İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/232 K.2024/511

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/232Karar2024/511Tarih19 Eylül 2024Okuma10 dk · 1.983 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/232
Karar No
2024/511
Karar tarihi
19 Eylül 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.983 kelime·10 dk okuma·10 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/232

KARAR NO: 2024/511

DAVA

İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 30/03/2022

KARAR TARİHİ : 19/09/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkiller aleyhine --- İcra Müdürlüğünün -----. sayılı icra takibi ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibe konu edilen kambiyo senedinin 26.09.2020 düzenleme, 20.03.2021 vade tarihli, 70.000,00- TL bedelli bono olduğunu, ilgili bononun hükümsüz olduğunu, bononun tefecilik sonucu düzenlendiğini, davalının sanık olarak yargılandığı ---- Asliye Ceza Mahkemesinin ----. dosyası ile tespit edildiğini, davalının ceza dosyasında yapılan yargılama sonucu tefecilik suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 10.040,00- TL adli para cezası ile cezalandırıldığını,

hükmün davalı (sanık) tarafından istinaf edildiğini, davalının tefecilik suçunu işlediğinin açık olduğunu, bu durumun ahlaka ve kamu düzenine aykırı olduğunu, bu nedenlerle öncelikle ---- Asliye Ceza Mahkemesinin ----. sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine, davanın kabulü ile icra takibine konan bono nedeniyle müvekkillerin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ve bononun iptaline, teminatsız olarak dava neticesinde müvekkillerin mağdur olmaması açısından icra dosyasına yatıracak paraların davalı tarafından çekilmemesine,

dosyanın üçüncü şahıslara temlik edilmemesi ve de dava sonuçlanıncaya kadar icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, kötü niyetli davalının%20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; müvekkilinin bugüne kadar en ufak bir kasıt ve kötü niyetle herhangi bir suç işlemediğini, ceza dosyasında da tam olarak olayları net olarak ifade edemediğini, tamamen yanlış ifadeler ve yanlış anlaşılmalardan ibaret bir ceza davası sürecine geçirildiğini, ceza dosyasını istinaf ettiklerini, bononun soyut olup, sebepten mücerret olduğunu, .müvekkilinin yalnızca elden verdiği borca ilişkin aldığı senetleri tahsile koyduğunu, davacıların kötü niyetli şekilde davayı müvekkiline yönelttiklerini,

müvekkilinin davacılara elden borç vermesi sonrasında tecrübesizliği ve iyi niyetinin kurbanı olup cezalandırıldığını, ----.Asliye Ceza Mahkemesinin ---- nolu ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davanın reddine, davacıların %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

RAPOR

Bilirkişi raporunda özetle;" Raporun tüm takdir ve hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkeme Heyetine ait olmak üzere; Hesaplama neticesinde davacıların İcra Dosyasına 61.544,78 TL ödediği tespit edilmekle bu miktarın iadesinin gerekeceği, Yapılan ödemelere ödeme tarihinden dava tarihine kadar 417,39 TL yasal faiz işleyeceği tespit edilmiş olup," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Davacılar vekili, Mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ----. İcra Müdürlüğü ---- esas sayılı takip dosyası ile 26/09/2020 düzenleme tarihli, 20/03/2021 vade tarihli ve 70.000,00 TL bedelli senede istinaden kambiyo takibi başlatıldığını, takibe dayanak yapılan senetin, tefecilik suçuna konu olduğundan bahisle menfi tespit davasının kabulüne kabülüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

İcra İflas Kanunun 72. Maddesi.

"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.

Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır.

Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir.

Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.

Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

Menfi tespit davası, İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır.

Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir.

Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. (Y---HD 13.01.2014 ---).

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. (--- BAM ---. HD -- --.)

Esasen, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, soyut bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Zira, çek, bağımsız borç ikrarını içermektedir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir.----. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/01/2022 tarihli, --- esasa ve ---- karar sayılı ilamı ile takipte alacaklı olan ... hakkında takibe konu senetten kaynaklı tefecilik yapmak suçundan neticeten 10.040,00 TL adli para cezası verildiği anlaşılmıştır.

---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Ceza Dairesi'nin ----- esas ve ---- karar sayılı ilamı ile yerel mahkemenin kararının bozulduğu, yerel mahkeme tarafından bozma sonrası dosyanın ----- esasına kaydedildiği, bozmaya konu eleştiriler nazara alınarak yargılamaya devamla sonuçlandırıldığı, neticesinde sanık hakkında tefecilik suçundan 8.320,00 TL adli para cezasına çarptırıldığı, ---- Bölge Adliye Mahkemesi --- Ceza Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamı ile yerel mahkemenin kararının onandığı ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Benzer konuya ilişkin Yargıtay ----Hukuk Dairesinin ---- esas ve ---- karar sayılı ilamında; "

Dava konusu uyuşmazlıkta; davalı ----- tefecilik ve açığa imzanın kötüye kullanılması suçlarından yargılanmış,----- Asliye Ceza mahkemesinin 06/05/2010 tarih ve ----- sayılı ilamı ile tefecilik suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 5.000,00 TL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan Beraat etmiş,

söz konusu karar Yargıtay ---- Ceza Dairesinin 09/04/2014 tarih ----- sayılı ilamı ile onanmıştır.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 18 Mart 1959 gün ve -----. sayılı kararında belirtilen şartlar dairesinde istirdadı istenilen senedin tefecilik sebebiyle düzenlenip karşı tarafa verildiği mahkumiyet kararı ile sabit olmuştur.

Kesinleşen ---- Asliye Ceza Mahkemesinin ---- esas sayılı dosyasının 01/04/ 2014 tarihli duruşmasında,Tanık ----- dinlenilmiş “Sanık ve şikayetçiyi müşterim olması nedeni ile tanırım,sanık ve şikayetçi arasında bir para alışverişi olduğunu biliyorum,ben fındık ticareti yaptığım için sanık fındıkları bana teslim eder,

ihtiyacı olduğu zaman da ben fındığın o günkü fiyatı ile kendisine para öderim,ben sanık ---- yaklaşık 2 yıl evvel 3 ton fındık parasını şikayetçiye verilmek üzere verdim,sanık şikayetçiye bu borcu bildiğim kadarıyla vadeli ve faizli vermişti,borcun ödenmesi gecikince şikayetçinin kendisine fazla faiz yüklenmemesi için ---- şikayetçi adına 8000 TL kredi aldık ,7300 TL'si sanık ----- ödendi,700 TL de bana borcu vardı o borcu da bana verdi,benim sanığın faiz karşılığı borç para dağıttığına dair bir bilgim yoktur.

Ayrıca sanık ve şikayetçi arasında da ne kadar miktar borç olduğunu bilmiyorum.” demiş ,davalı (sanık ) ise o duruşmada Tanık ---- dışında diğer tanık beyanlarını kabul etmediğini bildirmiştir

HMK 187/2 maddesinde ikrar edilmiş vakıaların çekişmeli sayılmadığı hükme bağlanmıştır. İkrar görülmekte olan bir davada taraflardan birinin diğer tarafça ileri sürülen ve kendisi aleyhine hukuki sonuç doğurabilecek nitelik taşıyan maddi vakıanın doğruluğunu kabul etmesidir

Davada bir tarafca ileri sürülen bir vakıa iddiasının mahkeme önünde karşı tarafça ikrar edilmesi ile artık o vakıa taraflar arasında çekişmeli olmaktan çıkar ve bunun sonucu olarak ispatı gerekmez,

Mahkeme içi ikrar kesin delil niteliğindedir, önemle vurgulanmalıdır ki bir davada yapılan mahkeme içi ikrar başka bir davada da geçerli olup kesin delil teşkil eder.

Tefecilik suçunu oluşturulan tüketim ödenci( karz) sözleşmesinin TBK 26. ve 27 /1 maddeleri ( BK 19 /2 ve 20 /1 maddeleri ) kapsamında kanuna ve bu arada ahlaka aykırı aykırıdır.

Kambiyo senedi niteliğindeki senedin tefecilik sebebiyle düzenlenip karşı tarafa verildiğini ispat edebilmek için kural olarak yazılı(kesin) delil,açık muvafakatla dinlenilen tanık beyanları veya Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 18 Mart 1959 gün ve----sayılı kararında belirtilen şartlar dairesinde tefecilik yaptığı iddia olunan kişi hakkında açılmış ve mahkumiyet ile sonuçlanmış bir ceza mahkemesi kararı bulunmalıdır.

Somut olayda ceza mahkumiyet kararı dayanağı olan tüm delilleri ile birlikte kesin delil hükmündedir.Tefecinin verdiği senet ahlaka aykırılıktan hükümsüz hale gelmiştir." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında somut olayımızda alacaklı hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmesi hususu nazara alınarak takibe konu 26/09/2020 düzenleme tarihli, 20/03/2021 vade tarihli ve 70.000,00 TL bedelli kambiyo senedi niteliğindeki senedin tefecilik sebebiyle düzenlenip karşı tarafa verildiğinin mahkeme kararı ile sabit olması, icra takibi neticesinde davacıların davalıya 61.544,78 TL ödeme gerçekleştirdiği,

bu bedel üzerinden menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davalı tarafça kötüniyetle icra takibi yapıldığı davacı tarafça ceza dosyası ile ispat edildiğinden davacı vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurma yoluna gidilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Açılan davanın kabulüne,

2-Davacıların ---İcra Müdürlüğü ----- esas sayılı takip dosyasına konu 70.000 TL bedelli, 26/09/2020 keşide tarihli, 20/03/2021 vade tarihli bono nedeniyle borçlu olmadığının TESPİTİNE;

3-1.261,00- TL'nin 14.07.2021 tarihinden itibaren,

1.783,00- TL'nin 16.08.2021 tarihinden itibaren,

1.259,00- TL'nin 20.09.2021 tarihinden itibaren,

1.202,00- TL'nin 19.10.2021 tarihinden itibaren,

1.839,00- TL'nin 19.11.2021 tarihinden itibaren,

1.241,00- TL'nin 21.12.2021 tarihinden itibaren,

1.238,00- TL'nin 20.01.2022 tarihinden itibaren,

1.845,00- TL'nin 21.02.2022 tarihinden itibaren,

1.320,00- TL'nin 22.03.2022 tarihinden itibaren,

1.782,00- TL'nin 21.04.2022 tarihinden itibaren,

1.822,00- TL'nin 20.05.2022 tarihinden itibaren,

1.798,00- TL'nin 17.06.2022 tarihinden itibaren,

1.527,00- TL'nin 21.07.2022 tarihinden itibaren,

2.370,00- TL'nin 19.08.2022 tarihinden itibaren,

1.817,00- TL'nin 21.09.2022 tarihinden itibaren,

1.954,00- TL'nin 21.10.2022 tarihinden itibaren,

2.451,00- TL'nin 21.11.2022 tarihinden itibaren,

9.764,00- TL'nin 19.12.2022 tarihinden itibaren,

3.245,00- TL'nin 20.01.2023 tarihinden itibaren,

4.845,00- TL'nin 21.02.2023 tarihinden itibaren,

3.894,00- TL'nin 21.03.2023 tarihinden itibaren,

11.287,78- TL'nin 22.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan İSTİRDATINA, davacılara ödenmesine,

Kötü Niyet Tazminat Talebinin kabulü ile asıl alacak olan 70.000 TL nin %20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 4.865,63 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 1.216,41 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.649,22 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5-Davacılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,

6-Davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 1.216,41 TL peşin harç toplamı 1.297,11 TL ile 4.141,00 TL (Bilirkişi Ücreti, Kep Reddiyatı, Posta Masrafı, Elektronik Posta Masrafı) olmak üzere toplam 5.438,11 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,

7-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

8-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/232, K. 2024/511, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No: 2022/232
  4. Karar No: 2024/511
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 30/03/2022
  7. Karar Tarihi : 19/09/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Rapor
  12. İnceleme Ve Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/232
Karar No
2024/511
Tarih
19 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/233 K.2024/768
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/236 K.2024/236
  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/236 K.2024/218
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/237 K.2024/610
  • İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/237 K.2024/213
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/241 K.2024/1551

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.