İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2025/77 K.2026/23

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Esas2025/77Karar2026/23Tarih10 Şubat 2026Okuma14 dk · 2.897 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/77
Karar No
2026/23
Karar tarihi
10 Şubat 2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.897 kelime·14 dk okuma·12 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/77

KARAR NO : 2026/23

DAVA

Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 17/03/2025

KARAR TARİHİ : 10/02/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ----- merkezli müvekkil şirket, özellikle deniz üzerinden basınçlı -/--- taşımacılığında pazar lideri olduğunu, 1960'lı yıllarda, sıvılaştırılmış gazları (---) Avrupa iç sularında taşıyan ilk şirket olan müvekkil şirket o dönemde petrokimya endüstrisindeki hızlı gelişmelerden etkin bir şekilde yararlanarak 1995 yılında ilk hafif gemilerini hizmete aldığını, Müvekkil şirket hakkında daha ayrıntılı bilgiye -/---adresinden erişilebildiğini, Davalı şahıs, ----adlı ----- hesabında da anlaşılacağı üzere ----- adlı, deniz taşımacılığı alanında faaliyet gösteren bir şirketin ortağı ve yöneticisi olduğunu,

davalının müvekkiline ait olduğunu bildiği ----- ibareli markayı ----- tescil numarası ile 2024 yılında kendi adına tescil ettirdiğini, Müvekkilin markasının tanınmışlığı dolayısıyla davalının müvekkilin markasından haksız yarar elde etmesi ve markanın itibarına zarar vermesi ve markanın ayırt edici niteliğine zarar vermesi ihtimalini doğuracağını belirterek; davalı adına tescil edilmiş olan ----- tescil numaralı ---- ibareli markanın 3. kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar davalının --- şeklindeki alan adına erişimin engellenmesine,

davalı adına tescil edilmiş olan ----- tescil numaralı ------ ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVAYA CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

İşbu davanın, davacı tarafın ----- markası ile müvekkili adına tescil edilmiş olan ----- tescil numaralı ------ ibareli marka ile benzer olduğu gerekçesiyle hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkin olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olarak açılan işbu davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın müvekkiline ihtar gönderdiğini, 04.12.2024 tarihli ilgili ihtarnameye cevaben kendilerine 09.12.2024 tarihli e-postamızla yanıt verdiklerini, iyi niyetli verilen yanıtlarına rağmen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın açıldığını, davacı tarafın markasının Türkiye’de tescilli bir marka olmadığını,

sadece Avrupa Birliği ülkelerinde ---- nezdinde tescilli olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın markasının tescil yeri açısından Türkiye’de koruması bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca, tescil edilmiş olmamasına rağmen bir markanın kullanılmış ve belli bir oranda tanınır hale gelmiş olması durumunda bu işaret üzerinde bir hak elde edilmiş olacağı kabul edilir.

Davacının işbu dosyaya sunduğu delillerden Türkiye’de yaygın ve aktif bir ticari faaliyetinin olduğunu gösterir bir fatura veya benzeri bir delil olmadığı için Türkiye’de önceki kullanıma dayalı üstün bir hakkı da bulunmadığını, davacı tarafın kendi markaları ---- ile müvekkilinin markası olan ----- ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu iddia etse de çok farklı iki markadan söz edildiğini, iki markanın birbirinden görsel, işitsel ve anlamsal olarak çok farklı olup markalar arasında müşterileri iltibasa düşürecek bir benzerlik de bulunmadığını, öncelikle müvekkilinin markası ---- ve ------ olarak iki ayrı kelimeden oluştuğunu,

bu durumun başlı başına ayırt edici özellik eklediğini, her iki kelime de markanın baskın unsur özelliğini taşıdığını, ikinci olarak müvekkilinin markası ------ değil içeriğinde küçük ve büyük harflerin bir arada kullanıldığı ‘‘------.

Söz konusu, görsel olarak farklı bir algı yarattığını, iki markanın benzerliği iddia ediliyorsa iki markayı da dış dünyaya karşı temsil eden işaretlerden da bahsetmek yerinde olacağını, iki işaretin birbirinden çok farklı olduğunu, aralarında küçük bir renk benzerliği bulunsa da, iki marka işareti arasında önemli farklılıklar olduğunu, '---- markaları arasında harf benzerliği bulunsa da '-----' ifadesi birçok şirketin farklı sektörlerdeki markalarında kullanıldığını, '-----' eki, yaygın olarak kullanılan '----' (----) kelimesinden türetildiğini ve birçok farklı alanda kullanıldığını,

bu nedenle yaygın bir ek olan '------ yalnızca bir şirket tarafından kullanılmasına izin verilmesi, adil rekabet dengesini bozacağını, bununla birlikte, -----' terimleri, ilgili sektörde ayırt edici nitelikler taşımadığını, öte yandan- ---- ve arama motorlarında '-----' kelimesi arandığında müvekkilimizin şirketi sonuçlarda dahi çıkmadığını, bu durumda müvekkilinin şirketini doğrudan '-----' ismiyle ilişkilendirmenin gerçekçi bir değerlendirme olmayacağını gösterdiğini, karşı tarafın markasının tescil edildiği --- web - arama motoruna ‘‘-----’’ diye yazılıp arama yapıldığında çıkan markaların ekte sunulduğunu,

‘‘------’’ adı için ayrı şirket tarafından marka tescili, davacı tarafın ‘‘-----’’ markası için ise ayrı tescil söz konusu olduğunu, işbu listede yer alan ‘‘-----’’ markası, davacı tarafın markasından daha önce tescil edilmiş olup tek farkı ise küçük harflerin kullanılması olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın markasının tescil geçerliliğinin olduğu bölgede bile ilgili kurum, küçük/büyük harf kullanımı dışında hiçbir fark olmayan davacı tarafın markasını kabul edip tescil ettiğini, iki markanın karıştırılmaya çok açık olduğunu, söz konusu durumun ilişkilendirildiğinde davacı tarafın kendi markasından kelime yapısıyla çok farklı,

farklı bir bölgede yer alan, farklı alanda çalışan bir markanın hükümsüzlüğünün talep etmesi abesle iştigal olup hakkaniyete de aykırı bir durum olduğunu, davacı vekilinin müvekkilinin marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu iddia etse de yukarıda izah edildiği üzere ----- birbirinden çok ayrı markalar olmasının yanında davacının ve müvekkilin web sayfasından da anlaşılacağı üzere iki tarafın çalışma alanları da çok farklı, dolayısıyla markalarının bilinirliği olan bölgeler de ayrıdır.

Faaliyet alanları ve bölgelerindeki bu farklılık, markaların birbirinden kolaylıkla ayırt edilmesini sağladığını, dava dilekçesinde ikrar ettiği üzere deniz üzerinden basınçlı ----- taşımacılığı alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkilinin faaliyet alanı gemi işletme ve yönetimi olup davacı şirketin faaliyet alanından çok farklı olduğunu, faaliyet bölgeleri hususunda ise davacının web sayfasında----- Türkçe anlamıyla ‘‘---’’ adlı bölümde gemilerinin faaliyet alanlarının ---- Avrupa ve ----- bölgesi olduğunu kendileri ikrar ettiğini, müvekkilinin gemilerinin faaliyet alanı ise ------, Türkiye ve ---- olduğunu,

müvekkilinin web sayfası ------filo bilgisinden bu açıkça anlaşıldığını, karşı tarafın çalışma alanı gaz taşımacılığı olup farklı olmasının yanı sıra çalıştığı bölge de müvekkilin çalışma bölgesinden çok farklı olduğu için gerçek hak sahibi olmadığını, marka bilinirliği farklı bölgelerde olduğu için karşı tarafın iddiası yerinde olmadığını, dış dünyaya reklam mahiyetinde olan karşı tarafın web sayfalarında kendileri zaten çalıştıkları gemilerinin alanlarının ------bölgesi olduğunu belirtildiğini, karşı taraf tüm bölgelerde sektörel tanınmış bir marka değil, sadece spesifik bir bölgede aktif çalışan bir marka olduğunu,

dava dilekçesinde müvekkilinin kendilerine ait olduğunu bildiği ---- ibareli markayı tescil ettiğini iddia ettiğini, ------ zaten kendilerine ait bir marka olmadığı gibi müvekkilinin ----- markası veya davacı şirketi önceden tanımadığını, karşı tarafın markası spesifik bir bölge olan --- bölgesi için tescil edildiğini, ayrıca geniş bir anlam ifade eden ---- ifadesinin kısaltılmasıyla oluşturulan ----- eki birçok sektörde yaygın bir kullanıma sahip olduğunu, müvekkilinin karşı tarafın markasından yarar sağlaması gibi bir durum söz konusu olmadığını,

davacı tarafın taraf ticaret unvanının müvekkilinin markasında yer alıp birebir aynısı olduğunu iddia ettiğini, ancak müvekkilinin markasının baskın unsuru karşı taraf markasının birebir aynısı olmadığını, müvekkilinin markasının 2 ayrı kelimenin birleşmesinden oluşmakta, BİLEŞİK tek bir kelime olduğunu, markasında yer alan ‘‘----’’ kelimesi ‘‘-----’’ anlamına geldiğini, müvekkilinin web sitesinden de bilineceği üzere------müvekkilin asıl faaliyet alanı gemi yönetimi olduğunu, kendi yönetiminde olan gemilerin aslında ‘‘-/--’’ niteliğinde olduğunu, hatta web sayfasında ---’’ adlı bölümde (Türkçe anlamıyla --) adlı bölümde çalıştıkları,

yönetimi-nde olan gemilerin listesi yer aldığını, dolayısıyla davacının iddia ettiği gibi ‘‘-----’’ kelimesi önemsiz değil, hatta müvekkilinin çalıştığı ‘‘gemi yönetimi’’ iş alanının doğası gereği işle doğrudan ilgili olan, önem arz eden, ayırt edici bir kelime olduğunu, sonuç itibarıyla müvekkilin herhangi bir müşterisi gemi yönetimi hususunda müvekkil ile çalışmak istediğinde müşterinin gemisi gemi yönetimi alanında müvekkilin idaresini üstlendiği bir ---- dahil olduğunu, ‘-----’’ kelimesi müvekkilin işinin pazarlamasını teşvik edici karakterde olup oldukça önem arz ettiğini, -----’ kelimelerinin birleşiminden oluştuğunu,

müvekkilinin her ikisini (kimyasal madde ve gaz) taşıyan gemileri yönetmeyi hedefleyen bir şirket olduğun için markasında bu kelimeleri kullanması çok olağan olduğunu, müvekkilinin şirketinin kuruluş ------ gazetesinde ve web sayfasında söz konusu durumu destekleyen ifadeleri de yer aldığını, özetle likit taşımacılık yapan bir şirket veya bu gemilerin yönetimini hedefleyen bir şirket ‘‘-----’’ ve ‘‘----’’ ifadelerini birleştirip kullanabilir, bu ifadeler ayırt edici olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK

Davalı adına tescilli ----- tescil nolu ------ markasının hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, davalı adına tescilli ----- şeklindeki kullanımların engellenmesinin gerekip gerekmediği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.

----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde----- Şirketi'nin ------ ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin 16.01.2024 olduğu anlaşılmıştır.

----- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----- Şirketi'nin----- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü anlaşılmıştır.

Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ----- markasının 12, 35, 37 ve 39. sınıflarda 30.05.2024 tarihinde davalı adına, --- tescil numaralı ----- markasının 04 ve 39. sınıflarda 10.12.2024 tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşıldı.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından gelen 24.03.2025 tarihli yazı cevabında; "------alan adının kime hangi tarihten itibaren tescilli olduğu ve varsa devir vb. sözleşmeleringönderilmesi istenilmektedir. Söz konusu müzekkere Kurumumuz görev ve faaliyet alanı çerçevesinde incelenmiştir. Yapılan incelemede; "----" alan adının-----Kimlik Numaralı, ... adına 22.11.2024 tarihinde tahsis edildiği, ----irtibat numarası ve ----- e-mail adresinin iletişim bilgisi olarak kayıtlı olduğu tespit edilmiştir." şeklinde bilgi verilmiştir.

Erişimin engellenmesi talebi yönünden dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve hazırlanan 04.04.2025 tarihli rapor dosyamıza celb edilmiştir. Raporda özetle. "Davacıya ait olduğu belirtilen ----- alan adlı web sitesi üzerinde yapılan incelemede. Site içerisinde logosunun kullanıldığı, Firma iletişim bilgilerinde; -----. Adresinin ------ olduğu görülmüştür. Site tescil bilgilerinde.

Alan adının ----- firması tarafından kayıt edildiği, Alan adı sahibi kişi bilgileri,------ uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ---- organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara ----- sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, Alan adının 04.09.1997 tarihinde kayıt ettirildiği ve en son güncellemenin 29.04.2019 tarihinde yapıldığı,

Sitenin 11.10.2002-18.03.2025 tarihleri arasında 300 adet arşiv kaydı olduğu, Sitede 11.10.2002 tarihli arşiv kaydı itibariyle logosunun kullanıldığı tespit edilmiştir. Davacı firmaya ilişkin belirtilen URL adreslerinde yapılan incelemede; ----- adresinde yer alan 06.03.2008 tarihli “------başlıklı haberin yer aldığı, -----adresinde yer alan 30.09.2022 tarihli “------ başlıklı haberin yer aldığı, ----- başlıklı haberin yer aldığı tespit edilmiştir.

Karşı tarafa ait olduğu belirtilen ------- adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede. Hesapta kişi adının ... olduğu, Adresinin ---- olduğu, ...’ın Ocak 2024 tarihi itibariyle -----. firmasının yönetici ortağı olduğunun belirtildiği tespit edilmiştir. Karşı tarafa ait olduğu belirtilen ------ alan adlı web sitede yapılan incelemede.

Site alan adında ve site içeriğinde “------” ibaresinin yer aldığı, Sitede halihazırda logosunun yer aldığı, Firma iletişim bilgilerinde; o Firma adresinin ------. firması tarafından kayıt edildiği, o Alan adı sahibi kişi bilgileri, .---- uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ---- organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara ------- sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış,

alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, Alan adının 22.11.2024 tarihinde kayıt ettirildiği ve kayıt süresinin 21.11.2025 tarihinde son bulacağı tespit edilmiştir. Karşı tarafa ait olduğu belirtilen -----alan adlı sitede yapılan incelemede.

Halihazırda ---- alan adıyla hizmet veren herhangi bir sitenin olmadığı, Alan adının halihazırda aktif olduğu, Alan adı tescil bilgilerinde; o Alan adının ------. firması tarafından kayıt edildiği, Alan adı sahibi kişi bilgileri, ----- uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ---- organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara ----- sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış,

alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, Alan adının 14.02.2023tarihinde kayıt ettirildiği ve kayıt süresinin 14.02.2026 tarihinde son bulacağı tespit edilmiştir. 2) MARKASAL İNCELEME. Davaya konu olan ------ ibareli markanın davacı adına Türkiye’de tescilli olmadığı, söz konusu markanın Avrupa Birliği Ülkelerinde ----- nezdinde tescilli olduğu tespit edilmiştir.

Bu kapsamda marka hakkına tecavüz iddiası bakımından davacının öncelikle, 6769 Sayılı SMK 6/3 maddesi uyarınca ----- ibaresinin gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu ortaya koyması gerekmektedir.

Dosya kapsamına sunulu belgelerden, dava konusu markayı oluşturan --- ibaresinin davacı tarafından Türkiye’de kullanımının yaygın ve aktif olduğunu ispat etmeye yeterli olmadığı, anılan markanın Türkiye’de kullanımını ispatlar herhangi bir faturanın dosya kapsamında mevcut olmadığı, sunulan belgelerin Türkçe tercümelerinin dosya kapsamına sunulmadığı,

dosya kapsamında yer alan haberlerin davacının markasının Türkiye’de kullanımına yönelik olmadığı görülmekle, sunulan deliller kapsamında davacı yanın Türkiye’de aktif bir ticari faaliyette bulunduğu görülmediğinden 6769 Sayılı SMK’ nın 6/3 maddesi uyarınca, davacının Türkiye’de önceki kullanıma dayalı üstün bir hakkı bulunduğu yönünden bir değerlendirme yapmak mevut deliller kapsamında mümkün olmamıştır. " yönünde görüş bildirilmiştir.Markanın hükümsüzlüğü talepleri yönünden dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve hazırlanan 28.11.2025 tarihli rapor dosyamıza celb edilmiştir.

Roparda özetle. "Tüm delillerin nihai takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, A. TEKNİK YÖNDEN.

Yapılan incelemede, ------ sorgusu, arşiv kayıtları ve internet sitesi içerikleri incelenmiş, alan adının 04.09.1997 tarihinde oluşturulduğu, 04.07.2025 tarihinde güncellendiği, web arşivinde ise 11.10.2002 tarihinden itibaren kayıtlarının bulunduğu ve sitede şirket tarihçesi ile iletişim bilgilerinin yer aldığı tespit edilmiştir. ------ alan adının 14.02.2023 tarihinde kayıt altına alındığı, 15.08.2023 tarihinde güncellendiği ve 14.02.2026 tarihinde sona ereceği; ------ alan adının ise 22.11.2024 tarihinde oluşturulduğu, 06.10.2025 tarihinde güncellendiği ve 21.11.2025 tarihinde sona ereceği belirlenmiştir.

Her iki alan adına ait sitelerde “------” ibaresinin yer aldığı ve iletişim bilgilerinin bulunduğu görülmüştür. B. SEKTÖREL YÖNDEN.

Tarafların faaliyet alanlarında Her türlü sıvılaştırılmış petrol gazı (------) taşımacılığı yer alsa da internet sitelerinde belirttikleri Ülkelerin farklı olması, Davacı tarafın markasının Türkiye'de tanınırlığına ilişkin dosyaya sadece satış niteliğine dönüşmeyen müşteri ön görüşmeleri anlamında yazışmaların sunulması, davacının Türkiye'de yaygın ve aktif bir ticari faaliyetinin olduğunu dair yeterli kanaat oluşturmamıştır. C. MARKASAL YÖNDEN. 1. SMK m.6/9 yönünden.

Türkiye'de faaliyet gösteren ve davacı ile aynı iştigal alanında davacının aynı unvanı ile 2024 yılında kurulan ----- ortağı ve yetkilisi olan davalının davacıya ait yabancı unsurlu ------ ibaresini 39 uncu sınıf ve bağlantılı mal ve hizmet sınıfında seçmesinin tesadüf olamayacağı, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı şirketin 39 uncu sınıfta uzun süreden beri Avrupa'da deniz ve su yolu üzerinden gaz taşımacılığı yapması nedeniyle davalı tarafça tanındığının TTK m. 18/3 gereği bilinebileceği,

ayrıca dosyada mübrez davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan kayıtlar dikkate alınarak TPMK internet sitesinde yapılan araştırmaya göre davalının yabancı ülkedeki başka markaları da kendi adına tescil ettirdiği, Bu değerlendirmeler çerçevesinde davacının kötüniyete dayalı hükümsüzlük talebi hususundaki nihai Takdir Sayın Mahkemeye ait olacağı, 2. SMK m. 6/3 ve 6/6 yönünden; davacının dosyaya sunduğu deliller markasının Türkiye'de ciddi kullanıma ilişkin yeterli delille rastlanmamıştır.

Davacının dosyaya sunduğu faturalar, Türk şirketleri ile olan yazışmaları ve haber yazılarının ciddi kullanım için yeterli sayılamayacağı , yine yukarıdaki teknik tespitlerden — davacının ------adresinde markasal olarak kullandığı ve bu ibarenin davacı tarafça davalının marka başvurusundan önce kullandığı anlaşılmakta ise de bu davacının internet sitesinin Türkiye'de de kullanılma hususu konusunda net bir tespite varılamadığı" yönünde görüş bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6/3,6/9 ve 25/1 Maddesi Maddeleri,

GEREKÇE

Dava, davalı adına tescilli ------ markasının kötü niyetli tescil edildiğinden ve tescilsiz kullanımdan kaynaklı hak sahipliği iddiasına dayalı SMK'nın 6,3 , 6/9. ve 25/1 Maddesi gereği markanın hükümsüzlüğü davasıdır. 6769 Sayılı SMK'nın 6/3. Maddesinde "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir" hükmü düzenlenmiştir.

6769 Sayılı SMK'nın 6/9.

Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut uyuşmazlık incelendiğinde, hükümsüzlüğü talep edil--- tescil numaralı ------+şekil markasının 2,35,37 ve 39. Sınıfta davacı adına tescilli olduğu, tescil başvuru tarihinin 09.01.2024 tarihi ve tescil tarihinin 30.05.2024 tarihi olduğu,

BTK kayıtlarına göre ----- adresinin 22.11.2024 tarihinden itibaren davalı adına kayıtlı olduğu, ----- kayıtlarına göre ------Şirketinin 16.01.2024 tarihinde kurulduğu ve faaliyet konusunun denizcilik ve deniz taşımacılığı olduğu, --- tarihinde kaydedildiği, ----- adresinde ---- şeklinde markasal kullanımların söz konusu olduğu, davacının ana faaliyet konusunun deniz taşımacılığı olduğu, davacının ---- ibareli 39. Sınıfta tescilli ------ nezlinde tescilli markasının bulunduğu sabittir.

Bu tespitlerden sonra davacı tarafın SMK'nın 6/3. Maddesi kapsamında hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın ---/ nezlinde tescilli ----- ibareli markasının bulunduğu, yine davacı tarafın 1997 yılından bu tarafa ---- ibaresini markasal olarak ------ adresinde kullandığı, davalı tarafın ticaret odası kaydı ve marka tescilinin davacı taraftan sonraki tarih olan 2024 yılına ait olduğu,

bu haliyle ----- ibaresi yönünden davacı tarafın öncelikli kullanım hakkına sahip olacağı, davalı tarafın marka tescilinin -----+şekil şeklinde olduğu ve markanın ana ve ayırt edici unsurunun ------ ibaresi olduğu ve davacı tarafın markası ile ayniyet derecesinde benzer olduğu dikkate alındığında davacının öncelikli kullanımının davalı tarafın markası yönünden hükümsüzlük gerekçesi olacağı,

ancak davalı tarafın kullanımlarının ülkemizde olmadığı ve alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacı tarafça dosyaya sunulan ülkemizde kurulu şirketle olan yazışmaların davacının markasal kullanımlarını ülkemiz açısından ciddi kullanım olarak değerlendirmeye yetmeyeceği kabul edilerek SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiştir.

Davacı tarafın SMK'nın 6/9.

Maddesi kapsamında hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın ticaret unvanında yer alan ----ibaresinin davalı tarafın markasının ana unsuru olan ------ ibaresinin genel izlenim bakımından benzer oldukları, davacı tarafın Ticaret Sicil kayıtlarına göre ve internet sitesindeki faaliyet konusu dikkate alındığında davalı adına tescilli ---- tescil numaralı ------- markasının davacının kullanımlarını içeren 39. Sınıf ve bağlantılı sınıflarda olduğu,

Türkiye'de faaliyet gösteren ve davacı ile aynı iştigal alanında davacının aynı unvanı ile 2024 yılında kurulan ------ ortağı ve yetkilisi olan davalının davacıya ait yabancı unsurlu ------ ibaresini 39 uncu sınıf ve bağlantılı mal ve hizmet sınıfında seçmesinin tesadüf olamayacağı, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı şirketin 39 uncu sınıfta uzun süreden beri Avrupa'da deniz ve su yolu üzerinden gaz taşımacılığı yapması nedeniyle davalı tarafça tanındığının TTK m. 18/3 gereği bilinebileceği,

alınan bilirkişi raporu ile ve incelenen TPMK kayıtları ile sabit olduğu üzere davalının yabancı ülkedeki başka markaları taşıyan markaları ve davalının faaliyet konusu olmayan ve birbirinden farklı sektörlere ait markaları da kendi adına tescil ettirdiği dikkate alındığında davalının dava konusu markayı iyi niyetli olarak tescil ettirdiğinden bahsedilemeyeceği kabul edilerek SMK'nın 6/9.

Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

Davanın KABULÜ ile;

1-Davalı adına tescilli ---- tescil numaralı ------şekil markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, SİCİLDEN TERKİNİNE,

2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davalıdan hazine yararına tahsiline,

3-Yargılama sırasında davacı tarafça yapılan 1.318,30-TL harç, 30.000,00-TL bilirkişi ücreti, 482,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 31.800,80-TL masrafın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/77, K. 2026/23, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2025/77
  4. Karar No : 2026/23
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 17/03/2025
  7. Karar Tarihi : 10/02/2026
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Talep
  10. Davaya Cevap
  11. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık
  12. Uyuşmazlık Hakkında Toplanan Deliller
  13. Uyuşmazlık Hakkındaki Yasal Düzenleme
  14. Gerekçe
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/77
Karar No
2026/23
Tarih
10 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/78 K.2026/127
  • İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/78 K.2026/93
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/78 K.2026/73
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/79 K.2026/194
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/80 K.2026/151
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/80 K.2026/145

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.