İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/34 K.2024/281

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Esas2023/34Karar2024/281Tarih21 Kasım 2024Okuma20 dk · 4.044 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/34
Karar No
2024/281
Karar tarihi
21 Kasım 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.044 kelime·20 dk okuma·13 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/34

KARAR NO : 2024/281

DAVA

Marka (Maddi Tazminat İstemli)

DAVA TARİHİ : 27/02/2023

KARAR TARİHİ : 21/11/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,müvekkili, ----firmasının ----’de yerleşik bir firma olduğu, işbu davaya gerekçe markaların sahibi olduğunu, davacı müvekkilinin, markalarının araba/oda kokularına ilişkin fikri ve sınai mülkiyetlerin haklarının sahibi olduğunu, davacı müvekkilinin, sahip olduğu "----" şeklindeki markaları ile nerede ise aynı olan birçok ---- oda/araba kokusu ile “--- ” markasını taşıyan oda ve araba kokusu ürünlerinin davalının internet sitesinde ve dahi perakende mağazalarında bulunduğunu öğrendiklerini, müvekkilinin ihtarlarına rağmen davalıların,

davacı müvekkilinin markalarına tecavüz teşkil eden eylemlerine devam ettiğini, hatta davalıların, sırf "----" şeklindeki markalarına tecavüze zemin hazırlamak amacıyla tescil olunduğu açık olan ve bu davadaki hükümsüzlük talebine konu --- numaralı tasarım tescilinin tecavüz oluşturan eylemlerini hukuka uygun hale getirdiğini, davalının, müvekkili davacının markalarına tecavüz teşkil eden eylemlerde bulunduğunu öğrenen davacının, avukatı aracılığı ile 13/10/2022 tarihinde ---- Noterliği'nin ----- Yevmiye numarası altında davalıya bir ihtar mektubu göndererek tecavüz teşkil eden eylemlere son verilmesini ihtar ettiklerini, davalı tarafın,

ihtar mektubuna konu "----" şekilli oda/araba kokularının üretiminin ---- numaralı tasarım tescili sahibi ----- yaptırıldığını, ---- numaralı tasarım tescilinin ihtar mektubuna konu "-----" şekilli oda/araba kokularını davacı markalarına tecavüz olmaktan çıkardığını, “ ----" markasının ilgili ürünler üzerinde kullanımının---- numaralı “-----” marka tesciline tecavüz oluşturmadığını ifade ettiklerini, bu cevap mektubu üzerine davacı,

avukatı aracılığı ile davalıya 15/11/2022 tarihinde ---- Noterliği vasıtasıyla ----- Yevmiye numaralı yeni bir ihtar mektubu göndererek SMK'nun 155. maddesinin ----- numaralı tasarım tesciline dayalı savunmaya imkan vermediğini ve marka ihlallerine son verilmesini ihtar ettiklerini, davalıların,

hukuka aykırı olarak davacı markalarının tanınmışlığından yararlanma ve tüketiciler nezdinde karıştırma yaratma yoluyla haksız yarar elde etmek şeklindeki çok belli bir amaçla davacının "-----" şeklindeki markaları ile nerede ise aynı olan malları ve dahi davacının “-----” markasını taşıyan malları üretmeyi ve piyasaya sunmayı ısrarla sürdürdüklerini belirterek, tüm bu sebeplerle;

davanın kabulüne, davacının----tescil numaralı markalarından doğan haklarına, Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 149. ve ilgili diğer maddeleri uyarınca davalılar tarafından gerçekleştirilen tecavüz ve Türk Ticaret Kanunun 55. ve ilgili maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil eden fiillerinin, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespiti, durdurulması ve önlenmesi,

tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünlere el konulması ve imhasına, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. ve ilgili diğer maddeleri ile Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 159. ve ilgili diğer maddeleri uyarınca davalıların, davaya konu markalara tecavüz oluşturan işaretleri ürünlerinde, ticari faaliyetlerinde, reklam ve tanıtımlarında kullanımının durdurulması ve yasaklanması ve davalıların kusurlu ve kötü niyetli olduğu gözetilerek takdiren teminatsız olarak dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacının uğradığı zarar miktarının belirlenebilmesi için,

davalılar tarafından haksız olarak kullanılmakta olan markaları ile ilgili belgelerin Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 150/3. ve ilgili diğer maddeleri uyarınca mahkemeye sunulmasını, davalıların, davacının markaya tecavüz ve haksız rekabet fiillerinden kaynaklı olarak,

davacı aleyhine olarak oluşmuş olan zararın tazmin edilmesini ve bu çerçevede davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davaya konu fiillerin başladığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte şimdilik 140.000,00 TL manevi ve 60.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, dava sonucunda verilecek kararın, masrafları davalıya ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 ulusal gazeteden birinde ilanını, davaya konu ----- numaralı tasarım tescilinin yenilik ve ayırt edicilik taşımadığı tespit edilerek hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,

her türlü masraf ve ücretin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili ıslah dilekçesinde, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile alacak kalemlerini arttırarak ıslah ettiklerini, buna göre, Bilirkişi Ek Raporuyla hesaplanan Davalı ----- yönünden 200.033,26 TL, Davalı --- - yönünden 140.909,36 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte, Davalılardan alınarak taraflarına verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP

Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle. İş bu davadan müvekkile dava dilekçesi ve bilirkişi raporu tebliğ edilmeden tedbir kararı verilmesi Anayasa ve HMK gereğince hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmesine sebebiyet verdiğini, Müvekkil şirket uzun yıllardır oto aksesuar sektöründe faaliyet göstermekte ve sektörde önde gelen markalardan bir tanesidir.

Ticari hayatı boyunca her türlü ticari hassasiyeti gözetmekte olan müvekkil şirket iş bu dava ile birlikte satmış olduğu ürünlerin taklit olduğundan bahisle bir takım yaptırım ve cezalarla karşı karşıya bırakılmaya çalışıldığını, şirketimize karşı açılan davada --- tescil numarası ile satışının yapıldığı ürünler hakkında taklit ürün yapıldığı iddiasıyla karşı karşıya kalınmıştır.

Ancak davacı şirkete tarafımızca gönderilen ihtarnamede de belirttiğimiz üzere müvekkil ----- markasıyla kendi adına üretim yaptırmakta olup, ----- ibaresi marka olarak kullanılmamıştır.

Hatta müvekkil şirket yetkilileri herhangi bir tecavüz olduğunu düşünmemelerine rağmen ---- ibaresi ürünler üzerinden çıkarıldığını, kaldı ki gerek Sayın bilirkişinin düzenlediği raporda gerekse davacı tarafın dava dilekçesinde de açıkça görüleceği üzere Müvekkil firmanın satmış olduğu ürünler ile davacı tarafın belirttiği ürünler birbirine dahi benzemediğini, bahse konu tasarımlar bir ağaç türüne ilişkin farklı görsellerden ibarettir.

Buna rağmen Müvekkil tescil kaydı bulunmayan bir ürün satışı da yapmadığını, yukarıda numarası verilen tescil numarası her ne kadar Müvekkil şirket adına kayıtlı olmasa da, Davacı tarafın ilgili tescilin hükümsüz kılınmasına dair talebi de kanuna aykırıdır, Zira ilgili 6769 sayılı Sınai Mülkiyet kanununda düzenlenen hükümsüzlük sebepleri aşikar olduğunu belirtmiş ve hukuka aykırı surette düzenlenen bilirkişi raporu dolayısıyla itirazlarımız da dikkate alınarak yeni bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmasına,

haksız ve hukuksuzca ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ----- vekili 15.06.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle. Davacı taraf haksız rekabet kaynaklı olarak maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş ise de bu talepler yönünden arabuluculuk başvurusu dava şartını yerine getirmediğini, TTK’ya eklenen “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlıklı 5/A maddesi ile, ticari davalardan evvel arabulucuya başvurulması dava şartı olarak kabul edilmiştir.

Buna göre bu hüküm kapsamında dava şartı arabuluculuk başvurusu için TTK m. 4 ve diğer kanunlarda belirtilen ve çekişmesiz yargı işlerinden olmayan bir ticari davanın söz konusu olması, dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında olması gerektiğini, Davanın konusunun birden fazla olması ve bunlardan bir kısmının bir miktar para alacağına ilişkin olması durumunda dava şartı arabuluculuk incelemesi her bir talep bakımından ayrı ayrı yapılması gerektiğini, Davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bu iddiaları kabul etmediğimizi vurgulamakla birlikte belirtmek isteriz ki,

davacının iddialarının doğru olduğu varsayımında dahi "sessiz kalma yoluyla hak kaybı ilkesi" uyarınca davalı ----- açısından davanın reddi gerekmektedir. Zira davalının tasarımı 2018 yılı içerisinde tescil edilmiş olup, bu tasarımın davalı tarafından kullanımı daha da önceki yıllara dayandığını, Davalı ----" markasının kullanımı ile bir ilgisi yoktur.

Buna yönelik iddia, diğer davalı şirketin muhatap olduğu bir iddia olduğunu, Davacı taraf "ortalama tüketici"den bahisle iddialarını ileri sürmüştür.

Ancak tasarım hukukunda "ortalama tüketici" değil, "bilgilenmiş kullanıcı" dikkate alındığını, Hukuki değerlendirme yapılan bilirkişi raporu, mevzuata ve bakanlıkça yayınlanan “bilirkişilerin uyacağı rehber ilkeler ve bilirkişi raporlarında bulunması gereken standartlar” bildirgesine aykırılık teşkil ettiğini, Davacının, davalı müvekkilin fiili kaynaklı bir manevi zararı mevcut olmadığından müvekkil yönünden manevi tazminat talebinin reddi gerekmektedir.

Manevi tazminata ticari faiz talebi hukuki olmadığını, Davalı müvekkilin fiilinden kaynaklı bir maddi zarar söz konusu olmadığından, müvekkil yönünden maddi tazminat talebinin reddi gerektiğini, Dava dilekçesinde davacı taraf, davalı ---- fiili kaynaklı olarak maddi zararın nasıl oluştuğunu açıklamamıştır. " -----" markasının diğer davalı tarafından kullanımını bir kenara bırakırsak, davalı----- 2018 yılında hukuka uygun olarak tescil ettirdiği tasarım sebebiyle davacının maddi zararından söz edebilmek mümkün olmadığını, Davada iki ayrı davalı olup, ihtiyati tedbir kararının bir davalı hakkında verildiğini,

ancak bunun hangi davalı olduğu mahkemenizce açıklığa kavuşturulmadığından, belirsiz ve uygulaması açısından sorunlar doğurabilecek bir ihtiyati tedbir kararı söz konusu olduğunu, Davalı ---- tasarımı dilekçemizin önceki başlıklarında detaylıca izah edildiği üzere hukuka uygun bir şekilde tescillidir.

Davacı taraf, davalı ---- açısından iddialarını yaklaşık olarak dahi ispatlayamamış durumda iken davalı ----- hakkında bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi de hukuka uygun olmayacağını belirtmiş ve öncelikle tazminat talepleri bakımından dosyanın TEFRİK EDİLMESİNİ ve arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle tazminat taleplerinin REDDİNİ, dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdiini, bu bilirkişinin hukuk fakültesinde fikri mülkiyet hukuku alanında çalışmaları olan akademisyenler arasından görevlendirilmesini, neticeten haksız ve dayanaksız tüm taleplerin REDDİNİ,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli----- tescil numaralı tasarım tescili dolayısıyla oluşan kullanımların davacının ----- tescil numaralı markalarından kaynaklı hakları yönünden tecavüz oluşturup oluşturmadığı yine davalı adına tescilli ----- tescil numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı tarafın ihlalin bulunması halinde tazminat talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.

---ŞİRKETİ --- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ---- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin 06/09/2019 olduğu anlaşılmıştır.

Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; Davacı adına kayıtlı;

----- başvuru nolu markanın 22.03.1991 başvuru tarihli, Tescil Numarası ----- olan ve Tescil Tarihi 20.06.1991 olduğu anlaşılmıştır.

----başvuru nolu, Başvuru Tarihi 21.08.1998, Tescil Numarası ----, Tescil Tarihi 25.08.1999 olduğu anlaşılmştır.

----- başvuru nolu, Başvuru Tarihi 24.04.2003, Tescil Numarası ---- Tescil Tarihi 11.05.2004 olduğu anlaşılmıştır.

---- başvuru nolu, Başvuru Tarihi 25.07.2019, Tescil Numarası -----Tescil Tarihi 23.12.2020, olduğu anlaşılmıştır.

---- numaralı tasarımın 24.12.2018 tarihinde ------ adına tescil edilmiştir.

Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.

10/04/2023 tarihli rapor içeriğine göre;

------ alan adlı web sitesinde yapılan incelemede.

Sitede yer alan firma hakkında bilgilerde; firma adının -----ŞİRKETİ olduğu, firmanın 1999 yılından itibaren ---- ve ---- markaları ile üretim, ithalat, dağıtım ve pazarlama hizmetlerini gerçekleştirdiklerinin belirtildiği, firma iletişim bilgilerinde; firma adresinin “----, firma iletişim numaralarının ----- olduğu, firma email adresinin ---- olduğu, site tescil bilgilerinde; alan adının ----- firması tarafından kayıt edildiği,

---- uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ----- organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespitinin yapılamadığı, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 09/07/2001 tarihinde kaydedildiği ve kayıt tarihinin 09/07/2023 tarihinde son bulacağına dair bilginin yer aldığı, Sitede -----adresinde tespite konu ürünlerin yer aldığı,

----- adresindeki 2022 Katalogda tespite konu ürünlerin yer aldığı, ----- adresinde tespite konu “----- adlı ürünün yer aldığı, ---- adresinde tespite konu “---- adlı ürünün yer aldığı, ----- adresinde tespite konu “---- adlı üründe “----” ibaresinin kullanıldığının tespit edildiği,

davacı tarafa ait ve---- markaları ile "---- " markasının tespit konusu Nice 5. sınıf “Hava temizleyiciler, hava temizleyiciler ve oda deodorantları” emtialarında tescilli olduğuna, koruma sürelerinin devam ettiğine, davalı tarafa ait ---- numaralı tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen tasarım karşılaştırıldığına her ikisinin de biçimsel özelliklerinin aynı olduğu, tasarım üzerindeki grafik uygulamanın farklı olduğu,

değerlendirme sonucunda davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürünün davalıya ait ----- numaralı tasarıma uygun bir kullanım olduğuna, davacı tarafa ait -----+Şekil" markasıyla, davalı tasarımının, uygulandığı ürünlerin aynı sektöre işaret etmesi, ayını alıcı kitlesine hitap etmeleri, aynı ihtiyaçları karşılamaları, önceki markanın ayırt edici niteliği birlikte ele alındığında, tüketicinin, davalı tasarımını, davacının markalarının yeni bir varyasyonu veya markanın yenilenmiş bir hali olarak algılayabileceğinden kaynaklı karıştırılma ihtimali olduğu,

nihai tüketiciler nezdinde gerek malların, gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldükleri yönünde çağrışım yapabileceği veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğunda inanabilecekleri, bunun da iltibas ihtimali yaratacağı sonucuna ulaşıldığı, her ne kadar davalı yan adına tecilli olan tasarımın varlığı nedeni ile davalı yanın kullanımlarının “tescilli tasarıma dayanıp dayanmadığı” hususu tartışılabilecek ise de.

“Önceki tarihli hakların etkisi" başlıklı SMK'nun 155/1. maddesinde yer alan"Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez.” hükmü çerçevesinde, davalı yanın dava konusu tasarımını “tecavüz davasında savunma argümanı olarak ileri süremeyeceği” kanaatine varıldğı,

davacıya ait "----" markası ile davalının ürünleri üzerinde kullandığı ----- markasının karşılaştırması sonucunda: taraf markalarının aynı harf kümesinden oluşmasından kaynaklı görsel benzerlik bulunduğu, yine aynı şekilde okunup işitilecekleri için işitsel benzerlik bulunduğu, önceki markanın ayırt edici niteliği birlikte ele alındığında, tüketicinin, sonraki markayı, önceki markanın yeni bir varyasyonu veya önceki markanın yenilenmiş bir hali olarak algılayacağından kavramsal benzerlik bulunduğu,

davalı markasının kullanıldığı ürünlerin, davacının markasının tescili kapsamında olmasından (Nice 05. Sınıf “Hava koku giderici müstahzarlar”), kaynaklı karıştırılma ihtimali olduğuna, nihai tüketiciler nezdinde gerek malların gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldükleri yönünde çağrışım yapabileceği veya malları sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğunda inanabilecekleri, bunun da iltibas ihtimali yaratacağı" yönünde görüş bildirilmiştir.

06/03/2024 Tarihli Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;

1- Davalı tarafa ait ---- numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 24.12.2018 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI

2-Davacı tarafa ait ----- numaralı marka tescili görselleri ile 10.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen ürün görselleri arasında orta düzeyde tüketiciler üzerinde yarattığı izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile birbiri üzerinde iltibas yaratacak kadar benzer algılandıkları,

3-Davalının kullanımlarının davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği,

4-Davacının 15-2-c uyarınca davalı ---- alabileceği tazminat tutarının 398.545,38TL, davalı ----- alabileceği tazminat tutarının ise 13.222.477,68 TL olarak hesaplandığı, yönünde görüş bildirilmiştir.

06/03/2024 tarihli ek rapor içeriğine göre;

Davalı ---- diğer davacı --- ’tarafından dava konusu markaya ilişkin 2021 yılında 4 adet, 2022 yılında 11 adet olmak üzere toplamda 15 adet fatura &belge alışı olduğu kayıtlarından tespit edilmiştir. Dava konusu marka ilişkin fatura içeriklerinde -----’ açıklamalı olduğu görülmüştür.

2) Yine Davalı ----- ait dava konusu ürüne ilişkin satış faturaları incelenmek istenmiş, ancak firmanın fatura kalemler ve fatura içeriğindeki ürün çeşitliği ve adet çokluğu bazında incelemenin teknik anlamada mümkün bulunmadığından dava konusu marka ait alış fatura tutarları üzerinde % 10 Kar Marjı Konarak Satışı Yaptığı Düşünülerek Hesaplama yapılmıştır.

Buna göre;

2021 yılında 4.adet KDV hariç ürün Alış bedeli 268.752,00 TL x 0.10=26.872,20=295.627,20TLsatış bedeli olarak hesaplanmıştır.

2022 yılında 11 adet KDV Hariç hariç ürün Alış bedeli 256.196,000 TL x 0,10=25.619,60 TL =281.815,60 satış bedeli olarak hesaplanmıştır.

Satış Bedelleri üzerinden

2021 yılı için hesaplanan maddi tazminat tutarı (295.627,20TL/0,005) = 59.125,44TL

2022 yılın için hesaplanan maddi tazminat tutarı (281.815,60TL/0,002) = 140.907,82TL, olmak üzere Davalı ----- 200.033,26 TL maddi tazminat tutarı olarak hesaplanmıştır.

4) Davalı ---- den dava konusu düzenlenen faturalar istenmiş ancak Mali Müşaviri tarafından dava konusu yıllara ilişkin Gelir Tabloları ve B formaları sunulmuştur ilgili faturaların Müvekkilde olduğu tarafıma bildirilmiştir, akabinde davalı aranmış dava konusu faturalar talep edilmiş ancak kendisi ile diyalog oluşturulamamıştır. Davacı ---- tarafından dava konusu düzenlenen faturalar dosya içeresinde diğer davalı ----- vekilince dava dosyasına sunulan faturalar üzerinden değerlendirilmiştir.

5) Davalı ---- tarafından diğer davalı ----- dava konusu marka ait 2021 yılında 4 adet KDV hariç 268.752 TL, 2022 yılında 11 adet 256.196,00TL tutarlı Satışı Yaptığı tespit edilmiştir.

Davalı---- (faaliyet karı/Net Satışları) formülüne göre ortalama faaliyet karı oranı 2021 yılı için 0,186, 2022 yıllı için 0,006 olarak hesaplanmıştır.

2021 yılın için hesaplanan maddi tazminat tutarı (295.627,20TL/0,189)=1.564,17

2022 yılın için hesaplana maddi tazminat tutarı (281.815,60TL/0,002)= 140.907,80TL, olmak üzere Davalı ----- ait olmak 140.909,36 TL maddi tazminat tutarı olarak hesaplanmıştır." yönünde görüş bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME

6769 sayılı SMK'nın SMK 7/2, 29, 56/1, 77, 149, 150 ve 151.Maddeleri

GEREKÇE

Dava, davalı tarafa ait tasarım tescilinin yenilik unsuru bulunmadığından bahisle SMK'nın 77. Maddesine göre tasarım hükümsüzlüğü davası ve davacı adına tescilli markaya tecavüz iddiasından kaynaklı tecavüzün tespiti ile tecavüzün durdurulması ve önlenmesi, tecavüze konu ürünlere el konulması ve tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Davacı tarafça, davalı taraf adına tescilli bulunan ---- tescil numaralı endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsuru bulunmadığı ve kötü niyetli tescil edildiği gerekçesi hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yine davalı tarafça satışa sunulan ----aç şeklini içeren ürünlerin adına tescilli ----- tescil numaralı markalar yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ve tecavüzün tespiti ile ile tecavüzün durdurulması ve önlenmesi, tecavüze konu ürünlere el konulması ve tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Sınai Mülkiyet Kanunun 77. maddesinde tasarımların hükümsüzlük halleri belirtilmiştir. Buna göre, bu Kanunun 56. ve 57. maddelerinde belirtilen şartlara sahip olmadığı ispat edilen tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilebilir.

Kanunun 56. maddesinde yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların belge verilerek korunacağı, birleşik ürünün parçasının tasarımının birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olması, parçanın görünür durumda olan özelliklerinin, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılaması halinde korunacağı belirtilmiştir.Kanunun 56/4. maddesinde yenilik unsuru, 56/5. maddesinde ise ayırt edicilik unsuru tanımlanmıştır.

Buna göre, tescilli tasarım için bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir.

Bir tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olması için, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim tescilli tasarım için, başvuru veya rüçhan tarihinden önce kamuya sunulmuş, herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğunun kabul edileceği, ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınacağı belirtilmiştir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni

olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak

nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.

Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.

Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir

Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.

Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın öncelikle davalı adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğü yönündeki talepleri değerlendirilmiş, ---- tescil numaralı endüstriyel tasarımın oda kokusu tasarımı olduğu, çam ağacının stilize edilmiş görünümünde bulunduğu, davacı tarafa ait marka görselleri incelendiğinde ağacın gövdesinin konturlarının simetrik biçimde her iki

yanda yer aldığı, gövde içinde bir detay yer almadığı ve tek renk olduğu (Siyah/beyaz) (A),

gövdenin altında ise yatay konumlanmış dikdörtgen oranlarda bir öğenin yer aldığı görülmüştür

(B). Davalı tarafa ait 24.12.2018 başvuru tarihli ----- numaralı tasarım tescili

incelendiğinde ağacın benzer simetrik kurguda olduğu, gövdenin tek renk ve detay barındırmadığı,

yüzey üzerinde konturun içerlek olarak ince bir çizgi biçimde tekrarlandığı ve gövdenin altında ise

yatay konumlanmış dikdörtgen oranlarda bir öğenin yer aldığı görülmüştür. Karşılaştırılan

tasarımları oluşturan bütün öğeler benzer biçim, oran ve yerleşimde olduğu, tasarımlar arasında

bulunan fark ---- dallarının kontur eğrileri farklı olması olup bu fark tasarımlara ayırt edici nitelik

kazandırmadığı ve bu haliyle tasarımların benzer olarak algılandıkları dikkate alındığında davalı adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşımadığı dikkate alınarak hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiş ve davacının hükümsüzlük yönündeki talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talebi de değerlendirilmiş, ---- tescil numaralı ----+ŞEKİL markasının, ---- TESCİL NUMARALI (--- ŞEKLİNDEKİ ŞEKİL MARKASININ) VE --- tescil numaralı (---- ŞEKLİNDEKİ ŞEKİL MARKASININ) davacı adına tescilli olduğu ve markaların halen koruma altında bulunduğu, alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere davalı tarafın---- internet adreslerinde yapılan incelemelerde, davalı kullanımlarının, davacı adına tescilli markalara ait şekillerin davacının markalarının tescil edildiği sınıf olan 05.sınıfta yer alan “Hava temizleyiciler, hava temizleyiciler ve oda deodorantları.” Emtialarında olduğu,

davalının kullanımların biçim , düzenleme ve tertip tarzı itibariyle, görsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik ve hatta ayniyet bulunduğu,

her iki taraf markalarında “dikdörtgen zemin (platform) üstünde ----” şeklinin ön planda

ve belirleyici unsur olarak görüldüğü, sözkonusu şeklin üzerine davalı tarafça eklenen şekil ve

farklı kelime unsurlarının davalının kullanımlarının davacının markalarından uzaklaştırmaya

yetmediği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan makul düzeyde bilgilendirilmiş,mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı

bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan

ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin bu hizmetler için ayırdığı satın alma ve yararlanma süresi

içinde davalının kullanımlarını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli

markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, davacı ve davalı arasında işletmesel

bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı

mal/hizmetler algısı oluşabileceği, hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı kullanımlarının davacı tarafın marka hakkına tecavüz eder mahiyette olduğu kabul edilmiş ve davacı tarafın marka hakkına tecavüzün tespiti ile tecavüzün durdurulması ve önlenmesi, tecavüze konu ürünlere el konulmasına yönelik taleplerin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafın marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat talepleri de incelenmiş, SMK'nın 149. Maddesine göre hakları ihlal edilen marka hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, SMK'nın 151/2-c maddesine göre talepte bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından davacının marka üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin sabit olduğu, davacı tarafça SMK'nın 151/2-c maddesi gereği lisans bedeli yönünden talebinde bulunduğu,

---- emsal bildirimi ve davalı kayıtları incelendiğinde davalı ---- şirketinin tarafın markasal kullanım dönemi olan 2021 ve 2022 dönemi hesaplanan emsal lisans bedeli olan 200.033,26-TL olacağı kabul edilmiş, yine diğer davalı olan ---- ihlali dolayısıyla talep edebileceği lisans bedelinin 140.909,36-TL olduğu ve davacı tarafın bu miktarlar yönünden davalılardan talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ve maddi tazminat taleplerinin ıslah talebi de nazara alınarak bu miktarlar yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının ---- şeklindeki markaal kullanımlarının davacının tescilli ---- ibareli marka hakkına tecavüz eder şekilde olduğunun sabit olduğu, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının markasının ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 100.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve davanın tümden kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;

1-Davalı adına tescilli ---- tescil numaralı tasarım tescilinin yenilik ve ayırt edicilik unsuru taşımadığından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, VE SİCİLDEN TERKİNİNE,

2-Davalı şirketin sosyal medya hesabında sergilediği ve diğer davalı tarafından davalı şirkete satılan ---- şeklindeki ürünlerinin davacı tarafın ---- tescil numaralı marka tescilleri yönünden marka hakkına tecavüz ettiğinin tespiti ile, tecavüzün durdurulması ve önlenmesine,

Tecavüze konu ürünlere el konulmasına, karar kesinleştiğinde imhasına,

2-200.033,26-TL Maddi tazminat alacağının 13.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı tarafa ödenmesine,

3-140.909,36-TL Maddi tazminat alacağının 13.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı----alınarak davacı tarafa ödenmesine,

4-100.000,00-TL Manevi tazminat alacağının 13.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

5-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle tecavüz ve ferileri yönünden verilenkararın hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına,

6-Alınması gereken 30.120,79 TL karar harcından, başlangıçta yatırılan 3.415,00 TL peşin harç ve 4.800,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 8.215,00 TL harcın mahsubu ile 21ç905,79 TL bakiye harcın davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,

7-Davacı tarafça yatırılan toplam 8.215,00 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,

8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hükümsüzlük davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00TL TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

10-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı -----aleyhine ikame edilen maddi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ---- tahsili ile davacıya verilmesine,

11-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davalı ---- aleyhine ikame edilen maddi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ---- tahsili ile davacıya verilmesine,

12-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

13-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,

14-Davacı tarafça sarfedilen 67,80 TL ilk dava masrafı, 279,10 TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00 TL bilirkişi gideri, olmak üzere toplam 6.346,90 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre(%74 kabul) 4.683,25 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

15-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/34, K. 2024/281, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/34
  4. Karar No : 2024/281
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 27/02/2023
  7. Karar Tarihi : 21/11/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Talep
  10. Islah
  11. Davaya Cevap
  12. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık
  13. Uyuşmazlık Hakkında Toplanan Deliller
  14. Uyuşmazlık Hakkındaki Yasal Düzenleme
  15. Gerekçe
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/34
Karar No
2024/281
Tarih
21 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/34 K.2024/455
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/39 K.2024/783
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/39 K.2024/772
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/40 K.2024/749
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/40 K.2024/703
  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/41 K.2024/422

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.