KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/9
- Karar No
- 2024/193
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
Karar Metni
2.241 kelime·11 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/9
KARAR NO : 2024/193
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/01/2022
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin tanınmış --- markası, ----- markası ve bir çok tanınmış markanın ve tasarımın sahibi olduğunu, müvekkilinin markalarının ----- no’lu , -----no’lu ---- no’lu davalıların haksız kazanç amacıyla insan sağlığını hiçe sayarak müvekkili şirkete ait dezenfektanları taklit ettiğini, bidonlarının üzerine müvekkilinin markalarını yapıştırarak satışa sunduğunu, sadece çok dikkatli tüketiciler tarafından ürünün taklit olduğunun tespit edildiğini ve müvekkiline bildirildiğini, taklit ürünleri ---- Şirketi adı altında satışa sunduklarını, -- ve ---- internet sitelerinde sattıklarını,
davalılar tarafından tüketicilere müvekkilin markasının bulunduğu müvekkilinin dezenfektan bidonunun ve kabının birebir aynısı olan bazılarında kapak rengini ve tutacak kısımlarını farklı olduğu taklit ürünler gönderildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’ nun 29. Maddesine göre marka hakkına tecavüz edildiğini, davalıların aynı zamanda haksız rekabet yarattıklarını, yukarıda arz edilen nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, haksız rekabetin tespitine durdurulmasına ve önlenmesine,
şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın ve 10.000 TL manevi tazminatın müvekkiline ödenmesine, giderleri davalının alınmak üzere kararın gazetede ilanına, yargılama giderleri ve ücreti vekaleti davalar üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesindeki beyanların gerçeğini yansıtmadığını, delil olarak davalı şirketten temin edildiği iddia edilen ürün mahkeme kanalı ile mahkeme denetim ve gözetimi altında olmadığını, yapılacak doğru usul, tetkik ile elde edilecek olan emtianın doğrudan mahkeme el ya da kanalı ile gözetim ve denetiminde celbedilerek analize gönderilmesi gerektiği, kendilerine ait firma ürünlerini faturalarını ekte sunduklarını, arz edilen nedenlerle davanın reddine, yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalıların davacı adına tescilli "-----" markalarının yer aldığı ve davacıya ait dezenfektan ürünlerinin bidonları ile benzer bidonlar içinde sahte ürünleri e ticaret sitelerinden satışa sunup sunmadıkları, bu şekilde davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunup bulunmadıkları, davalıların sattığı ürünlerin sahte ürünler olup olmadıkları, davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceğini, tazminat tutarının ne kadar olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı yazı cevabı ile davalı -----ŞİRKETİ ' nin 06/01/2016 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı ---- markasının 05.sınıfta 16/10/2020 tarihinde, ----- tescil numaralı ŞEKİL markasının 05.sınıfta 12/11/2020 tarihinde davacı adına tescil edildiği, ------ tescil numaralı ŞEKİL markasının 35 ve 37.sınıfta ------- adına başvuru işlemlerinin devam ettiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememize sunulan ürünler üzerinde ve dava dilekçesinde bildirilen e ticaret sitelerinde inceleme yapılarak, ürünler üzerinde davacıya ait markaların kullanılıp kullanılmadığı, ürünlerin satın alındığı tarihte davacıya ait orijinal ürünlerin görselleri internet sitesinde mevcutsa ürünlerin konulduğu bidonların da davacının ürünlerinde kullandığı bidonlarla benzer olup olmadıkları, davalının sunacağı faturaların ticari kayıtları ile karşılaştırılarak davaya konu ürünlerin kimden satın alındığı, davacının orijinal ürünleri olup olmadığı ve maddi tazminat hesabı için rapor aldırılmış olup alınan heyet raporunda özetle.
Marka Tescili bakımından yapılan incelemede Davacı taraf adına ---- tescil numaralı --- ve ----- tescil numaralı ----- markalarının 05. sınıfta tescilli olduğu, davalı tarafça satışa sunulduğu ifade edilen ve mahkeme kaleminde muhafaza edilen ürünün “dezenfektan olduğu” bu emtianın davacı taraf adına tescilli ---- markasının mal ve hizmet listesinde de yer aldığı, Davalı tarafça satışa sunulduğu ifade edilen ve mahkeme kaleminde muhafaza edilen ürünün davacı tarafa ait -----tescil numaralı ---- ve ---tescil numaralı ----- markalarının tescil sınıfında kaldığı,
davalı tarafça satışa sunulduğu ifade edilen ve mahkeme kaleminde muhafaza edilen ürün üzerinde kullanılan markanın davacı markası ile birebir aynı olduğu, her iki markanın da aynı nitelikteki mallar üzerinde kullanımı söz konusu olduğundan ‘çağrıştırma’ bağlantı kurma’ ihtimali suretiyle karıştırılma ihtimalinden daha ötede markanın iktibas suretiyle kullanıldığı, Yapılan teknik incelemeler ve sorgulamalar sonucunda;----sitesi üzerinde “----” anahtar kelimesi ile yapılan sorgulamada, yalnızca ‘----’ isimli satıcıya ait 1 adet ürüne ulaşılmış ancak bu ürünün dosyaya konu sahte ürün etiketi içermediği,
---- sitesi üzerinde “-----” anahtar kelimesi ile yapılan sorgulamada ‘------ ’ isimli satıcıya ait 1 adet ürüne ulaşıldığı, bu ürünün de dosyaya konu sahte ürün etiketi içermediği, ----sitesi üzerinde “-----” anahtar kelimesi ile yapılan sorgulamalarda dosyaya konu herhangi bir ürüne rastlanmadığı, davalı---Şirketi’ne ait----internet sayfasının aktif olmadığı, ---- arama motoru üzerinde “-----” anahtar kelimesi ile yapılan sorgulamada çıkan ürün görsellerinde taklit ürünlere ait görsele rastlanmadığı, ---- Limited Şirketi ile ilgili yapılan ---- aramasında, ---- genel bakışında ‘kalıcı olarak kapatıldı’ ibaresinin görüldüğü,
Mali İnceleme sonucunda 07.12.2022 inceleme tarihinde davalı taraf incelemeye gelmediği ve öncesinde de yerinde inceleme talebi bulunmadığı, her ne kadar davalı vekilince 07.11.2022 tarihli dilekçe ile ticari defter ve kayıtları sunduğunu belirtilse de dilekçe ekinde ticari defter ve kayıtların bulunmadığı, İlgili dilekçe ekinde e-arşiv portal ekran görüntüsü ile 16.06.2020 tarihli ----- no’lu e-arşiv alım faturasının sunulduğu , davalı yanca 01.05.2021-15.01.2022 tarihleri arasındaki ticari defterlerin sunulmadığı,
07.11.2022 tarihli dilekçede sunulan 16.06.2020 tarihli ----- no’lu e-arşiv alım faturası incelendiğinde davalı şirket adına fatura düzenlendiği, faturayı düzenleyenin ---- Vergi Dairesi Mükellefi, ----- vergi numaralı ----adresine kayıtlı ----- olduğu, fatura içeriğinde 37.500 Adet “Maske” 15.000 TL ve 480 Litre “Dezenfektan” 19.920 TL yazdığı, fatura içeriğinde yazılı dezenfektan alımının dava konusu ürün ile ilgili olup olmadığının tespitinin yapılamadığı, Davalı şirket ticari defter ve belgelerini sunmadığından maddi tazminat hesaplaması yapılamadığına dair görüş bildirmişlerdir.
-----müzekkere yazılarak davalı ---- platform üzerinden ------ numarası ile gönderdiği ürün olan ----- ürününden kaç adet satış yaptığı ve elde ettiği hasılat miktarına ilişkin kayıtların dosya içerisine alınmıştır.
Dosyanın muhasip bilirkişiye tevdi ile maddi tazminat talepleri yönünden ek rapor düzenlenmiş olup, davalı ----tarafından ----- satış platformunda dava konusu üründen elde ettiği kazancın 6.418,27 TL olduğu tespit edilmiştir.
Davacı taraf 15.05.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; maddi tazminat talebimizi 1000 TL den 6418,27 TL ye yükselttiklerini, ıslah edilen miktarın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29, 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı tecavüzün tespiti, tecavüzün giderilmesi ve maddi tazminat davasıdır.Davacı taraf dava konusu somut olayda; davalı tarafın adına tescilli ----- ibareli markayı içeren ürünleri aynı emtia sınıfında kullanmak suretiyle, marka hakkına tecavüzde bulunduğunu ve bu eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile durdurulması ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.
Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidirYapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir.
Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır.
Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır.
Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde; davacı karşı tarafın işyerinde haksız olarak “----- " markasının kullanıldığını ve bu kullanımların müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini iddia etmektedir.
Tarafımızca adı geçen iddiaların
tespiti amacıyla mahkemenin vermiş olduğu görev kapsamında davalı tarafın işyerinde gerekli incelemeler yapılmıştır.Somut olayımızda davalı tarafa ait işyerinde yapılan inceleme esnasında toplam davacı taraf adına ----- tescil numaralı ---- ve ----tescil numaralı ---- markalarının 05. sınıfta tescilli olduğu, “dezenfektan olduğu” bu emtianın davacı taraf adına tescilli ----- markasının mal ve hizmet listesinde de yer aldığı, davacı tarafa ait ----- tescil numaralı ----- ve ----- tescil numaralı ----- markalarının tescil sınıfında kaldığı,
davalı tarafça satışa sunulduğu ifade edilen ve mahkeme kaleminde muhafaza edilen ürün üzerinde kullanılan markanın davacı markası ile birebir aynı olduğu, her iki markanın da aynı nitelikteki mallar üzerinde kullanımı söz konusu olduğundan ‘çağrıştırma’ bağlantı kurma’ ihtimali suretiyle karıştırılma ihtimalinden daha ötede markanın iktibas suretiyle kullanıldığını,
bu haliyle SMK m.7/2-b anlamında hizmetler arasında ayniyet ve benzerlik şartının gerçekleşmiş olduğu kabul edilerek davalı kullanımlarının davacı tarafın marka hakkına tecavüz ettiği kabul edilmiştir.Davacı tarafın marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat talepleri de incelenmiş, SMK'nın 149.
Maddesine göre hakları ihlal edilen marka hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, SMK'nın 151/2-c maddesine göre talepte bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından davacının marka üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin sabit olduğu, davacı tarafça SMK'nın 151/2-b maddesi gereği net kazanç talebinde bulunduğu,
davalı kayıtları incelendiğinde davalı tarafın markasal kullanım dönemi olan 01.02.2021-27.09.2021 tarihleri arasında elde ettiği net kazancın -----platformu kayıtlarına göre6.418,27 Tl olacağı kabul edilmiş ve davacı tarafın bu miktar yönünden davalı taraftan talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ve maddi tazminat talebinin bu miktar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının "-----" markasını taşıyan ürünlerin bire bir aynısını markasal şekilde kullanarak satışa sunulması sebebiyle davacı tarafın marka hakkına tecavüzde bulunduğunun sabit olduğu, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149.
Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markasının ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 7.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı taraf dava konusu kararın yayınlanması talebinde bulunmuş, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafça davacının tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunun sabit olduğu,
bu haliyle davacı tarafın kararın yayınlanması yönünden menfaatinin bulunduğu kabul edilerek davacının kararın gazetede yayınlanması talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın haksız rekabetten kaynaklı talepleri de değerlendirilmiş, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacının, davacı adına tescilli markasını kullanılması fillerinin marka hakkına tecavüz oluşturması eyleminin aynı zamanda TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin özel kanunla korunması sebebiyle ayrıca genel hüküm niteliğindeki TTK hükümleri çerçevesinde korumadan birlikte yararlanmasının özel kanun olan SMK'nın amacına aykırı olacağı,
yorum güçlüklerine yol açacağıve özel koruma karşısında genel korumanın gereksiz olacağı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/9, K. 2024/193, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama