KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/675
- Karar No
- 2022/60
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2022
Karar Metni
759 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2021/675 Esas
KARAR NO : 2022/60
DAVA
Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ : 11/09/2020
KARAR TARİHİ : 27/01/2022
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkil aleyhinde ----doyası ile müvekkil aleyhine arabuluculuk belgesine dayanılarak icra takibinin açıldığını, arabuluculuk anlaşmasında ucu açık bir şekilde bir çerçevede lisans sözleşmesinin hazırlanıp 5 iş günü içerisinde imzalanacağı şeklinde ucu açık bir cümle ile tutanağın müvekkil aleyhine arabuluculuk anlaşma belgesinin ucunun açık bırakıldığını, davalı arabuluculuk anlaşması hakkında icra edilebilirlik şerhi alarak----- sayılı dosyası ile müvekkil aleyhine icra takibine giriştiğini,
iş bu kötü niyetli takip sonrası müvekkilin borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası açma zaruretlerinin hasıl olduğunu, bu nedenlerle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, haklı davalarının kabulüne ve müvekkilin davalıya borçlu olmadığına karar verilmesine, ilgili arabuluculuk belgesinin iptaline, icra takibi başlatan kötü niyetli davalıdan alınmak üzere %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine , yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; müzakerelerin tamamına taraf vekillerinin ve pek çoğuna da ilave olarak her iki şirket yetkililerinin iştirak ettiği ve nihayetinde arabuluculuk faaliyeti sonunda 20.09.2019 tarihinde imzalanan sözleşmeye müvekkil şirketin tüm iyi niyetli çabalarına rağmen davacı yanın riayet etmemesi üzerine icra edilebirlik şerhi alınması için başvurulduğunu,---- sayılı kararı ile arabuluculuk antlaşma içeriğinin arabulucuğa ve cebir icraya elverişli olduğuna karar verilerek icra edilebilirlik şerhinin verildiğini,
davacının edimlerini yaklaşık 1 yıl boyunca yerine getirmemesi üzerine icra edilebilirlik şerhinin verilmesi için ---- başvurduğunu, karşı yana yapılan tebligata rağmen herhangi bir beyanda bulunulmadığını, akabinde de ---- Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takip neticesinde dosya borcunun tamamının ödenmek suretiyle infaz edilerek kapatıldığını, bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
---- karar sayılı ilamında; " Dava, taraflar arasında arabuluculuk görüşmeleri sonucunda oluşturulan tutanak ile tarafların bağlı olup olmadığı, bağlı ise hangi kapsamda sorumlu oldukları, tutanak ile karar altına alınan koşullarda sözleşme gerçekleşmiş ise hangi taraf yönünden sözleşmenin ihlal edildiği, sözleşme ile lisans verilen ------ markasının davalılarca sözleşmeye aykırı olarak kullandırılıp kullandırılmaması kaynaklı ödenen bedelin tahsili istemine ilişkindir.
Tescilli markanın lisans sözleşmesi ile kullandırılması 6769 Sayılı kanunda düzenlenmiş bulunmaktadır. Sözleşme şartlarının lisans alan veya veren tarafından ihlali halinde, tescilli bir markadan doğan haklar, lisans alana veya verene karşı dava yoluyla ileri sürülebilir.
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf, davalılarca arabuluculuk tutanağında yer alan şartlar ile marka lisans sözleşmesi ile kararlaştırılan yükümlülüklerin yerine getirilmediği ve ihlal edildiğinden bahisle istirdat istemli işbu davayı açmış olduğuna göre, davaya bakma görevi 6769 Sayılı kanunun 156. maddesi gereğince uyarınca Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne ait olup, tarafların iddia ve savunmaları itibariyle, uyuşmazlığın Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus göz önüne alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış,
görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle Mahkemece re’sen dikkate alınması gerektiği, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince kararın kaldırılarak mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir." şeklindeki açıklamalarına istinaden görevli mahkemenin---- Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizce işin esası incelenmeksizin davanın görev yönünden reddine karar verilip, talep halinde ---- Nöbetçi Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiği vicdani kanaatine ulaşılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/675, K. 2022/60, 27 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama