KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/275
- Karar No
- 2025/277
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
Karar Metni
2.494 kelime·12 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/275
KARAR NO : 2025/277
DAVA
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/12/2024
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 2014 yılından beri ''------' markasıyla iş ve işlemlerde Ağız Diş Sağlığı sektöründe en önde gelen ülkemizin bilinen en tanınır şirketlerinden olduğunu, ------2014 yılında ---- yakası ----- semtinde dünyanın bir çok ülkesinden gelen hastalara uluslararası standartlarda en doğru teşhis ve tedavi imkanlarıyla hizmet vermeye başladığını, kendini sık sık güncelleyen araştırmacı ekibiyle ve yeniliğe üretim kadar önem veren yönetimiyle, sağlıklı ve kaliteli hizmet verdiğini, davalı şirketin,
müvekkilinin ------ tescil numaralı ''----" ve ---- tescil numaralı ''------'' isimli markaları nedeniyle marka hukukundan kaynaklı haklarına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespit edildiğini, davacının sözkonusu markanın ilk ve gerçek hak sahibi olduğunu, ayrıca somut uyuşmazlıkta ise davalı yan, ------ 10.03.2017 tarihinde ticari faaliyete başladığını, kullanımın dürüstlüğe aykırı kullanım olduğunu, geniş bir ifade olmakla birlikte sonraki tarihte ticaret sicile tescil gerçekleştiren kişinin, başkasına ait markayı kullanması başlı başına dürüstlüğe aykırı bir eylem olduğunu,
dava konusu olan ve davalı tarafın herhangi bir tescili dahi olmadan müvekkil markaları ile benzer ve ayırt edilmeyecek kadar benzer ve ayniyet içeren " -----" ibaresini, ticaret unvanının kullanım sınırını aşarak, markasal olarak da kullanması müvekkilin yıllardır emek vererek sağladığı ticari itibarını zedelediğini ve davacının tanınmışlığından haksız yarar sağladığını, özellikle, yabancı hastaların benzerlikten kaynaklı olarak davalı şirketi arayıp gittiğini,
davalının aynı sektörde hizmet verdiği gibi müvekkili şirketin ayırt edici hale getirdiği '' ------'' ibaresini haksız bir şekilde ticaret unvanında kullandığını ve uzun yıllardır kullanmakta olduğu kendi adına 44. sınıfta tescilli markasının ayırt edici hale getirdiği esas unsuru olan "------" ibaresini müvekkil şirketin izni ve bilgisi olmaksızın kendi internet sitesinde ve davalı iş yerlerinde yer alan tabela ile basılı evraklarında kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, müvekkilinin ve davalının Sağlık Sektöründe ( Ağız ve Diş Sağlığı alanında ) faaliyette bulunduğunu, davalı tarafın,
basiretli bir tacir gibi davranmayarak aynı sektörde hizmet veren başka bir şirketle karıştırılma ihtimali olan ticaret unvanı seçtiğini, bir başka husus ise ''---'' ve "---- " ibarelerinin müvekkil şirketinin kullanımlarıyla ayırt edici hale geldiğini, ''----- ibaresi müvekkilin uzun süreli ve yoğun kullanımları neticesinde tanınmış bir hale geldiğini, bu şekilde tamamen bağımsız ve ayırt edici bir karakter kazanan------ibaresi, unvanı duyan herkesin zihninde müvekkili şirketin geldiğini, bu nedenle davacının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini,
müvekkiline ait marka ibaresi olan ''-----" üzerinden reklam ve pazarlama yapılmakta ve hizmetlerin yapılmasının yanı sıra tanıtım çalışmalarında da müvekkile ait markanın 44. Sınıfta yer alan hizmetlerde doğrudan kullanıldığını, davalının bu kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini bu sebeplerle; müvekkiline ait marka ve sınai mülkiyet haklarına tecavüzün tespitine, müvekkiline ait marka ve sınai mülkiyet hakkına tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına ve kaldırılmasına, davalının haksız rekabetinin tespitine, men’ ine ve düzeltilmesine,
müvekkilin ticaret unvanı ile karıştırılmaya yol açan Davalı taraf ticaret unvanının ticaret sicilinden terkinine; bu talebimizin reddi halinde ‘’ ------ ‘’ ibaresinin unvandan çıkarılmasına, karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili Şirket tarafından kullanılan dava konusu marka "------" ibaresinin tescili için, Müvekkili Şirket'in hissedarı ve müdürü dava dışı ---- tarafından, 07.06.2022 tarihinde, ---- sayılı başvuru numarası ile Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuruda bulunduğunu, yapılan marka tescil başvurusu, usulüne uygun bir şekilde şekli incelemesi tamamlanıp uzman benzerlik araştırması da yapılarak uygun bulunmuş ve 27.06.2022 tarih ve --- sayılı Resmi Marka Bülteninde ilan edildiğini, buna istinaden müvekkili Şirket, usulüne uygun olarak tescil edilen markayı kullanarak ticari hayatına devam ettiğini,
“-----” kelimesi coğrafi bir bölgenin tanımı olup, tek başına ayırt edici nitelikte olmamakla birlikte, kamuya ait bir ibarenin yalnızca bir markaya özgülenmesi mümkün olmadığını, “-----” kelimesi, coğrafya terimi olarak ------ uzantısı kabul eden coğrafyacıların iki kıta için kullandıkları ortak ad” anlamına geldiğini, nitekim Türk Dil Kurumu'nun güncel Türkçe sözlüğünde de "-----" kelimesi, "-----’ın doğusundan ------ kıyılarına kadar olan coğrafyanın adı" şeklinde tanımlandığını, dolayısıyla, davaya konu “------” ibaresinin coğrafi bir konum olması sebebiyle davacı tarafından tekelleştirilmesi mümkün değildir.
Söz konusu ibare herkesçe bilinen, kamuya ait bir unsur olduğunu, müvekkili şirketin kullanmakta olduğu marka ile davacının markaları arasında karıştırılabilir derecede bir benzerlik mevcut olmayıp marka şekli unsurlarının dahi birbiriyle benzerliği bulunmadığını, her ne kadar davacı tarafından haksız bir şekilde "----- renk kullanılarak ve logo benzerliği yaratılmaya çalışılarak kötü niyetle kâr sağlama amacı güdüldüğü" iddia edilse de, bu iddianın da gerçeklik payı bulundurmadığı aşikardır.
Açıkça görüldüğü üzere, markalar arasında görsel, sessel veya kavramsal bir benzerlik bulunmamaktadır.
Öncelikle, Müvekkil Şirket'in kullanmakta olduğu "-----" markasının esas unsuru; markanın başında kullanılmakta olan "----" ibaresi olduğunu, söz konusu ibare, müvekkili Şirket'in hissedarları olan ----isimlerinin baş harfleri kullanılarak türetilmiş olup; söz konusu markaya başlı başına ayırt edici unsur kazandırmakta olduğu aşikar olup müvekkili şirket sağlık sektöründe hizmet vermekte olup, tüketicilerin bilinç seviyesi değerlendirildiğinde markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı ortada olduğunu, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla.
İşbu haksız davanın tüm talepler yönünden reddine, her türlü masraf ve yargılama gideri ile avukatlık ücretinin Davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın ----- adlı markasal kullanımları ve ticaret unvanındaki ------ şeklindeki tescil ve kullanımları dolasıyla davacı adına tescilli ---- ve ----- markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Ticaret sicil kaydı cevabı ile; davalı şirketin 25/10/2021 tarihinde tescil edildiği bildirilmiştir.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı ----- POLİKLİNİĞİ+şekil markasının 44.sınıfta 19/08/2016 tarihinde, ---- tescil numaralı ----- markasının 44.sınıfta 29/11/2019 tarihinde, ----- tescil numaralı ------ markasının 44.sınıfta 28/09/2022 tarihinde ------- tescil edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce delil tespiti yaptırılmış olup alınan bilirkişi raporunda özetle. Davalıya ait olduğu belirtilen-----alan adlı web sitede yapılan incelemede.
Alan adında ve site içeriğinde “ -----” ibaresinin yer aldığı, Site içeriğinde ----ŞEKİL logosunun yer aldığı, Sitede firmada ---- ve Çene cerrahisi hizmeti verildiği, Sitede firmada Dt.----ve ----- hekim olarak çalıştıklarının belirtildiği, Sitede yer alan firma bilgilerinde; ----- Polikliniği’nin 2021 yılında kurulduğu, ------ bünyesinde hastalara hizmet verdikleri, Firma adresinin -----Firma iletişim numaralarının -------olduğu, Site tescil bilgilerinde.
Alan adının -------firması tarafından kayıt edildiği, Alan adının 23.12.2021 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 23.12.2024 tarihinde son bulacağı, Alan adı sahibi kişi bilgileri, .---- uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan - organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara ---- sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı,
Site erişim ve yer sağlayıcısının ----- olduğu tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ----- adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede.
Hesap adında ve hesap içeriğinde “----” ibaresinin yer aldığı, Hesap içeriğinde ŞEKİL logosunun kullanıldığı, Hesap adının “-----” olduğu, Hesabın Kasım 2021 tarihinde oluşturulduğu, Hesapta ----- Polikliniği firma adının yer aldığı, Firma adresinin ----olduğu, Firma iletişim numaralarının ----- olduğu, Firma web sitesinin-----olduğu, Hesaptan 8 adet paylaşım yapıldığı, Hesabın takipçi sayısının 2.364 olduğu tespit edilmiştir.
Davacıya ait olduğu belirtilen ------ alan adlı web sitede yapılan incelemede. Site içeriğinde ŞEKİL logosunun kullanıldığı, Sitede----- hizmet vermeye başladığı, hastanenin diş hekimliğinin tüm klinik ve rady olojik tetkik imkanlarını sunduğunun belirtildiği, firma iletişim bilgilerinde. Firma adresinin ----firma iletişim numaralarının ----- Firma eposta adresinin------ olduğu, Site tescil bilgilerinde.
Alan adının ----- firması tarafından kayıt edildiği, Alan adının 20.02.2015 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 20.02.2030 tarihinde son bulacağı, Alan adı sahibi kişi bilgileri, .---- uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ----- organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara ----- sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet talepleri yönünden rapor aldırılmış olup alınan heyet raporunda özetle; tarafların belirtilen marka tescil Nice sınıfları ve markasal kullanımları incelendiğinde, taraf marka tescil ve markasal kullanımlarının 44 Nice sınıfını kapsayan Tıbbi Hizmetler kapsamında olduğu ve bu nedenle taraf hizmetlerinin aynı olduğu,
Marka tescilleri/kullanımları bütünü itibariyle değerlendirildiğinde, davalının ---- tescil numaralı 44 Nice sınıfındaki “------” ibareli marka ve kullanımlarının davacının --- ve----- tescil numaralı 44 Nice sınıfındaki (Tıbbi Hizmetler) markalarına fonetik/görsel olarak yakınlaşmasını sağlayacak şekilde kullanımları ile nihai olarak her iki taraf tescil ve kullanımı kapsamındaki hizmetlerin bulunması sebebiyle de ortalama tüketicinin dava konusu davalı marka ve kullanımlarını görsel/işitsel(fonetik) olarak davacıya ait markalar ile ilişkilendirme ve karıştırma ihtimali olduğu,
davacıya ait markalardaki esas unsur olan "------" ibaresinin davalının ticaret ünvanında kullanıldığı ve davalının faaliyet gösterdiği diş hekimliği sektörünün davacıların markalarının kapsamındaki hizmet sınıfları ile benzer olduğu açıktır.
Bunun sonucu olarak; davacıya ait markalar ile davalıya ait ticaret unvanı arasında, sunulan malın/hizmetin kaynağı hakkında karışıklık söz konusu olabileceği gibi sunulan malın/hizmetin diğerlerinden ayırt edilmesi işlevini haiz olma ihtimalinin bulunması nedeniyle davalıya ait ticaret unvanının, mal/hizmet sunumu sırasında marka gibi algılanma ihtimali yanında davacıya ait tescilli markaların işlevlerine zarar verme ihtimalleri bulunduğu,
böylelikle davalı şirketin yukarıda bahsedilen ticaret unvanı kullanımlarının davacının tescilli markalarının kaynak gösterme fonksiyonuna zarar vermesi nedeniyle böyle bir kullanımının tescilli ticaret unvanının yasal kullanımı olarak kabul edilemeyeceği, bu durumun davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğuna dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın 7/2, 7/3-e, 29 ve 149. Maddeleri,
GEREKÇE
Dava, davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile ticaret unvanının terkini davasıdır.
Davacı taraf ----tescil numaralı dentavrasya -----+şekil, ---- tescil numaralı ------ markalarının adına tescili olduğunu, kendisinin bu marka adı----- işlettiğini, davalı tarafın bu markaları kendi ticaret unvanında birebir kullandığını ve yine aynı sektörde bu işletme adı ile faaliyette bulunduğunu beyan ederek marka hakkına tecavüzün tespiti ile, marka hakkına önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile ticaret unvanınındaki tecavüz oluşturan ------ ibaresinin terkinini talep ve dava etmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak
nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.
SMK'nın 7/3-e maddesine göre "İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması" halinin de marka hakkına tecavüz teşkil edeceği ve yasaklanabileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra ---- tescil numaralı ----şekil markasının 44.sınıfta 19/08/2016 tarihinde, ---- tescil numaralı------markasının 44.sınıfta 29/11/2019 tarihinden itibaren davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, davalı tarafın ticaret unvanının ... olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre davalının faaliyet konusunun sağlık hizmetleri ve ağız sağlığı hizmetleri alanında olduğu, ---- tescil numaralı ------ markasının 44.sınıfta 28/09/2022 tarihinde davalı şirket ortağı----- adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu,
09.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda ve 08.09.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda tespit edildiği üzere davalının ----- adresinde yer alan hesap içeriğinde---- ibaresinin yer aldığı, Hesap -----+ŞEKİL logosunun kullanıldığı, Hesap adının “------” olduğu, Hesabın Kasım 2021 tarihinde oluşturulduğu, hesapta ----- firma adının yer aldığı, Firma adresinin ----olduğu, Firma iletişim numaralarının ---- olduğu, Firma web sitesinin----- olduğu, bu sitede de ------şeklinde markasal kullanımın bulunduğu, sitenin 2021 yılında oluşturulduğu,
tüm bu kullanımlar dikkate alındığında davalının ----- şeklindeki kullanımların ana ve ayırt edici markasal kullanımının ----- ibaresi olduğu ve ağız ve diş sağlığı gizmetlerinde kullanımın söz konusu olduğu, davacının markalarının ana unsurunun da ---- ve ------ ibaresi olduğu ve kullanımların ağız ve diş sağlığı emtiasında olduğu dikkate alındığında davalı kullanımlarının bütünsel intiba, bakımından görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan davacı markası yönünden benzerlik oluşturduğu,
davalı kullanımlarının 44. Sınıfta olduğu dikkate alındığında sınıfsal benzerliğinde söz konusu olduğu dikkate alındığında davalının markasal kullanımları ve ticaret unvanındaki kullanımının davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı kabul edilmiş, her ne kadar davalı şirketin ortağı olan ----- adına tescilli---- tescil numaralı ------ markası söz konusu ise de bu markanın davacı markasından daha sonra tescil edildiği dikkate alındığında davalı tarafın bu markaya dayalı olarak SMK'nın 155.
Maddesi kapsamında savunma gerekçesi olarak tescilli marka hakkını ileri sürmesi mümkün olmadığından bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiş ve marka hakkına tecavüzün tespiti ve tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve ortadan kaldırılmasına, davalı tarafa ait "---- ticaret unvanında bulunan "-----" ibaresinin ticaret sicilinden terkinine karar vermek gerekmiş, yine davacının SMK'nın 149/1-g maddesi gereği kararın yayınlanmasını da talep hakkı bulunduğu kabul edilerek bu talebin de kabulüne karar ermek gerekmiştir.Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri yanında TTK'nın haksız rekabeti düzenleyen 54. Vd.
Maddeleri gereği talepleri de değerlendirilmiş, davacı tarafın ihlal edilen hakkının sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunduğu ve az yukarıda ifade edildiği üzere SMK hükümleri kapsamında marka tecavüzün tespiti ve sonuçlarına dair kararı tesis edildiği, Yargıtay -----.HD'nin-------Sayılı ilamında da belirtildiği üzere "SMK ile getirilen özel hükümler haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlenmiştir.
Davacı bu özel hükümlere de dayandığından tescilli tasarımın koruma alanı ile haksız rekabetin koruma alanının kesiştiği dava konusu olayda, yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacağından, özel hükmün yanında haksız rekabete ilişkin hükümlerin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü de olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmadığı,
hal böyle olunca, (Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin 14.03.2022 gün ve ---- sayılı, yine 22.04.2021 gün ve ------ sayılı kararları) somut olay bakımından, SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek" şeklindeki gerekçesi de dikkate alınarak kümülatif korumanın mümkün olmadığı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/275, K. 2025/277, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama