KÜNYE
T.C. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/117
- Karar No
- 2024/329
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 15/04/2019
- Davanın konusu
- Sıra Cetveline İtiraz
- Yazım tarihi
- 22/11/2024
Karar Metni
1.162 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davacının yıllarca müflis ....'nin ...işçi olarak çalıştığını, daha sonra müflis şirketin bünyesindeki bir başka müflis şirket olan ,...
A.Ş.'de çalışmaya devam ettiğini, bir başka deyişle davacının her iki şirketten de maaş aldığını, işçi veya işyeri devri, iş sözleşmesinin devri vs. gibi tüm hususlar kapsamında her iki müflis şirketinde davacının işvereni konumunda bulunduğunu, davacının Antalya 15. İcra Müdürlüğünün .,.Esas sayılı takip dosyasında işçilik alacağını kesinleştirdiğini, her iki müflis şirketin de iflasının açılması ile her iki iflas dosyasına da gerekli işlemleri yaparak başvurduğunu, işçilik alacaklarından her iki müflis şirketinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla mesul olduklarını ileri sürerek, Antalya10.İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyada alacaklı olmasına rağmen sıra cetveline kayıt taleplerinin reddine ilişkin itirazlarının kabulü ile alacaklarının iflas masasına ve sıra cetveline kaydının yapılmasına, yargılama gideri ve yasal avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacı tarafça, .... ile ilgili evraklar kapsamında 13/04/2016 tarihli başvuru dilekçesinde187.439,12-TL. alacak talebinde bulunulduğunu, davacı tarafın bu alacak talebi müflis şirket ile ilgili olmamasından dolayı reddedildiğini, davacı tarafça, başvuru dilekçesi ile ibraz edilen belgelerin müflis şirket ile ilgisi bulunmadığını, bu kapsamda da talebinin reddedildiğini, müflis şirket ile davacı tarafın asıl alacaklısı olduğu ...AŞ. ayrı ayrı tüzel kişilikler olduğunu, ayrı ayrı adreslerinin bulunduğunu, birbirinden bağımsız şirketler olduğunu, davacının ...AŞ.'nde çalıştığını, bu çalışmasından dolayı,
ödenmeyen ücret vs. hak edişleri ile ilgili olarak da ...ile protokol imzalanmış bulunduğunu, bu durum çerçevesinde; davacı tarafın, alacak konusu iddialarını ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu (herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla) grup şirket olması, davacının, ...AŞ.‘nden ayrı olarak müflis şirkette çalıştığı anlamına gelmeyeceğini belirterek, Mahkemece yapılacak tahkikat çerçevesinde, davacının işbu davasının reddine karar verilmesini ve yapılacak masraf ve ücretin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... Mahkememizce alınan hüküm kurmaya, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde. Mahkememizdeki aynı müflis şirkete karşı açılan ve karar verilen diğer sıra cetveline itiraz ve kayıt-kabul davalarında da tespit edildiği üzere.
Müflis şirket ile borçlu şirketin yönetim kurulu başkanlarının aynı olduğu, yönetim kurulu üyelerinin de çoğunluk olarak aynı kişilerden oluştuğu ve şirketin aynı kişiler tarafından yönetildiği, müflis şirketin borçlu ...AŞ.'nin logosunu kullandığı, müflis şirketin faturalarındaki kaşelerde de fatura düzenleyen olarak her iki şirketin isminin belirtildiği, davacının müflis şirkette işe başladığı ve borçlu şirkette çalışmasına kesintisiz olarak devam ettiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde her iki şirket arasında organik ve yönetsel bağ bulunduğu,
buna göre davacının işçilik alacağı ile ilgili olarak müflis şirket ile borçlu şirket arasında müteselsil sorumluluk bulunduğu anlaşılmakla davacının Antalya 15.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında kesinleşen 187.439,13 TL'lik işçi alacağından davalı müflis ....'nin sorumlu olduğunun kabulü ile alacağın Antalya 10.İcra Müdürlüğünün ...İflas dosyasına kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 26/02/2018 tarih, ..,.Esas, ...Karar sayılı emsal içtihadında; "...Kayıt kabul davaları maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabidir.
Bu nedenle mahkemece davalı müflis şirket hakkında nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır..." şeklinde belirtildiği üzere Mahkememizce açılan davada alınması gereken harcın maktu harç olduğu ve yine taraf vekilleri lehine de maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ..." şeklinde karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince, rakamsal olarak alacak miktarı belirlenmeden , organik bağ yönüyle alınan raporlar ile davacının, müflis şirketten, alacak miktarı yönünde irdeleme ve inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini, müflis şirket ile davacı tarafın asıl alacaklısı olduğu ....'nin ayrı tüzel kişilikte olduğunu, ayrı adreslerinin mevcut olduğunu, birbirinden bağımsız şirket olduğunu, davacı, ...nde çalıştığını, çalışmasından dolayı, ödenmeyen ücret vb. hak edişleri ile ilgili olarak da .... ile protokol imzalandığını,
protokole göre, davacının ..,.'den olan alacağı yönüyle müflis şirket hakkında karar verilmesi usul ve mevzuatlara aykırı olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinde belirtmiş olduğu , herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla grup şirket olmasının, davacının , .... ‘ nden ayrı olarak müflis şirkette çalıştığı anlamına gelmeyeceğini, davacı tarafın iddialarını ispatlayıcı belgelerin ibrazı ile alacak başvurusuna göre bilirkişi İncelemesine tabi tutulması gerektiğini,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla İİK.195 md. gereğince iflas tarihi olan 29.03.2016 tarihine göre hesap yapılmamasının da usul ve mevzuatlara aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava İİK'nin 235. Maddesi uyarınca açılmış sıra cetveline itiraz davasıdır. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacının, işçilik alacaklarının masaya kaydı için başvurduğu müflis ..,..'nin 11/03/2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı sonucunda kısmi bölünme ile tekstil alanında faaliyette bulunmak üzere ....'nin kurulduğu, şirketin Antalya Ticaret Siciline 20/04/2011 tarihinde ...sicil numarası ile kaydedilerek faaliyetine başladığı, .,.. ... .'nin % 99,9 oranında hissedarı olduğu, şirketlerin farklı tüzel kişiliklere sahip olmalarına rağmen aralarında sıkı bir organik bağın mevcut olduğu,
şirketlerin faaliyetlerin ekonomik ve ticari anlamda bir bütünlük arz ettiği, bu iki şirketin aynı zamanda borçlanmalarda da birbirlerinin müteselsil kefili oldukları, şirketler arasındaki organik bağın iflas ertelemesi davasında bizzat şirket vekillerince de ileri sürüldüğü, her iki şirketin grup şirketler olduğu ve aralarında organik bağ bulunduğunun kabulü ve müflis ....de davacı alacağından sorumlu olduğu yönündeki ilk derece mahkemesinin kabulü isabetli olup, davalı vekilinin müflis ...
A.Ş ile ... A.Ş arasında organik bağ bulunmadığı yönündeki istinaf sebebi ile aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda işçilik alacağı kanıtlandığından alacağın mevcudiyetine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
...
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/117, K. 2024/329, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama