KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/116
- Karar No
- 2024/272
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
Karar Metni
683 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/116
KARAR NO : 2024/272
DAVA
Marka (Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 27/05/2024
KARAR TARİHİ : 18/11/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, "---- ” ibareli marka Türk Patent Enstitüsü nezdinde 10.05.2023 tarihinde ---- başvuru numarası ile müvekkili adına tescil edildiğini, davalı şirket ise "---" ismiyle yıllarca --- ilçesinde otelcilik hizmeti veren bir şirket olduğunu, davalı taraf Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde "----" ve ----" ibareli markaların sahibi olduğunu, şirketin ----- otelcilik sektöründe faaliyet gösterdiğini ve dünya çapında üne kavuştuğunu ifade etmekte olup müvekkiline ait "-----" isimli kafeteryanın kullanılan isim itibariyle marka haklarına ihlal niteliği taşıdığını,
davalı şirket müvekkile karşı bu savunmalara yer veriyor olsa da "-----" kelimesini barındıran markanın tescilli halinin açılımı “-----” olup Türk Patent Enstitüsü nezdinde ---- başvuru numarası ile 29/30/35/43 NİCE sınıflarında kullanılmak üzere oluşturulduğunu, Yasal süresi içinde herhangi bir itiraza konu olmadığı için marka müvekkil adına tescillenmiş ve marka sahibi olarak ilgili markaya ilişkin bütün tasarruflar müvekkiline ait olduğunu, davalı şirketin "-----" ismiyle yıllarca ---- ilçesinde otelcilik hizmeti vermesinden,
tanınmış olmasından ve tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali dile getirilmiş olsa da "-----" markası davalı şirket adına tescilli bir marka olmadığı gibi " ------" adıyla Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescilli bir marka bulunmadığını, bu nedenle müvekkili adına tescilli markanın içerisinde geçen ‘’ ----- ‘’ adının kullanmasında müşteki şirketin hukuki ve ticari menfaatlerini ve doğmuş bir marka hakkı olmadığı için marka hakkını ihlal eden veya haksız rekabete konu olacak bir durum yasal olarak söz konusu olmadığını, bu nedenle haksız rekabet ve haksız menfaat oluşturacak hukuka aykırılık söz konusu olmadığını beyanla,
davalı şirketin kullandığı marka hakkına ihlal teşkil etmediğinin tespiti ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili firma, yıllardır ---- ismiyle ---- ili ----- ilçesinde otelcilik sektöründe faaliyet göstermekte olup Dünya çapında üne sahip olduğunu, müvekkili firma sayesinde ----- ismi bilinir hale gelmiş ve ayrıcalıklı bir üne sahip olduğunu, müvekkili firmaya ait otelin internet sayfasına ---- adresinden ulaşılabildiğini, bunun yanında internet arama motoru --- --- ismi yazıldığında, otelle ilgili sayısız ilan çıktığını, ancak bu ilanların yanında -hukuka aykırı olarak ve marka hakkına tecavüz ederek- davacıya ait iş yerinin de ilanı görüldüğünü, davacı,
"----" ismiyle yukarıda belirtilen adreste "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" (kafeterya) alanında faaliyet gösterdiğini, logo kullanımı bakımından birbiri ile aynı ----- ismi, ihlali gerçekleştiren firmanın faaliyette bulunduğu sektör (yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri) bakımından da müvekkili firma adına tescilli olduğunu, Uzun yıllardır faaliyet gösteren sektörde ve tüketici nezdinde yerleşik ve itibarlı bir firma olan müvekkili firmanın hiçbir maddi ve manevi özveriden kaçınmayarak yoğun bir şekilde kullanarak tanıttığı “-----” markası müvekkili firma ile tamamen özdeşleştiğini,
müvekkili markasını hiç ara vermeden kullanmış ve yoğun bir reklamla (sektöre ait fuarlara katılmış, ilgili dergilerde ilanı yoluna gitmiş ayrıca bastırdığı kataloglar ve yıllar içinde yer aldığı sektördeki ticari hayatı ile) markasını AYIRTEDİCİ VE SEKTÖRÜNDE TANINAN bir marka haline getirdiğini, davacının haksız kullanımı, "-----" marka otelin ve ----- isminin piyasa ve tüketici nezdindeki konumuna ve imajına telafisi imkansız zararlar verdiğini, müvekkilin markasının ayırtediciliğini olumsuz yönde etkilediğini, davacı, hem müvekkilden daha sonraki tarihli müvekkilin "-----" markasına benzer markasını tescil ettirmiş,
hem de bu markayı "-----" ifadesini öne çıkaracak ve müvekkilin tescilli markasına tecavüz oluşturacak şekilde kullanmaya başladığını, yapılan ceza yargılaması neticesinde işbu tecavüz eylemi sabit hale geldiğini, Bununla birlikte yukarıda değinildiği üzere davacının -kanunun da cevaz vermediği- huzurdaki davayı açmasında hukuki menfaati de bulunmadığını, işbu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERVEGEREKÇE / Dava, davacı adına tescilli ----- markasının davalı tarafından kullanılması sebebiyle meydana geldiği iddia edilen marka hakkına tecavüzün tespiti davasıdır.Taraf vekillerinin 18/11/2024 tarihli feragat dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyanla, dosyada mevcut -----Noterliği'nin 27/05/2024 tarih ve ------ yevmiye numaralı vekaletnamesinde feragat yetkisinin mevcut olduğu tespit edilmiş olup, HMK'nun 311. maddesi uyarınca feragat kesin hüküm gibi sonuç doğuracağından, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/116, K. 2024/272, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama