilmediğinden kötü niyetli olarak ---- iptal davası ikame edildiğini, davacı yan tarafından,
uzun yıllardan bu yana müvekkil tarafından kullanım ile hak elde edilmiş ayrıca da müvekkil adına tescil edilmiş marka ve logosu hukuki dayanaktan yoksun şekilde davacı tarafından hiçbir hakka dayanılmadan kullanıldığı tarafımızca tespit edildiğini, bu nedenle de davacı yan hakkında önce savcılığa marka hakkına tecavüz nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, akabinde ise savcılık tarafından iddianame hazırlanarak ceza dava dosyası açılmıştır. ------ Sayılı dosya ile yargılama süreci devam ettiğini, müvekkilinin markasını ve logosunu uzun yıllardan bu yana aralıksız ve fasılasız olarak kullandığını,
hatta müvekkil adına tescilli bir diğer markası olan------- ibareli markasında da aynı logo kullanıldığını, bu markanın aslen müvekkilin ticaret unvanını oluşturmakta ancak markasal olarak da kullanılmakta olduğunu, müvekkili tarafından ticaret unvanının----- kullanılması müvekkilin ikametgâhının --- kaynaklandığını, müvekkili tarafından sadece ------ markasında değil ayrıca yukarıdaki markasında da şekil logosu kullanıldığını,
müvekkili tarafından ----- ibaresi uzun yıllardan beri kullanılmakta olup eskiye dayalı kullanımına şüpheliden daha önce kullandığına dair en önemli delillerden biri müvekkil markasından oluşan kullanmakta olduğu ---- bakıldığında müvekkilin daha eski tarihli olduğunun anlaşıldığını, davacının kötü niyetli olarak ------kendi adına kaydettirdiğini, E-Tespit ile kayıt altına alınan alan adı ve asıl ---hesabı dışında şüpheli yan tarafından ------ hesabı, ------- şekildedir.
Her ne kadar davacı yan bu kullanımlarını haklı gösterebilmek ve dahi müvekkilin itirazının kabul edilmediğini------- ibaresinin kendilerine ait olduğunu iddia etmişse de bahse konu marka başvurusundaki sınıfları işbu kullanımlarını haklı çıkarmayacağını belirterek;
haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı iddiaları aksine müvekkilin davacının marka hakkına tecavüz etmediği hatta söz konusu markaya ilişkin asıl ve gerçek hak sahibi olduğunun tespitine, davacı tarafından dava dilekçesinde müvekkil ve markası aleyhine sunulan tüm iddiaların reddine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ----- adını ve bu internet sitesi içeriğinde ---- kullanmasının davacı adına tescilli markalara tecavüz teşkil edip etmediği, ---- ibaresi üzerinde öncelik hakkının kime ait olduğu, davalının--- numaralı tescilli markasının mevcut olması nedeniyle kullanımlarının yasal olup olmadığı, davacının davaya dayanak yapmış olduğu markaları tescilli olduğu mal ve hizmetlerde dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde ciddi ve etkin bir şekilde kullanıp kullanmadığı, tarafların kötü niyetli olup olmadıkları noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya ---- getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- markasının ---- tescil numaralı ---markasının ----sınıfta davacı adına başvuru aşamasında olduğu, ---- tarihinde davalı adına tescil edildiği bildirilmiştir.
Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan --- tarihli raporda;----- üzerinde yapılan incelemede hali hazırda yayında olan sitede--- logosunun kullanıldığı, ----- ibaresinin alan adının kaydının yapıldığı ---- tarihi itibariyle hem site içinde, hem de alan adında kullanıldığı, sitede yer alan firma bilgilerinde, --- ---- olarak, ---- eğitim almak isteyen öğrenci adaylarına----- kurumları, üniversite eğitim programları, ---- yerleri yerleşmeleri hizmeti verildiğinin belirtildiği, alan adı kaydının ---- tarihinde yapıldığı ve ---- tarihinde kayıt süresinin biteceği, sitenin ----tarihleri arasında 94 adet arşiv kaydı olduğu,
---- arşiv kayıtlarında ----- logosunun kullanıldığı, Temmuz 2017 - Aralık 2018 yılı arşiv kayıtlarında -----kullanıldığının tespit edildiği, davalı tarafından dava konusu internet sitesinde 41.sınıfta aynı iş kolunda, aynı esas unsur olan "minsk" ibaresinin kullanımının davacının tescilli markasına iltibas ve karışıklığa sebep olacağı yönünde görüş bildirilmiştir. -------Esas sayılı dosyasında SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
oluşmadığı gibi başvuru markası açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmasa da bu durumlar mevcut olan iltibası ortadan kaldırmadığından sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve ----- Mahkemesince verilen kararla onanmasına karar verilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29. 149,150 ve 151. Maddeleri.
GEREKÇE
Dava. Marka hakkına tecavüzden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, tecavüzün önlenmesi ve durdurulması davasıdır.
Davacı taraf, davacıya ait ayırt edici unsuru -----olan markalarının adına tescilli olduğunu, davalının ----- şeklindeki markasal kullanımları dolayısıyla davacı tarafın tescilli markası yönünden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu beyan ederek, marka hakkına tecavüzün tespiti ve haksız rekabetten kaynaklı maddi ve manevi zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.
Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.
Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir.
Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır.
Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Dava konusu somut olayda; ----tescil numaralı ---- markasının ---- tescil numaralı ---- markasının ---- markasının ----sınıfta davacı adına başvuru aşamasında olduğu, ---- tescil numaralı minsk ----- tarihinde davalı adına tescil edildiği, davacı tarafça davalı aleyhine ikame edilen ------- tescil başvuru numaralı markanın tesciline ilişkin kurum kararının iptali talebini içerir yargılama sonrasında davanın reddine karar verildiği, bu kararın onanmasına karar verildiği ve bu haliyle kararın ------- tarihinde kesinleştiği sabittir.
Bu tespitler karşısında davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri incelendiğinde, tarafların adına tescilli markalarınında ve kullanımlarında ortak olan markalardaki minsk ibaresinin olduğu, bu ibarenin ------ ülkesinde bir şehir ismi olduğu, tarafların marka tescillerinin ve kullanımlarının sadece bu kelimeden ibaret olmadığı,
---------Sayılı kararında belirtildiği üzere bir coğrafi yer adının esas unsur olarak yer aldığı markaların, uzun süredir kullanılmak suretiyle bu ibarenin ilgili sektörde ayırt edici bir marka haline dönüştürüldüğünün ve başvurunun tescili halinde tüketicilerce, davacının seri markalarından biri olarak algılanacağının ispatı halinde korunması mümkün ise de, bu hususun davacı tarafça ispatlanması gerektiği, davacı markasının asıl unsuru olan -------- ibaresinin, davalı başvurusunda da ortak olmasından hareketle taraf markalarının benzer kabul edilmesi,
anılan yer isminin bir kişinin tekeline verilmesine yol açacağından, menfaatler dengesine de uygun olmayacağı, yer adlarının tek başına tescili, mutlak ret nedenlerinden olduğu, yine taraf markalarının kullanıldığı ---- Sınıftaki tüketicilerin sunulan hizmetlere muhatap bilinçli kişilerden oluştukları dikkate alındığında------- ibaresini gördüklerinde, bunun -------başkenti olduğunu algılayacakları, tarafların markalarında ve kullanıcılarında yer alan diğer ibare ve şekillerle birlikte taraf markalarını değerlendirecekleri dikkate alındığında marka hakkına tecavüz şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiş, ------ incelemesinden geçmiş,
kurum kararının iptaline ilişkin ikame edilen davada da tespit edildiği üzere davacı tarafça davacı markalarının uzun süredir kullanılmak suretiyle ------ibarenin ilgili sektörde ayırt edici bir marka haline dönüştürüldüğünün ve davalının kullanımlarının tüketicilerce, davacının seri markalarından biri olarak algılanacağı sonucu doğurmayacağı kabul edilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
. 01/07/2025
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/30, K. 2025/176, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama