KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/145
- Karar No
- 2024/251
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
Karar Metni
1.520 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/145 Esas
KARAR NO: 2024/251
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/01/2012
KARAR TARİHİ: 17/10/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin TPE nezdinde ---- Tescil numarası ile ---- tescil numarası ile ---- markalarının sahibi olduğunu, müvekkili ------ zincirinin sahibi olduğunu, müvekkilinin ---------- kurumsallaşma çalışmalarını tamamladığını, eğitimli ve dinamik personeli, kazandıran franchise yapısı, güçlü operasyonel destesi sayesinde her geçen gün de büyümeye devam ettiğini ve bünyesinde çalışan ------ kişiyle günde ortalama ------müşteriye üstün hizmet verdiğini, davalı tarafa ait markanın da müvekkiline ait markalarla aynı faaliyet alanında kullanılmak üzer ---- tarihinde----- alt grubunda tescil edildiğini,
müvekkiline ait ------- markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu belirterek, davalı adına tescilli ------- markasının hükümsüzülüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; davanın süresinde açılmadığını , davacı aleyhine ---- Esas sayılı dosyasında adına tescil ettirdiği ------- markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi için dava açtıklarını, bu davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini, müvekilinin ---- nezdinde yiyecek ve içecek hizmeleri sağlayan ---- sayılı tescil numarası ile tescilli ------ markasının tek sahibi olduğunu ,----- ibaresinin özel isim olduğunu ,ismin de dikkat çekici bir yanı olmadığını,
markanın ön planda olan bölümünün ------markasının tescil tarihinin --------- tarihinden itibaren 10 yıl müddetle 556 sayılı KHK' nın koruması altında olduğunu, müvekkilinin babasının tescilli markaların tek sahibi olduğunu, müvekkilinin babası ve diğer aile üyeleri ile ------ yılından beri büfe ve kafe işlettiğini, davalının ise çok yeni bir şirket olduğunu ------- kelimesini taşıyan bir çok markayı adına tescil ettirerek iltibas yaratmaya çalışan bir firma olduğunu , davacının -------- ibaresini başlı başına kullanamayacağını, zira şehir, bölge isimlerinin belli bir kişi lehine tescil edilemeyeceğini,
yargı kararları ile de tescil edilemeyeceği ve tescilin geçersiz olacağı vurgulanan ------ adların marka olarak kullanılamayacağı ortada iken, davacı firmanın ülkemizde tanınmış coğrafi bir bölge olan ---------ilçesinin özel adını marka olarak adına tescil ettirmesi veya satın alma ile ----- markasının sahipliğine dayanmasının mümkün olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE ;Dava, marka benzerliği iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkememizce Yargıtay bozma ilamı öncesi yapılan yargılamada;Davacı ve davalıya ait marka tescil kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde;
------ başvuru tarihli ------ için ---- tarihinde davalı adına tescil edildiği görülmüştür----- markasının ---- markasının -------- markasının ----- markasının ---- sınıfta davacı adına tescilli oldukları tespit edilmiştir.Mahkememizce-----sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, Dairemizin ------ sayılı ilamı ile karar onanmış davacı vekili tarafından karar düzeltme kanun yoluna başvurulmuştur------ kararı ile davacının itiraza dayanak markalarının ----- hükümsüzlüğü istenen davalı markasının ise ------ibaresinden oluştuğu, davalı markasının kapsamında yer alan hizmetlerin davacı markaları kapsamında da bulunduğu,
-----ibaresinin tarafların işaretleri içinde asıl ve ayırt edici unsur olarak yer aldığı, bu durumda markalar arasında mülga 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken,---- zayıf bir işaret olarak kabulü ile davanın reddinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce bozma ilamına uyularak ------ davacının daha önce tescil edilen dayanak markaları ile davalıya ait hükümsüzlüğü talep edilen markada ----- ibaresinin yer aldığı, her iki tarafın markalarının da yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için tescilli oldukları, davalının ------- ibaresi üzerinde daha önceden kazanılmış bir hakkının olmadığı, markaların hitap ettikleri ortalama tüketici kitlesinin her iki tarafın markaları ile karşılaştığında, markalar arasında bağlantı olduğunu düşünebileceği, davalının markasında yer alan ve şahıs ismi olan "..." ibaresinin markaları farklılaştırmaya yetmediği,
her ne kadar ---- ibaresi yer adıysa da, markaların tescilli oldukları mal ve hizmetler için kaynak belirten bir ibare olmadığı,------ibaresinin uzun yıllardan bu yana marka olarak tescil edilmiş olup belli bir bilinirlik kazandığı bu nedenle davacının elde ettiği bu hak ortadan kaldırılmadığı sürece davalı tarafça aynı ibarenin tescil edilmesinin mümkün olamayacağı, her ne kadar davalı vekili davacıya ait ----- markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığını savunmuşsa da, ----- tescil numaralı ----- sınıfta davacı adına halen tescilli oldukları,
bu nedenle davacının ------ibaresi üzerinde tescilden kaynaklanan hakkının bulunduğu, davalının markasının tescil tarihine göre dava 5 yıl içinde açılmış olduğundan, sessiz kalma nedeniyle hak kaybının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli ------ hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Mahkememiz kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.----- kararıyla Mahkeme kararı onanmıştır. ---- kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.-----
"1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, temyiz incelemesi sonucunda onamış olduğu bir hükmü, karar düzeltme talebi üzerine bozabilir.
2. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yukarıda yazılı gerekçe ile onanmış ise de davalı vekili, cevap dilekçesi ve aşamalarda ----- ibareli markaların öncelikli hak sahibinin müvekkilinin babası ----olduğunu, müvekkilinin ailesinin ----- yılından beri ------- başlamak üzere pek çok yerde anılan marka altında büfe ve kafe işletmeciliği yaptığını, davacının dayandığı -----ibareli marka ile ilgili olarak hükümsüzlük davası açıldığını, davalı adına tescilli -----ibareli markanın hükümsüzlüğü için------ dosyasında açılan davanın derdest olduğunu,
davacı şirketin---- ibareli markanın daha önceki hak sahibi tarafından -----markanın hükümsüzlüğüne dair açılan davanın ----- reddedildiğini, müvekkilinin markasını uzun yıllardır kullandığını, gerçekte davacının kullanımının müvekkilinin markası ile iltibas yarattığını savunmuştur.
3.Dosya kapsamında yapılan incelemede ---- ibareli markasına dayalı olarak ---- ibareli markanın hükümsüzlüğüne ilişkin ----- açılan davada davanın reddine dair verilen kararın davacı ----- tarafından temyizi üzerine Dairemizin----ilamı ile davacı----- ibareli marka ile dava konusu ------ ibareli marka ile görsel, okunuş, yazılış olarak 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi yaratacak derecede benzer olduğu,
Mahkemece --------tescilli markalardan kaynaklanan müktesep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ise de Dairemizin yerleşik kararlarında da açıklandığı üzere, bir işletme adına önceki tarihte tescilli olan markaların serisi niteliğindeki bir ibarenin marka olarak tescil olunabilmesi için, aynı veya benzer olarak başkası adına tescil olunmuş mükerrer marka ile yakınlaşma ve benzeştirme amacı taşımaması,
bir başka deyişle haksız rekabet ve iltibas tehlikesine yol açılmaması gerektiği, oysa somut uyuşmazlıkta, her iki marka da ------- şeklinde yazılı bulunduğundan artık bu durumda --------- yakınlaştırma ve benzeştirme çabası bulunmadığı ve seri marka tescilinden söz edilemeyeceğinden müktesep haktan kaynaklanan bir tescilin de kabulünün mümkün olmadığı,
davalı ------ aleyhine açılan davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulması üzerine ---- davanın kabulüne, davalı ----- ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği ve anılan kararın davalı şirket vekilince temyizi üzerine -------sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
4.Davalı tarafça dayanılan ve dosya arasında örneği bulunan ----- kararın incelenmesinde, davacı ---- tarafından davalı ------- ibareli markanın hükümsüzlüğü istemiyle açılan davada söz konusu markanın hayvan bakım hizmetleri dışında kalan tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne dair verilen kararın davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin -------- ilamı ile onandığı görülmüştür.
5-Yukarıda yapılan özetten anlaşıldığı üzere her ne kadar Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ve Dairemizin ----- Mahkeme kararı onanmış ise de davalı taraf davanın başından itibaren önceye dayalı hak sahipliğine dayanmıştır. Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin ---------- bozma gerekçesi, markalar arasındaki 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerliğe dayalıdır.
Taraf markaları arasında benzerlik bulunmakta ise de davalı------ başından itibaren marka üzerinde önceye dayalı hak sahibi olduğunu savunmuş olup yukarıda anılan ve dosya kapsamında yer alan, Dairemizce de karara bağlanan birçok emsal dosyada davacı şirketin dava konusu marka üzerinde üstün hak sahibi olmadığı anlaşılıp karara bağlanılmış olmakla davanın kabulüne dair hükmün bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen onama kararının kaldırılarak,
Mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile mahkememiz hükmü bozulmuştur. Dosya mahkememize gönderilmek sureti ile ------- esasını alarak yeniden yargılamaya devam olunmuştur.
Az yukarıda ifade edildiği üzere davacının itiraza dayanak markalarının ---- hükümsüzlüğü istenen davalı markasının ise ------ibaresinden oluştuğu, davalı markasının kapsamında yer alan hizmetlerin davacı markaları kapsamında da bulunduğu, -------- ibaresinin tarafların işaretleri içinde asıl ve ayırt edici unsur olarak yer aldığı, bu durumda markalar arasında mülga 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğu,
markaların hitap ettikleri ortalama tüketici kitlesinin her iki tarafın markaları ile karşılaştığında, markalar arasında bağlantı olduğunu düşünebileceği, davalının markasında yer alan ve şahıs ismi olan ---- ibaresinin markaları farklılaştırmaya yetmediği, her ne kadar------ ibaresi yer adıysa da, markaların tescilli oldukları mal ve hizmetler için kaynak belirten bir ibare olmadığı,
-------- yıllardan bu yana marka olarak tescil edilmiş olup belli bir bilinirlik kazandığı bu nedenle davacının elde ettiği bu hak ortadan kaldırılmadığı sürece davalı tarafça aynı ibarenin tescil edilmesinin mümkün olamayacağı dikkate alındığında davalı markaları yönünden hükümsülük şartlarının oluştuğunun kabul edilebileceği, ancak bu değerlendirmenin yapılması için davacının hükümsüzlüğe dayanak markalar olan davacı adına tescilli -----nolu markanın------ tescil nolu ------ yer alan yiyecek , içecek sağlanması hizmetlerinde tescilli olduğu görülmüş olup,
davacı tarafça her ne kadar ----------- da dayanmışsa da adı geçen markaların Mahkeme kararı ile hükümsüz kılındığı ve bu kararların kesinleşmiş olduğu anlaşılmış, bu kararlar dikkate alındığında davacı tarafın öncelikli hak sahibi olmasına dayanak markalar geçersiz hale geldiğinden davalı markalarının hükümsüzlük gerekçesi olarak kabulü mümkün olmayacağından davanın tümden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/145, K. 2024/251, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama