KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/9
- Karar No
- 2024/240
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
Karar Metni
2.159 kelime·11 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO:2023/9 Esas
KARAR NO:2024/240
DAVA
Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 12/01/2023
KARAR TARİHİ: 10/10/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firmanın, ------ tescil ve ilan edildiği üzere on yılı aşkın süredir ticaret unvanı olarak kullanması, -------sınıflarında adına marka tescili için başvuruda bulunup ---- tarihinde yayım kararı verilmiş olması, ---- numaralı başvuru sonucunda ------ tescil numarasıyla marka tescilinin bulunması, ---- başvuru numarasıyla ---- tarihinde tescil kararı verilmiş olması nedenleriyle davalıya ait ------markasının hükümsüz kılınması ile davalının kötü niyetli tescili ve müvekkil hakkında suç duyurusunda bulunması nedenleriyle muvekkile manevi tazminat odenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı yanın iddiaları mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu olay hakkında, ------- nezdinde hali hazırda devam eden dava bulunmakta olup derdestlik sebebiyle huzurdaki davanın reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde karşı tarafın da ustu örtülü şekilde belirttiği uzere, taraflar arasında aynı konuyla alakalı daha oncesinde başlatılan tarafları ve konusu aynı olan ------ Esas sayılı dosyasında dava dilekçesi, 13.12.2022 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen cevap dilekçesi verilmemiş cevap suresinin kaçırıldığını,
davaya ilişkin tarafları ve konusu aynı olan dava olmasına karşın cevap suresinin kaçırılmış olması sebebiyle davacı yanın kotü niyetli olarak huzurda açmış olduğu işbu davanın haksız olduğunu, SMK 6. maddede belirtilen karıştırılma ihtimaline ilişkin tüm şartların birlikte ğerçekleşmesi ğerektiğini, davacı yanın, kullanım yönünden iddiası mesnetsiz olup müvekkilinin, tescil tarihinden itibaren hatta daha öncesinden markasının kullanımına ilişkin hazırlıklara başlamış ve hali hazırda markasını aktif olarak kullanmakta olduğunu, her ne kadar davacı tarafından,
müvekkilin markasını tescilde kötü niyetli olduğu iddia edilse de muvekkil basiretli olarak hareket etmiş ve tescil ettirecekleri alanda benzer veya aynı marka olup olmadığını kontrol ettiğini, davacı yanın, kendi kusuruyla sebep olduğu davadan manevi tazminat talebi haksız olup işbu sebeple talebinin reddi ğerekmekte olduğunu belirterek; haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın oncelikle derdestlik sebebiyle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama iiderleri ve vekalet ucretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafa ait ----- markasının hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının davacı tarafın şikayeti dolayısıyla davacının kişilik haklarının ihlal edilip edilmediği, tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı ile davacı şirketin ---- tarihinde tescil edildiği ortağının ---- olduğu anlaşıldı. Dosyaya ------ kayıtları getirtilmiş olup,incelendiğinde; --- tescil numaralı ------- adına tescil edildiği, --- tescil numaralı ------markasının ----sınıfta davalı adına ---- tarihinnde tescil edildiği bildirilmiştir.
Tarafların delilleri ve dijital materyaller ve belirtilen internet adresleri incelenmek suretiyle davalı tarafa adına tescilli markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşup oluşmadığı hususunun belirlendiği hususunda marka uzmanı ve bilişim uzmanından oluşan heyet raporunda özetle. Davalıya ait olduğu belirtilen -------sitede yapılan incelemede.
Site alan adında ve site içeriğinde------ ibaresinin ve site içeriğinde logosunun yer aldıgı,Sitede ------- sertifika, marka tescil hizmetleri sundugunun belirtildigi,Firma iletişim bilgilerinde; adresinin ----- iletişim numarasının --------alan adlarında kişisel bilgilerin gizliligi kapsamında, internet alan adı dagıtımını saglayan ----- tarafından alan adı kaydı saglayan firmalara ----- kişisel bilgilerin------------- itibaren kaldırılması gerekliliginden dolayı, alan adının kime ait oldugunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı,
alan adının -----tarihine kadar kayıtlı oldugu, Site erişim ve yer saglayıcısının ------ tarihleri arasında 10 adet arşiv kaydı oldugu, Arşiv kayıtların hiçbir içerik olmadıgı tespit edilmiştir.
Davacıya ait olduğu belirtilen----- yapılan incelemede; ---- adında ve site içeriğinde ------ ve site içeriğinde logosunun kullanıldıgı, --------- gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren kurumların ihtiyaçlarına yönelik en dogru çozumleri sunduklarının belirtildigi, -------- hizmet ve danışmanlık verdiginin belirtildigi, firma iletişim bilgilerinde; firma---- numarasının -----olduğu,
------- adresinin -----posta adresinin ----- adına kayıt edildigi, alan adının ------ tarihinde kayıt ettirildigi ve ------tarihine kadar kayıtlı oldugu, site erişim ve yer saglayıcısının ---- oldugu, ------ adresinin ------numaralarının ----- oldugu, Sitenin --------- adet arşiv kaydı olduğu ve arşiv neti/ kayıtlarında----- ibaresinin ve logosunun kullanıldığı tespit edilmiştir. Marka Hukuku Bakımından Yapılan İncelemede.
Dosyada atıf yapılan---------- Sayılı Dosyasında Davacının, -----.
Davalının ------- olduğu, dava konusunun tescilli -----numaralı --------hakkından doğan ihlal ve manevi tazminat talebi olmakla derdestlik itirazları konusunda takdirin muhterem mahkemeye ait olduğu, Davacı Tarafça Dayanılan Davacı Şirkete ait ---------Sınıfta başvurusunun yapıldığı, tescil ücreti ödenmediği için markanın tescile bağlanmadığı, Dava Dışı Gerçek Kişilere ait ---- Tescil Numaralı -------olduğu, Davacı Şirket adına Tescilli------- markasının ------- davalı tarafa ait ----- tescil numaralı markanın, daha sonra tescile bağlandığı, Davalı Tarafa ----- Sınıfta dava dışı ------isimli gerçek kişi adına başvurusunun yapıldığı,
----- tarihinde markanın davalı gerçek kişiye devredildiği, Dosyaya sunulan kayıtlardan, Davacı Şirketin Ana Sözleşme tasdik tarihinin ------ olduğu, şirket ----------nakledildiği, Davalı gerçek kişinin de -----tarihinde kurulmuş bulunan dava dışı ------- tek ortağı olarak sicilde kayıtlı olduğu, Davacı şirketin ------- yılından bu yana kullandığı, şirketin iştiğal konusunun -------olduğu,
Dava dilekçesinde hanği hukuki ğerekçeler ile marka hukumsuzluğu talep edildiği beyan edilmediğinden 5. Ve 6. Maddede yer alan kriterlerin tek tek incelenmesinde: Mutlak red nedeni olarak belirlenen SMK 5. Maddede yer alan ğerekçelerle hukumsuzluk talep edilemeyeceği.
Nisbi red nedenlerini havi SMK 6'da yer alan tum kriterler bakımından yapılan değerlendirmede: Öncelikle Davacı tarafça kullanılan -------davalı adına tescilli -------- ibaresinin iltibasa neden olacak kadar benzer oldukları; davacı şirket adına dava konusu markadan daha önce tescil edilmiş aynı sınıfta benzer bir marka bulunmadığından SMK 6/1 anlamında hükümsüzlük ğerekçelerinin bulunmadığı, SMK 6/2, 6/4, 6/5 şartlarının oluşmadığı, dosyaya sunulan delillerden ve bilişim incelemesinden ------- yılından bu yana --------- ibaresinin davacı tarafça ticaret alanında kullanıldığının anlaşıldığı,
bu anlamda SMK 6/3 anlamında ------- markası emtia listesinde ------ yer alan ---------------- bakımından markanın hükümsüzlüğünün talep edilebileceği, SMK 6/6 ğereği tescilli bir ticaret unvanına dayanılarak SMK 6/6 uyarınca marka tescil başvurusuna itiraz edilebileceği ğibi, SMK 25/1 hükmünde yapılan yollama sebebiyle tescili ğerçekleşmiş bir markanın hükümsüzlüğün de istenebileceği, davacı tarafın ticaret unvanında yer alan ---- ses, kelime ve ğenel izlenim bakımından benzer olan --------yer alan --------- bakımından markanın hükümsüzlüğünün talep edilebileceği;
markanın --------- Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri." İçin hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceği, davalı tarafın, ---------- tescil nümaralı markayı, başka bir ğerçek kişiden devraldığı, davalı tarafın, başvürüda davacı tarafı hedef tüttüğünün söylenemeyeceği, davalının davacı ile markanın tescil başvürüsünün yapıldığı dönemde aynı ticaret sicil çevresinde dahi olmadığı ğöz önüne alındığında davalı tarafın kötü niyetli öldüğünün söylenemeyeceğine dair görüş bildirmişlerdir.
Davacı tarafça davalı tarafın --------numaralı markası yönünden hükümsüzlük talep edildiği dikkate alınarak markanın kelime ve şekil unsurlarının ve davacı ve davalı tarafın markalarının tecilli oldukları emtia sınıfları da dikkate alınarak tanınmış marka ve zayıf marka yönüyle de değerlendirme yapılmak suretiyle ek rapor düzenlenmiş olup alınan raporda özetle;
taraflara ait ---------- markalarının zayıf marka sayılamayacakları, taraflara ait ------ tanınmışlık kavramı kapsamında yapılan incelemede dösyaya sunulan belğeler bakımından ------- tavsiye edilen kriterleri karşılamadıkları bu anlamda tanmış marka sayılamayacakları, davacı şirketin ------- yana kullandığı,
şirketin iştigal könusunun --------- bakımından markanın hükümsüzlüğünün talep edilebileceği, davacı tarafın ticaret unvanında yer alan ------- ses, kelime ve genel izlenim bakımından benzer ölan --------------- bakımından markanın SMK 6/6 gereği hükümsüzlüğünün talep edilebileceği, davalı tarafa ait ----- tescil numaralı markanın ---------- için hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğine dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın SMK ,5/1, 6/1, 6/5, 6/6, 6/9. Ve 25/1 Maddeleri
GEREKÇE
Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği hükümsüzlük ve kötü niyetli tescilden kaynaklı manevi tazminat davasıdır.Davacı taraf davalı adına tescilli ---------ibareli markanın tescilli olduğu tüm emtia sınıfları yönünden SMK'nın 5/1, 6/1, 6/5 ve 6/9 maddeleri gereği hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı tarafın kötü niyetli tescil dolayıyla manevi olarak zarar uğradığını bu sebeple davacı tarafa manevi tazminat ödemesini talep ve dava etmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1.
Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/5.
Maddesinde "(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ------------ ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir."6769 Sayılı SMK'nın 6/9.
Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 5/1-c.
Maddesinde "c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler." hükümleri düzenlenmiştir.
Bu açıklamalardan sonra ----- kayıtları incelendiğinde, ---- tarihinde-----sınıflarda tescil edildiği, ---- tescil numaralı ------ tarihinnde tescil edildiği,---- tasdik tarihinin ----- davacı şirketin kurucu ortakları oldukları, davacı taraf adına kayıtlı ------- kayıt eedildiğ ve ------ kadar kayıtlı olduğu sabittir.
Bu tespitlerden sonra davacı tarafın SMK'nın 5/1 maddesi gereği hükümsüzlük talebi incelenmiş, ------------- üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler kapsamında değerlendirilemeyeceği, her iki ibarenin de bilişim sektörüne ilişkin ifadeler olsa da bu alanın çok geniş bir alan olduğu ve iletişim ve erişim yönünden tek bir ifadenin bu alanı kapsam içine almasının söz konusu olmayacağı kanaati ile bu yöndeki hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı tarafın SMK'nın 6/1 maddesi gereği hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, davacı şirket adına dava konusu markadan daha önce tescil edilmiş aynı sınıfta benzer bir marka bulunmadığı, ---------- dava konusu markadan daha sonra tescil edildiğinden 6/1 anlamında bu markanın hükümsüzlük gerekçesi olamayacağı, ------Sınıf için başvurusunun yapıldığı ancak tescile bağlanmadığı dikkate alındığında bu markanın da hükümsüzlük gerekçesi olamayacağı kabul edilmiştir.
Davacı tarafın SMK'nın 6/3 maddesi gereği hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, davacı tarafa ait web sitesinin uzun zamandan beri aktif olduğu, incelenen bu sitede ----- yılından bu yana ---------ibaresinin davacı tarafça ticaret alanında kullanıldığı ve öncelikli hak sahibi olduğu, kullanıldığı emtia sınıfı dikkate alındığında davalı taraf adına tescilli --------- tescil numaralı -------markası emtia listesinde -----------bakımından benzerlik taşıdığı ve iltibas oluşturacağı bu haliyle bu emtialar yönünden markanın hükümsüzlüğünün talep edilebileceği kabul edilmiştir.
Davacı tarafın SMK'nın 6/5 maddesi gereği hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, davacı tarafın markasının tanınmış marka olmadığı, bu haliyle SMK'nın 6/5 maddesi gereği davalının markasının bu sebeple hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceği kabul edilmiştir.
Davacı tarafın SMK'nın 6/6 maddesi gereği hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, davacı tarafın ticaret unvanında yer alan ------ ibaresinin davalı tarafın markasının ana unsuru olan ---------------ibaresinin ses, kelime ve genel izlenim bakımından benzer oldukları, davacı tarafın --------- göre ve internet sitesindeki faaliyet konusu dikkate alındığında davalı adına tescilli ---- tescil numaralı ----Sınıfta yer alan ----------- bakımından markanın hükümsüzlüğünün talep edilebileceği kabul edilmiştir.
Davacı tarafın SMK'nın 6/9 maddesi gereği hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, davalı, --------- tescil numaralı markayı, başka bir ğerçek kişiden devralmıştır.
Bu haliyle davalı tarafın, tescilini kendisinin sağlamadığı bir markayı devir alırken ya da markanın tescili sırasında kötü niyetli olduğundan bahsetmek mümkün olmayacağından, yine davalının davacı ile markanın tescil başvurusunun yapıldığı dönemde aynı ticaret sicil çevresinde dahi olmadığı dikkate alındığında davacı markasından ya da markasal kullanımlarından haberdar olabileceğinin mümkün olmadığı ve davacı tarafça kötü niyete yönelik bir delil de dosyaya sunulmadığından davacı tarafın SMK'nın 6/9 maddesi gereği hükümsüzlük talep edemeyeceği kabul edilmiştir.
Davacı tarafın manevi tazminat talepleri de değerlendirilmiş, hükümsüzlüğü talep edilen markanın davalı tarafça tescil edilmiş olmasının hükümsüzlüğe karar verilse bile manevi tazminatın gerekçesi olamayacağı, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafça kötü niyetli tescil ve davalı tarafın davacı tarafı zarara uğratma ve markası üzerinde kötü bir intiba uyandırma kastı da bulunmadığı dikkate alınarak manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve SMK'nın 6/3 ve 6/5 maddesi gereği ------ibareli markanın,
------------------hizmetler açısından kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/9, K. 2024/240, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama