KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/55
- Karar No
- 2024/268
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
Karar Metni
1.014 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/55 Esas
KARAR NO:2024/268
DAVA
Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
DAVA TARİHİ:13/03/2024
KARAR TARİHİ: 05/11/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ------- kurarak -------- kaydettirdiklerini, daha sonra ---- bir kısım hisselerini ------- bir kısım hisselerini de müvekkiline devrederek şirketten ayrılmasıyla, şirkette müvekkili ve şüpheli ------- sıfatıyla % 50 hisse ile ortaklığa devam ettiklerini, ----------tarafından verilen ---- istinaden,----- tarihinden itibaren kesintisiz on yıl süre ile ---- tarihinde tescil edilmiş olduğunu, ----- tarihinden itibaren--------------adresinde faaliyet göstermeye başlayan ----------------markasıyla tanınmış ve çevrede uzun bir süre faaliyetlerine devam ettiğini, ancak müvekkili ve ortağı ------,
birlikte işi yürütemeyecekleri ortak kanaatiyle, ---- sözlü olarak ayrılma kararı aldıklarını, ancak ticari çıkarlar ve hesaplar nedeniyle şirketin kapanışını yapamadıklarını, müvekkilinin ---- tarihinde ortağı ve şirket yetkili müdürü---- haksız rekabet yaptığını, henüz sonlandırmadıkları şirketlerinin markasını kendi markası gibi kullandığını ve bu şekilde şahsi çıkarı için kazanç elde ettiğini öğrendiğini, müvekkilinin iş yaptığı bir şahıstan aldığı mesajla----- şirket ünvanı değişikliği yaptığını, ------ tarihi itibariyle ---- ünvanının,
------ olarak değiştirilmesi kararı alındığı bilgisini öğrendiğini,--------- dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde tek başına aldığı bu kararı, sanki şirket kararıymış gibi çevresine, insanları yanıltacak şekilde şirketin ünvan değişikliğine gittiğini duyurduğunu,--------- tarihinden beri kendi çıkarları doğrultusunda hem şirket markasını hem de karışıklığa yol açacak şekilde logosunu kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, ------- ortakların şirkete karşı bağlılık yükümlülüğü, dürüstlük kuralı ve her ortaklık ilişkisinde mevcut olan affectio societatis unsuruna dayalı olarak kabul edildiğini,
tüm açıklamaları sebebi ile: davalının haksız rekabet oluşturur ve önlenmesi gerektiğini -------------- el konularak imha edilmesi gerekçesiyle tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. --- tarihli ıslah dilekçesinde ise.
Davalı ------ markasıyla yaptığı tüm ticari işlemlerden elde ettiği kazancın ------- adına yapıldığının kabul edilerek, müvekkiline hissesi oranında ödenmesine, İki-----müdür sıfatına sahip davalı ----------- ve şirket ortağı ve müdürü olan müvekkilim -------- doğrudan ve dolaylı olarak vermiş olduğu zararların fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL (bilirkişi raporu ile belirlenmesinden sonra talep artırımı yapılacaktır) maddi zararının davalı tarafından müvekkiline ödenmesine,
dava şartı olan arabuluculuk başvurusu zorunlu olarak bu aşamada yapılacak olup, bu kapsamda dosyanın yetkili ve görevli Ticaret mahkemesine gönderilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilş --------- davacının --- tarihinde ---------- kurarak ----- kaydettirdiklerini, daha sonra müvekkili ile ortağı ------------- birlikte daha fazla işyürütemeyeceklerinden bahisle ortak kanaatleriyle -------- yılı içerisinde sözlü olarak ortaklıklarına son verdiklerini, her ne kadar karşı tarafın haksız ve dayanaktan yoksun bir şekilde müvekkilinin haksız rekabet yaptığını, henüz sonlandırmadıkları şirketlerinin markasını kendi markası gibi kullandığını iddia etmiş olsa da müvekkilinin sadece kısa bir süre -------------markası altında ticari işlerini sürdürdüğünü,
tespite konu adreste yapılan incelemelerde görüleceği gibi müvekkili ------ ait firmanın imza sirkülerinde ve sevk irsaliyesinde de---- markasıyla herhangi bir ticari iş ve işlem yapılmadığı ve kazanç sağlanmadığının açık olduğunu, müvekkili-------------markasıyla faaliyetlerini kısa süre sürdürdüğünü, ayrıca şirketin logosunun da eski logo ile farklılık gösterdiğini, ürünlerin etiket kontrollerinde eski tarihli olduğu hususunun ortaya çıkacağını,
davacı tarafla özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan firmalar arasında iltibasa yol açılması gerekmekte olup, farklı sektörlerdeki farklı faaliyette bulunan taraflar arasında bir haksız rekabetten de söz edilemeyeceğini, öte yandan, ancak tescilli tasarım koruması ile ve sınırlı süre ile elde edilecek hukuki korumanın, haksız rekabet kurallarıyla süre sınırsız olarak elde edilmesinin de mümkün olmadığını,
müvekkilinin markasının ----- markasından şekil ve fikir olarak önemli ve ayırt edici özellik taşıdığı ve ambalaj olarak farklı geometrilerde sunulduğundan haksız rekabet ileri sürülmesinin ve marka hakkına tecavüzün mümkün olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, tarafların ortağı olduğu, ----- hak sahibi olduğu -------- markasının ortak davalı tarafça haksız olarak kullanılması dolaylısı ile haksız rekabetin oluşup oluşmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. TASFİYE HALİNDE ------- numarasıyla kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin ---- olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı markasının----- adına tescili olduğu, ---- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, tarafların ortak oldukları dava dışı şirketin sahibi olduğu markayı davacı tarafın rozası olmaksızın davalı tarafın ortak şirket nezlinde kullanmasından kaynaklı haksız rekabetin durdurulması davasıdır.TTK'nun 5/1.maddesine göre; aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.Tarafların tacir olduğu, mahkemelerin görevinin kanunla düzenlendiği, görev konusunun kamu düzenine ilişkin olması hasebiyle, yargılamanın her aşamasında re’sen göz önüne alınacağı açıktır.
Bu tespitlerden sonra taraflar arasındaki uyuşmazlığın, tarafların ortağı oldukları ----------- hak sahibi olduğu marka ile davalının ürün satışı ve markasal kullanımları sebebiyle haksız rekabet oluşup oluşmadığından ibaret olduğu, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği üzere davalı tarafın temsil yetkisini aşarak kendi nam ve hesabına şirketin sahibi olduğu emtiayı kullanmasından kaynaklı talepte bulunduğu, bu haliyle uyuşmazlığın limited şirketin temsili ve bu temsil sırasında temsil yetkisinin aşılıp aşılmadığı ve marka kullanımında temsil yetkisine sahip olmayan ortağın rızasının gerekip gerekmediğine ilişkin olduğu,
bu haliyle davanın SMK hükümlerinden kaynaklanmadığı,Ticaret Kanunda düzenlenen limited şirket yöneticisinin ve ortağının hak ve yetkisine ilişkin olduğu, yine uyuşmazlığın haksız rekabet kapsamında olduğu ve haksız rekabet hükümlerinden kaynaklandığı, davacı tarafça FSEK ya da SMK'dan kaynaklanan bir uyuşmazlık nedeninin ileri sürülmediği, FSEK ya da SMK hükümlerinden kaynaklanan bir hakka dayanılmadığı, bu yönde bir iddia, talep ve uyuşmazlık bulunmadığı, davada FSEK ya da SMK'nın uygulanamayacağı anlaşıldığından, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği, mahkemelerin görevinin kanunla düzenlendiği,
görev konusunun kamu düzenine ilişkin olduğu, yargılamanın her aşamasında re’sen göz önüne alınacağı, Mahkememizin yalnızca Sınai Mülkiyet Kanunu'ndan kaynaklanan davalara bakan özel yetkili mahkeme olması nedeniyle, davanın görevsizlik nedneiyle usulden reddine, davaya bakmakla görevli mahkemenin --------Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/55, K. 2024/268, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama