KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/65
- Karar No
- 2024/269
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/65 Esas
KARAR NO:2024/269
DAVA
Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)
DAVA TARİHİ:26/03/2024
KARAR TARİHİ:07/11/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı Şirket---------- faaliyet göstermekte olup, bu alanda adını duyurmuş bir otomotiv şirketi olduğunu, Müvekkili şirketin dünyaca tanınmış, birçok ülkede faaliyet göstermekte olan ------ bağlı şirketi olup ---- şirketlerinin------- olarak giriş yaptığını, Şirketin tek pay sahibi ------ ilgili şirketin de tek pay sahibi ------ olduğunu, kuruluştan bu yana ortaklık yapısında bir değişiklik meydana gelmemiş olup halihazırda tek pay sahip olduğunu, ---- tarafından ---- başvuru numarasıyla ---- başvuru numarasıyla ------- nezdinde tescil ettirildiğini, müvekkili Şirketin bu markayı işyerlerinde,
--------- vasıtalarında kullandığını, Davalı Şirket--------- tarafından Müvekkil Şirket ile aynı sektörde faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, Müvekkili Şirket’in ticari unvanına birebir benzeyen işbu unvan ticari dürüstlüğe aykırı bir biçimde kullanılmakta olup karışıklığa yol açacak mahiyette olduğunu, bu durumun yasalarla korunan haklarına tecavüz niteliğinde olmakla birlikte.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca da açıkça hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davacı aynı sektörde faaliyet göstermek üzere kurulan Davalı Şirketin, Müvekkili Şirket’e ait markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit ederek Müvekkili Şirketin marka haklarına ve ticari itibarına geri dönülemez zararlar vermekte olup Müvekkili Şirketin bağlı bulunduğu grup şirketlerinin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu, kamuoyu nezdinde olumsuz bir görünüm oluşturarak markanın güvenilirliğinin azalmasına sebep olarak ölçülemeyecek derecede büyük bir kar kaybına neden olduğunu,
bu suretle de haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek TTK - haksız rekabet ve SMK - marka tecavüzü niteliğindeki eylemlerin tespiti, tecavüzün meni, ve ticaret unvanının sicilden terkini, davalı aleyhine verilecek kararın kamuya ülke genelinde yayın yapan gazete ile duyurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı şirketin ticaret unvanında -----ibaresinin ticaret unvanının ana unsuru olarak kullanılması dolayısıyla davalının ----- kaynaklanan haklarının ihlal edilip edilmediği, haksız rekabet oluşturulup oluşturulmadığı, ticaret unvanının terkini gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır,
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacının ------ numarasıyla kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin --- olduğu anlaşılmıştır. Davalı şirketin ---- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, ana sözleşme tarihinin --- olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı markanın ----- adına tescili olduğu, ----- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29 149,150 ve 151. Maddeleri
GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, tecavüzün giderilmesi ile davalı tarafın ticaret unvanında bulunan marka hakkına tecavüz oluşturan ibarenin terkini ve erişimin engellenmesi davasıdır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını,
maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre.
(1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.-------g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi,
şeklinde belirtilmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.
Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir.
Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır.
Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Dava açıldığında internet alan adı altında iletişim numarasının ---- numarası bildirildiği ve bu numaranın internet adresinde iletişim numarası olarak gösterildiği gözetilerek telefonun internet sitesinin marka hakkına tecavüz oluşturduğu tarihte ----- yetkili olduğu ve davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın ---- ibareli markanın hak sahibi olduğu, davacının ticaret unvanının ---- marka altında araç satışı yaptığı, incelenen davalı tarafa ait ----- olduğu bu haliyle davalı unvanının hem davacının markasının hem de ticaret unvanının asli unsuru olan ---- ibaresini birebir kopyalamak suretiyle kullandığı,
bu haliyle iltibasın oluştuğu, tarafların faaliyet alanları dikkate alındığında hitap edilen tüketici kitlesinin aynı olduğu ve davalının ticaret unvanını gören tüketicilerin davacı tarafın pazarlama ve satışını yaptığı otomobil ürünlerinin servis hizmeti veren yan kuruluşu olarak davalı tarafı nitelendirmek suretiyle yanıltılacakları dikkate alındığında ticaret unvanının terkini talebi yönünden davacı tarafın davasını ispat ettiği kabul edilmiştir.
Davacı taraf dava konusu kararın yayınlanması talebinde bulunmuş, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafça davacının marka hakkına tecavüzde bulunduğunun sabit olduğu, bu haliyle davacı tarafın kararın yayınlanması yönünden menfaatinin bulunduğu kabul edilerek davacının kararın gazetede yayınlanması talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/65, K. 2024/269, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama