KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/9
- Karar No
- 2024/324
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
Karar Metni
1.605 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/9
KARAR NO : 2024/324
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/01/2024
KARAR TARİHİ : 19/12/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ilaç sektöründe "----" ibaresini müvekkili dışında kullanan hiç kimse olmadığnı, ---- ibareli bir markanın kullanıldığı hiçbir ilaç ambalajı olmadığını, davalının "----" ibaresini ayırtedici unsur olarak ihtilafa yol açacak derecede benzerini kullanmakla marka haklarını ihlal ettiğini, davalının kullanımı müvekkilin tanınmış markasını sulandıracak niteliktedir, tanınmış markanın fonksiyonuna aleni olarak zarar verecek ve yeni "-----" markalarının türemesine yol açacak nitelikte olduğunu,
uzman tüketici de dahil tüketiciye hitap eden mallar yönünden tanınmış markalarda bağlantı kurma ve karıştırılmanın diğer markalara nazaran çok daha hızlı bir şekilde meydana geleceğini, davalı ile müvekkilinin aynı sektörde faaliyet göstermekte olması ve ---- ibaresinin de bu sektör olan ilaç piyasasında tanınmış marka olmasının oldukça riskli olduğunu, davalının markasını gören tüketicinin,
refleksif olarak müvekkilinin "----" markasının aynı sektördeki bir iştiraki gibi algılanmasına ve de refleksif olarak müvekkilinin ile ilişkilendirilmesine sebep olacağını beyan ederek davanın kabulü ile --- sayılı "----" ve ----sayılı "----" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, -----" ibaresi evrensel bir ibare olup, çok çeşitli ve geniş bir kavram ve çalışma alanını tanımladığını, -----; "evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi; ilim." anlamına geldiğini, işbu sözcük, kesinlikle tek bir kişi ya da kurumun tekeline alınamayacağı gibi;
bir kurumun daha öncesinden bu sözcüğü içeren bir markayı tescil ettirmiş olması da, söz konusu sözcüğü başka gerçek veya tüzel kişilerin kullanmasına kayıtsız koşulsuz engel olma hakkını kendilerine veremeyeceğini, "----" sözcüğünün sektörde oldukça yaygın kullanıldığını, müvekkilinin ilaç üretmediğini, yalnızca insan ve hayvan sağlığına katkı sunan, "tamamlayıcı/ takviye ürünler" olarak adlandırılabilecek ürünlerin üretimi ve satışının yapıldığını, tarafların birebir aynı sektörde faaliyet göstermediklerini, müvekkili firmanın,
karşı tarafın dava konusu yaptığı markalarındaki temel ve ayırt edici unsuru "----" olmayıp "----" ve "----" markaları, ---- ibaresine eklenmiş başka sözcük ve eklerle beraber kullanıcıya arz edilmekte olup, işbu markalardaki ayırt edici unsurlar "----" ve "----" ifadeleri olduğunu, Bu ifadelerden ,-----" sözcüğünün kısaltması olması dolayısıyla, tanımladığı ürünün --- içerdiğini belirtmek amacı güttüğünü, --- ise, Latince "----" anlamına gelmekte olup, müvekkil firmanın üretmekte olduğu "sağlıklı yaşam destek ürünlerinin" temasına uygun olması maksadıyla belirlenmiş bir isim olduğunu, markaların başlarında yer alan --- ve ---- ifadeleri,
markaları genel geçer olmaktan ve başka markalarla karıştırılma riskinden kurtardığını, müvekkili firmanın ürettiği ürünlerle piyasada muhatap olacak ve bu ürünleri kullanacak/ ortalama tüketiciye önerecek olan kişiler doktor, eczacı veya veteriner gibi kendi alanında belirli bir uzmanlığa sahip olan meslek grupları olduğunu, söz konusu meslek gruplarının da ürün piyasasında üretim ve ticaret yapan firmaları birbirine karıştırmayacak ya da müvekkil firmayı, davacının yan firması zannetmeyecek "ortalama üzeri" bir bilgi ve birikime sahip oldukları açıkça belli olduğunu, dolayısıyla, davacı firmanın markasıyla,
müvekkil markasının birbirine karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı tarafça ----. FSHHM -----. Sayılı dosyası kapsamında müvekkilin unvanına yönelik dava açılmış ve söz konusu unvanın kullanımının önüne geçilmesi yönünde talepte bulunulmuş olup, bu davayla doğrudan bağlantılı olan işbu davanın, bekletici mesele yapılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli-----tescil nolu markanın SMK 6 ve 25 madde gereği hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Ticaret sicil kaydı yazı cevabında davalı şirketin 05/12/2019 tarihinde tescil edildiği, davacı şirketin 04/05/1961 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;
----tescil numaralı ---- ilaç markasının 01, 03, 05, 10, 16, 35, 41 ve 44.sınıfta 07/03/2018 tarihinde, -----tescil numaralı ---- markasının 05.sınıfta 26/03/1990 tarihinde,---- tescil numaralı ----- markasının 05.sınıfta 20/02/2018 tarihinde davacı adına, ---- tescil numaralı ----- markasının 01, 03, 05, 10, 35 ve 44.sınfta 03/03/2021 tarihinde----- tescil numaralı ---- markasının 05.sınıfta 01/02/2023 tarihinde davalı adına tescil edildiği bildirilmiştir.
Hükümsüzlük talepleri yönünden marka hukuku uzmanı, ilaç sektöründe uzman ve gıda takviyeleri alanında uzmandan oluşan heyet raporunda özetle; ---- no ile tescilli markaların Türk Patent nezdinde davacı adına tescil edilmiş olduğu, Davalı adına hükümsüzlüğü talep edilen markaların başvuru tarihleri itibariyle ---- markasının 05. Sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar” emtialarda tanınmış marka olduğu, davalı adına 2020/97546-----6/4, 6/5 ve 6/9 ile 25. Maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalı adına ----- no ile tescilli markasının SMK 6/1, 6/4, 6/5 ve 6/9 ile 25. Maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğuna dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın SMK , 6/1, 6/4, 6/5, 6/9. ve 25/1.Maddeleri.
GEREKÇE
Dava; markanın hükümsüzlüğü davasıdır.
Davacı taraf, davalı adına tescilli ---- tescil numaralı "-----" markasının ve ----- tescil numaralı "----+şekil" markasının adına tescilli "-----" ibareli markalar yönünden iltibas oluşturduğu iddiası ile SMK m. 6/1, 6/4 6/5 ve 6/9.
Maddeleri gereği hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1.
Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. SMK'nın 6/4.
Maddesinde "Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.
SMK'nın 6/4.
Maddesinde "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 6/9.
Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.
Bu açıklamalardan sonra ----- tescil numaralı "-----+şekil" markasının 05. Sınıfta, ---- tescil numaralı "-----+şekil" markasının 05. Sınıfta,---- tescil numaralı ----+şekil" markasının 01,03,05, 10, 16, 35, 41 ve 44. Sınıflarda tescilli olduğu ve halen marka korumasının devam ettiği, ---- tescil numaralı ------ markasının 01, 03, 05, 10, 35 ve 44.sınfta 03/03/2021 tarihinde, --- tescil numaralı ----- markasının 05.sınıfta 01/02/2023 tarihinde davalı adına tescil edildiği ve davacı adına tescilli markaların insan ve hayvan sağlığı için tanınmış marka kapsamında olduğu sabittir.
Bu tespitten sonra davacı tarafın hükümsüzlük talebi incelendiğinde, davacı ve davalı taraf adına tescilli markaların ana unsurunun ---- ibaresi olduğu, davalı tarafın markalarında bulunan ---- ve ---- ibarelerinin --- ve ----- ibarelerinin kısaltması oldukları ve tescilli oldukları sınıflar dikkate alındığında markanın çekirdek ve ana unsuru olmadıkları, bu haliyle bu ibarelerin ayırt edicilik katma konusunda yeterli bir unsur olmadığı, her iki markada da asıl algının ----- ibaresinde olduğu,
u haliyle davalı markalarının davacı markaları ile görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzer oldukları, yine her iki tarafa ait markaların tescilli oldukları emtia sınıfı olan 01, 03, 05, 10, 35 ve 44. Sınflarda ortak emtia sınıfında tescilli oldukları ve davacı tarafın markalarının tanınmış marka olduğu dikkate alındığında olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markalarında
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden
oluşmayan makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp
detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin bu hizmetler için ayırdığı satın alma ve yararlanma süresi içinde davalının kullanımlarını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli
markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, davacı ve davalı arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal/hizmetler algısı
oluşabileceği, yani markaları karıştırabileceği bu açıdan SMK 6/1 maddesi uyarınca davalının markasının kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler açısından iltibas kve SMK 25/1 açısından hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafın SMK'nın 6/4 ve 6/5.
Maddesi gereği hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş, davacı markalarının tanınmış marka olduğu, her iki tarafın faaliyet alanlarının insan ve hayvan sağlığına dair olduğu ve davalı tarafın ürünlerinin reçetesiz satılan ürünler olduğu dikkate alındığında davalı ürünlerinin tüketici nezdinde daha çok iltibasa yol açacağı ve davacının markasının ayırt edici karakterinin zedeleneceği kabul edilmiş ve bu sebeple de hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiştir.Davacı tarafın SMK' nın 6/9 maddesi gereği hükümsüzlük talebi de incelenmiş,
davacının markasının sektördeki tanınmışlığı dikkate alındığında davalı tarafın davacı tarafın markalrından haberdar olmadığını ileri sürmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, bu haliyle davalı tarafın marklarında ----- ibaresini ana unsur olarak kullanmasının davacı markalarının tanınmışlığından faydalanmak kastı ile olduğu kabul edilmiş ve SMK 6/9 maddesi gereği hükümsüzlük yönünden ispatın yerine getirildiği kabul edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/9, K. 2024/324, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama