KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/62
- Karar No
- 2023/949
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
Karar Metni
1.026 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/62 Esas
KARAR NO: 2023/949
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 29/01/2021
KARAR TARİHİ: 23/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
01.09.2013 tarihinde --------- isimli hastanede hekim ... tarafından müvekkil ... gerçekleştirilen cerrahi işlem nedeniyle öncelikle ADLİ YARDIM TALEBİMİZİN kabulüne karar verilmesini, Müvekkil ... oluşan geçici iş gücü kaybı nedeniyle 100,00 TL, kalıcı iş gücü kaybı nedeniyle 100,00 TL ve bakıcı giderleri nedeniyle 100,00 TL olmak üzere şimdilik 300,00 TL tutarındaki maddi tazminat tutarının, Yaşanan acı ve izdırap dolu süreç nedeniyle müvekkil ... bünyesinde oluşan 200.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat tutarının;
eş ... bünyesinde oluşan 75.000,00 TL tutarındaki ve çocuklar -------, -------- ve ------- lehine ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere 150.000,00 TL tazminat tutarının; totalde 425.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat tutarının davalı taraflardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara lahsiline karar verilmesini davacı müvekkilleri adına bilvekale talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı nedeniyle davanın reddini, görevsizlik nedeniyle davanın reddini, husumet yokluğunun tespiti halinde davanın reddini, kusur durumu, uygun illiyet bağı gibi hukuki nedenlerle olguda tıbbi uygulama hatasından söz edilemeyeceğinden davanın esastan reddini, dosyanın rapor alınmak üzere ------- kurulu'na gönderilmesini, yapılacak yargılamada, illiyet bağı, sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkelerinin gözetilmesini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ile ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle usulden reddine, işbu davada -------asliye Ticaret Mahkemesi görevsiz olduğundan, mahkemenin görevsizliğinin kabulüne, davacının taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmasından dolayı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlık vekalet sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. Vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur.
O nedenle, vekil konumunda olan doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerekir. Vekil, hastanın zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır.
Asgari düzeyde dahi olsa bir tereddüt doğuran durumlarda, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmaları yapmak ve bu arada da koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür. Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutularak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınmak ve en emin yolu seçmek gerekir.
Gerçekten de hasta mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat beklemek hakkına sahiptir. Gereken özen görevini göstermeyen vekil, TBK 510.md (BK 394. md) hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır. Tıbbın gerek ve kurallarına uygun davranılmakla birlikte sonuç değişmemiş ise doktor sorumlu tutulmamalıdır.
Mahkememizce dosyaya kazandırılan --------- Kurulu'nun -------- sayılı raporunda; davacının --------- Hastanesinde yapılan ameliyat, tıbbi işlem tedavisinde tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olarak sağlık hizmetinin verildiği ortaya konulmuş olup, ---------- raporu uyarınca davacıya sunulan sağlık hizmetinde davalı doktor ve hastanenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve --------- raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; davanın, hatalı tıbbi müdahaleden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlığın temeli vekalet ilişkisine dayandığına göre; sözleşmeye aykırılık nedeniyle ortaya çıkan zarardan davalı doktor ve hastane kusursuzluğunu ispat yükü altındadır. Bu kapsamda dosya -------- tevdi edilmiş. 22/04/2022 tarihli raporda davalı doktor ... uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, sağlık hizmetinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatasının tespit edilmediği belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından --------- raporuna karşı itiraz dilekçesi sunularak ------- veya Üniversite Hastanesinden yeniden rapor alınmasını talep etmişse de davacı vekilinin bu itirazları da yerinde görülmeyerek hüküm kurmaya elverişli --------- raporu da dikkate alınarak maddi tazminat yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.Manevi tazminat yönünden manevi tazminat isteminin yasal dayanağını ise dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 56. maddesidir.
Bu maddeye göre manevi tazminat talep edilebilmesi için kişinin bedensel bütünlüğünün bozulması, manevi zarar doğması, manevi zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı bulunması ve davalının sorumlu olmasını gerektiren bir kusurunun bulunması gerekir.
Vekil, davacının durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp somut durumunun gerektirdiği önlemleri eksiksiz bir şekilde alıp, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uyguladığından ve sözleşme kapsamında hareket ettiği ve kusurunun bulunmadığından manevi tazminat yönünden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.AAÜT'nin 10/4.
Madde ve fıkrasında " manevi tazminat davasının maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün olan diğer taleplerle birlikte açılması durumunda manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." düzenlemesi mevcuttur. Yine AAÜT'nin 13/4.
Maddesinde " maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti tarifenin ikinci kısmının 2. Bölümüne göre hükmolunur" düzenlemesi mevcut olup anılan kısma göre vekalet ücreti maktudur. Yine tarifenin 10/3. Maddesinde manevi tazminat talebinin tamamen reddi durumunda vekalet ücretinin maktu olduğu düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik vekalet ücretleri ayrı ayrı takdir edilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/62, K. 2023/949, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama