KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2025/147
- Karar No
- 2025/229
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
Karar Metni
5.083 kelime·25 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2025/147 Esas
KARAR NO: 2025/229
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/11/2021
KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ------ şirketinin ---- yıllarda kurulduğunu ----- bakımı için besleyici ürünler gibi malların üretimi, satımı ve bunlara bağlı hizmetlerin sunulması üzerine uzmanlaştığını; müvekkilinin--- markasının tanınmış marka olduğunu ve bunun ---- ve yabancı mahkeme kararları ile davalı tescilinin başvuru tarihi olan ----- tarihinden çok önce sabit olduğunu; müvekkilinin ----- markalı ürünlerini kullanım amaçlarına göre kategorilere ayırdığını ve bu kategorilerin her biri için--------- gibi alt markalar yarattığını; anılan bu markaların tüm dünyada uzun yıllardır tescilli olduğunu;
----- numara ile tescil edildiğini, diğer markaların da --- sınıfta tescil edildiğini; müvekkilinin -------- markasını dünya çapında uzun yıllardır pek çok alan adının kılavuz unsuru olarak da aktif bir şekilde kullandığını, ----yılında önceki unvanıyla------ adına tescil ettirip hali hazırda müvekkiline ait olduğunu; diğer müvekkili ----olarak ----tarihinde kurulduğunu; --- tarihinden bu yana müvekkili ------- olmak üzere dünya çapında tanınmış markalarını taşıyan ürünlerinin ---- satış ve pazarlamasını yaptığını ve ----- izniyle markalarını ve tasarımlarını kullandığını;
davalının -------- sayılı tescilinin SMK m.6/3 ve m.6/6 uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini; müvekkilinin ------ markasını ilk kez ortaya koyması, piyasada maruf hale getirmesi ve adına tescil ettirmiş olması sebebiyle anılan marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu; bunun yanında markaların kurulduğu ----- eliyle de ülkemizde kesintisiz biçimde kullanıldığını; ayrıca---- yılında tescil edilmiş olup --- çapında erişilir durumda olduğunu; müvekkilinin ----------- tarihinde tescil edildiğini ve aktif bir şekilde kullanıldığını;
kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için dava konusu markadaki malların müvekkilinin tescilleri kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/bağlantılı/benzer olmadığı varsayımında dahi SMK m.6/3 ve m.6/6 uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini; kaldı ki somut olayda SMK m.6/1 şartlarının gerçekleşmiş olduğunu; müvekkiline ait ---- markası ile davaya konu--------- markasının iltibas teşkil edecek derecede benzer olduğunu, markalar kapsamındaki malların da aynı tür/benzer/bağlantılı olduğunu;
dava konusu markanın müvekkili markası gibi -------sınıfta olduğunu, farklı alt sınıflar bakımından benzer/bağlantılı/tamamlayıcı malların söz konusu olduğunu; müvekkiline ait tanınmış-------- harfini aynen içeren davaya konu markanın, müvekkili markasındaki ürünler ile aynı, aynı tür, benzer, bağlantılı, ikame edilebilen ürünler üzerinde kullanılmasının tüketici nezdinde doğrudan müvekkilinin tanınmış ---- markasının akla gelmesine sebep olacağını; müvekkilinin -------markasının tanınmış marka olması nedeniyle davaya konu markanın SMK m.6/4 ve m.6/5 uyarınca da hükümsüz kılınması gerektiğini;
davalının kötü niyetli olduğunu, bu bakımdan davalı markasının SMK m.6/9 kapsamında da hükümsüz kılınması gerektiğini; müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalının müvekkilini ve markasını bilmediğinin düşünülemeyeceğini; davalının sistematik bir şekilde müvekkilinin markalarını, tescilli ve tescilsiz ürün ambalaj tasarımlarını kopyaladığını; davalının haksız kullanımlarının müvekkilinin marka ve tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini; davalının ----- hesaplarında ------ markasını tescilsiz olarak tescil edildiği halinden farklı kullandığını;
davalının söz konusu kullanımlarının ------- tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini; davalının tescilli markası yerine markasını farklı şekilde kullanmasının nedeninin müvekkili markası ile karıştırma ihtimalini arttırmak olduğunu; davalı kullanımlarının müvekkili markası ile ayniyete varan bir benzerlik teşkil ettiğini; bunun dışında davalının müvekkili gibi ürünlerini alt kategorilere ayırdığını ve bu alt kategoriler için müvekkilinin alt markalarına benzer ibareler kullandığını, bu kullanımların----- D.İş dosyası kapsamında tanzim edilen ------- tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini;
davalının ---------- markaları üzerindeki kullanımların müvekkilleri aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini; davalının aynı zamanda müvekkilinin tescilli tasarımını ve ürün ambalajlarını kopyaladığını; müvekkilinin -------- numaralı tasarımların sahibi olduğunu; davalı kullanımına konu ambalajın müvekkili tasarımları ile ayniyete varacak derecede benzer olduğunu; davalının müvekkilinin tescilli ürün ambalaj tasarımını kopyaladığı gibi, müvekkillerinin uzun yıllardır tescilsiz olarak kullandığı ambalaj tasarımlarını da kopyaladığını ve aynı ürünler için kullandığını;
müvekkilinin---- markasının davalı ticaret unvanına karşı da korunması gerektiğini belirterek Davalının, --------sayılı tesciline konu tasarımını, müvekkillerinin tescilsiz olarak uzun yıllardır kullandığı ambalaj tasarımlarını kötü niyetli ve haksız biçimde kullanarak müvekkilinin tescilli markaları ve tasarımı aleyhinde yarattığı marka ve tasarım tecavüzü ile haksız rekabet teşkil eden fiilleri aleyhinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini.
Davalının müvekkilinden sonraki tarihte tescil edilmiş ---------------- markası, tescilli olmayan------- markaları için hukuka aykırı kullanımının müvekkilinin tescilli markalarına tecavüz ve haksız rekabet, müvekkilinin ---- no’lu tasarımına konu ürün ambalajı ve tescilsiz ürün ambalaj tasarımları ile aynı/benzer kullanımlarının müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabete yol açtığının tespitine, tespit edilen hukuka aykırılıkların durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına.
Davalının ---- numaralı ------ markasının hükümsüzlüğüne. Davalı unvanından ---- ibaresinin silinmesine. Davalının ---- adına ---- erişimin engellenmesine,------ hesap isimlerinden ----- ibarelerinin çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili davaya cevaplarında özetle, müvekkili şirketin ----- tarihinde------- tescil edildiğini, bu tarihten itibaren------alım satımı ve pazarlanması;-----ürünlerinin üretimi;--------- sektörüyle ilgili tüm----- üretim, alım satımı, pazarlanması ile iştigal etmeye başladığını; müvekkili şirketin------ mallarını kapsayan markasını --------- tarihli marka devir sözleşmesi ile devir aldığını, devirden önce söz konusu markanın müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkilisi olan---- adına kayıtlı olduğunu; müvekkilinin ----- markasını taşıyan ürünlerinin dünya çapında ------ ülkede satıldığını;
müvekkili markasının ------- sınıfa dahil malların tamamı için tescilli olduğunu, davacı markasının ise -------sınıfın sınırlı alt grupları için tescilli olduğunu, bu bakımdan davacı tescilleri kapsamındaki malların dava konusu markadaki mallar ile aynı/bağlantılı/benzer nitelikte olmadığını;
davacıya ait ---- markasını oluşturan---------- unsurlarının ayırt ediciliği bulunmayan ve/veya ayırt ediciliği oldukça düşük ve sektörde sık kullanılan ibareler olup bu ibarelerin ------- tanımlayıcı nitelikteki cins isimlerine işaret ettiğini ve markanın kullanıldığı ürünleri nitelediğini;-------- ibaresinin birçok firma tarafından özellikle kişisel kullanıma ilişkin ürünlerde ürünün yaşama dair doğal ve katkısız olduğunu,
kullanım için yan etkilerinin bulunmadığını ifade etmek için değişik eklerle kullanıldığını;---------- ibaresinin de deri ve cilt gibi anlamları bulunmakta olup birçok firma tarafından kişisel kullanıma ilişkin cilt bakım ürünlerinden olduğunu ifade etmek için kullanıldığını; bu iki ibarenin birleşmesi ile --------özellikleri itibariyle doğrudan tanımlayacak bir anlamın oluştuğunu; davacının markasının bu zayıf unsurlarının üçüncü kişilerce kullanılmasına katlanmak zorunda olduğunu;
markaların ortak unsurunun ayırt edici niteliğinin düşük olması halinde ortak unsura yapılacak eklemeler ile karıştırma ihtimalinin bertaraf edilmesinin mümkün olduğunu; müvekkili markasının sadece---- ibaresi alınarak benzerlik iddiasında bulunulmasının yersiz olduğunu; karşılaştırmanın ---------- arasında yapılması gerektiğini; bu şekilde markalar karşılaştırıldığında, işaretlerin hem görsel hem de işitsel olarak benzer olmadığını, herhangi bir anlam içermemeleri yönüyle de işaretler arasında kavramsal açıdan karşılaştırma yapılamayacağını;
karşılaştırma konusu işaretlerin ve malların benzerliğinin düşük olması nedeniyle karıştırma ihtimalinin olmadığını; bunun yanında, dava konusu ürünler özel ihtiyaca cevap veren kişisel bakıma yönelik ürünler olup yoğun şekilde eczanelerde satışa sunulması ve ilgili olduğu saç ve cilt bakımı alanı da göz önüne alındığında, alıcıların daha dikkatli ve seçici olduklarını, dolayısı ile ürünlerin ilgili olduğu tüketicilerin yüksek dikkat seviyesinin karıştırma ihtimalinin ortaya çıkma ihtimalini azalttığını;
nitekim müvekkilinin marka tescil başvurusuna davacının markasına dayanarak --------- nezdinde itiraz ettiğini, davacı itirazlarının nihai olarak-------- tarafından reddedildiğini; bu bakımdan davacının SMK m.6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6 ve 6/9’a dayanak ileri sürdüğü hükümsüzlük taleplerinin mesnetsiz olup reddinin gerektiğini; tecavüz iddiaları bakımından, müvekkilinin kullanımının tescilli markasının ayırt edici mahiyetine zarar verici nitelikte olmadığını, hukuka uygun kullanım olduğunu, bu bakımdan müvekkilinin kullanımının tescilsiz kullanım olarak nitelendirilemeyeceğini;
-----------ibarelerinin---------- laboratuvarlar anlamına geldiğini, eklenen bu sözcüklerin ilgili sektörde herkes tarafından kullanılabilir nitelikte olduğunu; tanımlayıcı olan ve ayırt edici nitelikte olmayan bu unsurların işaret benzerliği değerlendirmesinde etkisinin bulunmadığını; bu kapsamda müvekkilinin kullanımına konu işaret ile davacı markasının, ibareler arasındaki farklılığın yanı ---------- bakımından da farklılık gösterdiğini, karıştırma ihtimaline yol açabilecek bir benzerliğin bulunmadığını;
----- ibarelerinin ayırt edici niteliği bulunmadığından seri marka izlenimi uyandırmasının da söz konusu olamayacağını, davacının ---------- müvekkili tarafından seri marka izlenimi uyandıracak şekilde kullanıldığı iddialarının mesnetsiz olduğunu; tasarım hakkına tecavüz iddiaları bakımından, davacının ileri sürdüğü tasarımlarının hükümsüz durumda olduğunu; somut olayda söz konusu tasarımların SMK’nın tescilsiz tasarıma ilişkin hükümleri kapsamında da korunmasının olanaklı olmadığını, keza tescilsiz tasarımlara ilişkin koruma süresinin geçmiş olduğunu; davacı ambalaj tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunmadığını;
bahse konu şişe gövdelerinin dünya genelinde ve ------ birçok farklı firma tarafından kamuya sunulup harcıalem hale geldiğini; davaya konu ambalajların etiket alanı ve etiket üzerindeki markanın konumlandırılmasında tasarımcının seçenek özgürlüğünün dar olduğunu ve tasarımlar arasında ufak farklılıkların tasarımı ayırt edici yapmaya yeterli olduğunu; bu bakımdan tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddialarının reddedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK ; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağını, davalı adına tescilli ---- markasının davacı adına tescilli -------- markası ile iltibas yaratacak derecede benzer olup olmadığı, davacının markasının tanınmış marka olup olmadığı, zayıf marka olup olmadığı, davalının marka tescilinin kötü niyetli olup olmadığı, bu nedenle davalının markasının SMK'nun 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği,
DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. --------tarihinde davacı ---- sınıfta tescil edildiği, alt markalar olan ----------- markalarının davacı şirket adına ---- nezdinde tescil edilmiş olduğu sabittir.-------- kayıtlarına göre ---- tescilli markasının;
---------- tescil numaralı ----- başvuru tarihli, --- tescil tarihli -----Sınıfta davalı adına tescilli olduğu sabittir. ---- kayıtları incelendiğinde;------- tarihinde, ortakları ----- Tarafından kurulduğu sabittir. ----kayıtlarına göre,-------- adına kaydedildiği bildirilmiştir.
Toplanan deliller dikkate alınarak konunun incelenmesi yönünden uzmanlık gerektiren yönler olduğundan hem dava dilekçesinde belirtilen ürün ve marka kullanımları hem de ----------- üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriklerine göre; ------- tarihli raporda ;Teknik inceleme sonucunda;--------üzerinde yapılan incelemeler sonucunda;
1. Davalı tarafa ait ----- tescilli markasının incelemesi;--------- başvuru tarihli, ------- Sınıfta davalı adına tescilli olduğu, 2.--------- adında bulunan -------sitesinde kişisel sağlık, bakım ve temizlik ürünlerinin tanıtımının yapıldığı, ------ logonun kullanıldığı, 3.----- adında bulunan --------sitesinde ----- ürün grubunda----- ürün grubunda ---adet ürünün yer aldığı, 4.----- için yapılan arşiv kaydı sorgulamasında, --------sitesinin ------- tarihleri arasında ------adet arşiv kaydının bulunduğu, arşiv kayıtlarının birbirine benzer olduğu ve arşiv kayıtlarında ------- ibarelerinin yer aldığı, 5. ---- incelemesinde; -------Tarafından kaydedildiği,
6. Davacı tarafından dava doyasına belirtilen ------- bulunan sayfanın incelemesi; ----bulunan ------ ibaresinin yer aldığı ------- fotoğrafının bulunduğu, İletişim bilgilerinde yer alan adres bilgisinin -------- sayfa beğeni sayısının --- bağlantısının ----- bağlantısının ------ olduğu, ---- tarihinde ----adıyla oluşturulduğu, Sayfada yayında olan ilk paylaşımın ----- tarihlerinde yapıldığı, bu tarihler arasında düzenli olarak çok sayıda çeşitli tarihlerde paylaşım yapıldığı, paylaşımlarda ----- gruplarında yer alan ürünlerin bulunduğu görülmüştür. ----------- platformunda bulunan sayfanın incelemesi;
----------- platformunda bulunan ---- adlı kullanıcı adına sahip sayfada ---------sitesi bağlantısının ---- sayısının gönderi sayısının---- olduğu, sayfada yayında olan ilk paylaşımın ----- tarihlerinde yapıldığı, bu tarihler arasında düzenli olarak çeşitli tarihlerde paylaşım yapıldığı, paylaşımlarda ------- gruplarında yer alan ürünlerin bulunduğu, sayfanın profil fotoğrafında --------ibaresinin yer aldığı görülmüştür .--------- platformunda bulunan sayfanın incelemesi; ----- bulunan ---- adlı kullanıcı adına sahip sayfada ----- profiline bağlantı verildiği, sayfa takipçi sayısının ----olduğu,
sayfada yayında olan ilk paylaşımın ------- tarihlerinde yapıldığı, bu tarihler arasında çeşitli tarihlerde paylaşımların yapıldığı, paylaşımlarda ------ibareli ürün gruplarında yer alan ürünlerin bulunduğu, sayfanın profil fotoğrafında ----- ibaresinin yer aldığı görülmüştür.------ platformunda bulunan sayfanın incelemesi; ---- bulunan ------- ibareli ürün grubunda yer alan ürünlerin bulunduğu video paylaşımının bulunduğu, sayfa abone sayısının----- olduğu sayfada yayında olan ---adet paylaşımın olduğu, bu paylaşımların ---- tarihlerinde yapıldığı, sayfanın ----tarihinde oluşturulduğu,----- olduğu,
sayfanın profil fotoğrafında ---- ibaresinin yer aldığı görülmüştür. -------bulunan sayfanın incelemesi;--- platformunda bulunan -------- olduğu, yayında olan bir gönderisinin olmadığı, iletişim bilgilerinin olduğu bölümde ----- adresinin --------, kuruluş tarihinin ----olduğu, sayfanın profil fotoğrafında ------ibaresinin yer aldığı görülmüştür.
Davalı tarafa ait ---------gruplarındaki ürünlerin muhtelif ----------sitelerinde incelemesi; ----- kullanılarak yapılan ------- sorgusu ile arama sonuçlarında çıkan ----------siteleri incelendiğinde ----- gruplarındaki ürünlerin yerli ve yabancı muhtelif ----------siteleri üzerinde satışta olduğu tespit edilmiştir.
7.Davalı tarafa ait ----tescilli markası ile --------- motoru kullanılarak yapılan sorgulamada ---------- ürünlerin yerli ve yabancı muhtelif ------------siteleri üzerinde satışta olduğu,
8.Yapılan incelemelerde----- gruplarında olan ürünlerin -------- başlangıcından itibaren ----------ortamında aktif ve düzenli olarak tanıtımının yapıldığı, bu ürünlerin bir çok yerli ve yabancı------- satışının aktif olarak devam ettiği,
9.Davacı tarafa ait------ numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları,
10.Davacı tarafa ait ambalajlar ile davalı tarafa ait ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ambalajların ilk defa ne zaman kamuya sunulduğu ve tescilsiz tasarım korumasına sahip olup olmadıkları heyetimiz uzmanlık alanı dışında olması sebebi ile değerlendirilemediği,
11.Davacı ve Davalı markaları karşılaştırıldığında, aynı iş kolunda kısmi olarak kesiştikleri, Davalı ---- marka kullanımlarının, Davacı tarafın tanınmış markası--- markasına, Davalı -------- ibareli kullanımların Davacı markaları yönünden iltibas ve karışıklık yaratacak derecede benzer olduğu, Davalı tarafa ait ----- başvuru numaralı -------- markasının hükümsüzlük ve unvan iptalinin takdirinin mahkemeye ait olduğu, " yönünde görüş bildirilmiştir.
-------- tarihli rapor içeriğine göre;
1------ markalarının davacı şirket adına ---- nezdinde tescil edilmiş olduğu,Davacı adına tescilli ---- markasının alındığında -------tanınmış marka kabul edilebileceği,
2-Davacının ------ nolu tasarım tescillerinin yenilenmeyerek hükümden düşmüş oldukları,
3----- tescil nolu----------- markasının davalı şirket adına ------nezdinde tescil edilmiş olduğu,
4------- markasının, davacının tescilli ve tanınmış markasının tescil kapsamında yer alan -------- emtiaları için kullanılması durumunda orta düzeyde tüketici nezdinde SMK 6/1 maddesi uyarınca iltibasa neden olabileceği,
5----- markasının, davacının tescilli ve tanınmış markasının tescil kapsamında yer alan --------- emtiaları için kullanılması durumunda, davalının haksız bir yararın sağlayabileceği veya davacıların markalarının itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin somut olarak ispatlanamadığı,
6-Buna göre davacının------ da tescil edildiği ve tanınmış marka olduğu, daha sonra tescil edilmiş olan davalının ticaret ünvanında klavuz unsur olarak yer alan -------- ibaresi ile görsel fonetik olarak benzer olması nedenleri davalı markasının SMK 6/6 mad uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, oluşmuştur.
7-Davalının ------- markası için tescil başvurusunu yaparken nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere kötüniyetli olduğu kanaatimi oluştuğu ve fakat bu hususta nihai takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu,
8-Davalının---------- markasını ----------- olarak kullandığı tespit edilmiş olup, sözkonusu ürünlerin orta düzeyde tüketiciye hitap eden mallar olduğu, orta düzeyde tüketicilerin standart düşünce yapısı ve bir ürünü seçerken ayırdıkları zaman gözönüne alındığında, sözkonusu markayı taşıyan ürünlerin ve sunulan hizmetlerin aynı kökenden geldiğini varsaymalarının yanında, her iki işletmenin farklı olduğunun bilincinde olmaları ancak iki işletmeyi idari/ekonomik açıdan bağlantılı görebilecekleri ve davacıya ait markayı taşıyan mal ve hizmetler ile karıştırabileceği , sözkonusu kullanımın marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği,
9-Davaya konu ---------- tasarımının, davalı tarafın Şekil 1'de kıyaslaması yapılan tasarımı ile benzer olduğu, kıyaslanan şişe tasarımları benzer olarak algılansa da, davacı tarafın şişe ambalajının endüstriyel tasarım olarak koruma kapsamında bulunmadığı,
10-Davacı tarafın kullanmakta olduğu davaya konu tescilsiz tüp tasarımının, davalı tarafın Şekil 2'de kıyaslaması yapılan tasarımı ile benzer olduğu, kıyaslanan tüp tasarımları benzer olarak algılansa da, davacı tarafın tüp ambalajının endüstriyel tasarım olarak koruma kapsamında bulunmadığı,
11-Davacı tarafın kullanmakta olduğu davaya konu tescilsiz pompalı şişe tasarımının, davalı tarafın Şekil 4'de kıyaslaması yapılan tasarımı ile farklı olduğu ve kamuya ilk sunum tarihinin --------- öncesinde olduğu, davacı tarafın pompalı şişe ambalajının endüstriyel tasarım olarak koruma kapsamında bulunmadığı,
12-Davalıların eylemlerinin TTK.nun 54 /2 ve 55/(1)-a.- 1., 2., 4. ve 5. Maddeleri uyarınca iltibasa neden olabileceği, haksız rekabet teşkil ettiği, " yönünde görüş bildirilmiştir.---- tarihli rapor içeriğine göre;
1.Hükümsüzlüğü talep edilen ------- markasının davacının tescilli ---- markaları ile benzer olduğu; taraf markalarının tescilli olduğu -------- bakımından ayniyetin söz konusu olduğu, -------- bakımından da benzerliğin bulunduğu;
2.Birebir aynı ve ayrıca benzer mallarda kullanılan ------ markasını gören ortalama seviyedeki bir tüketicinin ilgili mallar ile özdeşleşmiş ----- markası ile ilişkilendirme ihtimali yaşayacağı, bu markaların farklı markalar olduğunu anlamasına rağmen işletmeler arasında bir bağlantı olduğunu zannetmesinin mümkün olduğu, ---- markasının serisi/alt markası olduğunu zannetmesinin mümkün olduğu;
3.Davacıya ait ---- markasının dünyada ve ---- belirli bir tanınmışlığa sahip bir marka olduğu; davaya konu ----- markasının, markayı oluşturan ------- kelimelerinin anlamlarından bağımsız olarak ikincil bir anlam kazanmış ve ilgili ürünlerin markası olarak özdeşleşmiş ayırt ediciliği yüksek ve ilgili sektörde ----tanınmış marka haline gelmiş---- markası ile benzerliği ve aynı/benzer mallarda kullanılması sonucunda söz konusu ---- markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayabileceği ve ayırt edici karakterini zedeleyebileceği;
4.Her ne kadar tanınmış markanın benzerinin tescili için başvuruda bulunmak başlı başına m.6/9 kapsamına kötü niyeti göstermemekte ise de, davalının davacı markalarına ve markalı ürünlerine yanaşma gayesi bulunduğu görüldüğünden, davalının davaya konu markanın başvurusunu yaptığı tarihte davacı markasından haksız olarak yararlanma niyetinin olduğundan bahisle söz konusu başvurunun m.6/9 kapsamında kötü niyetli olduğu;
5.Davalının ----- şeklindeki kullanımının iltibası arttırdığı ve davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği;
6.Davalının -------ibarelerini markasal olarak kullanmakta olduğu ve;
a)Davalının kullanımına konu --------- markaları arasında işaretsel benzerlik olmadığı; bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının da benzerlik arz etmediği;
b)Davalının kullanımına konu --- davacının tescilli ------ markası arasında karıştırma ihtimali yaratacak bir benzerlik olmadığı, ancak bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının benzer olduğu;
c)Davalının kullanımına konu------ibaresi ile davacının tescilli ------- markaları arasında işaretsel benzerlik olmadığı; bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının da benzerlik arz etmediği;
d)Davalının kullanımına konu ---- ibaresi ile davacının tescilli ----- markası arasında karıştırma ihtimali yaratacak bir benzerlik olmadığı; bu işaretleri taşıyan ürün ambalajlarının da benzerlik arz etmediği;
e)Davalının kullanımına konu ------ ibaresi ile davacının tescilli ------- markası arasında işaretsel benzerlik olduğu, ayrıca ürün ambalajlarının da benzerlik arz ettiği;
f)Davalının kullanımına konu ----- ibaresi ile davacının tescilli ----markaları arasında benzerlik olduğu, ayrıca davalının ---- ibareli ürünlerinin ambalajlarının davacının ----- markalı ürün ambalajları ile benzerlik arz ettiği;
7.Yenilemesi yapılmamış ----- numaralı tasarım ile davalı tarafa ait kullanımların bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin farklı olduğu,
8.Yenilemesi yapılmamış ----- numaralı tasarım ile davalı tarafa ait kullanımların bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin benzer olduğu,
9.Davacı ve davalı tarafa ait pompa mekanizmalı ambalajların bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin benzer olduğu,
10.Davacı ve davalı tarafa ait tetik ve pompa mekanizmalı ambalajların bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin farklı olduğu,
11.Davacı ve davalı tarafa ait tüp ambalajların harcı alem tasarımlar olduğu ve marka kullanımlarının etkisi ile bilgilenmiş kullanıcıda yarattıkları genel izlenimlerinin benzer olduğu,
12.Davaya konu tasarımlar bakımından haksız rekabetin söz konusu olup olmadığı hususunda takdirin Mahkeme’ye ait olduğu," yönünde görüş bildirilmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, davacının marka ve tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet olup olmadığının tespiti ile Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan marka davasından ibarettir.Mahkememizce--------- kaldırma kararı öncesinde yapılan yargılamada.
Davalının --------ibareli marka kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ---------- markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin TESPİTİ ile davalının bu markalardan kaynaklı haklarını ihlal eden fiillerinin ÖNLENMESİNE ve davacının kullanımlarının ORTADAN KALDIRILMASINA, Davalının------- ibareli marka kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli -------- markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin TESPİTİ ile davalının bu markalardan kaynaklı haklarını ihlal eden fiillerinin ÖNLENMESİNE ve davacının kullanımlarının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Davalının -------- markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, Davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden davalıya ait ----- markalı ürünleri,------- benzeri her türlü ticari evrak ve malzemeye muhafaza altına alınarak el konulmasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imha edilmesine, yine davalı tarafça ---- markalı ürünleri,------- ibareli kullanımların her türlü -----------içeriklerinde kullanımlarının yasaklanmasına, varsa kullanımlarının durdurulmasına,
Davalı tarafa ait ------ isimli siteye ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, Erişim engeli yönünden verilen kararının uygulanması için karar kesinleştiğinde Erişim Sağlayıcıları Birliğine Mahkememizce müzekkere yazılmasına, Davalı tarafa ait -------- isimli içeriklere ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE VE BU İÇERİKLERİN İÇERİK SAĞLAYICILAR TARAFINDAN PLATFORMLARDAN ÇIKARILMASINA, verilen kararının uygulanması için karar kesinleştiğinde İÇERİK SAĞLAYICI TARAFLARA müzekkere yazılmasına,
Davalı tarafa ait -------- ticaret unvanında bulunan------ ibaresinin TERKİNİNE, Davacının haksız rekabetin tespiti ve durdurulması davasının REDDİNE" karar verilmiş, bu karar Mahkememizce ------ "Davacının dava dilekçesinde; ----------- numaralı tescilli tasarımlar ile tescilsiz tasarımdan kaynaklanan haklara dayanılarak tespit, men, ref talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesinin öninceleme tutatağında da bu yönde tespitin yapıldığı, ancak mahkemenin nihai kararında "tasarım hakkına tecavüz" iddiasına ilişkin olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmediği,
bununla birlikte hükmün (2) nolu bendinde davacının ------ ibareli markası ile davalı kullanımı olarak kabul edilen ---------- ibarelerinde karışıklık olduğu, yine hükmün (1) --------- nolu bendinde davacı ve davalı ibarelerinde de karşılıklık olduğu, bu durumda ilk derece mahkemesinin kararının öncelikle HMK 297 maddesine aykırılık nedeni ile kaldırılması gerekmiştir.
Kabule göre de; ilk derece mahkemesince benzerlik sebebine dayalı hükümsüzlük istemi kabul edilmiş ise de, dosyada mevcut bilirkişi raporlarında hükümsüzlüğe konu ----markasının tescilli olduğu ------ nolu emtia sınıfının alt sınıfları yönünden benzerlik hususu farklı değerlendirilmiş olmakla mahkemece hangi rapora itibar edildiği hususunun gerekçelendirilmemesi de yerinde görülmemiştir." gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, verilen karar sonrasında dosya Mahkememiz yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Marka hakkına tecavüz konusu, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 6769 sayılı Kanun'nun 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
Bu hüküm gereği: "Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek,
ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 6. Maddesine göre "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." Bu maddede düzenlenen nisbi tescil engeli esasen marka hukukuna hâkim olan öncelik ilkesinin bir yansımasıdır.
Öncelik ilkesi ile kastedilen ise markayı önce tescil ettiren veya başvuru konusu yapan kişinin korumadan öncelikli olarak yararlanacak olmasıdır.Söz konusu nisbi tescil engelinin uygulanabilmesi için her şeyden önce marka başvurusuna konu işaretin daha önce tescil ettirilmiş bir marka veya tescil başvurusuna konu edilmiş bir işaret ile aynı veya benzer olması gerekir.
Markaların benzerliğinin değerlendirilmesi, markada yer alan kelime veya şekil unsurlarının birlikte yarattığı bütüncül izlenime göre yapılmalıdır.
İki marka arasındaki benzerlik araştırması yapılırken, ortalama tüketicide görsel, işitsel ve kavramsal olarak karışıklığa yol açılıp açılmadığına bakılır.Bu açıklamalardan sonra; öncelikle davacı tarafın hükümsüzlük yönündeki talepleri değerlendirilmiş; davacı tarafın----- tescil numaralı ---- markasının tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler için hükümsüzlüğü yönündeki talepler de incelenmiş, dava konusu somut olayda davacı tarafa ait ----- tarihinden geçerli olarak ---- Sınıfta, davacı adına tescilli olduğu ve markaların halen koruma altında bulunduğu, hükümsüzlüğü talep edilen -----Numaralı markanın------- Sınıfta tescilli olduğu,
markaların kelime unsurları değerlendirildiğinde, arasında görsel, ses ve anlam yönünden üst düzey bir benzerlik bulunduğu, yine----- tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacı tarafın markasının tanınmış marka kapsamında olduğu,
ayrıca ------ tarihli raporda tespit edildiği üzere davalının davacı markalarına ve markalı ürünlerine yanaşma gayesi bulunduğu görüldüğünden, davalının davaya konu markanın başvurusunu yaptığı tarihte davacı markasından haksız olarak yararlanma niyetinin olduğundan bahisle söz konusu başvurunun m.6/9 kapsamında kötü niyetli olduğu kabul edilmiş ve markaların tescilli olduğu sınıflar incelendiğinde ortak olan sınıfın------ olduğu, taraflara ait markaların benzer ihtiyaçları giderdiği,
birbirleri yerine ikame edilebildikleri, rekabet edebildikleri, kullanım yöntemleri ile amaçlarının aynı olduğu dolayısıyla taraflara ait markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunduğu, davalı markalarının tescil edildikleri tarihten itibaren kullanıldığı, öncesine dair kullanımları ve bu nedenle ayırt edicilik özelliği kazandıklarına dair delil bulunmadığı, her ne kadar davalı tarafın markasının tescil tarihi üzerinden 5 yıllık sessiz kalma süresi geçmiş ise de SMK'nın 6/9.
Maddesindeki kötü niyet tespiti halinde bu süreye bakılmayacağı , süreye bakılmaksızın kötü niyetli tescil halinde her zaman dava ikamesi mümkün olduğundan, sonuç olarak davacı markası ile davalı markaları arasındaki benzerlik nedeniyle karıştırılma tehlikesinin bulunduğu ve 6769 Sayılı SMK'nın 6/1 ve 6/9.
Maddesi kapsamında nispi tescil engeli şartının bulunduğu, bu nedenle 6769 Sayılı SMK'nın 25. Maddesi maddesi uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiş ve davalı adına tescilli bulunduğu tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın, davalının ------- ibareli markasal kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ------- markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine ilişkin talepleri değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafın markası olan ------- markasının hükümsüzlük sebeplerinin bulunduğu, davalı tarafın bu markaya dayanarak kullanımını haklı sebebe dayandıramayacağı, davalı tarafın----kullanımlarının davacının ------- markası ile aynı sınıftaki emtialarda olduğu, davalı tarafın markasal kullanımının ayırt edici unsurunun ------ ibaresi olduğu, yine davacı tarafın markasal kullanımının ---- şeklinde olduğu,
davalı tarafın kullanımının da --------şeklinde olduğu, bu kullanımın davacı markası ile kullanım yöntemleri ile amaçlarının aynı olduğu dolayısıyla taraflara ait markalar arasında karıştırılma olasılığı bulunduğu kabul edilerek davalının bu kullanımlarının davacı tarafın ---- markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafın, davalının ---- ibareli markasal kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ----- markasından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine ilişkin talepleri değerlendirilmiş, tarafların markalarının----- ibareleri ile başladığı, --------- ibaresi ile tamamlandığı, markalar arasında sadece ikinci harf ---- farklılığı bulunduğu, markasal kullanımlarının güneş koruma kremlerinde olduğu, bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimali doğacağı kabul edilerek davalı tarafın ------ şeklindeki kullanımlarının davacının --- tescil numaralı---- markası yönünden marka hakkına tecavüz teşkil edeceği kabul edilmiştir.
Davacı tarafın, davalının ----- ibareli markasal kullanımları dolayısıyla davacı adına tescilli ------ markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine ilişkin talepleri değerlendirilmiş, tarafların markalarının ---- markaları bakımından aynı ----- ile başladıkları, ---- markaları bakımından aynı ----- sesi ile başladıkları ve aynı ---- bittikleri, ----- markasının ilk kısmı --------- ibarelerinin birleştirilmiş olması karşısında davalı kullanımına konu ibarenin davacı markalarına yanaşma amacı taşıdığı, görsel olarak da benzerliğin söz konusu olduğu,
her iki tarafın markasal kullanımlarının da cilt bakımı ürünlerinde kullanıldığı, bu haliyle sınıfsal benzerliğinde bulunduğu dikkate alındığında markalar arasında karıştırılma ihtimali doğacağı kabul edilerek davalı tarafın ---- şeklindeki kullanımlarının davacının ------ markaları yönünden marka hakkına tecavüz teşkil edeceği kabul edilmiştir. ----------kullanımları dolayısıyla davacı tarafın marka hakkına tecavüz teşkil ettiği iddiası ile dava ikame edilmiş ise de davalı tarafın ----- şeklindeki kullanımları ile davacı adına tescilli------markaları arasında görsel,
işitsel ve anlamsal benzerliğin bulunmadığı,---- şeklindeki kullanımları ile davacı adına tescilli -----, markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerliğin bulunmadığı, davalı tarafın ------ şeklindeki kullanımları ile davacı adına tescilli ------- markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerliğin bulunmadığı,
davalı tarafın----- kullanımları ile davacı adına tescilli ------- arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerliğin bulunmadığı bu haliyle davalı tarafın anılan markasal kullanımları ile davacının markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmayacağı kabul edilmiş, alınan ----- tarihli bilirkişi raporlarında da bu yöndeki tespitlerin birbirini teyit eder mahiyette olduğu dikkate alınarak davacı tarafın davalının ----- şeklindeki kullanımları dolayısıyla tecavüz taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın, davalı tarafın ---- markasını taşıyan şişe tasarımlarının davacı adına tescilli ------tescil numaralı şişe tasarımından kaynaklı haklarına tecavüz oluşturduğuna dair iddiaları değerlendirilmiş, davacı adına tescilli --------- tescil numaralı şişe tasarımlarının yasal süresi içinde yenilenmediğinden hükümsüz hale geldiği, yine alınan bu haliyle davacı tarafın korunan bir tasarım hakkından söz edilemeyeceği kanaati ile tasarım hakkına tecavüz talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın tescilsiz tasarım hakkına tecavüz talepleri de incelenmiş, davacı tarafa ait tüp tasarımları ile davalının kullandığı tasarımların harcı alem tasarımlar olduğu, bu haliyle davacının korunacak bir tescilsiz tasarım hakkından söz edilemeyeceği dikkate alınarak tescilsiz tasarımdan kaynaklı tecavüz talepleri yönünden de davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı, davalının tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz etmesinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini de talep etmiştir.------- sayılı kararında da belirtildiği gibi.
6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak,
sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi.
6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş.
KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır.
Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacının davacı adına tescilli markaları taşıyan taklit ürünleri satması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin ------ şeklindeki kullanımların marka hakkına tecavüz korumasından yararlandığı dikkate alındığında ayrıca haksız rekabet iddiasının yerinde olmayacağı,
----------- kullanımlarının da davacının markaları ile iltibas oluşturmadığından ve ayrıca davalının bu markasal kullanımları sebebiyle davacının TTK'nın 55. Maddesinde Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde;
başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek, şeklindeki haksız rekabet tanımlamasını içerir bir kullanımdan söz edilemeyeceği dikkate alındığında bu markalar yönünden de haksız rekabetin oluşmayacağı, yine tasarım hakkına tecavüz talebi ile birlikte şişe tasarımlarının haksız rekabet oluşturduğuna dair iddialar değerlendirildiğinde, alınan bilirkişi raporları ile ve ------- kayıtları ile davacının korunan tescilli tasarım hakkının bulunmadığı,
taraflarca kullanılan şişe tasarımlarının harcı alem tasarımlar oluşturduğu ve davalı tarafça kullanılan şişe tasarımlarının-------------- şeklindeki markasal kullanımlar ile kullanıldığında yaratacakları genel izleniminin benzer olacağına dair tespitler birlikte değerlendirildiğinde tek başına tasarıma konu şişe kullanımlarının davacı yönünden haksız rekabet oluşturmayacağı ancak markasal kullanımla birlikte kullanıldığında bir ihlal söz konusu olacağı ve az yukarıda ifade edildiği üzere ------- şeklindeki kullanımların marka hakkına tecavüz oluşturduğu ve yine bu kullanımlardaki şişe tasarımları yönünden haksız rekabet korumasının
kümülatif koruma kapsamında olacağı kabul edilmiş ve az yukarıda belirtilen Yargıtay ilamı dikkate alındığında bu eylemin de ayrıca haksız rekabet teşkil etmeyeceği kabul edilerek davacının haksız rekabetten kaynaklı talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/147, K. 2025/229, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama